Banaz Çayı’ndaki kirlilik balık çiftliğini vurdu

Uşak’ın Karahallı ilçesi Alfaklar köyünde bulunan alabalık çiftliğinde Banaz Çayı’nda yaşanan kirlilikten dolayı balık ölümleri gerçekleşti. Büyük zarara uğradığını söyleyen işletme sahibi Su Ürünleri Yüksek Mühendisi Ahmet Abdullahoğlu, yetkililerden önlem almasını istedi.

İşletmeyi 2009 yılında Uşak’ın Karahallı ilçesinin Alfaklar köyünde kurduklarını, o günden bu güne kadar üretime devam ettiklerini söyleyen Abdullahoğlu, "Yaklaşık 350 tonluk bir üretim kapasitesine sahibiz. Ürettiğimiz balığın bir kısmını ihracata gönderiyoruz bir kısmını da iç piyasada tüketiyoruz. Bu güne kadar üretimde herhangi bir sorun yaşamadık. Sadece geçen salı günü 1 Ağustos’ta bizim suyunu kullandığımız dere Banaz deresi Alfaklar kaynağında yararlanıyoruz fakat Banaz deresi diye geçiyor bu dereden aşırı derecede kirli su tesisimize geldi. Bu kirli su daha sonra tespit ettiğimize göre Yayalar köyündeki fosseptik gölete aitmiş. O göleti temizleme babında önünü açmışlar, açınca dereyi hızlı bir şekilde basıp bildiğiniz gibi alabalık temiz suyu sever, temiz ortamda yaşar, kirli suyu görünce büyük çapta bir zarar gördük. Hatta iki üç tane ölü çukuru açıp ölülerimizi gömdük, bir kısmını dereye kaçırmış olduk. Köylüler derelerden günlerdir balık yakalamaya çalışıyor, büyük bir zarar yaşattılar bize" dedi.

Kendilerinin derede herhangi bir kirlilik yaşatma şanslarının olmadığını, alabalığın ister istemez temiz suda yaşadığını vurgulayan Abdullahoğlu, "Hatta ben şöyle diyeyim biz alabalık tesisi olarak bu derenin sigortasıyız, 7/24 saat bu balık temiz su ister en ufak kirli suyu gördüğü zaman zaten ölüyor. Bu son olayda bizim balıklar ölmeseydi belki birçok insanın haberi olmayacaktı bu olaydan, bizim balık deredeki kirliliği aynı alarm sistemi gibi devreye geçti ve millet, çevreci arkadaşlar, duyarlı olan herkes daha duyarlı olmaya başladı" şeklinde konuştu

Bundan sonra deredeki kirlilik kaynağının bir şekilde kontrol altına alınmasını ve yok edilmesini istediklerini söyleyen Abdullahoğlu, konuşmasını şu ifadelerle sonlandırdı:

"Biz tesis olarak sürekli Çevre Bakanlığının, Çevre İl Müdürlüğü’nün denetimindeyiz, bizimle ilgisi olmayacak bir şekilde yaklaşık 3 ayda bir hem bizim giriş suyumuzdan hem işletmemizin çıkış suyundan su örnekleri alınır, hatta bu örnekler alınırken bizim haberimiz bile olmaz, sürekli alırlar, yıllardır bunun dokümanı bizde de var, Çevre İl Müdürlüğü’nde de mevcut. Dönem dönem bizim işletmemizde çıkan su giren sudan daha temiz çıkıyor, nedeni de suda belirli bir oranda gelen organik kirliliği balıklar tüketiyor ve bizim havuzlar çökertme görevi yapıyor, belli bir kirlilik oranını kendi içinde absorbe edip öyle dışarı gidiyor onun için daha temiz oluyor bu tespitler yıllardır Çevre İl Müdürlüğü’nün kayıtlarında mevcuttur. Bizim herhangi bir şekilde dereye kirlilik verme şansımız yok çünkü bizim geçim kaynağımız bu dere. Dere kirlenirse bizim zaten hayatımız biter. Temiz su yoksa biz de yokuz. Bunu herhangi bir üniversiteye veya bilim kuruluna da sorabilirler."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.