ABD ve Çin arasında ekonomik gerilim artıyor
Doğrudan yeryüzündeki kan, gözyaşı ve acının kaynağı olarak görünmese de küresel ölçekte ülkelerin daha fazla kazanma hırsı çok can yakıyor. Siyasi, askeri ve ekonomik açıdan ülkelerin bir birlerine karşı girdiği rekabet artık yerini her alanda savaşlara bırakmış durumda. Haliyle doyumsuz bir güç, para ve iktidar savaşına hep birlikte tanıklık ediyoruz. Son dönemde ekonomideki savaşı itiraf eden açıklamada ABD Başkanı Donald Trump’tan gelmişti malum. Mart ayında Trump’ın “Ticaret savaşları iyidir” açıklamasının ardından Çin’den ithal edilen ürünlere yönelik ek gümrük vergisi uygulaması devreye girdi. Bu da şu demek oluyor: Önümüzdeki dönemde minderde ABD ve Çin ekonomisinin kıran kırana güreşini izleyeceğiz.

ABD’NİN EK VERGİ HAMLESİ

Çin ürünlerine getirilen gümrük vergisi tutarları hesaplandığında ortaya 34 milyar dolarlık bir rakam çıkıyor. Ancak Trump bu kadarla kalmayacağı mesajını bu rakamı 500 milyar dolara çıkarabilecekleri yönündeki açıklamalarıyla verdi. Zaten ABD’nin çelik ithalatında yüzde 25, alüminyum ithalatında Çin’e yüzde 10 ek gümrük vergisi getireceğini açıklanması dünyanı bu iki büyük ekonomisi arasında bir ticaret savaşının başladığını göstergesiydi. Buna karşılık Çin’in de daha önce aldığı ABD ürünlerine ek gümrük vergilerini devreye sokacaktır. Bu arada ABD’nin sadece geçen yıl Çin’den 500 milyar doların üzerinde ithalat yaptığını da akıldan çıkarmamak gerekiyor.

ÇİN’İN BAĞIMLILIĞI AZALIYOR

Uzmanlar bu şartlarda Çin ekonomisinin ABD’ye olan bağımlılığı azalırken buna karşılık ABD’nin Çin’e bağımlılığının arttığı görüşünde. Aslında bir birine karışmış bir bağımlılık zinciri içinde ticaret savaşına girişmek her iki tarafında zararıyla sonuçlanacağının delili. Bu noktada sorulması gereken daha doğru soru belki de “Kim daha çok kaybedecek?” şeklinde olmalı. Buradan bakıldığında ilk aşamada ABD daha az kaybedecek olsa da bu savaşı iki tarafında büyük zararla kapatacağına kesin gözüyle bakılıyor. Zira Çin uzmanı iktisatçılar, ABD açısından özellikle tarım, motorlu araçlar, enerji ve bankacılık piyasasının ciddi şekilde etkileneceğini görüşünde. Göreve geldiğinden buyana Çin’e karşı düşmanca sosyal medya paylaşımları yapan ABD Başkanı Trump, Çin’in ticaret kısıtlamalarının kaldırılması gerektiğini savunarak mevcut ilişkileri “aptalca bir ticaret” olarak nitelendirmekten geri durmamıştı. Dahası ABD otomotiv üreticileri yüzde 25 gümrük vergisi öderken aynı işi yapan Çin firmalarının sadece yüzde 2,5 vergi ödediğine dikkati çeken Trump bu duruma veryansın etmişti.

NASIL BU NOKTAYA GELİNDİ?

Elbetteki son birkaç günün kararı ya da politikası değil karşılıklı alınan kararlar. Öyle ki mevcut küresel gümrük vergisi yapısı ülkeler bazında onlarca yıl süren çok taraflı pazarlıkların bir sonucu olduğu düşünüldüğünde genel olarak ülkeler lehlerine olan gümrük düzenlemelerinde değişikliğe gidilmesi de çok kolay değil. Bunun için alınan kararların çekici bir teşvik paketi içermesi gerekiyor. Geçen yıl Washington’da yapılan Çin-ABD ticaret görüşmelerinin tıkanmasından bu yana ilk kez üst düzeyde bir görüşmeler yapıldı. Geride bıraktığımız son bir kaç hafta karşılıklı açıklamalarda bir sertleşme göze çarptı. Fakat gerçekte iki ülke arasındaki ticari ilişkilerde pek bir değişiklik olmadığı belirtiliyor. İki taraf da gümrük vergilerini artıracaklarını söyledikleri ürünlerin listelerini yayınladılar ama henüz somut bir adım atılmış değil. Böyle bir durumda iki tarafta geri adım atan olmak istemiyor da denebilir.

ÇİN ARADAKİ FARKI KAPATIYOR

Bu arada Çin’in Nisan ayı sanayi üretimi rakamları tahminleri aştığı görülüyor. Bununla birlikte Çin’in teknoloji yarışında mesafeyi kapatması ihtimali ABD’de endişelerin dozunu her geçen gün artırıyor. Bu da özellikle Başkan Trump’ın tabir yerinde ise ayarlarını bozuyor.

KİM NE KADAR ETKİLENECEK?

Bu savaşın salvoları devam ederken gidişat kimi ne kadar etkileyecek sorusunun cevabını rakamlara bakarak az çok anlayabiliriz. Halihazırda Çin ekonomisinin tahmini büyüklüğü 15 trilyon dolar. Uzmanlara göre bu çaptaki bir ekonominin kısa vadede olup bitenlerden daha kötü etkileneceğini düşünüyor. Ancak göz ardı edilmemesi gereken nokta ise her iki ülke ekonomisinin yılların getirdiği ticari ilişkiler üzerinden bir birine tam anlamıyla bağımlı olduğu gerçeği. 2016 yılı verilerine göre Çin’in ABD ile olan ithalat ve ihracatını da içine alan dış ticaret hacmi ise 578,2 milyar dolar. Bu rakam da Çin’in en çok ticaret yaptığı ülke olarak ABD’yi işaret ediyor. Bu rakamın 115,6 milyar dolarını ABD’nin Çin’e sattığı ürünler, 462,6 milyar dolarını ise Çin’den aldığı ürünler oluşturuyor. Bu tabloya göre ABD’nin Çin ile arasında 347 milyar dolarlık dış ticaret açığı olduğu dikkati çekiyor.

RESTLEŞMENİN  KÜRESEL ETKİLERİ

İki ülke arası ekonomik çekişme bir ticaret savaşına evrilirse somut olarak ortaya çıkacak yeni gümrük vergileri ve yasaklar her iki ülke ekonomisine de zarar verecek. Özellikle gümrük vergilerinin yükselmesi en başta gıda fiyatlarının artması anlamına geliyor. En başta ABD ve Çin’de alış veriş yapan, fiyatı yükselen malları alan tüketicilerin cebinden daha fazla para çıkacak ve akabinde diğer ülkelerdeki tüketiciler bu dalganın kendilerini de vurması ihtimaline karşılık endişelenecek. Burada iki ülke arası ekonomik ilişkilerin küresel etkisinin de olacağını gösteriyor. Birçok malın üretimine katılan unsurlar bilhassa teknoloji sektörü dikkate alındığında küresel piyasalarda da bir belirsizlik ve risk durumu ortaya çıkacaktır ki bu da ticareti olumsuz etkileme potansiyeline sahip bir durum. Küresel ticaretteki giriftlik nedeniyle ABD Çin anlaşmazlığı bütün dünyada ticareti etkileyebilir. Maliyetler sonuçta ürünlerin fiyatlarını etkileyecek bu da tüketiciye yansıyacak.

Kaynak: Diriliş Postası (Muhammed Şimşek)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.