F.bahçe mağlubiyetinin faturası Kocaman'a

F.bahçe mağlubiyetinin faturası Kocaman'a
 VASATA MAHKUM DEĞİLSİN!

Öncelikle bir futbol takımı, bir sezonda bir başka takımı 3 kez yeniyorsa o takımın hocası da daha iyi hocadır, o takım da 3 kez yendiği daha etkili bir takım demektir. Akhisar, F.Bahçe’ye bu sene 2 kupayı da kaybettirmiştir. Bu minvalde Akhisar camiasını, başta Okan Buruk olmak üzere yürekten kutluyorum. Kaleci Fatih’i, Miguel Lopes’i, Mustafa Yumlu’yu, Sissoko’yu, Aykut’u ve Barbosa’yı ama ille de maçın adamı Muğdat’ı özellikle kutluyorum. Kupayı hak ettiler, şerefle taşıyabilirler.
Gelelim maçın diğer unsuru olan Cüneyt Çakır’a... Bence nefis bir maç yönetti. Kimse hakemlik bir şey bulamaz. Stat ve organizasyon için de her şeyin gayet iyi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Tribünlerin yüzde 95’inin F.Bahçeli olduğu göz önüne alınırsa, Aziz Yıldırım’ın totemlerine rağmen bu maçın ve kupanın kaybedilmesinin tek bir sorumlusu vardır: Teknik adam ve takımı...

Uzun uzadıya “Şöyle olmalıydı, böyle yapılsa daha iyiydi” demeye lüzum yok. Aykut Kocaman takıntıları olan, sabit fikirli, kendine aşık ve iletişim problemli biri olduğu için asla ve kat’a büyük takım hocası özelliklerine sahip olamaz. Ama gördük ki, takımını finale de hazırlayamamış! Tek tek, sıkıcı sıkıcı bir maç analizi yapmak istemiyorum. Ligin bitimine iki hafta kala, F.Bahçe’nin şampiyonluk yarışında var olmasını, kupada final oynamasını başarı sayan ‘Aykut Kocaman severler’ nasılsa taktik analizlerinde aslında hocalarının ne kadar doğru yaptığını (!) ama işte futbolun cilvesiyle (!) maçı kaybettiğini yazacaklardır. Benim seslenmek istediğim kesim gerçek F.Bahçeliler.

Ey F.Bahçeli! F.Bahçe’yi Aziz Yıldırım kurdu sanmayan, Aziz Yıldırım’ın gitmesiyle de F.Bahçe’nin yok olmayacağını bilen Sarı-Lacivert tutkunları... Siz çok daha iyisine layıksınız. Bu kulüp dünya çapında büyük başarılar için yarışacak bir potansiyele sahip. Doğru insanlarla, doğru yapıyla, doğru finansla nelerin olabildiği, nelerin başarılabileceği basketboldan belli... Futbol takımının da ve diğer tüm branşlarının da medeni, kaliteli ve uluslararası çapta doğru yönetilebileceği günler uzak değil. F.Bahçe ve F.Bahçeli vasata tamah etmez! Hep en iyisini ister, bunu da hak eder!

O yüzden F.Bahçeliler şuna karar versinler: Nakıs, kerameti kendinden menkul hocalarla; finalleri, lig ikinciliklerini yeterli gören tamahkâr anlayışla mı devam edeceksiniz? Yoksa kendinizi daha iyilerine layık olduğunuzu bilip ona uygun bir yönetim mi seçeceksiniz? Artık değişim kaçınılmazdır. F.Bahçe’nin 3A’dan (A-ziz Yıldırım, A-li Yıldırım ve A-ykut Kocaman) kurtulup daha aydınlık, kalıcı ve klas günlere doğru adım atmasının zamanı gelmiştir. Varlığı ve geçimi Aziz Yıldırım’a bağlı, ‘Azizbahçeli’ isimler dışında, makul F.Bahçeliler’in kendilerine şu soruyu sormaları lazım: Bu vasatlarla nereye kadar?

MUĞDAT ÇELİK

Akhisarspor adına maçın tartışmasız yıldızıydı.

AZİZ YILDIRIM

F.Bahçe’nin 111 yıllık tarihinde ilk kez, futbol takımı üst üste 4. sezonu kupa kazanamadan bitirmek üzere. Al bu bilgiyi ne yaparsan yap Aziz Bey.

FAİK ÇETİNER
KOCAMAN MASALLAR VE GERÇEKLER
Aykut Kocaman diyor ki: “Ne yazarsanız yazın, ne söylerseniz söyleyin, tribünler ne düşünüyorsa umurumda değil, ben bildiğimi okurum.” Okumasına oku da Fenerbahçeli’yi mutsuz etmeye hakkın yok. İşte dünkü kupa finali. Geçen haftanın en kötü Alper Potuk sahada. Maçı döndüren en iyisi Valbuena yine kulübede. Dünkü maçta sahadaki görüntü beklediğimiz gibiydi.

Çok adamla hücum yapan Fenerbahçe’yle, çok adamla defans yapan Akhisar’ın mücadelesiydi.  Fenerbahçe ilk yarıda Giuliano, Aatif, Alper ve de Mustafa Yumlu’dan kelepçe yiyen Soldado, hücumda sahne almayınca işler sarpa sardı. Akhisar ilk ani atağında ilk sinyali verdi. Mustafa Yumlu’nun kafası Volkan’dan döndü. İkinci ataklarında ise Lopes’in füzesi ağlara gidiverdi. Bu golle de devre bitti.

İkinci yarı Aykut Kocaman’ın klasik hamleleri geldi. Alper dışarı Fernandao içeri. Bu yarıda oyun tek kale maça döndü. F.Bahçe’nin baskısı golü getirdi. Golü şık bir kafa vuruşuyla Fernandao attı. Kocaman sonra can simidine sarıldı: Valbuena sahaya, Soldado kulübeye. Doğru muydu, tartışılır. Gol baskılı oynayan Fenerbahçe’den değil yine ilk ani atağında Akhisar’dan geldi. F.Bahçe şoktayken Akhisar bir gol daha buldu. Bitime 5 dakika kala Kocaman, Janssen’i oyuna aldı. Niye aldı demeyeceğiz, o en iyisini bilir! Sonrasında da çekirge bu defa sıçrayamadı, kupa Akhisar’a gitti.

Aykut Kocaman maçtan sonra ne masallar anlatacak bilemem. Bildiğim gerçek şu: Akhisar bir sezonda F.Bahçe’yi 3 defa devirmeyi başarıyor. En büyük alkışı da bu işin mimarı Okan Buruk hak ediyor. Aykut Kocaman da şimdi taraftar onu neden ıslıklıyor diye oturup düşünedursun.

UMUR TALU
GÜÇ HER ŞEY DEĞİL; BİR DE AKIL VAR
20 -25 sene önce Akhisar 3. Lig (4 sayılır) ile Amatör arası gidip geliyordu. İstanbul, Ankara, İzmir dışından ikinci ilçe takımı (ilki Akçaabat) Akhisar büyük başarı öyküsü: 2008’den 2012’ye 3 küme birden çıktı. Asansör olmadı!

Ligde Fenerbahçe’yi iki kez yen, Galatasaray’ı deplasmanda yenip ele ve işte kupa!

Fenerbahçe’nin de, kim ne derse desin, sezonu başarısız değil. Hala şampiyonluk şansı var; Şampiyonlar Ligi potasında, kupa finalisti oldu! Hem de umut bağlanan Isla ve Neto’yu erken emekli ederek. Şener, Hasan Ali, Aatıf’la!

Maçın bir özelliği şu muydu:

Bu yıl, iki Süper Lig takımı arasında, en fazla sayıda “Türk oyuncu”nun olduğu resmi maç!

***

Başlar başlamaz Fenerbahçe. Teleset’i baskılı setle kuşattı. Akhisar neden sonra çıkabildi. 12’de defans delindiğinde, Fatih mutlak golü topu da göremeden kurtardı!

18’de Fenerbahçe tam takım, çok iyi paslarla Akhisar surların vurdu vurdu, tam takım golü kaçırdı. Sonra Akhisar’ın tek silahı olan kontratak ilk işareti verdi..

Yan top işaretinde ise Yumlu’nun kafası sağı solu değil, tam Volkan’ı buldu. Maç o sıra dengelenmişti. Hızlı ve dağınık gidip gelen iki takımdan hata bekliyordu.

O hata Fenerbahçe defansına nasip oldu; golün hası da Lopes’e! Benfica’da yetişmiş, Porto, Sporting, Lyon’dan geçmiş birinin gelişine vuruşu da böyle oluyor!

Fenerbahçe’nin maç başı duruşu devre ortası bozulmuştu zaten.

***

Devreye riskli dizilişle başladı çift santrafor takımı. Orta saha eksildi. Hisar’a iki koçbaşı birden dayadı. Ortaya boğmak, Yumlu’yu bunaltmak üzere. Buruk bir stoper daha ekledi. Lakin takımı, yaslanmak ne kelime, kalesine yapıştı; futbolu bıraktı. Orta sahasız, tek kişiyi ileride şişirme topa emanet ederek.

Gol kaçınılmazdı; Fernandao yine işini yaptı. Sonra kaçırdıkça kaçırdı. O sıra maçın hakkı 1-1 olmaktan çıkmıştı. Koparmaya Valbuena girdi.

Sonra anormal bir şey oldu: Akhisar birden koştu, 7 Fenerli 2 kişilik golü seyretti! Bu sefer aşırı yaslanmadı Akhisar. Gitti, göstere göstere 3’üncüyü attı. 4’ü de bulurdu. Fenerbahçe golü ve 3. santraforu soktu. O da sadece kendini aldattı!

Akhisar yaslana yaslana Fenerbahçe’yi yasa boğdu! Futbolun adaleti yok denir ama akılsızlığa da pek yer yok! Takımın epey sınırlı gücüne karşı, Buruk’ta o akıl vardı!

MAÇIN ADAMI: OKAN BURUK

Çok yaslanan anide patlayan bir takımı çok akıllı yönetti. Bir de Yumlu’nun direnişi tabii!

MAÇIN ÖTEKİ ADAMI: AYKUT KOCAMAN

İyi başlayan bir takımın nasıl bozulduğunu ya göremedi yahut hiç anlayamadı.

Kaynak: Haber Türk
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.