GÜNDEM

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması ve Şiddetli Geçimsizlik

Abone Ol

Türk Medeni Kanunu'na göre açılan boşanma davalarının en büyük kısmını, halk arasında "şiddetli geçimsizlik" olarak bilinen evlilik birliğinin temelinden sarsılması vakaları oluşturur. Eşler arasında ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede bir uyumsuzluk doğduğunda bu hukuki yola başvurulur. Sürecin teknik yönlerinin eksiksiz bir şekilde takip edilmesi ve davanın usulüne uygun açılması noktasında kurumsal bir Mersin Avukat Bürosu tarafından sağlanacak hukuki altyapı, hak kayıplarını engellemek adına son derece önemlidir.

Şiddetli Geçimsizliğin Kapsamı Nelerdir? Evlilik birliğinin temelinden sarsılması son derece geniş bir kavramdır. Eşler arasında sürekli tartışma, hakaret, aşağılama, güven sarsıcı davranışlar, aile sırlarının dışarıya aktarılması veya cinsel uyumsuzluk gibi pek çok farklı durum bu kapsama girebilir. Mahkeme, iddia edilen olayların ortak hayatı gerçekten çekilmez kılıp kılmadığını titizlikle inceler.

Kusur İlkesi ve Davanın Seyri Şiddetli geçimsizliğe dayalı davalarda, davayı açan tarafın kusursuz ya da karşı tarafa göre daha az kusurlu olması gerekir. Eğer davacı taraf, olaylarda "tamamen" veya "daha ağır" kusurlu bulunursa, davalı tarafın itiraz etmesi halinde dava reddedilebilir. Kusur tespiti davada alınacak tazminat kararlarını da doğrudan etkilediği için, eldeki delillerin profesyonel bir Mersin Çekişmeli Boşanma Avukatı vizyonuyla mahkemeye sunulması gerekir.

İspat Yükümlülüğü İleri sürülen şiddetli geçimsizlik iddialarının somut delillerle ispatlanması zorunludur. Mahkemeye sunulan tanık beyanları, mesaj kayıtları, darp raporları veya diğer belgelerle iddiaların kanıtlanması davanın kazanılmasında temel rol oynar.