Yılbaşına kadar Noel'i ıcığıyla cıcığıyla onlara da öğreteceğiz bu gidişle... Hristiyan dünyasında bile noelin eğlence ve tatil dışında pek de bilinmeyen her ayrıntısını, belki bilmeyen Hristiyanlar vardır diye yılbaşına kadar anlatacağız anlaşılan.????

Her geçen gün gittikçe daha kalabalıklaşan, dini bayramlarımız ile 9 gün tatil olma ihtimali dışında bir bağlantısı kalmayan gençlerimiz için bile bu kadar enerji harcamadığımız gerçeği...

O kalabalığın içinde bizimde olduğumuz ve belki de utancımızdan bu konuya pek de eğilmediğimiz riyakârlığını bir tokat gibi yüzümüze vurmakta oysaki...

--------

Birgün Karadeniz'de bir köye, İngiliz dil bilimci bir profesör gelir. Araştırma konusu çeşitli yörelerdeki bitkilere yöre halkının ne dediğini öğrenmek ve İngilizceyle karşılaştırmaktır.

Yolda ağır ağır, bakına bakına yürürken bir yandan da konuşabileceği bir köylüyle karşılaşmayı ummaktadır.
Çok geçmeden yolun karşısından birinin geldiğini görür, biraz yaklaşınca bir de ne görsün. Amanın! Bütün dünyanın bildiği çok tanıdık bir sima!

İçinden "ohaa temel lan bu!" desede, dışından "yine ne arıyon burda köftehor?"????der.

Temel de ona bura bizim memleket geri zekalı der. Neyse ne anlatıyodum ben? Mevzu fıkra olunca sormadan dalıyo içine herif. Gelde konuyu bağla şimdi????  Hahh! İngiliz Profesör yolda karşısına çıkan köylüye sorar, der ki; kardeşim mistır köylü ben bir dil bilimciyim, dillerimizi karşılaştırmak için soruyorum... *eliyle göstererek.. "mesela biz bu ağaca (Tree) deriz, siz ne diyorsunuz" der.

İşi başından aşkın yorgun köylü, bir yandan yürümesini, bir yandan da umursamaz tavrını sürdürerek; -"biz ona hiç bi şey demeyiz, yanından geçip gideriz" der ve geçip gider.

Yani çok da şey yapmamak lazım???? Bu konuların yanından geçip gitmek lazım. Çünkü bizim yapılacak çok işimiz var ve sevgi dili önemli.

Ve bu işler vıdı vıdı çok söylemekle olmaz, itici olmanın kazandıracağı hiç birşey olamaz.

Başka birinin bir şeyini itibarsızlaştırmakla kimsenin mevkisi yükselmez.

Kendi değerlerini en güzel şekilde yaşayıp yaşatabiliyormuyuz biz ona bakalım.

Çocuklar senenin en mutlu günlerini bayramlarda yaşıyorlar mı? O günün diğer bütün günlerden farklı olduğunu iliklerine kadar hissettirebiliyormuyuz?

Komşu çocuklarının bayram geldiğinde "kesin uğramalıyım" diye düşündüğü hayalimiyiz? Yoksa kapı duvar mı?

Tüm İslam aleminde özellikle çocuklara ve yaşlılarımıza gösterdiğimiz ilgi ve alâka tüm dünya insanları tarafından özenilmiyorsa,her alanda o sesi getiremiyorsak...

Bu havayı kendimiz kendi değerlerimizde yakalayamıyor yaşayamıyorsak.

Milletin o'suna bu'suna çıkaracağımız her ses çatlak sestir.

Çünkü ben hem kendime, hem de milletime saygı istiyorum artık.