İztuzu kumsalına Deniz Kaplumbağası Bakım Merkezi yapılması planına tepki

Muğla’nın Ortaca ilçesinde İztuzu kumsalına Deniz Kaplumbağası Bakım Merkezi ve Günübirlik Rekreasyon Alanı yapılmak istenmesine bir grup tepki gösterdi.

İztuzu Kumsalını Kurtarma Platformu (İKUP) öncülüğünde gerçekleştirilen basın açıklamasına bazı sivil toplum kuruluşları da destek verdi. Ellerinde İztuzu Sahili’nde yapılaşmaya karşı çıkan çeşitli pankartlar taşıyan grup, projenin yerinin yanlış olduğunu iddia etti

Dalyan Turizm Kültür ve Çevre Koruma Derneği üyesi ve İKUP dönem sözcüsü Murat Demirci, basın açıklamasında, İztuzu’nda yapılmak istenenin ileriye dönük yanlış bir adım olduğunu öne sürdü. Projenin kumsalda yapılaşmanın ilk adımı olacağını savunan Demirci, “Yarışmada birinci seçildi. Bir sonraki adım, birinci seçilen projenin, veya dereceye giren diğer projelerden birinin uygulamasını yapmak, yani yeni bir deniz kaplumbağası merkezi inşa etmek. Bozulmamış doğasıyla dünyada ün salmış İztuzu kumsalına 30-40 kişinin konaklamasına uygun, bin metrekare kapalı alanlı devasa bir merkez, deniz kaplumbağalarını koruma adına. Defalarca dile getirdik, basın açıklaması yaptık, mektup yazdık, telefonla görüştük, mimarlara duyurduk ve dedik ki; İztuzu’nda yapılmak istenen, ileriye dönük yanlış bir adımdır. Her ne amaç ve ekolojik mimari tasarımla yapılırsa yapılsın, bu hareket kumsalda yapılaşmanın ilk adımı olacaktır ve tüm bunlar kanun ve uluslararası sözleşmelere aykırı yapılmaktadır. Proje iyi, ancak yeri hatalı. Gelin bunu İztuzu dışında yapalım” diye konuştu.

Yapılmak istenen binanın bölgede uygun yaşam alanı bulmuş tüm türler için tehlikeli olduğunu öne süren Murat Demirci, "30 yıl önce, bu kumsala yapılmak istenen otelden vazgeçilmiş, yerel halk da yazlık ahşap barakalarından vazgeçmişti, hepsi carettalar içindi. Şimdi aynı carettalar için aynı kumsalda bin metrekarelik, 2 katlı, devasa bir merkez yapılmak isteniyor. 30 yıl önce oteli isteyen bir işadamıydı ve projesinden vazgeçmişti. Şimdikini isteyen bir profesör ve vazgeçmiyor. Hem de kumsaldaki carettaları korumakla görevli bir profesör. 30 yıl önceki, bir binaydı; kumsalda ışık, ses ve yoğun kullanım oluşturacak bir binaydı. Şimdiki de öyle. Carettalar için ve profesörün aynı bölgede koruma çalışması yaptığı nesli tehdit veya tehlike altında olması sebebiyle koruma altına alınan su samurları ve Likya kara semenderleri için, bölgede uygun yaşam alanı bulmuş tüm kuşlar için her ikisi de bina. Şekli de umurlarında değil” diye konuştu.

“6 yıl önce yine yapılmak istenmişti”

Projenin 6 yıl önce yine gerçekleştirilmek istendiğini hatırlatan Demirci, “Çevreyi korumak birinci önceliği olması gereken (Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi’nin (DEKAMER) bundan tam 6 yıl önce aynı hevesle buraya hastane yapma girişimi vardı ve bu, İKUP’un düzenlediği ve toplamda 50 bine yakın destekçiyle sonuçlanan imza kampanyalarının da etkisiyle durdurulmuştu. Proje, 6 yıl aradan sonra bu sefer ’ekolojik tasarım yarışması’ adı altında karşımıza çıkıyor ve görüyoruz ki DEKAMER tekrar aynı rüyaya dalmış, ısrarla kendisinin de varlık sebebi İztuzu’na hastane yapacak. Bu, dün de akıl tutulmasıydı, şimdi de öyle. 1988’de kara tarafına yapılmak istenen otelle birlikte başlayan İztuzu’ndaki çevre hareketini hala sürdürmek zorunda kalmamız ne acı. Bu girişime, yeri İztuzu’nda olduğu için karşı çıkıyoruz. DEKAMER’in İztuzu rüyası gerçekleşecek diye bize kabusu yaşatmalarına karşı çıkıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Ulusal ve uluslararası kanun ve sözleşmelere aykırı”

Hastanenin İztuzu’nda yapılmasının önünde ciddi sorunlar olduğunu ileri süren Demirci, “Ulusal ve uluslararası kanun ve sözleşmelere aykırı olması; İztuzu Gölü ve kumsalın kıyısında ve İztuzu ormanında başlayacak yapılaşmanın o alan ve çevresindeki ekosistemi tahrip etmesi, İztuzu Gölü’nün kirletilmesi ve bu suyun duşlarda kullanılmasıyla çevre ve halk sağlığının tehdit edilmesi, ve yapılaşmanın İztuzu gibi çok önemli bir yuvalama alanında ses ve ışık kirliliğine yol açması bunların başında geliyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve DEKAMER’in birinci derece koruma alanı olan bir kumsala deniz kaplumbağası hastanesi yapmak istemesini ve bu konudaki sorunlara rağmen bunda ısrar etmesini anlayamıyor ve bunu kabul edemiyoruz. Deniz kaplumbağası hastanesinin İztuzu dışında, atık su ve katı atık yönetimi ve pek çok açıdan daha uygun bir yerde yapılması başta olmak üzere değiştirilmesini önerdiğimiz konular yarışma şartnamesinde dikkate alınmadı. Yerel halk ve STK’lar ısrarla sürece dahil edilmedi. Her ne kadar bunun sadece bir fikir yarışması olduğu söylense de, yarışma kurulunun dereceye giren projelerden birinin uygulanmasına karar verme yetkisi var. Yarışma, Mimarlar Odası’nca uygun bulunmuyor, çünkü, diğer yarışmaların aksine, katılımcının Mimarlar Odası’na kayıtlı olma şartı aranmadı. 5 kişiden oluşan asil jürinin sadece ikisi mimar; danışman, jüri ve raportörlerden oluşan 13 kişilik yarışma heyetinin sadece dördü mimar" dedi.

“Gelecek nesillere el değmemiş bir İztuzu bırakmak için uğraşıyoruz”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a seslendiklerini dile getiren Demirci, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hepimiz gönüllüyüz, siyasi-maddi-ticari hedefimiz ve beklentimiz yok. Sadece gelecek nesillere el değmemiş bir İztuzu bırakmak için uğraşıyoruz. 30 yıl önce otel projesi neden iptal edildiyse, binlerce Dalyanlı neden barakalarını kaldırdıysa, Dekamer binası da aynı sebeplerden dolayı İztuzu’na yapılmamalı. Bundan 100 yıl sonra keşke dememek için, bugünden İztuzu’nun geleceğini olumsuz etkileyecek ve yapılaşmanın kapısını açacak bu girişimi lütfen iptal edin. Projeyi İztuzu dışında, kanunlara uygun bir yerde, örneğin Dalyan’da yapalım. İztuzu’nun ’ekolojik tasarım’a ihtiyacı yok. Onu koruyan kanunlara uyalım ve rahat bırakalım yeter. Yerel halk olarak sizden bunu bekliyoruz.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.