ÇEVRE

Denizin Altındaki Sessiz Tanık: Kuşadası’nda Tarih Yüzeye Çıkıyor

Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden biri olan Kuşadası, bu kez doğal güzellikleriyle değil, binlerce yıllık geçmişine ışık tutan arkeolojik bulgularla gündeme geldi. Aydın’ın tarihi mirası açısından kritik öneme sahip Yılancı Burnu Koyu, denizin altından çıkarılan yeni kalıntılarla dikkat çekiyor. Uzmanlar, bölgenin hem ilk yerleşim alanlarından biri olması hem de denizel ekosistemle iç içe geçmiş tarihi yapısı nedeniyle korunması gereken nadir alanlar arasında yer aldığını vurguluyor.

Abone Ol

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yer alan Yılancı Burnu Koyu, Antik Çağlardan bu yana varlığını sürdüren önemli bir yerleşim alanı olarak biliniyor. Yetkililer, koyun Kuşadası’nın ilk yerleşim yerlerinden biri olduğuna dair güçlü bulgular bulunduğunu belirtiyor. Özellikle deniz altında rastlanan mimari parçalar, bölgenin yalnızca karasal değil, denizle bütünleşik bir yaşam alanı olduğunu ortaya koyuyor.

Deniz Altında Roma Dönemi’ne Ait Kalıntılar Bulundu

Bölgede yapılan son incelemelerde, Roma Dönemi’ne ait olduğu değerlendirilen mermer bir postament tespit edildi. Yaklaşık 1,5 metre derinlikte bulunan bu eser, dalgıçlar ve uzman ekipler tarafından kayıt altına alındı. Kalıntının, geçmişte bölgede yer alan kamusal bir yapıya veya anıta ait olabileceği değerlendiriliyor.

Arkeolojik Sit Alanında Güvenlik Önlemleri Artırıldı

Hacıfeyzullah Mahallesi sınırları içerisinde kalan ve 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı statüsünde bulunan Yılancı Burnu sahil bandında, bulunan eser güvenlik riski nedeniyle yerinden alındı. Mermer postament, koruma altına alınarak Aydın Arkeoloji Müzesi bahçesine taşındı. Yetkililer, bu tür müdahalelerin yalnızca eserlerin korunması amacıyla yapıldığını bildirdi.

Bölgede Sistemli Kazı Çalışmaları Yapılmadığı Biliniyor

Uzmanlar, Yılancı Burnu Koyu’nun bugüne kadar kurtarma kazıları dışında sistemli bir arkeolojik çalışmaya sahne olmadığını ifade ediyor. Buna rağmen denizin altında dönem dönem yeni kalıntılara rastlanması, alanın arkeolojik potansiyelinin oldukça yüksek olduğunu gösteriyor. Bu durum, ilerleyen süreçte kapsamlı bilimsel kazıların yapılabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.

Yılancı Burnu’nun Neopolis Olarak Anıldığı Belirtiliyor

Tarihi kaynaklara göre bölgenin Lonlar tarafından kurulduğu ve Güvercinada’nın güneyinde yer aldığı ifade ediliyor. Bazı antik metinlerde ise tarihi yarımadanın “Neopolis” adıyla anıldığı belirtiliyor. Bu bilgi, Yılancı Burnu Koyu’nun yalnızca yerel değil, Akdeniz uygarlıkları açısından da önemli bir merkez olabileceğine işaret ediyor.

Tarih ve Doğal Yaşamın Birlikte Korunması Amaçlanıyor

Yetkililer, Yılancı Burnu Koyu’nun sadece tarihi değil, aynı zamanda zengin denizel biyoçeşitliliğe sahip olduğuna dikkat çekiyor. Bölgede yürütülen çalışmaların temel hedefinin tarih ile ekosistemin birlikte korunması olduğu vurgulanıyor.

Yılancı Burnu Koyu’nda ortaya çıkan her yeni bulgu, Kuşadası’nın bilinen tarihini biraz daha geriye götürüyor. Denizin altındaki sessiz tanıklar, doğru koruma ve bilimsel çalışmalarla hem geçmişi aydınlatmaya hem de gelecek nesillere aktarılmaya devam edecek.