Avrupa Prospektif Kanser ve Beslenme Araştırması (EPIC) kapsamında 450 binden fazla kişinin verileri incelendi. Araştırmada, günlük işlenmiş et tüketiminin artmasıyla mide kanseri ve yemek borusu adenokarsinomu riskinin yükseldiği belirlendi. Bulgular, özellikle düzenli olarak şarküteri ürünleri tüketen kişiler açısından dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.
EPIC araştırması işlenmiş et tüketimini mercek altına aldı
Avrupa'nın en kapsamlı beslenme ve kanser araştırmalarından biri olan EPIC kapsamında 450 binden fazla kişinin sağlık ve beslenme verileri değerlendirildi. Araştırmada, işlenmiş et tüketimi ile mide ve yemek borusu kanserleri arasındaki ilişki ele alındı.
Çalışmada özellikle mide adenokarsinomu ve yemek borusu adenokarsinomu üzerinde duruldu. Elde edilen veriler, işlenmiş et tüketimindeki artışın bazı kanser türleri açısından daha yüksek riskle ilişkili olduğunu gösterdi.
Günlük fazladan 30 gram tüketim riski artırdı
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, günlük tüketim miktarındaki küçük artışın bile risk oranlarında değişiklik göstermesi oldu. Bulgulara göre günlük fazladan 30 gram işlenmiş et tüketimi , mide kanseri riskinde yüzde 9, yemek borusu adenokarsinomu riskinde ise yüzde 13 artışla ilişkilendirildi.
Bu sonuç, tüketim miktarının işlenmiş et ürünleri açısından önemli bir faktör olduğunu ortaya koydu. Sosis, salam, jambon ve sucuk gibi ürünlerin düzenli ve yüksek miktarda tüketilmesi konusunda uzmanların yaptığı uyarıların önemini bir kez daha gündeme getirdi.
En fazla tüketen grupta kanser riski daha yüksek çıktı
EPIC araştırmasında işlenmiş eti en fazla tüketen kişilerle daha düşük miktarda tüketen gruplar arasında da önemli farklılıklar görüldü. En yüksek tüketim grubunda mide kanseri riskinin yüzde 46 daha yüksek olduğu belirlendi.
Yemek borusu adenokarsinomu açısından elde edilen sonuç ise daha dikkat çekici oldu. İşlenmiş eti en yoğun tüketen grupta bu kanser türüne ilişkin riskin iki katın üzerine çıktığı bildirildi. Araştırma sonuçları, işlenmiş et tüketiminin miktarı ile bazı kanser türleri arasındaki ilişkinin önemini ortaya koydu.
DSÖ işlenmiş eti kanserojen olarak sınıflandırıyor
Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) kanser araştırma ajansı IARC tarafından işlenmiş et, insanlar için kanserojen olarak sınıflandırılıyor. Tuzlama, kürleme, fermantasyon veya tütsüleme gibi işlemlerden geçirilen et ürünleri bu kapsamda değerlendiriliyor.
IARC'nin değerlendirmelerinde işlenmiş et tüketimi özellikle kolorektal kanser ile ilişkilendiriliyor. Bunun yanında mide kanseri başta olmak üzere bazı kanser türleriyle ilgili riskler de bilimsel araştırmalarda ele alınıyor.
Uzmanlar, bu sınıflandırmanın işlenmiş et tüketen herkesin kansere yakalanacağı anlamına gelmediğini, ancak tüketim miktarı ve sıklığının sağlık açısından dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.
Uzmanlar işlenmiş et tüketiminin azaltılmasını öneriyor
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Rasim Küçükusta da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla araştırmanın sonuçlarına dikkat çekerek işlenmiş et tüketiminin azaltılması gerektiğini belirtti.
Uzmanların genel beslenme önerileri arasında şarküteri ürünleri yerine taze ve işlenmemiş etlerin tercih edilmesi bulunuyor. Kırmızı veya beyaz et tüketiminde ise dengeli miktarların gözetilmesi öneriliyor.
Etin pişirme yöntemi de önem taşıyor
Beslenme uzmanları yalnızca etin türüne değil, pişirme yöntemine de dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor. Et ürünlerinin yüksek sıcaklıkta uzun süre pişirilmesi veya doğrudan alevle temas ettirilerek yakılması, sağlıklı beslenme açısından önerilmeyen uygulamalar arasında yer alıyor.
Bu nedenle etlerin mümkün olduğunca uygun sıcaklıklarda ve yakmadan pişirilmesi tavsiye ediliyor. Özellikle yüksek ısıya maruz bırakılan etlerde oluşabilecek bazı bileşikler nedeniyle pişirme yönteminin de beslenme düzeninin önemli bir parçası olduğu ifade ediliyor.
Uzmanlar sebze ve lifli gıdaların artırılmasını istiyor
Sağlıklı beslenme önerilerinde sebze, meyve ve lif açısından zengin gıdaların daha fazla tüketilmesi de öne çıkıyor. Öğünlerde sebze ve diğer lifli besinlere daha fazla yer verilmesi, dengeli bir beslenme düzeninin oluşturulmasına katkı sağlayabiliyor.
İşlenmiş et ürünlerinin günlük beslenmenin temel unsuru haline gelmemesi ve tüketim miktarının sınırlandırılması öneriliyor. Özellikle düzenli olarak yüksek miktarda şarküteri ürünü tüketen kişilerin beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerektiği belirtiliyor.
İşlenmiş et tüketiminde miktar ve sıklık önem taşıyor
EPIC araştırmasının sonuçları, işlenmiş et ürünlerinin tüketim miktarı ile bazı kanser türleri arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Her gün fazladan 30 gram tüketimin bile risk oranlarında artışla ilişkilendirilmesi , tüketim alışkanlıklarının önemini ortaya koydu.
Uzmanların önerileri doğrultusunda işlenmiş et ürünlerinin daha sınırlı tüketilmesi, mümkün olduğunda taze ve işlenmemiş etlerin tercih edilmesi ve beslenme düzeninde sebze ile lifli gıdalara daha fazla yer verilmesi önem taşıyor.
Sonuçlar, işlenmiş et tüketiminde ölçünün önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Sosis, salam, jambon ve sucuk gibi ürünleri sık tüketen kişilerin miktarı azaltması, dengeli beslenmeye yönelmesi ve et ürünlerinin hazırlanma yöntemlerine dikkat etmesi öneriliyor. Araştırma sonuçları tek başına bireysel bir kanser riski değerlendirmesi yerine, beslenme alışkanlıkları ile sağlık arasındaki ilişkiye dair önemli bir uyarı olarak değerlendiriliyor.