İslam İşbirliği Teşkilatı 4. Çalışma bakanları toplandı
 Bakan Sarıeroğlu, toplantıda yaptığı konuşmasında, İslam coğrafyasının ağır bir imtihandan geçtiğini ve yaşanan olumsuz olaylar sonucu milyonlarca Müslüman'ın mağdur olduğunu vurguladı.

Sarıeroğlu, "Bunun en acı tablosunu Suriye'de yaşanan insanlık dramında gördük. Ülkelerinde yaşanan karışıklıklardan dolayı, başka ülkelere sığınmak zorunda kalan milyonlarca Müslüman kardeşimizin içine düştükleri durum hepimizin vicdanını yaralamaktadır. Türkiye olarak, iç karışıklıklar ve terör nedeniyle öz yurtlarını terk etmek zorunda kalan 3,5 milyon Suriyeli sığınmacı kardeşimizi ülkemizde misafir ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Suriyeli sığınmacıların yaşadıkları travmaları atlatmaları ve hayat standartlarını iyileştirmeleri için Türkiye'nin elinden gelen yardımı yaptığını aktaran Sarıeroğlu, "Ancak Suriyeli kardeşlerimiz için yapılması gereken en önemli yardımın, kendi ülkelerindeki huzur ve güven ortamının tesis edilmesi olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

“ZEYTİN DALI HAREKATI TÜRKIYE'NİN GÜVENLİĞİNİN YANI SIRA BÖLGEDE YAŞAYAN HALKIN HUZURU VE GÜVENLİĞİ İÇİN DE YÜRÜTÜLMEKTEDİR“

Sarıeroğlu, Suriye'deki istikrarsız ortamın terör çetelerinin bölgeye yerleşmesine de uygun zemin oluşturduğunu ve bundan en büyük zararı ise bu ülke ile 911 kilometrelik sınıra sahip olan Türkiye'nin gördüğünü dile getirdi. Bakan Sarıeroğlu, şunları söyledi:
"Sadece son birkaç yılda, Suriye sınırımızdaki DEAŞ, YPG, PYD, PKK gibi terör yapılanmaları Türkiye'ye sızarak, ülkemizde onlarca terör eylemi gerçekleştirdiler. Bu terör eylemlerinin sonucu yüzlerce vatandaşımız hayatını kaybetti. Yine, sadece son aylarda Suriye sınırımızdan bine yakın roket ve bomba ülkemize yöneltildi. Yine 700'ü aşkın taciz atışı yapıldı. Bu saldırılar sonucu, evlerinde oturan, iş yerlerinde çalışan, camilerde ibadet eden aralarında çocukların da olduğu 100'e yakın kardeşimiz şehit oldu. Tüm bu yaşananların dünya üzerindeki tüm ülkeler için bir ulusal güvenlik sorunu olarak nitelendirileceği ortadadır. Türkiye olarak, ulusal güvenliğimizi tehdit eden terör yapılanmalarını kaynağında bertaraf etmek ve sınırlarımızda istikrar ve güven ortamını yeniden tesis etmek için Zeytin Dalı Harekatı'nı başlattık. Bu harekat, Türkiye'nin güvenliğinin yanı sıra bölgede yaşayan halkın huzuru ve güvenliği için de yürütülmektedir."

"SURİYELİ KARDEŞLERİMİZİN KENDİ TOPRAKLARINA TEKRAR SAHİP OLMALARINI SAĞLAYACAĞIZ"

Türkiye'nin daha önce yürüttüğü Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında 3 bine yakın DEAŞ'lıyı bölgeden temizlediğini hatırlatan Sarıeroğlu, "Türkiye’nin sağladığı hizmetlerle, Cerablus, El-Rai, El-Bab gibi şehirler tekrar yaşanabilir hale gelmiş ve Türkiye'deki 135 bin Suriyeli kardeşimiz topraklarına geri dönmüşlerdir. Aynı neticeye Zeytin Dalı Harekatı ile de ulaşacak, Suriyeli kardeşlerimizin kendi topraklarına tekrar sahip olmalarını sağlayacağız." ifadelerini kullandı.

Bakan Sarıeroğlu, sivillerin zarar görmemesi için harekatın olağanüstü bir hassasiyet ile yürütüldüğünün altını çizerek, "Harekatımızın, terör kaynaklı güvenlik tehdidi tamamen ortadan kalkıncaya kadar devam edeceğini de belirtmek isterim." dedi.

İİT ÜYESİ ÜLKELERE TEŞEKKÜR

Türkiye'nin gerek 15 Temmuz 2016'da yaşadığı darbe girişimi sonrasında gerekse teröre karşı yürüttüğü haklı mücadelesinde desteklerini esirgemeyen İİT üyesi ülkelere teşekkür eden Sarıeroğlu, bu coğrafyada yaşanan bütün bu sorunlar karşısında birlik, beraberlik ve uyum içinde olmak gerektiğini vurguladı.

KUDÜS KONUSUNDA "GURUR VEREN" DURUŞ 

Bakan Sarıeroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla 13 Aralık 2017'de İstanbul'da düzenlenen "Olağanüstü Liderler Zirvesi"nin İİT'nin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.

Sarıeroğlu, İİT'nin, işgal altındaki Doğu Kudüs'ü Filistin devletinin başkenti ilan ederek, tüm Müslümanlar adına gurur veren bir duruş sergilediğini ve bunun sonucu olarak, ABD'nin Kudüs kararını reddeden tasarının BM Genel Kurulu'nda ezici bir çoğunlukla kabul edildiğini hatırlattı.

ULUSAL İSTİHDAM STRATEJİSİ'NİN HEDEFLERİ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sarıeroğlu, üye ülkelere esaslı bir istihdam stratejisi hazırlama noktasında yol gösterici olan "2017 İşgücü Piyasası Raporu" dolayısıyla İİT Sekreteryası'na da teşekkür etti.

Türkiye hükümeti olarak Ulusal İstihdam Stratejisi'ni belirlerken, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 122 sayılı İstihdam Politikası Sözleşmesi'ni ve Avrupa İstihdam Stratejisi Belgesi'ni esas aldıklarına değinen Sarıeroğlu, uygulamaya koydukları stratejiyle herkese çalışma olanağı sağlama, işsizliği asgari düzeye indirme, istihdamın yapısını ve niteliğini olumlu yönde değiştirecek politikaları hayata geçirmeyi amaçladıklarını ifade etti.

Türkiye'nin uyguladığı etkin politikalar sonucu geçen yıl 1,5 milyonluk ek istihdam sağladıklarını dile getiren Sarıeroğlu, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı ile başlattığımız ve işverenlerin ilave alacakları her bir sigortalı için sigorta ve vergi yüklerini devletimizin üstlendiği 'Milli İstihdam Seferberliği' programımız bu istihdamın yaratılmasında büyük rol oynadı." diye konuştu.

İş gücü piyasasına girişte dezavantajlı durumda bulunan kadın, genç, engelli, eski mahkûm ve kendi ülkesinde yerinden edilmiş kişilerin entegrasyonu konusunda da pek çok reform gerçekleştirdiklerini aktaran Sarıeroğlu, gençlere yönelik politikalarını çeşitlendirmeye devam ettiklerine ve bu politikaların eksenini de gençlerin çağın gerektirdiği niteliklerle donatılması olduğuna dikkati çekti.

Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde İİT'ye üye 56 ülkenin bakan ve üst düzey bakanlık yetkililerinin katılımıyla gerçekleştirilen İİT 4. Çalışma Bakanları Toplantısı sona erdi.

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.