<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Beyaz Gündem Gazetesi</title>
    <link>https://www.beyazgundem.com</link>
    <description>Beyaz Gündem, Beyaz Gündem Gazetesi, Gündem Haberleri, Son Dakika Haberleri, Haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.beyazgundem.com/rss/haberde-insan" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 08 Aug 2026 08:35:23 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/rss/haberde-insan"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Psikoloji Araştırmaları Açıkladı: Kendi Kendine Konuşan İnsanlarda Ortaya Çıkan Dikkat Çekici Ortak Noktalar]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/psikoloji-arastirmalari-acikladi-kendi-kendine-konusan-insanlarda-ortaya-cikan-dikkat-cekici-ortak-noktalar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/psikoloji-arastirmalari-acikladi-kendi-kendine-konusan-insanlarda-ortaya-cikan-dikkat-cekici-ortak-noktalar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük yaşamda birçok kişi farkında olmadan kendi kendine konuşuyor. Kimi aradığı eşyayı bulmaya çalışırken, kimi önemli bir görüşme öncesinde prova yaparken, kimi ise karmaşık bir işi planlarken düşüncelerini sesli olarak ifade ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlara göre bu davranış, sanılanın aksine tek başına sıra dışı bir durum olarak değerlendirilmiyor. <strong>Psikoloji araştırmaları</strong>, kendi kendine konuşmanın <strong>dikkat, planlama, problem çözme ve duygu yönetimi</strong> gibi bilişsel süreçleri destekleyebilen doğal bir zihinsel yöntem olabileceğini ortaya koyuyor.</p>

<h2>Kendi Kendine Konuşmak Zihinsel Süreçleri Destekliyor</h2>

<p>Uzmanların değerlendirmelerine göre <strong>kendi kendine konuşmak</strong>, zihinden geçen düşüncelerin sesli şekilde ifade edilmesi anlamına geliyor. Bu süreçte kişi kendisine talimat verebiliyor, yaşadığı bir olayı değerlendirebiliyor ya da yapacağı işleri adım adım planlayabiliyor.</p>

<p>Araştırmalar, bu davranışın herkeste aynı nedenle ortaya çıkmadığını gösteriyor. Bazı kişiler <strong>dikkatini artırmak</strong>, bazıları <strong>stresini azaltmak</strong>, bazıları ise karmaşık düşünceleri daha anlaşılır hale getirmek amacıyla kendi kendine konuşuyor. Bu nedenle bu alışkanlığın belirli bir kişilik yapısıyla doğrudan ilişkilendirilmesi doğru bulunmuyor. Ancak bilimsel çalışmalar, bu davranışı sergileyen kişilerde ortak olarak görülebilen bazı zihinsel eğilimlere dikkat çekiyor.</p>

<h2>Düşünceler Daha Düzenli Hale Geliyor</h2>

<p>Psikoloji alanındaki araştırmalara göre düşüncelerin yalnızca zihinde kalması zaman zaman karmaşık bir yapı oluşturabiliyor. Düşüncelerin sesli şekilde ifade edilmesi ise eksik ya da çelişkili noktaların daha kolay fark edilmesini sağlayabiliyor.</p>

<p>Özellikle karar verme sürecinde kişiler seçenekleri tek tek dile getirerek değerlendirme yapabiliyor. Böylece aynı anda çok sayıda düşünceyi yönetmek yerine konuyu daha küçük ve anlaşılır parçalara ayırabiliyor. Uzmanlar, bu yöntemin <strong>planlama becerisini</strong> destekleyebileceğini belirtiyor.</p>

<h2>Sesli Tekrar Dikkatin Toplanmasına Yardımcı Oluyor</h2>

<p>Bilimsel çalışmalarda dikkat çeken bulgulardan biri de sesli tekrarın odaklanmayı kolaylaştırabilmesi oldu. <strong>2012 yılında yayımlanan bir araştırma</strong>, aranan nesnenin adının sesli söylenmesinin görsel arama sürecini hızlandırabildiğini ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak araştırmacılar, bu etkinin oluşabilmesi için söylenen kelime ile aranan nesne arasında doğrudan bir bağlantı bulunması gerektiğini vurguluyor. Örneğin anahtarını arayan bir kişinin sürekli <strong>"anahtar"</strong> kelimesini tekrar etmesi, dikkatini çevredeki diğer nesnelerden uzaklaştırarak hedefe yönlendirmesine katkı sağlayabiliyor.</p>

<h2>Sorunlar Adım Adım Çözülüyor</h2>

<p>Uzmanlara göre kendi kendine konuşan kişiler, özellikle karmaşık görevlerde işleri küçük aşamalara bölerek ilerlemeyi tercih edebiliyor.</p>

<p>"Önce bunu yapmalıyım", "Daha sonra diğer aşamaya geçeceğim" gibi ifadeler, kişinin zihinsel bir yol haritası oluşturmasına yardımcı oluyor. Bu yöntem sayesinde yapılan hatalar daha kolay fark edilebiliyor ve sonraki adımlar daha sistemli biçimde planlanabiliyor. Araştırmalar, bu yaklaşımın <strong>problem çözme becerisini</strong> destekleyen yöntemlerden biri olabileceğini gösteriyor.</p>

<h2>Duygulara Daha Objektif Bakılabiliyor</h2>

<p>Psikoloji araştırmalarında öne çıkan bir diğer bulgu ise kişinin kendisine üçüncü şahıs gibi hitap etmesinin duygusal mesafe oluşturabilmesi oldu.</p>

<p>Örneğin "Neden bu kadar kaygılıyım?" demek yerine kendi adını kullanarak aynı soruyu sormak, yaşanan olaya dışarıdan bakıyormuş hissi oluşturabiliyor. Uzmanlar, bu yöntemin özellikle yoğun stres anlarında <strong>duyguları daha sağlıklı değerlendirmeye</strong> yardımcı olabileceğini ifade ediyor.</p>

<h2>Motivasyon ve Performans Artışı Destekleniyor</h2>

<p>Araştırmalar, kendi kendine söylenen motive edici ifadelerin yalnızca psikolojik rahatlama sağlamadığını, aynı zamanda performans üzerinde de olumlu etkiler oluşturabileceğini gösteriyor.</p>

<p><strong>"Devam et", "Bir kez daha dene" ve "Bunu başarabilirsin"</strong> gibi ifadeler, kişinin hedefe odaklanmasını kolaylaştırabiliyor. <strong>32 farklı araştırmanın</strong> incelendiği bilimsel değerlendirmelerde, yönlendirici ve motive edici iç konuşmanın özellikle sportif performansı olumlu yönde etkileyebildiği belirlendi. Uzmanlar, benzer yöntemin günlük yaşamda da zor görevleri sürdürme konusunda destek sağlayabileceğini belirtiyor.</p>

<h2>Uzmanlar Gerektiğinde Destek Alınmasını Öneriyor</h2>

<p>Uzmanlar, <strong>kendi kendine konuşmanın</strong> tek başına bir <strong>psikolojik rahatsızlık belirtisi</strong> olarak değerlendirilmediğinin altını çiziyor. Araştırmalar, bu davranışın çoğu zaman dikkat yönetimi, planlama ve duygu kontrolü gibi süreçlerin doğal bir parçası olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Bununla birlikte davranışın <strong>kontrol edilememesi</strong>, kişinin yoğun sıkıntı yaşamasına neden olması veya günlük yaşamı belirgin şekilde olumsuz etkilemesi durumunda bir <strong>ruh sağlığı uzmanına</strong> başvurulması öneriliyor. Bilimsel veriler, kendi kendine konuşmanın çoğu birey için zihinsel süreçleri destekleyen doğal bir yöntem olduğunu gösterirken, davranışın yaşam kalitesini bozacak düzeye ulaşması halinde profesyonel değerlendirmenin önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/psikoloji-arastirmalari-acikladi-kendi-kendine-konusan-insanlarda-ortaya-cikan-dikkat-cekici-ortak-noktalar</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 18:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/08/s-198946e3ab70695eafb4a60d428ee811e1cf743e.jpg" type="image/jpeg" length="12226"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Seradan Pazara, Pazardan İhracata: Nurcan Kazıkçı’nın İlham Veren Üretim Yolculuğu]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/seradan-pazara-pazardan-ihracata-nurcan-kazikcinin-ilham-veren-uretim-yolculugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/seradan-pazara-pazardan-ihracata-nurcan-kazikcinin-ilham-veren-uretim-yolculugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da yaşayan iki çocuk annesi bir üretici, azmi ve emeğiyle tarımda fark yaratıyor. Küçük bir serada başlayan üretim hikâyesi, bugün uluslararası pazarlara uzanıyor. Nurcan Kazıkçı , hem üretim hem de satış sürecini kendi yöneten yapısıyla dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’nın Aksu ilçesine bağlı Yurtpınar Mahallesi’nde yaşayan <strong>38 yaşındaki Nurcan Kazıkçı</strong> , çocukluk yıllarından bu yana tarımın içinde yer alıyor. Ata mesleğini devam ettiren Kazıkçı, serasında yetiştirdiği ürünlerle hem yerel pazarda hem de dış pazarda aktif rol üstleniyor. Tarımın sadece üretim değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu ifade eden Kazıkçı, ailesiyle birlikte çalışarak üretimi sürdürüyor.</p>

<h2>Mini Kabak Üretimi İhracata Yön Veriyor</h2>

<p>Kazıkçı’nın üretiminde öne çıkan ürünlerin başında <strong>mini kabak</strong> geliyor. Üç buçuk dönümlük serada yetiştirilen bu ürünlerin büyük bölümü Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor. Özellikle <strong>yurt dışı pazarında yoğun talep gören mini kabaklar</strong> , hem lezzeti hem de kullanım kolaylığı nedeniyle tercih ediliyor. Arap ülkelerinde dolmalık olarak kullanılan ürünler, farklı damak zevklerine hitap ediyor.</p>

<h2>Serada Farklı Ürünler Yetiştiriliyor</h2>

<p>Kazıkçı yalnızca kabak üretimiyle sınırlı kalmıyor. Serasında aynı zamanda <strong>patlıcan ve domates üretimi</strong> de gerçekleştiriliyor. 800 metrekarelik alanda patlıcan, bir buçuk dönümlük alanda ise domates yetiştiriliyor. Yeni ekilen domateslerin henüz gelişim aşamasında olduğunu belirten üretici, yıl boyunca farklı ürünlerle üretim çeşitliliğini koruyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Hasat Miktarı Mevsime Göre Artış Gösteriyor</h2>

<p>Üretim miktarı mevsimsel koşullara göre değişiklik gösteriyor. Kış aylarında günlük <strong>10 kasa</strong> ürün elde edilirken, havaların ısınmasıyla birlikte bu miktar <strong>45-50 kasaya kadar yükseliyor</strong> . Artan üretim, fiyatlara da doğrudan yansıyor. Mini kabağın kilosu daha önce <strong>80-90 TL</strong> seviyelerindeyken, şu an <strong>50 TL’ye kadar düşmüş durumda</strong> .</p>

<h2>Üretim Sürecinde Yoğun Emek Harcanıyor</h2>

<p>Kazıkçı’nın günlük rutini oldukça yoğun geçiyor. Sabah erken saatlerde başlayan hasat süreci, öğle saatlerine kadar devam ediyor. Ertesi gün ise ürünlerini pazara götürerek satışını bizzat kendisi gerçekleştiriyor. Aile bireylerinin de destek verdiği üretim sürecinde, <strong>dayanışma ve iş bölümü önemli rol oynuyor</strong> .</p>

<h2>Tarımda Hastalık Riski Üretimi Etkiliyor</h2>

<p>Tarım sektörünün en büyük zorluklarından biri de hastalıklar. Kabak üretiminde görülen ve “ <strong>pürüz hastalığı</strong> ” olarak adlandırılan sorun, sezonun kısa sürmesine neden olabiliyor. Normal şartlarda hasat süreci <strong>35-40 gün içinde başlıyor ve yaklaşık 2 ay devam ediyor</strong> . Ancak hastalık durumunda bu süre ciddi şekilde kısalabiliyor.</p>

<h2>Çocukların Geleceği İçin Eğitim Öncelik Oluyor</h2>

<p>İki çocuk annesi olan Kazıkçı, çocuklarının zaman zaman üretim sürecine katıldığını ancak <strong>eğitimin her zaman öncelikli olduğunu</strong> vurguluyor. Tarımın zorluklarını bilen bir anne olarak, çocuklarının bilinçli ve donanımlı bireyler olarak yetişmesini önemsiyor.</p>

<h2>Azim ve Üretimle Büyüyen Bir Başarı Hikâyesi Ortaya Konuyor</h2>

<p><strong>Nurcan Kazıkçı’nın hikâyesi</strong> , küçük bir seradan başlayarak uluslararası pazarlara ulaşmanın mümkün olduğunu gösteriyor. <strong>Üreten, pazarlayan ve emeğini değerli kılan bir kadın girişimci</strong> olarak dikkat çeken Kazıkçı, tarımda sürdürülebilir başarının örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu hikâye, üretimin gücünü ve emeğin değerini bir kez daha gözler önüne seriyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/seradan-pazara-pazardan-ihracata-nurcan-kazikcinin-ilham-veren-uretim-yolculugu</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 18:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/04/a-w688879-04-365988.webp" type="image/jpeg" length="61256"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tekerlekler Üzerinde Özgürlük: Minibüs Yaşamıyla Giderlerini Yarının Yarısına Düşürdü]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/tekerlekler-uzerinde-ozgurluk-minibus-yasamiyla-giderlerini-yarinin-yarisina-dusurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/tekerlekler-uzerinde-ozgurluk-minibus-yasamiyla-giderlerini-yarinin-yarisina-dusurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere’de yaşayan genç bir kadın, artan yaşam maliyetlerine karşı alışılmışın dışında bir çözüm bularak dikkat çekti. Konut giderlerinden tamamen kurtulmak için minibüste yaşamayı tercih eden Heidi Elliott , bu radikal kararıyla hem harcamalarını ciddi ölçüde azalttı hem de daha özgür bir yaşam tarzına adım attı. Onun hikayesi, özellikle yüksek kira baskısı altında yaşayanlar için ilham verici bir örnek olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>26 yaşındaki Heidi Elliott, yüksek kira ve faturaların yarattığı finansal yükten kurtulmak amacıyla <strong>klasik ev yaşamını geride bıraktı</strong> . İngiltere’de konut maliyetlerinin giderek artması, Elliott’u alternatif çözümler aramaya yöneltti. Bu süreçte minibüs yaşamını keşfeden genç kadın, kısa sürede bu fikri hayata geçirdi.</p>

<h2>Minibüs Baştan Aşağı Yenilendi</h2>

<p>Elliott, yaklaşık <strong>15 bin sterline satın aldığı minibüsü</strong> , ek olarak <strong>20 bin sterlin harcayarak</strong> yaşanabilir bir alana dönüştürdü. Araç içerisinde yatak, mutfak, duş, oturma alanı ve makyaj masası gibi detaylara yer verildi. <strong>Pembe ve beyaz tonların hakim olduğu tasarım</strong> , hem estetik hem de işlevsellik açısından dikkat çekti.</p>

<h2>Aylık Giderler Minimuma İndirildi</h2>

<p>Genç kadının en büyük kazanımı, giderlerinde yaşanan ciddi düşüş oldu. Elliott’un aylık harcamaları şu şekilde sıralandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong>200 sterlin gıda</strong></li>
 <li><strong>250 sterlin yakıt</strong></li>
 <li><strong>95 sterlin internet</strong></li>
 <li><strong>130 sterlin sigorta ve vergiler</strong></li>
</ul>

<p>Toplamda <strong>600-700 sterlin arasında değişen giderler</strong> , eski yaşamına kıyasla büyük bir tasarruf sağladı. Özellikle <strong>aylık yaklaşık 2 bin sterlinlik konut masrafından kurtulması</strong> , finansal açıdan önemli bir rahatlama yarattı.</p>

<h2>Daha Az Çalışarak Geçim Sağlandı</h2>

<p>Fotoğrafçılık yaparak gelir elde eden Elliott, minibüs yaşamı sayesinde <strong>haftanın beş günü yoğun çalışma zorunluluğundan kurtuldu</strong> . Artık sadece temel ihtiyaçlarını karşılayacak kadar çalıştığını belirten genç kadın, bu durumun yaşam kalitesini artırdığını ifade etti.</p>

<h2>Deneyimle Gelişen Yaşam Tarzı Oluşturuldu</h2>

<p>Elliott’un minibüs yaşamına geçişi ani olmadı. 2020 yılında eski partneriyle başladığı bu süreçte farklı araçlar deneyimledi. Zamanla <strong>sabit yatak, gelişmiş su ve elektrik sistemi</strong> gibi detayları ekleyerek yaşam alanını daha konforlu hale getirdi. Ayrıca güçlü internet altyapısı sayesinde işlerini aksatmadan sürdürebildi.</p>

<h2>Herkes İçin Uygun Olmadığı Vurgulandı</h2>

<p>Genç kadın, bu yaşam tarzının herkes için ideal olmayabileceğini açıkça dile getirdi. Ancak doğru planlama yapıldığında minibüs yaşamının <strong>ekonomik ve özgür bir alternatif</strong> sunduğunu savundu. Yeni başlamak isteyenlere ise <strong>acele etmemeleri ve basit bir araçla başlayarak sistemi zamanla geliştirmeleri</strong> önerisinde bulundu.</p>

<p>Heidi Elliott’un hikayesi, modern yaşamın yüksek maliyetlerine karşı geliştirilen yaratıcı çözümlerden biri olarak öne çıkıyor. <strong>Minimalist yaşam anlayışıyla giderlerini azaltan ve özgürlüğünü artıran Elliott</strong> , alternatif yaşam biçimlerine ilgi duyanlar için dikkat çekici bir örnek sunuyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/tekerlekler-uzerinde-ozgurluk-minibus-yasamiyla-giderlerini-yarinin-yarisina-dusurdu</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/04/69e8bc3f3e634b2f478ea951.webp" type="image/jpeg" length="50300"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ucuz Et Hamlesi: 650 TL’ye Kıyma, 700 TL’ye Kuşbaşı Satışı Kuyruk Oluşturdu]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/ucuz-et-hamlesi-650-tlye-kiyma-700-tlye-kusbasi-satisi-kuyruk-olusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/ucuz-et-hamlesi-650-tlye-kiyma-700-tlye-kusbasi-satisi-kuyruk-olusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ’da dar gelirli vatandaşlara destek amacıyla hayata geçirilen yeni sosyal proje yoğun ilgi gördü]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi</strong> tarafından kurulan <strong>TEK Market</strong> , Süleymanpaşa’da düzenlenen törenle açıldı. Açılışta açıklanan fiyatlar dikkat çekti. <strong>Kıyma 650 TL</strong> , <strong>kuşbaşı et 700 TL</strong> ’den satışa sunuldu. Uygun fiyatlı et satışı kısa sürede yoğunluk oluşturdu. Market önünde uzun kuyruklar meydana geldi.</p>

<h2>TEK Market Süleymanpaşa’da Hizmete Açıldı</h2>

<p>Süleymanpaşa ilçesi Ertuğrul Mahallesi Hasan Âli Yücel Meydanı’nda gerçekleştirilen açılış törenine çok sayıda vatandaş katıldı. Projenin, artan gıda fiyatları karşısında vatandaşlara destek olmayı amaçladığı belirtildi.</p>

<p>Belediye yetkilileri, markette satışa sunulan ürünlerin hem <strong>uygun fiyatlı</strong> hem de <strong>sağlıklı ve güvenilir</strong> olacağını ifade etti. Açılış töreninin ardından satışlar başladı.</p>

<h2>Başkan Candan Yüceer Dayanışma Mesajı Verdi</h2>

<p>Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı <strong>Candan Yüceer</strong> , konuşmasında sosyal belediyecilik vurgusu yaptı. Yüceer, “Bu sosyal belediyecilik, şefkatli elini her bir hemşehrimizin omuzunda hissedeceği bir Tekirdağ için dayanışmayı büyütüyoruz” dedi.</p>

<p>Daha önce hayata geçirilen <strong>gezici kent lokantaları</strong> , dört ilçede açılan kent lokantaları, Süleymanpaşa’daki aşevi, emekliye pazar desteği, gıda yardımları ve halk ekmek projelerini hatırlatan Yüceer, TEK Market’in bu zincirin yeni halkası olduğunu belirtti.</p>

<h2>Yeni Şubeler İçin Hazırlıkların Tamamlandığı Açıklandı</h2>

<p>Başkan Yüceer, TEK Market’in tek bir şube ile sınırlı kalmayacağını açıkladı. Şarköy, Çerkezköy, Hayrabolu ve Malkara ilçelerinde hazırlıkların tamamlandığını bildirdi.</p>

<p>Diğer ilçelerde de nüfus ve ihtiyaç durumuna göre yeni şubelerin açılacağı kaydedildi. Projenin ilerleyen süreçte daha geniş kitlelere ulaşması hedefleniyor.</p>

<h2>Yerli Üretim Et Ürünleri Raflarda Yerini Aldı</h2>

<p>Marketin tamamen belediyenin kendi üretimi olan <strong>yerli et ve et ürünlerini</strong> satışa sunduğu belirtildi. Kıyma ve kuşbaşının yanı sıra kavurma, sucuk ve köfte gibi ürünlerin de raflarda yer aldığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ramazan ayına vurgu yapan Yüceer, dayanışma çağrısında bulundu. Ayrıca kadın üreticilerin hazırladığı <strong>yerel gıda ürünleri</strong> de market raflarında satışa sunuldu.</p>

<h2>Kişi Başı 2 Kilogram Sınırı Getirildi</h2>

<p>Yoğun talep nedeniyle et satışlarına sınırlama getirildi. Yetkililer, <strong>kişi başı en fazla 2 kilogram</strong> et satışı yapılacağını açıkladı. Bu uygulamanın daha fazla vatandaşın uygun fiyatlı ürüne ulaşabilmesi için hayata geçirildiği belirtildi.</p>

<p>Açılışın hemen ardından market önünde uzun kuyruklar oluştu. Zaman zaman izdiham yaşandığı gözlendi. Güvenlik ekipleri yoğunluğu kontrol altına aldı.</p>

<h2>Uygun Fiyatlı Et Satışı Yoğun İlgi Gördü</h2>

<p>650 TL’den satılan kıyma ve 700 TL’den satılan kuşbaşı et, piyasa fiyatlarının altında olması nedeniyle büyük ilgi gördü. Vatandaşlar uygulamadan memnuniyet duyduklarını ifade etti.</p>

<p>Artan gıda fiyatları karşısında belediyenin attığı bu adımın dar gelirli aileler için önemli bir destek olduğu değerlendiriliyor. Yetkililer, <strong>dayanışma ve erişilebilir gıda</strong> hedefi doğrultusunda çalışmaların süreceğini bildirdi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/ucuz-et-hamlesi-650-tlye-kiyma-700-tlye-kusbasi-satisi-kuyruk-olusturdu</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Feb 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/02/2-366.webp" type="image/jpeg" length="78518"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karadeniz’i Geride Bırakan Şehir: Türkiye’nin Çay Rekoru Gaziantep’ten Geldi]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/karadenizi-geride-birakan-sehir-turkiyenin-cay-rekoru-gaziantepten-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/karadenizi-geride-birakan-sehir-turkiyenin-cay-rekoru-gaziantepten-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de çay denildiğinde akla ilk olarak Karadeniz Bölgesi gelse de, çay tüketiminde zirveye yerleşen şehir Gaziantep oldu. Zengin mutfak kültürü, gastronomi alanındaki ünü ve köklü misafirperverliğiyle bilinen Gaziantep, bu kez Türkiye’nin en çok çay tüketen ili olarak dikkat çekti. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) tarafından hazırlanan çay tüketim alışkanlıkları listesinde ilk sırada yer alan kent, çayın sosyal yaşamın merkezindeki yerini bir kez daha gözler önüne serdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gastronomi dalında <strong>UNESCO Geliştirici Şehirler Ağı</strong>’nda yer alan Gaziantep, baklavası, fıstığı ve tescilli lezzetleriyle tanınsa da, günlük yaşamda çayın kent kültürünün vazgeçilmez bir parçası haline geldiği görülüyor. Sabahın erken saatlerinden gece yarısına kadar süren çay tüketimi, kentte adeta bir yaşam biçimi olarak öne çıkıyor.</p>

<h2>ÇAYKUR Verileri Gaziantep’i Zirveye Taşıdı</h2>

<p>ÇAYKUR’un Türkiye genelinde hazırladığı tüketim verilerine göre, <strong>Gaziantep kişi başına düşen çay tüketiminde ilk sırada yer aldı</strong>. Çay tüketiminin yüksekliğiyle bilinen Karadeniz illerini geride bırakan kent, bu alanda sürpriz bir başarıya imza attı. Yetkililer, verilerin çay satışları ve bölgesel tüketim alışkanlıkları dikkate alınarak hazırlandığını belirtiyor.</p>

<h2>Sabah Başlayıp Geceye Kadar Çay İçiliyor</h2>

<p>Gaziantep’te çay tüketimi sabah kahvaltısıyla başlıyor ve gece uyuyana kadar devam ediyor. <strong>İnce belli bardakta sunulan çay</strong>, evlerde, iş yerlerinde, kahvehanelerde ve çay ocaklarında gün boyu tüketiliyor. Kentte çay, yalnızca bir içecek değil; <strong>muhabbetin, dostluğun ve misafirperverliğin simgesi</strong> olarak kabul ediliyor.</p>

<h2>Karadeniz’in Çay Geleneği Geride Bırakıldı</h2>

<p>Çayın anavatanı olarak bilinen Karadeniz Bölgesi’ndeki illeri geride bırakan Gaziantep’te, çay tüketimi günlük hayatın vazgeçilmez bir unsuru haline geldi. Kent genelinde çay ocaklarında demlikler neredeyse hiç soğumuyor. Özellikle <strong>yemeklerden sonra çay içme alışkanlığı</strong>, tüketim oranlarını artıran başlıca etkenler arasında yer alıyor.</p>

<h2>Çay Ocaklarında Hareketlilik Gün Boyu Sürüyor</h2>

<p>Gaziantep’te çay ocakları ve kahvehaneler, sosyal hayatın merkezinde bulunuyor. Günün her saatinde çay içilebilen kentte, bir bardak çayın fiyatı <strong>10 ile 20 TL arasında</strong> değişiyor. Vatandaşlar, özellikle dost sohbetlerinde ve misafir ağırlarken çayı ilk tercih edilen içecek olarak görüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Esnaf Çay Tiryakiliğini Anlattı</h2>

<p>Yaklaşık 50 yıldır çay ocağı işleten Aladdin Demir, Gazianteplilerin çay sevgisinin farklı bir boyutta olduğunu belirtti. Demir, bazı müşterilerin <strong>günde 30’dan fazla bardak çay tükettiğini</strong> ifade ederek, çayın buharda demlenmesinin mideyi rahatsız etmediğini ve uzun sohbetlere eşlik ettiğini söyledi. Gaziantep’in misafirperver yapısının çay ikramını zorunlu hale getirdiğini vurguladı.</p>

<h2>Vatandaşlar Günlük Tüketimi Açıkladı</h2>

<p>Kent sakinleri ise çaysız bir gün düşünemediklerini dile getirdi. Bazı vatandaşlar <strong>günde 15-20 bardak</strong>, bazıları ise <strong>40-50 bardak çay içtiklerini</strong> belirtiyor. Çayın özellikle kış aylarında sıcak tutması ve sohbeti uzatması nedeniyle daha fazla tüketildiği ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Gaziantep, mutfağıyla olduğu kadar çay tiryakiliğiyle de Türkiye’nin zirvesinde yer alıyor.</strong> Çayın kentteki sosyal ve kültürel rolü, bu alışkanlığın uzun yıllar devam edeceğini gösteriyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>GENEL, HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/karadenizi-geride-birakan-sehir-turkiyenin-cay-rekoru-gaziantepten-geldi</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Jan 2026 17:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/01/cay-kac-kalori.webp" type="image/jpeg" length="88256"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Duygular Gözyaşıyla Ortaya Çıkıyor: Psikoloji Kolay Ağlamayı Nasıl Açıklıyor?]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/duygular-gozyasiyla-ortaya-cikiyor-psikoloji-kolay-aglamayi-nasil-acikliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/duygular-gozyasiyla-ortaya-cikiyor-psikoloji-kolay-aglamayi-nasil-acikliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toplumda uzun yıllardır ağlamak, çoğu zaman zayıflık ya da kontrol kaybı olarak görülüyor. Özellikle yetişkinlerin duygularını gizlemesi beklenirken, gözyaşı döken bireyler “dayanıksız” olarak etiketlenebiliyor. Ancak psikoloji bilimi bu algıyı tersine çeviriyor. Uzmanlara göre kolay ağlamak, bir sorun değil; aksine beynin ve duygusal sistemin sağlıklı çalıştığını gösteren önemli bir işaret olabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Psikoloji alanındaki çalışmalara göre <strong>ağlama</strong>, yoğun duygusal durumlarda beynin denge kurmasına yardımcı oluyor. Üzüntü, stres, kayıp ya da hayal kırıklığı gibi anlarda sinir sistemi aşırı uyarılıyor. Bu noktada ağlama devreye girerek <strong>beyindeki gerginliği düşürüyor</strong>. Uzmanlar, bu süreçte sinir sisteminin rahatladığını, zihinsel yükün azaldığını ve kişinin daha sakin bir ruh hâline geçtiğini belirtiyor.</p>

<h2>Kolay Ağlamanın Tek Bir Nedeni Olmadığı Açıklandı</h2>

<p>Uzmanlara göre bazı insanların daha kolay ağlamasının <strong>tek bir sebebi yok</strong>. Bu durum hem biyolojik hem de psikolojik faktörlerin birleşimiyle açıklanıyor. Nörobiyolojik açıdan bakıldığında, <strong>duyguları yöneten beyin bölgeleri</strong>, özellikle <strong>amigdala</strong>, bazı bireylerde daha hassas çalışabiliyor. Bu da duygusal uyaranlara daha hızlı tepki verilmesine yol açıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Empati Düzeyi Yüksek Kişilerin Daha Çok Ağladığı Görüldü</h2>

<p>Psikologlar, <strong>empati becerisi yüksek</strong> bireylerin başkalarının yaşadıklarından daha kolay etkilendiğini vurguluyor. Bu kişiler yalnızca kendi duygularına değil, çevrelerindeki insanların hislerine de yoğun şekilde tepki verebiliyor. Ayrıca çocukluk döneminde duygularını ifade etmesine izin verilen, ağlaması engellenmeyen bireylerin yetişkinlikte de ağlamayı doğal bir ifade yolu olarak kullandığı belirtiliyor.</p>

<h2>Ağlamanın Zihinsel Rahatlama Sağladığı Vurgulandı</h2>

<p>Ağlamanın en önemli faydalarından biri, <strong>bastırılmış duyguların dışa vurulmasını sağlaması</strong>. Bastırılan duygular zamanla zihinsel yorgunluğa, içsel gerilime ve sürekli tekrarlayan olumsuz düşüncelere yol açabiliyor. Uzmanlara göre ağlama, bu birikimi azaltarak <strong>zihinsel rahatlama</strong>, <strong>bedensel gevşeme</strong> ve <strong>duygusal kabul</strong> sağlıyor. Bu nedenle birçok kişi ağladıktan sonra kendini daha iyi hissettiğini ifade ediyor.</p>

<h2>Sürekli ve Nedensiz Ağlamanın Uyarı Sinyali Olabileceği Belirtildi</h2>

<p>Her ağlama sağlıklı bir sürecin parçası olarak değerlendirilmiyor. Uzmanlar, <strong>çok sık</strong>, <strong>kontrolsüz</strong> ve <strong>nedensiz</strong> ağlamanın dikkatle ele alınması gerektiğini söylüyor. Eğer ağlama sonrasında rahatlama sağlanmıyor, sürekli <strong>umutsuzluk</strong>, <strong>boşluk</strong> ya da <strong>çaresizlik</strong> hissi eşlik ediyorsa, bu durum <strong>depresyon</strong> veya <strong>yoğun anksiyete</strong> gibi daha derin psikolojik sorunlara işaret edebiliyor.</p>

<h2>Terapide Amaç Ağlamayı Bastırmak Olmuyor</h2>

<p>Psikologlara göre terapi sürecinde hedef <strong>ağlamayı durdurmak değil</strong>, onun ne anlattığını anlamak oluyor. Ağlama, kişinin iç dünyasına dair önemli sinyaller taşıyor. Uzmanlar, yetişkinlerin de çocuklar gibi duygularına karşı daha <strong>şefkatli</strong> ve <strong>kabul edici</strong> bir yaklaşım geliştirmesinin ruh sağlığı açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.</p>

<p>Psikoloji bilimi, <strong>kolay ağlamanın bir zayıflık değil</strong>, aksine <strong>duygusal farkındalığın</strong> ve <strong>zihinsel sağlığın</strong> bir göstergesi olabileceğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, gözyaşlarını bastırmak yerine anlamanın, ruhsal dengeyi korumanın en sağlıklı yollarından biri olduğuna dikkat çekiyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/duygular-gozyasiyla-ortaya-cikiyor-psikoloji-kolay-aglamayi-nasil-acikliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Dec 2025 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2025/12/psikoloji-bazi-insanlarin-neden-kolayca-agladigini-acikladi-1140x720.jpg" type="image/jpeg" length="11324"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğal Alışkanlıklarla 6 Ayda 27 Kilo: Genç Kadının Sırrı Sosyal Medyada Gündem Oldu]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/dogal-aliskanliklarla-6-ayda-27-kilo-genc-kadinin-sirri-sosyal-medyada-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/dogal-aliskanliklarla-6-ayda-27-kilo-genc-kadinin-sirri-sosyal-medyada-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlıklı yaşam ve kilo kontrolü son yılların en çok konuşulan konularından biri olmaya devam ediyor. Bu kez dikkat çeken isim, 6 ayda tam 27 kilo vererek geniş bir takipçi kitlesi oluşturan Simar oldu. Sosyal medya hesabından paylaştığı videolarla zayıflama sürecini açıklayan genç kadın, “mucize diyetler” yerine sürdürülebilir alışkanlıkların başarısındaki en önemli etken olduğunu vurguladı. Simar’ın paylaştığı öneriler kısa sürede binlerce kullanıcı tarafından ilgi gördü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Simar’ın sürecindeki ilk adım, mümkün olduğunca <strong>işlenmiş gıdalardan uzak durmak</strong> oldu. Genç kadın, “whole foods” olarak adlandırılan <strong>doğal ve bütün besinleri</strong> tercih etmenin hem şişkinlik hissini azalttığını hem de uzun süre tok tuttuğunu belirtti. Bu yaklaşım sayesinde gereksiz atıştırmaların önüne geçildiği ifade edildi. Simar, bu yöntemin özellikle <strong>bel ve göbek bölgesindeki yağlanma</strong> ile mücadele edenler için etkili olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Uyku Düzeninin Kilo Kontrolündeki Rolü</strong></h2>

<p>Simar’ın dikkat çektiği bir diğer nokta ise <strong>kaliteli uyku</strong> oldu. Her gece 7–8 saat dinlendirici uyku almaya özen gösterdiğini belirten genç kadın, yetersiz uykunun iştah kontrolünü bozduğunu aktardı. Özellikle tatlı ve yüksek kalorili yiyeceklere yönelik isteğin uykusuzlukla arttığını dile getirerek, uyku düzeninin kilo verme sürecinde kritik bir faktör olduğunun altını çizdi.</p>

<h2><strong>Her Öğünden Sonra Yapılan Yürüyüşler İlgi Görüyor</strong></h2>

<p>Simar’ın en popüler önerilerinden biri de öğün sonrası yürüyüş rutini oldu. Her ana öğünün ardından <strong>en az 10 dakika hafif yürüyüş</strong> yaptığını belirten Simar, bu alışkanlığın sindirimi kolaylaştırdığını ve metabolizmayı hızlandırdığını söyledi. Günlük hareketi artıran bu küçük adımın, genel enerji harcamasını yükselttiği için kilo verme sürecine önemli katkı sağladığını ifade etti.</p>

<h2><strong>Hafta Sonu Kaçamaklarının Sürdürülebilirliğe Katkısı</strong></h2>

<p>Genç kadın, sıkı ve yasaklarla dolu diyetlerin uzun vadede sürdürülemediğini vurguladı. Bu nedenle hafta sonları <strong>kontrollü kaçamaklara</strong> yer verdiğini açıkladı. Kalori ve makro dengesine dikkat ederek kendini tamamen mahrum bırakmadığını anlatan Simar, asıl başarının “devamlılık” olduğunu vurguladı. Ona göre küçük kaçamaklar, motivasyonu ve sürecin sürdürülebilirliğini artırıyor.</p>

<h2><strong>Kullandığı Besin Grupları Dikkat Çekti</strong></h2>

<p>Simar, daha önce yaptığı bir paylaşımda kilo verirken tercih ettiği besinlere de yer vermişti. En çok tükettiği <strong>protein kaynakları</strong> arasında tavuk, yumurta ve tofu bulunuyor. <strong>Karbonhidrat</strong> olarak ise mayasız ekmek ve haşlanmış pirinci tercih ettiğini söyledi. Avokado ve bazı meyveler gibi <strong>sağlıklı yağların</strong> diyetinde önemli yer tuttuğunu ifade etti. Atıştırmalık olarak patlamış mısır ve yoğurt öne çıkarken, dışarı çıktığında <strong>düşük kalorili içeceklerle</strong> tokluk sağladığını belirtti.</p>

<h2><strong>Ek Stratejilerle Kilo Kaybını Destekledi</strong></h2>

<p>Simar’ın ikinci videosunda paylaştığı ek stratejiler de takipçilerinin ilgisini çekti. Bu yöntemler arasında:</p>

<ul>
 <li><strong>Yüksek protein – düşük karbonhidrat</strong> beslenmek</li>
 <li><strong>Yapay şekeri tamamen bırakmak</strong></li>
 <li>Haftada <strong>3–4 kez core (karın) antrenmanı</strong> yapmak</li>
 <li>Günde <strong>8.000 adımın üzerinde yürümek</strong></li>
</ul>

<p>Genç kadın, bu yöntemlerin hem metabolizmayı güçlendirdiğini hem de karın bölgesindeki görünümü belirgin şekilde iyileştirdiğini belirtti.</p>

<h2><strong>Sürdürülebilirlik Mesajı ile Sözlerini Noktaladı</strong></h2>

<p>Simar, deneyimlerini paylaşırken takipçilerine “<strong>çılgın diyetler yerine sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları</strong> edinmeleri” yönünde çağrıda bulundu. 27 kiloluk değişimin temelinde sabit kurallar değil, uygulanabilir ve uzun vadeli alışkanlıklar olduğunu ifade etti. Genç kadının bu yaklaşımı, birçok sosyal medya kullanıcısına ilham vermeye devam ediyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/dogal-aliskanliklarla-6-ayda-27-kilo-genc-kadinin-sirri-sosyal-medyada-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Dec 2025 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2025/12/0x0-hic-diyet-yapmadan-6-ayda-27-kilo-verdi-sirrini-ilk-kez-acikladi-her-yemekten-sonra-1764740218875.webp" type="image/jpeg" length="31614"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Küçük Alanda Büyük Getiri: Topraksız Safran Üretimi Yeni Umut Oldu]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/kucuk-alanda-buyuk-getiri-topraksiz-safran-uretimi-yeni-umut-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/kucuk-alanda-buyuk-getiri-topraksiz-safran-uretimi-yeni-umut-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konya’da genç bir ziraat mühendisinin başarı hikâyesi, tarımsal üretimde yüksek gelir arayışında olanlara yeni bir pencere açtı. Sadece 14 metrekarelik alanda topraksız tarımla safran üretimi yapan 25 yaşındaki Mert Pektaş, ilk hasadıyla birlikte dikkatleri üzerine topladı. Pektaş’ın yöntemi hem sınırlı araziye sahip üreticilere alternatif sunuyor hem de yüksek katma değerli bir ürünün küçük alanda bile ciddi kazanç sağlayabileceğini ortaya koyuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ziraat mühendisi <strong>Mert Pektaş</strong>, üniversiteden mezun olduktan kısa süre sonra Konya’nın Sarayönü ilçesine bağlı Bahçesaray Mahallesi’nde kurduğu mini tesiste topraksız safran üretimine başladı. <strong>10 bin safran soğanı</strong> ile yapılan üretim, normal şartlarda en az 1000 metrekarelik bir arazi gerektirirken, bu sistemle yalnızca 14 metrekarelik alanda gerçekleştirildi. Pektaş, bu sayede arazisi olmayan gençlerin bile üretime rahatlıkla adım atabileceğini vurguluyor.</p>

<h2>Yatırım Maliyeti ve İlk Sonuçların Beklentiyi Aşması</h2>

<p>Pektaş’ın kurduğu küçük tesis <strong>yaklaşık 500 bin TL’ye mal oldu</strong>. Buna karşın genç üretici, bu yatırımın kısa sürede geri dönüş sağlayabileceğini belirtiyor. İlk hasatta <strong>250 gram safran</strong> elde eden Pektaş, soğan çoğaltma sürecine de geçerek ek gelir elde etmeye başladı. Safranın soğanlarının satışıyla birlikte tesisin yıllık kazancının <strong>1 milyon TL’nin üzerine çıkabileceği</strong> ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Safranın Yüksek Ekonomik Değeri Üreticiyi Teşvik Ediyor</h2>

<p>UNESCO Dünya Mirası’nda yer alan Safranbolu ile özdeşleşen ve “<strong>dünyanın en pahalı baharatı</strong>” olarak bilinen safranın kilogram fiyatı bu yıl <strong>600 bin TL</strong> seviyesinde. Düşük su tüketimi, kontrollü üretim imkânı ve yüksek piyasa değeri, Pektaş’ın bu ürünü tercih etmesinde temel etken oldu. Kuraklığın etkilerinin arttığı dönemde su tasarrufu sağlayan bu yöntem, bölgede yeni bir model olarak öne çıkıyor.</p>

<h2>Bölge Çiftçisine Yeni Bir Gelir Modeli Sunulması</h2>

<p>Konya Ovası’nda daha çok tahıl üretiminin yaygın olduğunu belirten Pektaş, safranın bölge çiftçisi için kazançlı bir alternatif olabileceğini ifade ediyor. Üretim modelinin kolay uygulanabilir olması ve geniş arazi gerektirmemesi, özellikle genç girişimcilerin dikkatini çekiyor. Pektaş, çok sayıda kişinin tesisi yerinde görmek için kendisine ulaştığını ve üretim sürecine ilgi gösterdiğini aktarıyor.</p>

<h2>Girişimcilere İlham Veren Üretim Hikâyesi</h2>

<p>Genç mühendis, ilk yılında elde ettiği başarılı sonuçların ardından üretimi genişletmeyi planlıyor. <strong>“Başta sadece deneme amacıyla başlamıştım. Sonuçları görünce bu işi büyütmeye karar verdim”</strong> diyen Pektaş, bölgedeki üreticilere ilham vermeyi hedefliyor. Küçük bir alanda bile doğru yöntemle yüksek kazanç sağlanabileceğini vurgulayarak kapısının tüm meraklılara açık olduğunu ifade ediyor.</p>

<h2>Yeni Nesil Tarım İçin Umut Veren Bir Model</h2>

<p>Mert Pektaş’ın topraksız tarımla gerçekleştirdiği safran üretimi, Türkiye’de alternatif tarım uygulamalarına örnek oluşturan önemli bir başarı hikâyesi oldu. <strong>Küçük alanda yüksek kazanç sağlama potansiyeli</strong>, genç girişimciler ve çiftçiler için yeni bir yol haritası sunuyor. Pektaş’ın girişimi, tarımsal üretimde yenilikçi yöntemlerin doğru uygulandığında büyük fırsatlar yaratabileceğini bir kez daha gösteriyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/kucuk-alanda-buyuk-getiri-topraksiz-safran-uretimi-yeni-umut-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Nov 2025 19:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2025/11/aa-20251127-39819843-39819841-denem-0pgo.webp" type="image/jpeg" length="52681"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Köy Okulunda Sıcacık Bir An: Öğretmeninden Küçük Öğrencisine Unutulmaz Doğum Günü Sürprizi]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/koy-okulunda-sicacik-bir-an-ogretmeninden-kucuk-ogrencisine-unutulmaz-dogum-gunu-surprizi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/koy-okulunda-sicacik-bir-an-ogretmeninden-kucuk-ogrencisine-unutulmaz-dogum-gunu-surprizi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağrı’nın Diyadin ilçesine bağlı Kocaçoban Köyü İlkokulu, bu hafta duygusal anlara sahne oldu. Köy okulunda görev yapan öğretmen Yuhna Demir, öğrencisi Jiyan Çiftçi’nin doğum gününü unutulmaz bir şekilde kutladı. Habersiz düzenlenen doğum günü sürprizi, hem küçük öğrenciyi hem de sınıftaki diğer çocukları derinden etkiledi. Mütevazı imkânlarla hazırlanan etkinlik, köy okulunun samimi atmosferinde sevgi dolu bir anıya dönüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>3. sınıf öğretmeni <strong>Yuhna Demir</strong>, ders sırasında öğrencisi Jiyan’a fark ettirmeden bir hazırlık yaptı. Sınıfta ders işlenirken gizlice <strong>video kaydı</strong> alan öğretmen, ardından küçük bir <strong>hediye paketi</strong> çıkararak öğrencisine uzattı. Bu beklenmedik jest karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Jiyan, önce ne olduğunu anlayamadı, ardından yüzünde beliren tebessümle sınıfı duygulandırdı. Öğretmen Demir’in bu davranışı, eğitimde sevgi ve değer vermenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı.</p>

<h2>Küçük Bir Hediye, Büyük Bir Mutluluk Yarattı</h2>

<p>Doğum günü kutlaması için özel bir hazırlık yapılmamış olsa da, öğretmenin içtenliği her şeyin önüne geçti. Yuhna Demir’in hediye ettiği <strong>küçük bir oyuncak</strong> ve sınıf arkadaşlarının alkışları, Jiyan için tarifsiz bir mutluluk kaynağı oldu. O anlarda kaydedilen görüntülerde, minik öğrencinin duygularını gizleyemediği ve mutluluktan gözlerinin dolduğu görüldü. Bu samimi an, köy okulunda görev yapan öğretmenlerin öğrencileriyle kurduğu güçlü bağı bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<h2>Küçük Jiyan’dan Öğretmenine El Yazısıyla Teşekkür Notu</h2>

<p>Sürprizden sonra Jiyan, öğretmeni Yuhna Demir’e kendi el yazısıyla bir not yazarak teşekkür etti. Küçük öğrenci notunda, “<strong>Bu hediyeyi çok sevdim, teşekkür ederim. İyi ki varsınız güzel Yuhna öğretmenim.</strong>” ifadelerine yer verdi. Jiyan’ın bu içten satırları, sınıfta duygusal anlara neden oldu. Öğretmen Demir ise öğrencisinin sevgisine karşılık olarak “Onların mutluluğu, bizim en büyük ödülümüz.” sözleriyle duygularını paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Sınıfta Alkışlarla Kutlanan Anlamlı Sürpriz</h2>

<p>Sürpriz kutlamanın ardından sınıfın diğer öğrencileri de büyük bir coşkuyla arkadaşlarını alkışladı. Küçük bir doğum günü pastasının ardından hep birlikte <strong>"İyi ki doğdun Jiyan"</strong> şarkısı söylendi. Öğretmen Demir’in önderliğinde düzenlenen bu kutlama, köy okulunun mütevazı ortamında dayanışma ve sevginin gücünü yansıttı. Öğrencilerin gözlerindeki mutluluk, öğretmenin sevgisinin en somut göstergesi oldu.</p>

<h2>Eğitimde Sevginin Gücü Bir Kez Daha Görüldü</h2>

<p>Kocaçoban Köyü İlkokulu’nda yaşanan bu olay, öğretmenlerin sadece bilgi aktaran değil, aynı zamanda öğrencilerine <strong>sevgi, değer ve güven kazandıran</strong> birer rehber olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Köy koşullarında görev yapan öğretmenlerin özverili çabaları, çocukların eğitim hayatına anlam katan en önemli unsurlardan biri olmaya devam ediyor.</p>

<h2>Köydeki Küçük Bir Sürpriz, Büyük Bir Umut Oldu</h2>

<p>Bu anlamlı doğum günü kutlaması, basit bir etkinliğin bile bir çocuğun hayatında <strong>derin bir iz bırakabileceğini</strong> gösterdi. Öğretmen Yuhna Demir’in sevgi dolu yaklaşımı, eğitimde empati ve insanlığın önemini hatırlattı. Jiyan’ın mutluluğu, köy okulundaki diğer öğrenciler için de ilham kaynağı oldu. Köyün sessizliğinde yankılanan çocuk kahkahaları, bir kez daha <strong>"Sevgiyle yapılan her şeyin değeri büyüktür"</strong> sözünü doğruladı.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/koy-okulunda-sicacik-bir-an-ogretmeninden-kucuk-ogrencisine-unutulmaz-dogum-gunu-surprizi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Nov 2025 21:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2025/11/koy-okulunda-yurek-isitan-dogum-gunu-surprizi.jpg" type="image/jpeg" length="19486"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akşam Sofrasında Neden Monotonluğa Tahammül Edemiyoruz?]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/aksam-sofrasinda-neden-monotonluga-tahammul-edemiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/aksam-sofrasinda-neden-monotonluga-tahammul-edemiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnsan davranışları üzerine yapılan araştırmalar, kahvaltıdaki sadelikle akşam yemeğindeki çeşitlilik arzusunun rastlantı olmadığını gösteriyor. Aynı peyniri, aynı ekmeği yıllarca yemekten sıkılmazken, akşam “Bugün ne pişirsem?” sorusu bir varoluş krizine dönüşebiliyor. Peki, sabah ve akşam yemeği arasındaki bu farkın nedeni ne? Bilim, evrim ve biyoloji bu konuda ilginç açıklamalar sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlık tarihi boyunca <strong>sabah saatleri üretkenliğin</strong> ve <strong>hayatta kalma mücadelesinin</strong> başlangıcı oldu. Atalarımız, güne başlamak için enerjiye ihtiyaç duyar, bulduklarını hızla tüketip işe koyulurdu. Bu nedenle sabah yemekleri bir tür “<strong>yakıt alma</strong>” işlevi taşıyordu. Çeşitlilik değil, <strong>verimlilik</strong> ön plandaydı. Kahvaltı, bir keyif değil zorunluluktu. Modern insan da bu davranış kalıbını sürdürdü. Bugün çoğumuz, sabahları aynı menüyü tüketirken sıkılmıyoruz çünkü beynimiz bu rutini “<strong>görev</strong>” olarak algılıyor.</p>

<h2>Akşam Yemeğinin Duygusal Anlamı</h2>

<p>Günün sonunda ise durum tamamen değişiyor. Akşam, tarih boyunca <strong>toplanma, paylaşma ve ödüllendirme zamanı</strong> olarak görülmüştür. Ateş başında toplanan ilk insanlar, hayatta kalmanın ödülünü birlikte yemek yiyerek kutlardı. Bu nedenle akşam yemeği sadece bir beslenme rutini değil, <strong>sosyal ve duygusal bir etkinlik</strong> hâline geldi. Günümüz insanının “Akşam ne yesem?” sorusu, aslında bu eski alışkanlığın devamı. Çünkü beynimiz, akşam saatlerinde <strong>çeşitlilik ve zevk arayışıyla</strong> hareket ediyor.</p>

<h2>Beyin Kimyası Çeşitliliği Teşvik Ediyor</h2>

<p>Akşam yemeklerinde aynı şeyi yemek neden sıkıcı gelir? Cevap, <strong>dopamin</strong> adlı nörotransmiterde gizli. Dopamin, ödül ve haz duygusundan sorumlu kimyasaldır. Her akşam aynı yemeği yemek, beynin dopamin yanıtını azaltır. Buna <strong>hedonik adaptasyon</strong> denir. Yani, bir uyarana alıştıkça ondan alınan zevk azalır. Kahvaltıda dopamin devreye girmediği için monotonluk tolere edilirken, akşam yemeklerinde beynimiz <strong>yeni tatlar ve duyusal çeşitlilik</strong> arar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Biyolojik Saatin Etkisi</h2>

<p>İnsan vücudu <strong>sirkadiyen ritim</strong> adı verilen biyolojik bir döngüyle çalışır. Bu ritim, hormonların salgılanmasından vücut ısısına kadar birçok süreci düzenler. Sabah saatlerinde vücut, <strong>enerji üretimi</strong> için en uygun durumdadır. Ne yersek yiyelim, vücut onu verimli biçimde işler. Ancak akşam olduğunda <strong>melatonin</strong> ve <strong>serotonin</strong> seviyeleri yükselir. Bu da hem rahatlama hem de <strong>tatmin arayışını</strong> artırır. Sonuç olarak sabah “yakıt alma”, akşam ise “zevk alma” zamanı haline gelir.</p>

<h2>Modern Yaşam ve Beslenme Alışkanlıkları</h2>

<p>Günümüzde vardiyalı çalışma, gece uyanıklığı ve stres gibi faktörler bu doğal döngüyü bozabiliyor. Araştırmalar, <strong>sirkadiyen ritmin bozulmasının</strong> obezite ve diyabet riskini artırdığını gösteriyor. Yani yalnızca <strong>ne yediğimiz değil, ne zaman yediğimiz</strong> de sağlığımız açısından büyük önem taşıyor. Kahvaltıdaki sadelik bir denge unsuru olurken, akşam yemeğindeki çeşitlilik arayışı aslında doğamızın bir parçası.</p>

<h2>Sabah Mecburiyetten, Akşam Keyiften</h2>

<p>Özetle, sabah yemekleri <strong>işlevsel bir zorunluluk</strong>, akşam yemekleri ise <strong>duygusal bir tatmin aracıdır</strong>. Kahvaltıda rutin bizi rahatsız etmez çünkü beyin o an verimlilik modundadır. Ancak akşamları aynı yemek, ödül bekleyen zihnimizi tatmin etmez. İnsanlık tarihi, beyin kimyası ve biyolojik ritmimiz bu farkı açıklar nitelikte. Belki de “<strong>Papaz her gün pilav yemez</strong>” sözü, evrimsel bir gerçeğe dayanıyor. Sonuçta, sabahları mecburiyetten yeriz ama akşamları keyiften sofraya otururuz.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/aksam-sofrasinda-neden-monotonluga-tahammul-edemiyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Nov 2025 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2025/11/wkp6m4-a-lhce7-pw-gx-638977654860140816.jpg" type="image/jpeg" length="75407"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihin ve Lezzetin Buluşma Noktası: Gaziantep Sonbaharda da Turist Akınına Uğruyor]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/tarihin-ve-lezzetin-bulusma-noktasi-gaziantep-sonbaharda-da-turist-akinina-ugruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/tarihin-ve-lezzetin-bulusma-noktasi-gaziantep-sonbaharda-da-turist-akinina-ugruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihi binlerce yıl öncesine dayanan, gastronomi alanında dünya çapında ün kazanan Gaziantep, yalnızca yaz aylarında değil, sonbahar mevsiminde de turistlerin gözdesi olmaya devam ediyor. UNESCO tarafından gastronomi dalında ödüllendirilen şehir, hem tarih hem de mutfak kültürüyle ziyaretçilerini büyülüyor. Türkiye’nin güneydoğusunda yer alan bu kadim şehir, yerli ve yabancı turistlerin rotasındaki vazgeçilmez duraklardan biri haline geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyanın en eski 10 şehri arasında</strong> yer alan Gaziantep, <strong>tarih, inanç ve kültür turizminin önemli merkezlerinden biri</strong> olarak dikkat çekiyor. Özellikle sonbahar aylarında düzenlenen turlar ile birlikte <strong>milyonlarca ziyaretçi</strong>, kenti keşfetmek üzere Gaziantep’e akın ediyor. <strong>Gaziantep Kalesi</strong>, çevresindeki tarihi alanlar, hanlar ve çarşılar, turistlerin ilgi odağı olmaya devam ediyor.</p>

<h2>Tarihi Yapılar Ziyaretçileri Büyülüyor</h2>

<p>Kentin en çok ziyaret edilen noktaları arasında yer alan <strong>Zeugma Mozaik Müzesi</strong>, <strong>Rumkale</strong>, <strong>Kurtuluş Camii</strong> ve <strong>Zincirli Bedesten</strong>, şehrin tarihi mirasını gözler önüne seriyor. Yurt içinden ve yurt dışından gelen turistler, bu yapılarda bolca <strong>fotoğraf ve özçekim</strong> yaparak anı ölümsüzleştiriyor. <strong>İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya</strong> gibi büyük şehirlerin yanı sıra, <strong>Avrupa ülkelerinden</strong> de yoğun ziyaretçi akını yaşanıyor.</p>

<h2>UNESCO Tescilli Lezzetler Damakları Şenlendiriyor</h2>

<p>Gaziantep’in turistik cazibesi sadece tarih ile sınırlı değil. <strong>UNESCO Gastronomi Şehri</strong> unvanına sahip kent, <strong>baklava, beyran, katmer</strong> ve <strong>Antep fıstığı</strong> gibi dünya çapında tanınan lezzetleriyle gastronomi tutkunlarını cezbediyor. Şehri ziyaret eden turistler, sokak aralarında bulunan restoranlarda bu eşsiz tatları deneyimleyerek Gaziantep mutfağının zenginliğini keşfediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Çarşılar Ekonomiye Can Katıyor</h2>

<p>Gaziantep’in en eski çarşılarından <strong>Bakırcılar Çarşısı</strong> ve <strong>Almacı Pazarı</strong>, sadece tarihi yapılarıyla değil, canlı atmosferi ve yerel ürün çeşitliliğiyle de turistlerin ilgisini çekiyor. Bu çarşılarda yapılan alışverişler, yerel esnafı memnun ederken <strong>kent ekonomisine de büyük katkı sağlıyor</strong>. Bakırcılar Çarşısı esnafı, her sezon gelen turistlerin artmasından duyduğu memnuniyeti dile getiriyor.</p>

<h2>Ziyaretçiler Gaziantep’e Hayran Kalıyor</h2>

<p>Gaziantep’i ilk kez ziyaret eden yerli ve yabancı turistler, kentin hem tarihî hem kültürel zenginliğinden oldukça etkileniyor. Yerli turistlerden <strong>Şeyma Erata</strong>, Gaziantep’i çok beğendiğini ifade ederek özellikle tarihi çarşıları ve müzelerin gezilmesi gerektiğini vurguladı. Japon turist <strong>Tomoko Yamaguchi</strong> ise, Zeugma Mozaik Müzesi başta olmak üzere kaledeki atmosferin kendisini büyülediğini belirtti.</p>

<h2>Gaziantep, Her Mevsim Ziyaretçilerini Bekliyor</h2>

<p><strong>Tarihi, kültürü ve mutfağıyla Türkiye'nin gözbebeği şehirlerinden biri olan Gaziantep</strong>, her geçen yıl daha fazla turist ağırlayarak <strong>kültür turizminin parlayan yıldızı</strong> olmaya devam ediyor. Zengin geçmişiyle geçmişten günümüze köprü kuran bu kadim şehir, sunduğu eşsiz deneyimlerle ziyaretçilerine unutulmaz anılar bırakıyor. Gaziantep, her mevsim yeni hikâyeler arayan gezginleri bekliyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/tarihin-ve-lezzetin-bulusma-noktasi-gaziantep-sonbaharda-da-turist-akinina-ugruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Oct 2025 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2025/10/cqvthn1-yw-e-g-d-jg5-x-g-c5v-ag.webp" type="image/jpeg" length="63781"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep’te Vahşet! Bir Baba Ailesini Katletti!]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/gaziantepte-vahset-bir-baba-ailesini-katletti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/gaziantepte-vahset-bir-baba-ailesini-katletti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te yaşanan vahşet tüm Türkiye’nin gündemine oturdu. Bir baba 4 çocuğunu ve eşini öldürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p lang="TR-TR" paraeid="{eaa25e54-9870-419d-bf85-3727bae586db}{83}" paraid="1485280083" xml:lang="TR-TR">Merkez Şahinbey ilçesine bağlı Güzelvadi Mahallesi’ndeki bir evde oturan Ahmet Demir, eşi Emine Demir ile çocukları Medine (11), Eda Nur (9), Azra (5) ve Yusuf Demir’i (4) tabancayla öldürdü. Ahmet Demir daha sonra aynı silahla yaşamına son verdi. Olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 lang="TR-TR" paraeid="{588a9d4a-4b99-451b-bece-4d39bcb379f1}{221}" paraid="170245376" xml:lang="TR-TR">&nbsp;Gaziantep Valiliği olayla ilgili şu açıklamayı yaptı:&nbsp;</h2>

<p lang="TR-TR" paraeid="{f54bb0d7-8470-4b92-87c3-6332404b09d8}{56}" paraid="102144406" xml:lang="TR-TR">“Emniyet güçlerimiz tarafından yapılan incelemede şahsın bipolar rahatsızlığı bulunduğu, psikolojik sorunlarının olduğu yakınları tarafından beyan edilmiş, son bir yıl içerisinde yedi hastane kaydı tespit edilmiştir. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma devam etmektedir.”&nbsp;</p></p>]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, HABERDE İNSAN, YEREL, GAZİANTEP</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/gaziantepte-vahset-bir-baba-ailesini-katletti</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Oct 2024 17:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2024/10/1-63.jpg" type="image/jpeg" length="88257"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
