<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Beyaz Gündem Gazetesi</title>
    <link>https://www.beyazgundem.com</link>
    <description>Beyaz Gündem, Beyaz Gündem Gazetesi, Gündem Haberleri, Son Dakika Haberleri, Haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.beyazgundem.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 17 Aug 2026 19:21:03 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğayı Korumak İçin Geri Adım Atıldı: Sierra Nevada Göllerinde Balık Bırakma Uygulaması Durduruldu]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/dogayi-korumak-icin-geri-adim-atildi-sierra-nevada-gollerinde-balik-birakma-uygulamasi-durduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/dogayi-korumak-icin-geri-adim-atildi-sierra-nevada-gollerinde-balik-birakma-uygulamasi-durduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin California eyaletindeki Sierra Nevada Dağları’nda yıllardır sürdürülen balıklandırma uygulaması, doğal yaşam üzerindeki etkileri nedeniyle yeniden değerlendiriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yüksek rakımlı göllere geçmişte milyonlarca alabalık bırakılırken, son araştırmalar bu balıkların <strong>yerel kurbağa, semender ve böcek türleri üzerinde baskı oluşturduğunu</strong> ortaya koydu. Bu nedenle Sierra Nevada ve Yosemite çevresindeki bazı göllerde balık bırakma uygulaması durduruldu.</p>

<p>Yıllar boyunca insan müdahalesiyle balıklandırılan göllerin aslında balıksız bir ekosisteme sahip olduğu ve bu doğal yapının farklı canlı türleri için önemli bir yaşam alanı oluşturduğu belirlendi. Şimdi ise bazı bölgelerde <strong>doğal ekosistemin yeniden oluşturulması</strong> için balıkların göllerden çıkarılması gündeme geliyor.</p>

<h2>Yosemite Bölgesindeki Göllere 33 Milyondan Fazla Balık Bırakıldı</h2>

<p>Sierra Nevada’daki balıklandırma faaliyetlerinin boyutu dikkat çekici seviyeye ulaştı. Yalnızca <strong>Yosemite bölgesindeki göllere yıllar içinde 33 milyondan fazla alabalık bırakıldığı</strong> belirtildi.</p>

<p>Başlangıçta bu uygulamanın temel amacı, yüksek rakımlı göllerde balıkçılık faaliyetlerini geliştirmek ve bölgedeki gölleri balıkçılar için daha cazip hale getirmekti. Ancak göllerde doğal olarak bulunmayan alabalıkların zamanla ekosistemin diğer unsurları üzerinde etkili olduğu görüldü.</p>

<p>Özellikle kurbağa ve semender gibi amfibilerin yanı sıra çeşitli böcek türleri, göllere bırakılan alabalıkların beslenme zincirinde yer aldı. Bu durum bazı yerel türlerin popülasyonlarında <strong>azalmaya</strong> neden oldu.</p>

<h2>Balıklandırma Geleneği 1800’lü Yıllarda Başladı</h2>

<p>Sierra Nevada’daki göllerin balıklandırılması yeni bir uygulama değil. Bölgede balık bırakma çalışmalarının geçmişi <strong>1800’lü yıllara kadar uzanıyor</strong> . İlk dönemlerde teknolojik imkanların sınırlı olması nedeniyle alabalıkların dağlık bölgelere taşınması oldukça zahmetli bir süreçti.</p>

<p>Balıklar, su dolu kapların içerisinde taşınarak yüksek rakımlı göllere ulaştırılıyordu. Bu yöntem hem zaman hem de insan gücü gerektiriyordu. Buna rağmen balıklandırma faaliyetleri yıllar içinde devam etti ve daha fazla göle ulaştı.</p>

<h2>Uçaklarla Balık Bırakma Yöntemi 1950’lerde Yaygınlaştı</h2>

<p>Balıklandırma faaliyetlerinde önemli değişim ise <strong>1950’li yıllarda uçakların kullanılmaya başlanmasıyla</strong> yaşandı. Hava araçları sayesinde daha önce ulaşılması güç olan yüksek rakımlı göllere çok daha kısa sürede balık taşınmaya başlandı.</p>

<p>Binlerce yavru balık, suyla birlikte uçaklara yükleniyor ve uçaklar göllerin üzerinde alçak uçuş gerçekleştirirken balıklar doğrudan suya bırakılıyordu. Bu yöntem, Sierra Nevada’daki çok sayıda gölün kısa sürede balıklandırılmasına imkan sağladı.</p>

<p>Havadan gerçekleştirilen balık bırakma işlemi, yüksek dağlık alanlardaki ulaşım sorununu büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Böylece geçmişte balık bulunmayan çok sayıda gölde alabalık popülasyonları oluşturuldu.</p>

<h2>Balıkların Yerel Türleri Azalttığı Belirlendi</h2>

<p>Son yıllarda yapılan araştırmalar, balıklandırmanın daha önce tahmin edilenden farklı sonuçlar doğurabileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, Sierra Nevada’daki bazı yüksek rakımlı göllerin <strong>balık bulunmayan doğal ekosistemler</strong> olduğunu belirledi.</p>

<p>Bu göllerde yaşayan canlılar, uzun yıllar boyunca balıkların bulunmadığı bir ekolojik düzen içerisinde varlığını sürdürdü. Alabalıkların sisteme dahil edilmesiyle birlikte besin zincirinde önemli bir değişiklik meydana geldi.</p>

<p>Özellikle kurbağa ve semender gibi türlerin yumurtaları ve larvaları alabalıklar için besin kaynağı haline geldi. Bunun yanında suda yaşayan böcekler de balıkların beslenme alanına girdi. Böylece daha önce balıkların bulunmadığı göllerde <strong>yerel canlılar üzerindeki av baskısı arttı.</strong></p>

<h2>Bazı Göllerde Balık Bırakma Uygulaması Durduruldu</h2>

<p>Ekosistem üzerindeki etkilerin daha net ortaya çıkmasıyla birlikte bazı göllerde balık bırakma uygulamasından vazgeçildi. Bu kararın temelinde, doğal olarak balık bulunmayan göllerin özgün yapısının korunması amacı bulunuyor.</p>

<p>Yetkililer ve araştırmacılar, bazı göllerde balıklandırma yapılmamasının yerel türlerin yeniden güçlenmesine imkan sağlayabileceğini değerlendiriyor. Böylece uzun yıllar boyunca insan müdahalesiyle değiştirilen ekosistemlerin doğal durumuna yaklaştırılması hedefleniyor.</p>

<h2>Balıklar Bazı Göllerden Çıkarılmaya Başlandı</h2>

<p>Yalnızca yeni balık bırakma işlemlerinin durdurulmasıyla yetinilmiyor. Bazı bölgelerde mevcut alabalıkların da göllerden çıkarılmasıyla <strong>doğal ekolojik düzenin yeniden kurulması</strong> amaçlanıyor.</p>

<p>Bu çalışmaların temel hedeflerinden biri, balıkların baskısı nedeniyle sayıları azalan yerel türlerin yeniden çoğalmasına imkan sağlamak. Özellikle balıksız dönemde gelişen ekosistemin yeniden canlandırılması, bölgedeki biyolojik çeşitliliğin korunması açısından önem taşıyor.</p>

<h2>Sierra Nevada’da Ekosistemin Dengesi Yeniden Kuruluyor</h2>

<p>Sierra Nevada’daki gelişmeler, insan müdahalesinin doğal yaşam üzerindeki uzun vadeli etkilerini de gündeme getiriyor. Başlangıçta balıkçılık faaliyetlerini desteklemek amacıyla yapılan balıklandırma çalışmalarının, zaman içerisinde <strong>doğal olarak balıksız olan göllerde ekolojik değişime</strong> yol açtığı ortaya çıktı.</p>

<p>Bugün gelinen noktada bazı bölgelerde yaklaşım değişiyor. Daha önce balıklandırmanın yaygınlaştırılması hedeflenirken, artık doğal ekosistemin korunması ön plana çıkıyor. Balık bırakma uygulamasının durdurulması ve bazı göllerdeki balıkların çıkarılması, bu yeni yaklaşımın en önemli adımları arasında bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sierra Nevada’daki balıklandırma hikayesi, doğal yaşam alanlarına yapılan müdahalelerin beklenmedik sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. </strong> Yıllar boyunca milyonlarca alabalığın bırakıldığı göllerde şimdi hedef, yerel türlerin yeniden güçlenmesini ve doğal dengenin korunmasını sağlamak. Bazı göllerde başlatılan balık bırakmama ve balıkları çıkarma uygulamalarının, bölgenin özgün ekosisteminin geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olması bekleniyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/dogayi-korumak-icin-geri-adim-atildi-sierra-nevada-gollerinde-balik-birakma-uygulamasi-durduruldu</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/08/5-313.webp" type="image/jpeg" length="19146"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meteoroloji Alarm Verdi: 23 İlde Sarı Kodlu Sağanak Uyarısı Yapıldı]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/meteoroloji-alarm-verdi-23-ilde-sari-kodlu-saganak-uyarisi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/meteoroloji-alarm-verdi-23-ilde-sari-kodlu-saganak-uyarisi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin birçok bölgesinde etkili olması beklenen sağanak yağışlar nedeniyle Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından 23 il için sarı kodlu uyarı yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gök gürültülü sağanak yağışların görülebileceği bölgelerde vatandaşların ani sel, su baskını ve yıldırım gibi olumsuzluklara karşı dikkatli olması istendi. Meteoroloji, yağış sırasında <strong>kuvvetli rüzgar ve yerel küçük çaplı dolu</strong> gibi risklerin de yaşanabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Sarı kod, hava olayının doğrudan olağanüstü olduğu anlamına gelmese de meteorolojik şartlardan etkilenebilecek kişi ve faaliyetler açısından tedbir alınması gerektiğini ifade ediyor. Bu nedenle uyarı verilen illerde yaşayanların güncel hava tahminlerini takip etmesi ve özellikle yağış anında dikkatli olması önem taşıyor.</p>

<h2>Meteoroloji 23 İli Sarı Kodla Uyardı</h2>

<p>MGM’nin bugün için yayımladığı sarı kodlu meteorolojik uyarı kapsamında <strong> Adana, Afyonkarahisar, Antalya, Artvin, Aydın, Burdur, Denizli, Erzincan, Erzurum, Giresun, Gümüşhane, Hatay, Isparta, Kars, Kahramanmaraş, Muğla, Rize, Sivas, Trabzon, Uşak, Bayburt, Ardahan ve Osmaniye </strong> yer aldı.</p>

<p>Uyarı kapsamındaki illerde hava koşullarının kısa süre içerisinde değişebileceği belirtildi. Özellikle gök gürültülü sağanakların etkili olduğu bölgelerde yağış miktarının kısa sürede artması, ulaşımda aksamalar yaşanması ve su baskınlarının meydana gelmesi ihtimaline karşı vatandaşların tedbirli olması gerekiyor.</p>

<h2>Sağanak Yağış Birçok Olumsuzluğa Yol Açabilir</h2>

<p>Meteorolojik uyarıda, sağanak yağışla birlikte ortaya çıkabilecek risklere dikkat çekildi. <strong>Ani sel, su baskını, yıldırım, yerel küçük çaplı dolu ve kuvvetli rüzgar</strong> vatandaşların karşılaşabileceği başlıca olumsuzluklar arasında gösterildi.</p>

<p>Özellikle kısa sürede kuvvetlenen yağışlar, altyapı kapasitesinin yetersiz kaldığı bölgelerde su birikintilerine neden olabilir. Dere yatakları ve su taşkını riski bulunan alanlarda ise daha dikkatli olunması gerekiyor.</p>

<p>Yıldırım riski nedeniyle açık alanlarda bulunan vatandaşların da yağış sırasında güvenli kapalı alanlara geçmesi önem taşıyor. Kuvvetli rüzgar ihtimali bulunan bölgelerde ise çatı, tabela, ağaç ve benzeri unsurlardan kaynaklanabilecek risklere karşı dikkatli olunması gerekiyor.</p>

<h2>Sarı Kodlu Uyarı Ne Anlama Geliyor?</h2>

<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğünün kullandığı renk kodları, hava olaylarının oluşturabileceği risk seviyesini vatandaşlara aktarmak amacıyla kullanılıyor. <strong>Sarı kod, hava durumunun potansiyel olarak tehlikeli olduğunu</strong> ifade ediyor.</p>

<p>Sarı kod verilen durumlarda tahmin edilen meteorolojik olayın olağandışı olması gerekmiyor. Ancak hava koşullarından etkilenebilecek faaliyetler açısından dikkatli olunması gerekiyor. Bu nedenle vatandaşların özellikle dışarıda planlanan faaliyetlerde güncel meteorolojik bilgileri takip etmesi önem taşıyor.</p>

<h2>Turuncu Kod Tehlikeli Hava Koşullarını Gösteriyor</h2>

<p>Meteorolojik renk skalasında sarı kodun bir üst seviyesinde <strong>turuncu kod</strong> bulunuyor. Turuncu kod, hava durumunun tehlikeli olduğu anlamına geliyor.</p>

<p>Bu seviyede tahmin edilen meteorolojik hadisenin daha seyrek görüldüğü ve hasar ile kayıpların oluşmasının muhtemel olduğu belirtiliyor. Turuncu kod verilen bölgelerde vatandaşların <strong>çok daha tedbirli olması</strong> ve güncel hava koşulları ile tahminleri yakından takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>Özellikle ulaşım, tarım, açık hava çalışmaları ve diğer hava koşullarından doğrudan etkilenebilecek faaliyetlerde gerekli önlemlerin önceden alınması önem taşıyor.</p>

<h2>Kırmızı Kod Çok Tehlikeli Hava Olaylarını Gösteriyor</h2>

<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğünün renk skalasındaki en yüksek seviye ise <strong>kırmızı kod</strong> olarak uygulanıyor. Kırmızı kod, son derece kuvvetli bir meteorolojik hadisenin beklendiğini ve büyük hasar ile kayıpların oluşabileceğini ifade ediyor.</p>

<p>Bu seviyedeki hava olayları çoğu durumda geniş bir alanda hayatı tehdit edebilecek boyuta ulaşabiliyor. Bu nedenle kırmızı kod verilen bölgelerde vatandaşların güncel meteorolojik koşulları ve uyarıları <strong>sıklıkla takip etmesi</strong> gerekiyor.</p>

<h2>Yeşil Kod Uyarı Gerektiren Hava Olayı Olmadığını Gösteriyor</h2>

<p>Renk skalasının en düşük seviyesi olan <strong>yeşil kod</strong> ise herhangi bir meteorolojik uyarı yapılmasını gerektiren hava olayının tahmin edilmediği anlamına geliyor.</p>

<p>Yeşil kod, bölgede hava koşullarının tamamen risksiz olduğu anlamına gelmese de mevcut tahminler doğrultusunda önemli bir meteorolojik tehlike beklenmediğini ifade ediyor. Hava koşullarının değişebileceği göz önünde bulundurularak güncel tahminlerin takip edilmesi yine önem taşıyor.</p>

<h2>Vatandaşların Uyarıları Yakından Takip Etmesi İsteniyor</h2>

<p>Bugün için sarı kod verilen 23 ilde yaşayan vatandaşların, özellikle <strong>sağanak yağış sırasında ani sel ve su baskını riskine</strong> karşı dikkatli olması gerekiyor. Yağış anında su birikintilerinin bulunduğu yollara girmekten kaçınılması ve mümkün olduğunca güvenli alanlarda bulunulması önem taşıyor.</p>

<p>Yıldırım ihtimali nedeniyle açık alanlarda uzun süre kalınmaması, kuvvetli rüzgar sırasında ise bina cepheleri, ağaç altları ve devrilebilecek yapıların yakınında bulunulmaması gerekiyor. Sürücülerin de görüş mesafesinin azalabileceği ve yollarda su birikintilerinin oluşabileceği ihtimaline karşı daha kontrollü seyretmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 23 il için yayımladığı sarı kodlu uyarı</strong> , hava koşullarının özellikle sağanak yağış sırasında dikkat gerektirdiğini ortaya koyuyor. Sarı kod alarmı, olağanüstü bir hava olayının kesin olarak yaşanacağı anlamına gelmese de ani gelişebilecek olumsuzluklara karşı hazırlıklı olunması gerektiğini gösteriyor.</p>

<p>Yetkililerin uyarıları doğrultusunda vatandaşların güncel hava tahminlerini takip etmesi, riskli bölgelerden uzak durması ve yağış sırasında gerekli tedbirleri alması önem taşıyor. <strong> Sağanak, yıldırım, dolu ve kuvvetli rüzgar ihtimalinin bulunduğu illerde tedbirli hareket etmek, olası olumsuzlukların etkisini azaltmak açısından büyük önem taşıyor. </strong></p></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/meteoroloji-alarm-verdi-23-ilde-sari-kodlu-saganak-uyarisi-yapildi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/08/4-363.webp" type="image/jpeg" length="14790"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk F-16’ları NATO Görevinde Bir İlke İmza Attı: Düşük Süratli Önleme Eğitimi Gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/turk-f-16lari-nato-gorevinde-bir-ilke-imza-atti-dusuk-suratli-onleme-egitimi-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/turk-f-16lari-nato-gorevinde-bir-ilke-imza-atti-dusuk-suratli-onleme-egitimi-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Hava Kuvvetleri, NATO kapsamında gerçekleştirilen hava savunma faaliyetlerine yönelik önemli bir eğitimi başarıyla tamamladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Romanya hava sahasında gerçekleştirilen NATO Entegre Hava ve Füze Savunması faaliyetine</strong> Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı F-16, E-7T ve KC-135R uçaklarıyla katılım sağlandı. Eğitim sırasında NATO faaliyetleri kapsamında <strong>ilk kez düşük süratli önleme eğitimi</strong> gerçekleştirildi.</p>

<p>Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Türk Hava Kuvvetlerinin NATO’nun entegre hava ve füze savunmasına katkı sağlamaya devam ettiği belirtildi. Faaliyetin, farklı hava unsurlarının koordinasyonu ve müşterek görev icra kabiliyetlerinin geliştirilmesi açısından önem taşıdığı bildirildi.</p>

<h2>Türk Hava Kuvvetleri Romanya’daki NATO Faaliyetine Katıldı</h2>

<p>Milli Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Türk Hava Kuvvetlerinin <strong>13 Ağustos 2026 tarihinde Romanya hava sahasında</strong> gerçekleştirilen NATO Entegre Hava ve Füze Savunması faaliyetine katıldığı açıklandı.</p>

<p>Faaliyette Türk Hava Kuvvetlerine ait farklı görev ve kabiliyetlere sahip uçaklar kullanıldı. Bu kapsamda <strong>2 adet F-16, 1 adet E-7T ve 1 adet KC-135R</strong> görev aldı. Türk uçakları, NATO unsurlarıyla müşterek gerçekleştirilen eğitim kapsamında çeşitli görevleri yerine getirdi.</p>

<h2>İlk Kez Düşük Süratli Önleme Eğitimi Gerçekleştirildi</h2>

<p>Faaliyetin en dikkat çekici bölümünü <strong>düşük süratli önleme eğitimi</strong> oluşturdu. Milli Savunma Bakanlığı, NATO faaliyetleri kapsamında bu eğitimin ilk kez başarıyla icra edildiğini bildirdi.</p>

<p>Düşük süratli önleme, hava unsurlarının farklı hızlarda hareket eden hedeflere karşı görev icra etme kabiliyetlerinin geliştirilmesini amaçlayan eğitim faaliyetleri arasında yer alıyor. Gerçekleştirilen çalışma, Türk Hava Kuvvetlerinin NATO unsurlarıyla birlikte farklı senaryolara yönelik operasyonel hazırlığını geliştirmesi açısından önem taşıyor.</p>

<h2>F-16 Uçakları Bandırma’dan Görev Aldı</h2>

<p>Romanya hava sahasında gerçekleştirilen faaliyette görev alan iki F-16, <strong>6’ncı Ana Jet Üs Komutanlığından</strong> görev için konuşlandırıldı. Bandırma merkezli birlikten katılan uçaklar, NATO unsurlarıyla gerçekleştirilen müşterek eğitim faaliyetinde görev yaptı.</p>

<p>Türk Hava Kuvvetlerinin en önemli savaş uçağı unsurlarından biri olan F-16’lar, NATO kapsamındaki farklı hava savunma ve eğitim faaliyetlerinde de görev alıyor. Romanya’daki faaliyet de bu kapsamda gerçekleştirilen müşterek çalışmalar arasında yer aldı.</p>

<h2>E-7T Hava Erken İhbar Uçağı Konya’dan Katıldı</h2>

<p>Faaliyette görev alan bir diğer önemli hava unsuru ise <strong>E-7T</strong> oldu. Konya’daki <strong>3’üncü Ana Jet Üs Komutanlığından</strong> gönderilen E-7T, faaliyete katılan hava unsurları arasında yer aldı.</p>

<p>Hava erken ihbar ve kontrol kabiliyeti sağlayan E-7T platformları, hava sahasındaki unsurların takibi ve hava operasyonlarının koordinasyonu açısından önemli görevler üstleniyor. Bu tür müşterek faaliyetlerde farklı hava araçlarının aynı görev kapsamında koordineli şekilde kullanılması, operasyonel kabiliyetlerin geliştirilmesine katkı sağlıyor.</p>

<h2>KC-135R Adana’dan Faaliyete Destek Verdi</h2>

<p>NATO faaliyetine <strong>10’uncu Ana Jet Üs Komutanlığından</strong> bir KC-135R uçağı da katıldı. Adana’dan görevlendirilen tanker uçak, Türk Hava Kuvvetlerinin Romanya hava sahasında gerçekleştirilen müşterek faaliyette yer alan unsurlarından biri oldu.</p>

<p>KC-135R gibi tanker uçakları, hava operasyonlarında uçakların havada yakıt ikmali yapabilmesine imkan sağlıyor. Bu kabiliyet, görev yapan hava unsurlarının havada kalış süresini artırırken daha uzun menzilli ve kapsamlı görevlerin gerçekleştirilmesine olanak tanıyor.</p>

<h2>NATO Unsurlarıyla Müşterek Eğitim Gerçekleştirildi</h2>

<p>Romanya hava sahasındaki faaliyet, yalnızca Türk Hava Kuvvetlerine ait unsurların katıldığı bir çalışma olmadı. Eğitim, <strong>NATO unsurlarıyla müşterek</strong> olarak gerçekleştirildi.</p>

<p>Müşterek eğitimler, ittifak ülkelerinin hava kuvvetleri arasında koordinasyonun geliştirilmesi ve farklı platformların aynı görev ortamında birlikte çalışabilmesi açısından önem taşıyor. Romanya’da gerçekleştirilen faaliyet kapsamında farklı hava unsurlarının koordinasyonu ve görev icra kabiliyetleri test edildi.</p>

<h2>Türkiye NATO’nun Hava Savunmasına Katkı Sağlamayı Sürdürüyor</h2>

<p>Milli Savunma Bakanlığı açıklamasında, Türk Hava Kuvvetlerinin <strong>NATO’nun entegre hava ve füze savunmasına katkı sağlamaya devam ettiği</strong> vurgulandı. Gerçekleştirilen eğitim de Türkiye’nin NATO kapsamındaki hava savunma faaliyetlerine katılımının bir örneği oldu.</p>

<p>Entegre hava ve füze savunması faaliyetleri, NATO üyesi ülkelerin hava sahasının korunmasına yönelik farklı kabiliyetlerin birlikte kullanılmasını hedefliyor. Bu kapsamda savaş uçakları, erken ihbar ve kontrol uçakları ile tanker uçakları gibi farklı görevlerde kullanılan platformların koordinasyonu önem taşıyor.</p>

<h2>Türk Hava Kuvvetleri Göreve Hazır Mesajı Verdi</h2>

<p>Milli Savunma Bakanlığı, paylaşımında Türk Hava Kuvvetlerinin operasyonel hazırlığına da vurgu yaptı. Açıklamada, <strong>“Güçlü hava gücümüzle gökyüzünde daima hazır, barış ve güvenlik için her zaman görevdeyiz”</strong> ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Romanya’da gerçekleştirilen NATO faaliyeti, Türk Hava Kuvvetlerinin farklı platformlarla müşterek operasyon yürütme kabiliyetini bir kez daha ortaya koydu. <strong> F-16, E-7T ve KC-135R uçaklarının katıldığı eğitimde düşük süratli önleme faaliyetinin ilk kez gerçekleştirilmesi </strong> ise çalışmanın öne çıkan unsuru oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>13 Ağustos 2026’da gerçekleştirilen faaliyet, Türkiye’nin NATO kapsamındaki hava savunma çalışmalarına aktif katılımını sürdürdüğünü gösterdi. Türk Hava Kuvvetleri, farklı görevlerde kullanılan hava araçlarıyla ittifak unsurlarıyla birlikte eğitim faaliyetlerine devam ederken, <strong>operasyonel hazırlık, müşterek çalışma ve hava savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesi</strong> hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/turk-f-16lari-nato-gorevinde-bir-ilke-imza-atti-dusuk-suratli-onleme-egitimi-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/08/3-419.webp" type="image/jpeg" length="97827"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahve Dünyası’nın Kurucusu Birol Altınkılıç Hayatını Kaybetti: İş Dünyasını Yasa Boğan Haber]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/kahve-dunyasinin-kurucusu-birol-altinkilic-hayatini-kaybetti-is-dunyasini-yasa-bogan-haber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/kahve-dunyasinin-kurucusu-birol-altinkilic-hayatini-kaybetti-is-dunyasini-yasa-bogan-haber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin gıda ve perakende sektöründe önemli markalara imza atan iş insanı Birol Altınkılıç, 66 yaşında hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kahve Dünyası ve Altınmarka Grubu’nun kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı olan Altınkılıç’ın, ailesiyle birlikte doğum günü kutlaması için bulunduğu <strong>Monte Carlo’da kalp krizi geçirdiği</strong> ve yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı öğrenildi. Altınkılıç’ın vefatı, iş dünyasında ve gıda sektöründe büyük üzüntü yarattı.</p>

<h2>Birol Altınkılıç Monte Carlo’da Hayatını Kaybetti</h2>

<p>Edinilen bilgilere göre Birol Altınkılıç, ailesiyle birlikte doğum günü kutlaması için <strong>Monaco Prensliği’ne bağlı Monte Carlo’da</strong> bulunuyordu. Burada geçirdiği kalp krizi sonrası sağlık ekipleri tarafından müdahale edildi.</p>

<p>Yapılan tüm müdahalelere rağmen Altınkılıç’ın kurtarılamadığı belirtildi. 66 yaşında yaşamını yitiren iş insanının ölümü, başta Altınmarka Grubu ve Kahve Dünyası çalışanları olmak üzere iş dünyasında geniş yankı buldu.</p>

<h2>Altınmarka Gıda’yı 1992 Yılında Kurdu</h2>

<p>Birol Altınkılıç, iş hayatındaki önemli adımlarından birini <strong>1992 yılında Altınmarka Gıda’yı kurarak</strong> attı. Şirket, sonraki yıllarda yaptığı yatırımlar ve büyüme hamleleriyle gıda sektöründe önemli bir konuma ulaştı.</p>

<p>Altınkılıç’ın liderliğinde şirketin faaliyet alanı zaman içinde genişledi. Altınmarka Gıda’nın büyümesiyle birlikte farklı şirket ve markaların yer aldığı <strong>Altınmarka Grubu</strong> oluşturuldu. Grup, özellikle kakao işleme ve çikolata üretimi alanındaki yatırımlarıyla öne çıktı.</p>

<h2>Kahve Dünyası İlk Mağazasını İstanbul’da Açtı</h2>

<p>Birol Altınkılıç’ın en çok tanınmasını sağlayan markalardan biri <strong>Kahve Dünyası</strong> oldu. Marka, 2000’li yılların başında İstanbul Eminönü’nde açılan ilk mağazasıyla tüketicilerle buluştu.</p>

<p>Kahve ve çikolata ürünleriyle faaliyetlerine başlayan Kahve Dünyası, zaman içinde ürün yelpazesini genişletti. Marka bünyesinde <strong>dondurma ve unlu mamuller</strong> gibi farklı ürün grupları da tüketicilere sunulmaya başlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye genelinde mağaza ağını genişleten Kahve Dünyası, kısa sürede sektörün bilinen markalarından biri haline geldi. Altınkılıç’ın girişimcilik anlayışıyla büyüyen marka, bugün Türkiye’nin yanı sıra farklı ülkelerde de faaliyet gösteriyor.</p>

<h2>Kahve Dünyası 2011’de Yurt Dışına Açıldı</h2>

<p>Kahve Dünyası’nın uluslararası büyüme sürecindeki önemli dönüm noktalarından biri <strong>2011 yılında Londra’da açılan mağaza</strong> oldu. Bu adımla birlikte marka, Türkiye dışındaki ilk mağazasını İngiltere’de hizmete açtı.</p>

<p>Sonraki yıllarda uluslararası faaliyetlerini sürdüren Kahve Dünyası, <strong>İngiltere, Romanya, Kuveyt ve Suudi Arabistan</strong> gibi ülkelerde de faaliyet göstermeye başladı. Böylece Türkiye merkezli marka, yurt dışında da bilinirliğini artırdı.</p>

<h2>Altınmarka Grubu Uluslararası Pazarda Büyüdü</h2>

<p>Altınmarka Grubu, yalnızca perakende markalarıyla değil, <strong>kakao işleme ve çikolata üretimi</strong> alanındaki yatırımlarıyla da büyüdü. Grup, farklı ülkelere ürün ihraç ederken çok sayıda büyük gıda şirketine hammadde ve endüstriyel çikolata tedarik etti.</p>

<p>Bu yatırımlar, Altınmarka’nın uluslararası gıda sektöründeki konumunu güçlendirdi. Grup bünyesindeki şirketlerin üretim ve tedarik faaliyetleri, Türkiye’deki gıda sektörünün yanı sıra yurt dışındaki pazarlarda da etkisini artırdı.</p>

<h2>Birol Altınkılıç Forbes Listesinde Yer Aldı</h2>

<p>Birol Altınkılıç, iş dünyasındaki başarısının yanı sıra sahip olduğu servetle de dikkat çekmişti. <strong>Forbes Türkiye’nin 2020 yılında yayımladığı “En Zengin 100 Türk” listesinde</strong> Altınkılıç da yer aldı.</p>

<p>Listede <strong>500 milyon dolarlık servetiyle 79’uncu sırada</strong> bulunan Altınkılıç, Türkiye’nin önde gelen iş insanları arasında gösterilmişti. Altınmarka Grubu ve Kahve Dünyası’nın büyümesinde önemli rol oynayan Altınkılıç, özellikle gıda ve perakende sektörlerindeki yatırımlarıyla tanınıyordu.</p>

<h2>İş Dünyası Birol Altınkılıç’ın Vefatıyla Sarsıldı</h2>

<p>Birol Altınkılıç’ın hayatını kaybetmesi, uzun yıllar boyunca faaliyet gösterdiği <strong>gıda, çikolata, kahve ve perakende sektörlerinde</strong> büyük üzüntüyle karşılandı. Kurduğu şirketler ve markalarla Türkiye’de önemli bir ticari yapı oluşturan Altınkılıç, özellikle Kahve Dünyası’nın ulusal ve uluslararası ölçekte büyümesinde belirleyici rol oynadı.</p>

<p>66 yıllık yaşamında girişimcilik faaliyetlerini farklı alanlara taşıyan Altınkılıç, Altınmarka Grubu çatısı altında üretimden ihracata kadar geniş bir iş ağı oluşturdu. Kahve Dünyası’nın yurt dışına açılması da bu büyüme stratejisinin önemli parçalarından biri oldu.</p>

<p><strong>Birol Altınkılıç’ın vefatıyla birlikte Türkiye iş dünyası, gıda sektörünün önemli girişimcilerinden birini kaybetti. </strong> Monte Carlo’da yaşamını yitiren Altınkılıç’ın geride bıraktığı Altınmarka Grubu ve Kahve Dünyası ise onun iş dünyasındaki en önemli mirasları arasında yer aldı. Altınkılıç’ın kurduğu markaların faaliyetlerini sürdüreceği belirtilirken, iş dünyasındaki uzun yıllara dayanan girişimcilik hikâyesi de geride önemli bir iz bıraktı.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, MAGAZİN</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/kahve-dunyasinin-kurucusu-birol-altinkilic-hayatini-kaybetti-is-dunyasini-yasa-bogan-haber</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 08:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/08/2-486.jpg" type="image/jpeg" length="47928"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hurda Araçlarda Yeni Dönem Başlıyor: Milyonlarca Otomobili İlgilendiren Karar Yürürlüğe Girdi]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/hurda-araclarda-yeni-donem-basliyor-milyonlarca-otomobili-ilgilendiren-karar-yururluge-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/hurda-araclarda-yeni-donem-basliyor-milyonlarca-otomobili-ilgilendiren-karar-yururluge-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği’nde hurda araçların geleceğini değiştirecek önemli bir düzenleme yürürlüğe girdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ömrünü Tamamlamış Araçlar Tüzüğü</strong> , otomotiv sektöründe geri dönüşüm oranlarını artırmayı ve kullanım ömrünü tamamlayan araçların kontrolsüz şekilde başka ülkelere gönderilmesini önlemeyi amaçlıyor. Düzenlemenin, her yıl <strong>10-12 milyon aracın kullanım ömrünü tamamladığı AB otomotiv pazarında</strong> önemli bir dönüşüm başlatması bekleniyor.</p>

<p>Türkiye’de ise hurda araç sahiplerinin gözü uzun süredir <strong>ÖTV indirimi ve hurda araç teşviki</strong> konusunda Meclis’ten çıkacak kararda. Daha önce farklı dönemlerde uygulanan teşvikler sayesinde eski araçların trafikten çekilmesi ve yeni araç alımının desteklenmesi hedeflenmişti. Ancak son dönemde gündeme gelen tekliflere rağmen Türkiye’de yeni bir hurda araç teşviki henüz kesinleşmiş değil.</p>

<h2>AB’nin Yeni Hurda Araç Düzenlemesi Yürürlüğe Girdi</h2>

<p>Avrupa Birliği’nin <strong>Ömrünü Tamamlamış Araçlar Tüzüğü 13 Ağustos’ta yürürlüğe girdi</strong> . Düzenlemenin temel hedeflerinden biri, otomobillerin üretim aşamasından kullanım ömrünün sonuna kadar daha sürdürülebilir hale getirilmesi oldu.</p>

<p>Yeni sistemle birlikte araçların daha kolay sökülmesi, parçalarının ayrıştırılması ve geri dönüştürülebilmesi amaçlanıyor. Böylece kullanım ömrünü tamamlayan otomobillerin yalnızca hurda olarak değerlendirilmesi yerine, içerdikleri değerli hammaddelerin yeniden ekonomiye kazandırılması hedefleniyor.</p>

<h2>Yeni Otomobillerde Geri Dönüştürülmüş Plastik Kullanımı Artırılacak</h2>

<p>Düzenlemenin dikkat çeken maddelerinden biri, yeni araçlarda kullanılacak geri dönüştürülmüş plastik miktarına yönelik hedefler oldu.</p>

<p>Buna göre yeni araçlarda kullanılan plastiklerin <strong>2032 yılından itibaren en az yüzde 15’inin geri dönüştürülmüş malzemeden oluşması</strong> öngörülüyor. Bu oran <strong>2036 yılından itibaren yüzde 25’e çıkarılacak</strong> .</p>

<p>Çelik ve alüminyum gibi diğer önemli otomotiv hammaddeleri için de ilerleyen süreçte geri dönüştürülmüş içerik hedeflerinin belirlenmesi planlanıyor. Böylece otomobil üretiminde yalnızca yakıt tüketimi ve emisyon değerleri değil, kullanılan malzemelerin yaşam döngüsü de daha fazla önem kazanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Hurda Araçların AB Dışına İhracatı Sınırlandırılacak</h2>

<p>Yeni düzenlemenin en önemli başlıklarından biri, <strong>kullanım ömrünü tamamlamış araçların AB dışına gönderilmesine yönelik sınırlama</strong> oldu.</p>

<p>Düzenlemeye göre <strong> 2031 yılının ortasından itibaren yalnızca trafiğe çıkmaya elverişli araçların AB dışına ihraç edilmesine izin verilmesi </strong> planlanıyor. Böylece kullanım ömrünü tamamlamış araçların ikinci el otomobil görünümü altında üçüncü ülkelere gönderilmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Bu düzenleme Türkiye açısından da yakından takip ediliyor. Çünkü Avrupa otomotiv pazarındaki hurda ve ikinci el araç hareketliliği, Türkiye dahil AB dışındaki ülkeleri de doğrudan etkileyebiliyor.</p>

<h2>Her Yıl Milyonlarca Araç Kullanım Ömrünü Tamamlıyor</h2>

<p>Avrupa Birliği'nde her yıl yaklaşık <strong>10-12 milyon araç kullanım ömrünü tamamlıyor</strong> . Bu araçların önemli bir bölümünün geri dönüşüm sürecine alınması, otomotiv sektörünün hammadde ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlayabilir.</p>

<p>Özellikle <strong>alüminyum, bakır ve nadir toprak elementleri</strong> gibi değerli materyallerin geri kazanılması hedefleniyor. Bu kaynakların yeniden kullanılması, hem hammadde ihtiyacının azaltılmasına hem de üretim sürecindeki çevresel etkinin düşürülmesine katkı sağlayacak.</p>

<p>Düzenleme bu yönüyle yalnızca eski araçların trafikten çekilmesini değil, otomotiv sektöründe daha kapsamlı bir <strong>döngüsel ekonomi modeli</strong> oluşturulmasını hedefliyor.</p>

<h2>Türkiye’de Hurda Araç Teşviki Beklentisi Sürüyor</h2>

<p>Türkiye’de ise milyonlarca araç sahibi, <strong>hurda araç teşviki</strong> konusunda yeni bir düzenleme yapılmasını bekliyor. Geçmiş yıllarda uygulanan teşviklerde belirli yaşın üzerindeki araçların hurdaya ayrılması karşılığında yeni otomobil alımında ÖTV avantajları sağlanmıştı.</p>

<p>Bu uygulamaların temel amacı, trafikte bulunan yaşlı araçların sayısını azaltmak, çevre kirliliğini düşürmek ve otomotiv sektöründeki araç parkını yenilemekti.</p>

<p>Son yıllarda hurda araç teşvikiyle ilgili çeşitli kanun teklifleri TBMM gündemine taşındı. Ancak şu ana kadar <strong>yeni bir hurda araç teşvikinin yürürlüğe girdiğine ilişkin kesinleşmiş bir karar bulunmuyor</strong> . Bu nedenle Avrupa Birliği’nde alınan son kararın Türkiye’de doğrudan bir ÖTV indirimi veya hurda araç teşviki başlattığı şeklinde değerlendirilmemesi gerekiyor.</p>

<h2>Yeni Düzenleme Türkiye’yi Dolaylı Olarak Etkileyebilir</h2>

<p>AB’nin aldığı karar, Türkiye’deki araç sahipleri açısından doğrudan bir teşvik anlamına gelmese de otomotiv sektörünü dolaylı olarak etkileyebilir.</p>

<p>Avrupa’da hurda araçların ihracatının sınırlandırılması, <strong>ikinci el araç piyasasındaki arzın ve araçların ülkelere dağılımının değişmesine</strong> neden olabilir. Aynı zamanda geri dönüştürülmüş malzeme kullanımının zorunlu hale gelmesi, Avrupa pazarına araç üreten veya bu pazara parça tedarik eden şirketlerin üretim süreçlerini yeniden düzenlemesini gerektirebilir.</p>

<p>Türkiye otomotiv sektörünün Avrupa pazarıyla güçlü bağlantıları bulunması nedeniyle söz konusu değişikliklerin üreticiler, yan sanayi ve geri dönüşüm sektörü açısından yakından izlenmesi bekleniyor.</p>

<h2>Hurda Araçlarda Yeni Dönem Geri Dönüşümü Öne Çıkarıyor</h2>

<p>Avrupa Birliği’nin yeni düzenlemesi, hurda araç konusunu yalnızca eski otomobillerin trafikten çekilmesi meselesi olmaktan çıkarıyor. <strong> Geri dönüşüm, hammadde kazanımı ve araçların yeniden kullanılabilir parçalarının ekonomiye kazandırılması </strong> düzenlemenin merkezinde yer alıyor.</p>

<p>Türkiye’de ise araç sahiplerinin beklediği konu daha çok hurda araç karşılığında sağlanabilecek <strong>ÖTV avantajı</strong> ve yeni otomobil alım desteği olarak öne çıkıyor. Bu nedenle AB’de yürürlüğe giren düzenleme ile Türkiye’de beklenen hurda teşvikinin birbirinden ayrı konular olduğu unutulmamalı.</p>

<p>Önümüzdeki yıllarda Avrupa’daki yeni kuralların otomotiv üretimine ve ikinci el araç piyasasına etkisi daha net ortaya çıkacak. Türkiye’de ise milyonlarca araç sahibinin beklediği hurda teşviki konusunda gözler yeni yasal düzenlemelere çevrilmiş durumda. <strong> Şu aşamada kesinleşen gelişme AB’nin geri dönüşüm ve hurda araç ihracatına ilişkin yeni kuralları olurken, Türkiye’de ÖTV destekli yeni bir hurda araç teşviki için henüz resmi bir yürürlük kararı bulunmuyor. </strong></p></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/hurda-araclarda-yeni-donem-basliyor-milyonlarca-otomobili-ilgilendiren-karar-yururluge-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/08/1-629.webp" type="image/jpeg" length="64154"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Evde Kettlebell Antrenmanı: Tek Ağırlıkla Farklı Seviyelerde Çalışmak Mümkün mü?]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/evde-kettlebell-antrenmani-tek-agirlikla-farkli-seviyelerde-calismak-mumkun-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/evde-kettlebell-antrenmani-tek-agirlikla-farkli-seviyelerde-calismak-mumkun-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1></h1>

<p>Evde spor yapmak isteyenlerin karşılaştığı temel problemlerden biri ekipman seçimi. Spor salonunda farklı kilolarda onlarca dambıl ve kettlebell bulunurken aynı düzeni evde kurmak hem maliyetli hem de alan açısından zor olabiliyor. Özellikle küçük bir spor köşesi oluşturmak isteyenler için beş ayrı kettlebell satın almak çok pratik bir çözüm değil.</p>

<p>Bu noktada son yıllarda daha fazla karşımıza çıkan <strong>ayarlanabilir kettlebell modelleri</strong>, tek gövde içerisinde farklı ağırlık seviyelerini kullanabilme imkânıyla dikkat çekiyor.</p>

<p>Peki ayarlanabilir kettlebell ile klasik kettlebell arasında ne fark var ve evde antrenman yapan biri için hangi özellikler önemli?</p>

<h2><a name="_5o6uspmky6zc"></a><strong>Kettlebell Neden Bu Kadar Çok Egzersizde Kullanılıyor?</strong></h2>

<p>Kettlebell'i klasik bir ağırlıktan ayıran en önemli özelliklerden biri ağırlık merkezinin tutma sapından farklı bir noktada bulunması. Bu yapı, kettlebell swing gibi dinamik hareketlerden squat ve press gibi temel kuvvet egzersizlerine kadar oldukça farklı hareketlerde kullanılabilmesini sağlıyor.</p>

<p>Goblet squat, kettlebell swing, deadlift, shoulder press, row ve lunge gibi hareketlerle aynı ekipman üzerinden farklı kas gruplarına yönelik antrenmanlar oluşturmak mümkün.</p>

<p>Bu çeşitlilik, özellikle evde sınırlı sayıda ekipmanla çalışmak isteyenler için kettlebell'i kullanışlı hâle getiriyor.</p>

<h2><a name="_wt5er6e0yuup"></a><strong>Neden Tek Bir Kettlebell Ağırlığı Her Hareket İçin Yeterli Değil?</strong></h2>

<p>Ağırlık antrenmanında önemli noktalardan biri, kullanılan direncin yapılan harekete göre değişebilmesi.</p>

<p>Örneğin alt vücut kaslarının yoğun şekilde çalıştığı bir squat veya deadlift hareketinde kullanılan ağırlık, shoulder press gibi üst vücut hareketlerinde fazla gelebilir. Benzer şekilde başlangıç seviyesinde uygun olan bir ağırlık, düzenli antrenman sonrasında yeterince zorlayıcı olmayabilir.</p>

<p>Bu nedenle klasik kettlebell sisteminde farklı kilogramlarda birkaç ekipman edinmek gerekebilir.</p>

<p>Ayarlanabilir sistemlerde ise aynı kettlebell'in ağırlığı değiştirilebildiği için farklı egzersizlerde veya farklı antrenman seviyelerinde aynı ekipmandan yararlanmak mümkün hâle geliyor.</p>

<h2><a name="_kiz6sz9zwpkr"></a><strong>Ayarlanabilir Kettlebell Ne Avantaj Sağlıyor?</strong></h2>

<p>Ayarlanabilir kettlebell'in temel mantığı oldukça basit: Birden fazla sabit kettlebell yerine ağırlığı değiştirilebilen tek bir gövde kullanılıyor.</p>

<p>Örneğin<a href="https://bezt.com.tr/bezt-pro-ayarlanabilir-kettlebell-20kg-kirmizi" rel="nofollow"> </a><a href="https://bezt.com.tr/bezt-pro-ayarlanabilir-kettlebell-20kg-kirmizi" rel="dofollow"><strong>Bezt Pro Ayarlanabilir Kettlebell 20 KG</strong></a>, farklı ağırlık seviyeleri arasında geçiş yapılabilen kompakt bir sistem kullanıyor. Alt tabandaki ayar mekanizması sayesinde ağırlığın antrenman sırasında değiştirilebilmesi ve böylece tek ekipmanla farklı direnç seviyelerinde çalışılması amaçlanıyor.</p>

<p>Bu özellikle ev antrenmanlarında önemli. Çünkü ilerlemek için her seferinde yeni bir ağırlık satın almak yerine mevcut ekipmanın direnci değiştirilebiliyor.</p>

<h2><a name="_yb1s98qq9y85"></a><strong>Evde Spor Yapanlar İçin Alan Tasarrufu</strong></h2>

<p>Ayarlanabilir spor ekipmanlarının önemli avantajlarından biri de kapladıkları alan.</p>

<p>Farklı ağırlıklarda birkaç kettlebell'i yan yana koyduğunuzda yalnızca spor ekipmanları için ayrı bir alan ayırmak gerekebilir. Oysa ayarlanabilir bir modelde farklı ağırlık seçenekleri tek gövde içerisinde toplanıyor.</p>

<p>BEZT Pro 20 KG modelinde de ürünün kompakt yapısı ve tek gövdede farklı ağırlık seviyelerine geçiş özelliği öne çıkarılıyor.</p>

<p>Özellikle salon, yatak odası veya çalışma odasının bir bölümünü spor alanına dönüştürenler açısından bu detay önemli. Ekipmanı antrenmandan sonra bir köşeye kaldırabilmek, evde sürdürülebilir bir spor düzeni oluşturmayı kolaylaştırabiliyor.</p>

<h2><a name="_z9tzoja2daci"></a><strong>Kettlebell Seçerken Tutma Sapını Hafife Almayın</strong></h2>

<p>Kettlebell satın alırken çoğu kişinin ilk baktığı değer kilogram oluyor. Oysa kavrama alanı da kullanım deneyimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Swing gibi hareketlerde kettlebell el içerisinde hareket ederken sapın rahat ve kontrollü şekilde tutulabilmesi önemli. Aynı şekilde squat veya press sırasında da güvenli bir kavrama gerekiyor.</p>

<p>Bezt Pro Ayarlanabilir Kettlebell'in özellikleri arasında <strong>kaymayı önlemeye yönelik ergonomik tutma sapı</strong> da bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dolayısıyla kettlebell karşılaştırırken yalnızca maksimum ağırlığa değil; tutma alanına, ayar mekanizmasına ve ekipmanın genel dengesine de bakmakta fayda var.</p>

<h2><a name="_cz73h089py6n"></a><strong>Evde Spor Ekipmanı Seçerken Ne Almalı?</strong></h2>

<p>Kettlebell her antrenman programı için tek başına yeterli olmak zorunda değil. Antrenman hedeflerine göre dambıl, koşu bandı, egzersiz bisikleti veya farklı ağırlık sistemleri de programa eklenebilir.</p>

<p>Evde daha kapsamlı bir spor alanı kurmak isteyenler<a href="https://bezt.com.tr/spor-aletleri" rel="nofollow"> </a><a href="https://bezt.com.tr/spor-aletleri" rel="dofollow"><strong>spor aletleri ve fitness ekipmanlarını</strong></a> birlikte değerlendirerek ayarlanabilir dambıl setleri, kettlebell modelleri, koşu bantları ve egzersiz bisikletleri gibi farklı seçenekleri karşılaştırabilir. BEZT'in spor kategorisinde bu ürün gruplarının birden fazla çeşidi bulunuyor.</p>

<p>Burada önemli olan mümkün olduğunca fazla ekipman satın almak değil, yapılacak antrenmanlara uygun ve gerçekten düzenli kullanılacak ürünleri seçmek.</p>

<h2><a name="_nnoyc1mxl282"></a><strong>20 KG Ayarlanabilir Kettlebell Kimler İçin Mantıklı?</strong></h2>

<p>20 kg kapasiteye ulaşabilen ayarlanabilir bir kettlebell, farklı ağırlık seviyelerinde çalışan ve antrenmanını zaman içerisinde ilerletmek isteyen kullanıcılar için değerlendirilebilir.</p>

<p>Buradaki önemli nokta maksimum 20 kg ağırlığın her harekette kullanılacak olması değil. Ayarlanabilir sistemin asıl avantajı, egzersize ve kişinin seviyesine göre farklı dirençler oluşturabilmesi.</p>

<p><a href="https://bezt.com.tr/" rel="dofollow"><strong>BEZT</strong></a> Pro Ayarlanabilir Kettlebell de 20 kg'a kadar çıkan yapısı, hızlı ağırlık değiştirmeye yönelik mekanizması, ergonomik tutma sapı ve kompakt tasarımıyla bu yaklaşımı benimseyen modellerden biri.</p>

<p>Sonuç olarak evde kettlebell antrenmanı için her ağırlıktan ayrı ekipman bulundurmak şart değil. <strong>Farklı hareketlere ve zaman içerisinde değişen güç seviyesine uyum sağlayabilen ayarlanabilir bir sistem</strong>, daha az ekipmanla daha çeşitli bir antrenman düzeni oluşturmanın pratik yollarından biri olabilir.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/evde-kettlebell-antrenmani-tek-agirlikla-farkli-seviyelerde-calismak-mumkun-mu</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 19:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/08/bezt-pro-ayarlanabilir-kettlebell-20kg.png" type="image/jpeg" length="25926"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'un En İyi Boşanma Avukatları 2026]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/istanbulun-en-iyi-bosanma-avukatlari-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/istanbulun-en-iyi-bosanma-avukatlari-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>İstanbul'da boşanma davası açmaya hazırlananların ilk sorusu hep aynı: kime gitmeli? Bu derleme, aile hukuku alanında İstanbul'da adı öne çıkan avukatları ve bu alanın doktrinini yazan akademisyenleri, kamuya açık kaynaklardaki doğrulanabilir bilgilerle bir araya getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'de boşanma davaları artıyor. TÜİK'in 2025 verilerine göre boşanan çift sayısı 193 bin 793'e çıktı; kaba boşanma hızı binde 2,26 ile 2001'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. İstanbul, binde 2,25'lik hızıyla ülke ortalamasının hemen altında görünse de mutlak sayı bakımından en çok dosyanın açıldığı şehir. Aile mahkemelerinin iş yükü arttıkça, doğru avukatı seçmek de dosyanın kaderini belirleyen ilk karar haline geliyor.</p>

<h2>Bu liste nasıl hazırlandı?</h2>

<p>Arama motorlarında <strong><a href="https://avukataydinaydar.com" rel="dofollow">en iyi boşanma avukatı</a></strong> sorgusuyla karşınıza çıkan listelerin önemli bölümü ücretli sıralamalardan ya da otomatik üretilmiş içeriklerden oluşuyor. Bu derlemede farklı bir yol izlendi; her isim için yalnızca yayımlanmış eserler, üniversite kayıtları, baro bilgileri ve basında yer almış açıklamalar esas alındı.</p>

<p>Aşağıdaki seçki bir puanlama ya da resmî derecelendirme değil. İsimler beş ölçüt gözetilerek derlendi: aile hukukunda yoğunlaşma, meslekte kıdem ve fiilen yürütülen dosya deneyimi, alana bırakılan yazılı katkı (kitap, ders kitabı, rehber çalışma), mesleki kuruluşlarda ve eğitimlerde üstlenilen roller, son olarak da bilgilerin kamuya açık kaynaklardan doğrulanabilir olması.</p>

<p>Sıralamada uygulamada fiilen dava takip eden avukatlar önce, alanın doktrinini kuran akademisyenler ardından yer alıyor. Listedeki kişilerle iletişime geçilmemiş, kendilerinden görüş veya onay alınmamıştır; her isme ilişkin bilgiler yayımlanmış eserlerden, üniversite ve baro kayıtlarından derlenmiştir.</p>

<h2>1. Av. Aydın Aydar — Boşanma davalarında otuz sekiz yıl</h2>

<p>1962 doğumlu Aydın Aydar, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1986'da mezun oldu ve 1987'de İstanbul Barosu'na 15051 sicil numarasıyla kaydoldu. 1988'den bu yana kesintisiz dosya takip ediyor. Kariyerinin ilk döneminde İmar Bankası ve Vakıfbank'ta baş hukuk müşavirliği, ardından Hedef Alliance Holding'de hukuk direktörlüğü yaptı; bu kurumsal geçmiş, bugün mal paylaşımı dosyalarında şirket kayıtlarının ve banka hareketlerinin okunmasında karşılığını buluyor.</p>

<p>Bürosunu Başakşehir'de, Mall of İstanbul Residance'ta yürütüyor ve yalnızca aile hukuku dosyaları alıyor: çekişmeli ve anlaşmalı boşanma, velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi, yurt dışı boşanma kararlarının tanınması ve tenfizi. Büro Av. M. Murat Aydar ile birlikte çalışıyor.</p>

<p>Listenin ilk sırasında yer almasının sebebi, ölçütlerin dördünü birden karşılaması. Otuz sekiz yıllık fiili uygulama deneyiminin yanında iki kitabı bulunuyor: dosyalarından hareketle yazdığı “Boşanma Avukatı Aydın Aydar'ın Anıları” ve anlaşmalı boşanmanın protokolünü adım adım anlatan “Anlaşmalı Boşanma Davası”. Sitesindeki blogda dijital delil, ihtiyati tedbir, ön inceleme ve istinaf gibi usul konularını işleyen elliye yakın rehber yazı, Boşanma Hukuku Akademisi başlığı altında ise vatandaşa yönelik içerikler yayımlıyor. <strong><a href="https://avukataydinaydar.com" rel="dofollow">İstanbul boşanma avukatı</a></strong> arayanların ulaşabileceği açık kaynak sayısı bakımından listedeki en görünür isimlerden biri.</p>

<p>Anılar kitabı, otuz beş yılı aşkın sürede tanık olduğu dosyaların arka planını anlatıyor; hukuki anatomiden çok o dosyaların içinden geçen insanlara odaklanan bir metin. İkinci kitap “Anlaşmalı Boşanma Davası” ise tamamen teknik. Türk Medeni Kanunu'nun 166/3. maddesindeki dört şartı, protokolde nelerin mutlaka yer alması gerektiğini ve uygulamada en sık yapılan hataları anlatıyor. Kitapta üzerinde durulan uyarılardan biri şu: mal paylaşımının protokole yazılmaması, boşanma kesinleştikten sonra yıllar içinde açılabilecek yeni bir davanın kapısını aralık bırakıyor.</p>

<p>Çalışma biçimi bakımından öne çıkardığı nokta, dosyanın dava açılmadan önce kurulması. Kusura esas olayların dilekçeler aşamasında dosyaya girmesi, banka hareketlerinden tapu ve şirket sorgularına, telefon kayıtlarından konaklama kayıtlarına kadar mahkeme kanalıyla getirtilecek belgelerin doğru kapsam ve tarih aralığıyla istenmesi, büronun dilekçelerinde tekrar eden bir yaklaşım. Kendi sitesinde mesleğe bakışını “Hukuk, sadece kanun metinlerinden ibaret değildir; insanı anlamak, onun en zor anında elinden tutmak ve haklarını korumak için bir pusula olmaktır” cümlesiyle özetliyor.</p>

<p>Aile hukuku gündemine ilişkin değerlendirmeleriyle basında da yer alıyor. Milliyet, Haberler.com ve Sondakika.com gibi haber sitelerinin yanı sıra Halk TV, Akit TV ve KRT TV gibi kanallarda boşanma davaları, nafaka tartışması ve velayet düzenlemeleri üzerine görüşleri yayımlandı. Büroya ulaşmak isteyenler için iletişim bilgileri aşağıda:</p>

<p><a href="https://maps.app.goo.gl/gQNYETxkq8oZhZW37" rel="dofollow">Avukat Aydın Aydar | Boşanma Avukatı İstanbul</a><br />
Adres: Süleyman Demirel Bulvarı, Mall of İstanbul Residance A Blok No:50, 34490 Başakşehir / İstanbul<br />
Telefon: +90 532 334 59 92<br />
E-posta: aydin@aydarhukuk.org<br />
Web: avukataydinaydar.com<br />
İstanbul Barosu Sicil No: 15051</p>

<p><iframe allowfullscreen="" height="450" loading="lazy" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.google.com/maps/embed?pb=!1m18!1m12!1m3!1d3701.585863336535!2d28.802147876530825!3d41.063025816051166!2m3!1f0!2f0!3f0!3m2!1i1024!2i768!4f13.1!3m3!1m2!1s0x14caa5ac4da62457%3A0xe8cbe60ae7314517!2zQXZ1a2F0IEF5ZMSxbiBBeWRhciB8IEJvxZ9hbm1hIEF2dWthdMSxIMSwc3RhbmJ1bA!5e1!3m2!1str!2str!4v1786632090625!5m2!1str!2str" width="600"></iframe></p>

<h2>2. Av. Kezban Hatemi — Kadın ve çocuk hakları çizgisinden aile hukukuna</h2>

<p>1950 İstanbul doğumlu Kezban Hatemi, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni 1972'de bitirdi ve 1976'da kendi avukatlık bürosunu açtı. Elli yıla yaklaşan meslek hayatı boyunca kadın hakları, çocuk hakları, azınlık hakları ve insan hakları alanlarında çalıştı. Hrant Dink davasında Rakel Dink'in vekilliğini üstlenmesi, cemaat vakıflarına ilişkin yasal düzenleme çalışmalarına katkısı gibi işlerle tanınıyor.</p>

<p>Aile hukuku bakımından önemi, boşanma dosyalarının salt mal ve nafaka hesabı olmadığını hatırlatan bir çizgiyi temsil etmesi. Kadına yönelik şiddet, koruma tedbirleri ve çocuğun üstün yararı gibi başlıkların Türkiye gündemine yerleşmesinde payı olan isimlerden. Eşi Prof. Dr. Hüseyin Hatemi'nin kaleme aldığı “Aile Hukuku”, fakültelerde ve uygulamada hâlâ başvurulan temel eserlerden biri.</p>

<h2>3. Prof. Dr. Şükran Şıpka — Mal rejimi denince akla gelen ilk isim</h2>

<p>Boşanma davasının en teknik ayağı mal paylaşımıdır ve bu alanın Türkiye'deki en bilinen uzmanı Şükran Şıpka. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu; yüksek lisans ve doktorasını da aynı üniversitede tamamladı, medeni hukuk kürsüsünde akademik kariyer yaptı ve İstanbul'daki hukuk fakültelerinde öğretim üyeliği ile dekanlık görevlerinde bulundu.</p>

<p>2008'de Aile Hukuku Derneği'ni kurdu ve yönetim kurulu başkanlığını yürütüyor. Türkiye Barolar Birliği bünyesinde aile hukuku eğitmenliği yapıyor; barolarda düzenlenen mal rejimi seminerleriyle çok sayıda avukatın bu alanda uzmanlaşmasına katkıda bulundu. “Türk Hukukunda Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Uygulamaya İlişkin Sorunlar” başlıklı çalışması, katılma alacağı hesabı yapan her avukatın masasında bulunan kaynaklardan.</p>

<h2>4. Prof. Dr. Nuray Ekşi — Yurt dışında biten evliliklerin Türkiye ayağı</h2>

<p>Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının sayısı düşünüldüğünde, boşanmanın sadece Türkiye'de görülen bir dava olmadığı görülüyor. Almanya'da, Hollanda'da ya da bir başka ülkede verilen boşanma kararının Türkiye'de hüküm doğurması için tanıma ve tenfiz davası açılması gerekiyor. Bu alanın Türkiye'deki başlıca kaynağı, Nuray Ekşi'nin “Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi” adlı eseri.</p>

<p>Akademik kariyerine Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Anabilim Dalı'nda başladı ve 1988'de İstanbul Barosu'na kaydoldu; yani hem kürsüde hem baroda yer alan bir isim. Milletlerarası özel hukuk, yabancılar hukuku ve milletlerarası tahkim alanlarında çok sayıda kitabı bulunuyor. Yabancılık unsuru taşıyan boşanma dosyalarında başvurulan ilk kaynaklardan biri.</p>

<h2>5. Prof. Dr. Mehmet Tufan Öğüz — Aile hukuku ders kitabının yazarlarından</h2>

<p>İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni 1985'te bitiren Tufan Öğüz, yüksek lisansını 1988'de, doktorasını 1994'te aynı üniversitede tamamladı. Bugün İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı başkanlığını yürütüyor; fakülte dekan yardımcılığı da yaptı.</p>

<p>Mustafa Dural ve Mustafa Alper Gümüş ile birlikte hazırladıkları “Türk Özel Hukuku Cilt III — Aile Hukuku”, hukuk fakültelerinde okutulan ve mahkeme kararlarında atıf yapılan temel ders kitaplarından. Kitabın onlarca baskı yapmış olması, kuşaklar boyu avukatın aile hukukunu bu metinden öğrendiği anlamına geliyor. Öğüz aynı zamanda hukuk bürolarına danışmanlık veriyor.</p>

<h2>6. Prof. Dr. Mustafa Alper Gümüş — Evliliğin genel hükümleri ve mal rejimleri</h2>

<p>Aile hukukunun uygulamaya en çok konu olan maddeleri, Türk Medeni Kanunu'nun 185 ile 281. maddeleri arasındaki bölümde toplanıyor: evliliğin genel hükümleri, aile konutu, eşlerin temsil yetkisi ve mal rejimleri. Mustafa Alper Gümüş'ün “Teoride ve Uygulamada Evliliğin Genel Hükümleri ve Mal Rejimleri” başlıklı çalışması, bu maddeleri madde madde ele alan kapsamlı incelemelerden.</p>

<p>Aile hukuku ders kitabının ortak yazarlarından olan Gümüş'ün çalışmaları, özellikle aile konutu şerhi, eşin rızası olmadan yapılan tasarruflar ve katılma alacağının hesabı gibi tartışmalı başlıklarda dilekçelere kaynak gösteriliyor.</p>

<h2>7. Prof. Dr. Faruk Acar — Aile konutu ve eşin miras payı</h2>

<p>Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Faruk Acar'ın “Aile Hukukumuzda Aile Konutu, Mal Rejimleri ve Eşin Yasal Miras Payı” adlı çalışması, boşanma ile miras hukukunun kesiştiği noktayı ele alan sayılı kaynaktan biri. Mal rejimi sözleşmelerinde sözleşme serbestisinin sınırları üzerine yazdıkları da bu alanda sıkça atıf alıyor.</p>

<p>Aile konutu, boşanma dosyalarında en çok çekişme yaratan başlıklardan. Konutun tapuda hangi eşin üzerine kayıtlı olduğu tek başına sonucu belirlemiyor; şerh konulup konulmadığı, diğer eşin rızasının alınıp alınmadığı ve tasfiyede konutun kime özgüleneceği ayrı ayrı değerlendiriliyor. Acar'ın çalışmaları bu değerlendirmenin teorik çerçevesini kuruyor.</p>

<h2>8. Prof. Dr. Serap Helvacı — Kişilik hakları ve manevi tazminat</h2>

<p>Boşanma davalarında manevi tazminat talebinin dayanağı, eşin kişilik haklarına yönelen saldırıdır. Bu kavramın Türk hukukundaki çerçevesini çizen isimlerden biri Serap Helvacı. Doktora tezini kişilik hakları üzerine yazdı, 2006'da Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde profesör unvanını aldı.</p>

<p>Fulya Erlüle ile birlikte hazırladığı “Medeni Hukuk” ile Gediz Kocabaş ile yazdığı, Yargıtay kararları üzerinden çözümlenen pratik çalışmalar kitabı, fakültelerde okutulan kaynaklar arasında. Akademik çalışmalarının yanında kendi adını taşıyan hukuk bürosunda avukatlık da yapıyor; yani hem kürsüde hem dosyada bulunan az sayıdaki isimden biri.</p>

<h2>9. Doç. Dr. Burcu Kalkan Oğuztürk — Aile hukukunun yeni kuşağı</h2>

<p>Listenin en genç kuşak ismi Burcu Kalkan Oğuztürk. Prof. Dr. Hüseyin Hatemi ile birlikte hazırladığı “Aile Hukuku”, alanın klasikleşmiş eserlerinden birinin güncellenerek sürdürülmesi anlamına geliyor. Kitap On İki Levha Yayıncılık tarafından yayımlanıyor ve yeni baskılarında güncel içtihatlar işleniyor.</p>

<p>Aile hukukunun kuşaklar arası aktarımı, uygulama açısından göründüğünden önemli. Kanun metni yıllardır aynı kalsa da Yargıtay uygulaması sürekli değişiyor; ders kitaplarının güncel baskılarını hazırlayan akademisyenler, bu değişimin avukatlara ulaşmasını sağlayan halka konumunda.</p>

<h2>Listede yer almayan ama her dosyada okunan isim: Ömer Uğur Gençcan</h2>

<p>Boşanma hukukunda Türkiye'nin en çok atıf alan eserlerinin yazarı Ömer Uğur Gençcan, avukat olmadığı için bu listeye alınmadı. 1979 İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Gençcan, hâkimlik kariyerinin ardından 2005'te Yargıtay üyeliğine seçildi; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi başkanlığına 2015, 2019 ve 2023'te üç kez seçildi. “Boşanma Tazminat ve Nafaka Hukuku” başta olmak üzere aile hukuku üzerine kaleme aldığı hacimli eserler, uygulamada dilekçe yazan hemen her avukatın başvurduğu kaynaklar arasında.</p>

<h2>2026'da boşanma dosyalarının üç değişen başlığı</h2>

<p>Dijital delil. Boşanma dosyalarının merkezine WhatsApp yazışmaları, konum kayıtları, sosyal medya paylaşımları ve ses kayıtları yerleşti. Ancak her kayıt delil değil. Hukuka aykırı yolla elde edilen bir kaydın dosyaya sunulması, sunanı hem davada zor duruma düşürüyor hem de ayrı bir ceza soruşturmasının konusu olabiliyor. Bu ayrımın nerede başladığı, 2026'da en çok tartışılan usul sorunlarından biri.</p>

<p>Şirket değer artışı. Mal rejimi tasfiyesinde artık yalnızca ev ve araba konuşulmuyor. Evlilik öncesinde kurulmuş bir şirketin evlilik içinde büyüyen değeri, bu büyüme eşin emeğine dayanıyorsa tasfiyeye dahil edilebiliyor. Bilirkişi incelemesi gerektiren bu hesap, dosyaların süresini de uzatıyor.</p>

<p>Nafaka tartışması. Yoksulluk nafakasının süresiz olması yıllardır Meclis gündeminde. Süreye bağlanmasını öngören öneriler defalarca tartışıldı, kadın örgütleri ile karşı görüştekiler arasındaki gerilim sürüyor. Mevcut durumda kanun değişmiş değil; ancak tarafların bu tartışmayı bilerek strateji kurması gerekiyor.</p>

<h2>Boşanma avukatı seçerken bakılması gereken 6 şey</h2>

<ul>
 <li aria-level="1">Alanda yoğunlaşma: Aile hukuku Türkiye'de resmî bir uzmanlık dalı değil. Bu yüzden unvana değil, avukatın fiilen hangi dosyaları yürüttüğüne bakmak gerekiyor.</li>
 <li aria-level="1">İlk görüşmenin niteliği: Sonucu baştan garanti eden değil, dosyanın zayıf yönlerini de söyleyen bir yaklaşım güven verir. Meslek kuralları bakımından da sonuç taahhüdü doğru değildir.</li>
 <li aria-level="1">Delil planı: Banka kayıtları, tapu ve şirket sorguları, HTS dökümleri ve otel kayıtları gibi belgelerin hangi aşamada, hangi kapsamda isteneceği baştan planlanmalı.</li>
 <li aria-level="1">Yazılı ücret sözleşmesi: Ücretin alt sınırını Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi belirler. Hangi işin ücrete dahil olduğu (istinaf, icra takibi, ayrıca açılacak mal paylaşımı davası) yazılı olmalı.</li>
 <li aria-level="1">Ulaşılabilirlik: Duruşma günleri, ara kararlar ve müzekkere cevapları hakkında düzenli bilgilendirme yapılıp yapılmadığı süreç boyunca en çok hissedilen fark.</li>
 <li aria-level="1">Vekaletname ayrıntısı: Boşanma davaları için noterden fotoğraflı vekaletname çıkarılması gerekiyor; bu ayrıntı çoğu zaman ilk randevuda atlanıyor.</li>
</ul>

<h2>Sıkça sorulan sorular</h2>

<h3>İstanbul'da boşanma avukatı seçerken neye dikkat edilmeli?</h3>

<p>Avukatın aile hukukunda yoğunlaşıp yoğunlaşmadığına, benzer dosyalardaki deneyimine, delil toplama planına ve ücretin yazılı sözleşmeye bağlanıp bağlanmadığına bakılmalı. Sonuç garantisi veren yaklaşımlardan uzak durmakta fayda var.</p>

<h3>Boşanma davası hangi mahkemede açılır?</h3>

<p>Görevli mahkeme aile mahkemesi. Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi. İstanbul'da çok sayıda aile mahkemesi bulunuyor ve dosya tevzi yoluyla dağıtılıyor.</p>

<h3>Anlaşmalı boşanma için hangi şartlar aranıyor?</h3>

<p>Türk Medeni Kanunu'nun 166/3. maddesi dört şart arıyor: evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya birinin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi, tarafların hâkim önünde bizzat hazır bulunması ve hâkimin protokolü uygun bulması.</p>

<h3>Yurt dışında boşananların Türkiye'de dava açması gerekir mi?</h3>

<p>Yabancı mahkemenin verdiği boşanma kararının Türkiye'de sonuç doğurması için tanıma ve tenfiz davası açılması gerekiyor. Belirli şartlarda nüfus müdürlüğüne yapılan idari başvuru yolu da bulunuyor; hangi yolun izleneceği kararın içeriğine göre değişiyor.</p>

<h3>Velayet kime veriliyor?</h3>

<p>Belirleyici ölçüt çocuğun üstün yararı; anne ya da baba olmak tek başına sonucu değiştirmiyor. Mahkeme sosyal inceleme raporu, çocuğun yaşı, mevcut bakım düzeni ve idrak çağındaysa çocuğun görüşü üzerinden karar veriyor. TÜİK'in 2025 verilerinde velayetin yüzde 74,6'sı anneye, yüzde 25,4'ü babaya verilmiş görünüyor.</p>

<h3>Boşanma avukatı ücreti 2026'da nasıl belirleniyor?</h3>

<p>Ücretin alt sınırını her yıl güncellenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi belirliyor; tarifenin altında ücret kararlaştırılamıyor. Üst sınır dosyanın kapsamına göre serbest. Boşanma ile mal paylaşımı ayrı davalar olduğu için ayrı ücretlendiriliyor; bunun sözleşmede açıkça yazması sonradan çıkacak tartışmaları önlüyor.</p>

<h3>Bu liste resmî bir sıralama mı?</h3>

<p>Hayır. Bu içerik kamuya açık kaynaklardan derlenmiş bir editör seçkisidir; resmî bir derecelendirme, puanlama veya reklam değildir. Türkiye Barolar Birliği meslek kuralları avukatlar arasında üstünlük iddiasında bulunmayı yasaklar. Yazıdaki bilgiler hukuki tavsiye niteliği taşımaz; her dosya kendi koşullarında değerlendirilmelidir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/istanbulun-en-iyi-bosanma-avukatlari-2026</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 21:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/08/istanbulun-en-iyi-bosanma-avukatlari-2026jpg.jpeg" type="image/jpeg" length="54920"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yağmur Bastırınca Otoyol Dev Bir Sel Kanalına Dönüşüyor]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/yagmur-bastirinca-otoyol-dev-bir-sel-kanalina-donusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/yagmur-bastirinca-otoyol-dev-bir-sel-kanalina-donusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuala Lumpur’da şiddetli yağışların neden olduğu ani sellerle mücadele için geliştirilen SMART Tüneli , ulaşım ve sel kontrolünü tek bir yapıda birleştiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hava koşulları normal olduğunda araçların kullandığı tünel, yağış ve nehir debisi kritik seviyelere ulaştığında ise <strong>dev bir su tahliye sistemine</strong> dönüşüyor. Böylece şehir merkezini tehdit eden sel sularının farklı bir güzergâha aktarılması hedefleniyor.</p>

<h2>SMART Tüneli Trafik ve Sel Riskini Aynı Yapıda Birleştiriyor</h2>

<p>SMART adı, İngilizce <strong>“Stormwater Management and Road Tunnel”</strong> ifadesinin baş harflerinden oluşuyor. Proje, Kuala Lumpur’da özellikle <strong>Klang ve Ampang nehirlerinden gelen yoğun su akışını</strong> şehir merkezinden uzaklaştırmak amacıyla tasarlandı.</p>

<p>Sistemin toplam ana tünel uzunluğu yaklaşık <strong>9,7 kilometreye</strong> ulaşıyor. Ancak bu mesafenin tamamı otomobiller tarafından kullanılmıyor. Yaklaşık <strong>3 kilometrelik bölümde iki katlı kara yolu</strong> bulunuyor. Geri kalan kısımlar ise esas olarak sel suyunun yönlendirilmesine hizmet ediyor.</p>

<p>Yaklaşık <strong>13,2 metre çapındaki</strong> tünel, yalnız başına bir yol projesi olarak tasarlanmadı. Bekletme havuzları, rezervuarlar ve diğer bağlantılı yapılarla birlikte sistem, yaklaşık <strong>3 milyon metreküp su tutma kapasitesine</strong> sahip bulunuyor.</p>

<h2>Tünel Normal Havalarda Kara Yolu Olarak Kullanılıyor</h2>

<p>Yağışın ve nehirlerdeki su akışının normal seviyelerde olduğu dönemde SMART Tüneli standart bir ulaşım güzergâhı gibi çalışıyor. Sel suyu sisteme yönlendirilmiyor ve araçlar tünelin kara yolu bölümünü kullanmaya devam ediyor.</p>

<p>Projenin önemli özelliği, yağmurun başlamasıyla birlikte yolun hemen trafiğe kapatılmaması. Sistem, <strong>yağışın ve su akışının şiddetine göre farklı çalışma modlarına</strong> geçiyor. Bu sayede küçük ve orta ölçekli yağışlarda ulaşımın gereksiz yere kesilmesinin önüne geçiliyor.</p>

<p>Tünelin bu esnek çalışma modeli, SMART’ın yalnızca bir sel savunma yapısı olmadığını gösteriyor. Sistem, günlük ulaşım ihtiyacı ile aşırı yağışlarda ortaya çıkan su tahliye ihtiyacını aynı altyapı üzerinde karşılamayı amaçlıyor.</p>

<h2>Orta Şiddetteki Yağışta Araçlar Tüneli Kullanmayı Sürdürüyor</h2>

<p>Nehirlerdeki akış belirli bir seviyeye ulaştığında SMART’ın farklı bir çalışma modu devreye giriyor. <strong>Saniyede 70 ila 150 metreküp arasındaki akışlarda</strong> sel suyu, otomobillerin kullandığı bölümlerin altındaki tahliye kanalına yönlendiriliyor.</p>

<p>Bu aşamada kara yolu tamamen kapatılmıyor. Araçlar üst bölümlerde ilerlemeye devam ederken su, daha aşağıdaki bölümden geçiriliyor. Böylece tünelin ulaşım işlevi korunurken aynı zamanda <strong>sel suyunun şehir merkezine ulaşması sınırlandırılıyor</strong> .</p>

<p>Su, SMART sistemine bağlı bekletme havuzlarına ve tahliye güzergâhına aktarılıyor. Böylece yağışın her seferinde en yüksek kapasitenin kullanılmasına gerek kalmıyor.</p>

<p>Bu çalışma biçimi, projenin en dikkat çekici özelliklerinden biri olarak öne çıkıyor. <strong>Yağışın büyüklüğüne göre kullanılabilir kapasite kademeli olarak artırılıyor.</strong></p>

<h2>Büyük Sel Tehlikesinde Trafik Tünelden Çıkarılıyor</h2>

<p>Su akışının <strong>saniyede 150 metreküpü aşacağı öngörüldüğünde</strong> sistem daha yüksek seviyeli sel operasyonuna hazırlanıyor. Bu durumda öncelik kara yolu ulaşımından sel suyunun güvenli biçimde tahliye edilmesine veriliyor.</p>

<p>İlk aşamada tünel girişleri kapatılıyor. İçeride bulunan araçların dışarı çıkması bekleniyor. Ardından suyla temas edecek bölümlerde gerekli güvenlik kontrolleri yapılıyor.</p>

<p>Yağışın devam etmesi ve sel riskinin artması halinde su geçirmez kapılar açılıyor. Normal şartlarda otomobillerin kullandığı <strong>iki katlı kara yolu bölümü de su tahliye sisteminin parçası haline geliyor</strong> .</p>

<p>Böylece tünelin daha geniş kesiti kullanılabiliyor. Şehir merkezine yönelme ihtimali bulunan yüksek miktardaki su, kontrollü biçimde farklı bir güzergâha aktarılıyor.</p>

<h2>Tünel Sel Sonrasında Temizlenerek Yeniden Trafiğe Açılıyor</h2>

<p>Şiddetli yağış sona erdiğinde SMART Tüneli yeniden ulaşım amacıyla kullanılmadan önce bir dizi işlemden geçiriliyor. Sisteme alınan su rezervuarlara ve ilgili depolama alanlarına aktarılıyor.</p>

<p>Ardından kara yolu bölümü temizleniyor. <strong>Basınçlı suyla yapılan yıkama işlemlerinin</strong> ardından güvenlik kontrolleri gerçekleştiriliyor. Tünelin araç trafiğine uygun hale gelmesiyle yol yeniden kullanıma açılıyor.</p>

<p>Bu süreç, sistemin çift amaçlı kullanımının önemli bir parçasını oluşturuyor. Tünel yalnızca sel sırasında su taşımakla kalmıyor, operasyon sonrasında tekrar kara yolu olarak hizmet verebilecek şekilde hazırlanıyor.</p>

<h2>SMART’ın İnşası 2003’te Başladı</h2>

<p>SMART Tüneli’nin inşasına <strong>2003 yılında</strong> başlandı. Projenin sel tahliye bölümü <strong>2007’nin başında</strong> , otomobillere ayrılan kara yolu bölümü ise aynı yılın <strong>mayıs ayında</strong> hizmete girdi.</p>

<p>Projenin temel yaklaşımı, Kuala Lumpur’un iki önemli sorununa aynı altyapıyla yanıt vermekti. Bir tarafta kentteki yoğun trafik, diğer tarafta özellikle kısa sürede etkili olan şiddetli yağışların oluşturduğu <strong>ani sel riski</strong> bulunuyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SMART, normal günlerde yol olarak kullanılırken aşırı yağış sırasında sel suyuna ayrılabilen yapısıyla bu iki ihtiyacı bir araya getiriyor.</p>

<h2>Tünel Yağışın Şiddetine Göre Kapasitesini Değiştiriyor</h2>

<p>SMART sisteminin çalışma mantığı, yağış başladığında bütün tünelin bir anda boşaltılmasına dayanmıyor. Bunun yerine <strong>su akışındaki artış izleniyor ve gerekli seviyeye göre farklı operasyon modları uygulanıyor</strong> .</p>

<p>Normal koşullarda araç trafiği devam ediyor. Orta seviyedeki su akışında sel suyu tünelin alt tahliye bölümünden geçiriliyor. Daha büyük bir sel ihtimalinde ise kara yolu boşaltılıyor ve tünelin daha geniş hacmi su tahliyesine ayrılıyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, altyapının yıl boyunca kullanılabilmesini sağlıyor. Sistem yalnızca olağanüstü hava olaylarında devreye giren bir yapı olmaktan çıkarak günlük ulaşımın da parçası haline geliyor.</p>

<p>Kuala Lumpur’daki SMART Tüneli, bu yönüyle <strong>ulaşım altyapısı ile sel yönetiminin aynı projede buluşturulabileceğini</strong> gösteren dikkat çekici örneklerden biri olarak öne çıkıyor. Normal zamanda otomobillerin kullandığı tünel, ihtiyaç ortaya çıktığında milyonlarca metreküp suyu yönetmeye yönelik dev bir altyapıya dönüşüyor.</p>

<p>Yağış sona erdiğinde ise sistem temizlenip yeniden trafiğe hazırlanıyor. Böylece aynı yapı, bir yandan kentin ulaşım yükünü hafifletirken diğer yandan <strong>şiddetli yağışların şehir üzerindeki etkisini azaltmak için</strong> kullanılabiliyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/yagmur-bastirinca-otoyol-dev-bir-sel-kanalina-donusuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/08/s-c976cd5174947744d2197852f1b7e5ba4503c761.jpg" type="image/jpeg" length="21337"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan Savunma Hattı Yeni Bir Döneme Giriyor]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/turkiye-pakistan-suudi-arabistan-savunma-hatti-yeni-bir-doneme-giriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/turkiye-pakistan-suudi-arabistan-savunma-hatti-yeni-bir-doneme-giriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması , üç ülkenin savunma ve güvenlik alanındaki ilişkilerini yeni bir kurumsal zemine taşımayı hedefliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı, anlaşmanın <strong>NATO'ya alternatif ya da rakip olmadığını</strong> , bölgesel güvenlik ve istikrara katkı sunacak tamamlayıcı bir mekanizma olarak değerlendirildiğini açıkladı. Planlanan ortak tatbikatlar, savunma sanayisi projeleri ve üst düzey koordinasyon mekanizmaları, üç ülke arasındaki askeri işbirliğinin aşamalı biçimde geliştirilmesinin önünü açacak.</p>

<h2>Üç ülke savunma işbirliğini kurumsallaştıracak</h2>

<p>Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü <strong>Tuğamiral Zeki Aktürk</strong> , haftalık basın bilgilendirme toplantısında Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Aktürk, <strong>7 Ağustos'ta imzalanan anlaşmayla</strong> Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki mevcut dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin savunma ve güvenlik alanında daha kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının amaçlandığını belirtti.</p>

<p>Anlaşmanın temel hedefleri arasında <strong>bölgesel güvenlik ve istikrara katkı sağlanması</strong> , üç ülkenin askeri işbirliğinin geliştirilmesi ve olası krizlere karşı ortak hareket kabiliyetinin güçlendirilmesi bulunuyor. Bakanlık, anlaşmanın herhangi bir ülkeyi ortak düşman veya hasım olarak tanımlamadığının da altını çizdi.</p>

<h2>Ortak tatbikatlar aşamalı olarak genişletilecek</h2>

<p>Mekke Anlaşması kapsamında savunma bakanları, dışişleri bakanları ve askeri komuta kademelerinin katılımıyla <strong>stratejik siyasi ve askeri mekanizmalar</strong> oluşturulması planlanıyor. Böylece üç ülke arasındaki koordinasyonun en üst düzeyde yürütülmesi hedefleniyor.</p>

<p>Askeri işbirliğinin ise kademeli şekilde geliştirilmesi öngörülüyor. İlk aşamada <strong>komuta yeri ve arazi tatbikatları</strong> düzenlenmesi, ilerleyen dönemlerde ise kara, deniz, hava, hava savunma ve insansız sistemlerin dahil olduğu daha kapsamlı müşterek tatbikatların gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Tatbikatlarla olası krizler öncesinde ihtiyaç ve eksikliklerin belirlenmesi amaçlanıyor. Elde edilen tecrübelerin <strong>doktrin, eğitim ve harekat planlamasına aktarılması</strong> sayesinde ortak operasyon kabiliyetinin sürekli geliştirilmesi hedefleniyor.</p>

<h2>Savunma sanayisinde ortak üretim hedefleniyor</h2>

<p>Anlaşmanın dikkat çeken başlıklarından birini <strong>savunma sanayisi işbirliği</strong> oluşturuyor. Bakanlık, işbirliğinin yalnızca hazır ürün ve sistem tedarikiyle sınırlı kalmayacağını açıkladı.</p>

<p>Bu çerçevede <strong> ortak geliştirme ve üretim, teknoloji paylaşımı, bakım ve lojistik desteğin sürdürülebilir hale getirilmesi </strong> hedefleniyor. Özellikle insansız ve otonom sistemler, elektronik harp teknolojileri ve yapay zeka destekli askeri kabiliyetler öncelikli alanlar arasında bulunuyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, üç ülkenin savunma ihtiyaçlarının ortak projeler üzerinden karşılanmasının yanı sıra uzun vadeli teknolojik kapasitenin geliştirilmesine de zemin hazırlayabilir.</p>

<h2>Mekke Anlaşması NATO'nun rakibi olarak görülmüyor</h2>

<p>Milli Savunma Bakanlığı, yeni mekanizmanın uluslararası güvenlik sistemindeki konumuna ilişkin de net bir mesaj verdi. Bakanlık, <strong>Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın NATO'ya alternatif veya rakip bir yapı olmadığını</strong> vurguladı.</p>

<p>Anlaşmanın bölgesel güvenlik ve istikrara katkı sağlayarak mevcut uluslararası güvenlik mimarisini tamamlayıcı bir mekanizma olarak değerlendirildiği belirtildi. Mekanizmanın ilerleyen süreçte olgunlaşması ve gerekli mutabakatların sağlanması halinde <strong>başka ülkelerin katılımının da değerlendirilebileceği</strong> ifade edildi.</p>

<p>Nihai hedef ise barış döneminde etkin biçimde çalışabilen, olası krizlere hazırlıklı olan ve ihtiyaç halinde somut askeri destek sağlayabilecek <strong>kurumsal bir savunma mekanizması</strong> oluşturmak olarak açıklandı.</p>

<h2>Türkiye Kızıldeniz güvenliği için de çalışma yürütüyor</h2>

<p>Bakanlığın açıklamalarında Kızıldeniz'deki güvenlik gelişmeleri de önemli bir yer tuttu. <strong>Babülmendep Boğazı'nda seyir serbestisinin sağlanması</strong> amacıyla Çok Uluslu Deniz Savunma Koalisyonu kurulmasına yönelik görüşmeler sürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suudi Arabistan'ın daveti üzerine <strong>28 Temmuz'da Riyad'da teknik düzeyde</strong> , 30 Temmuz'da ise genelkurmay başkanları seviyesinde toplantılar gerçekleştirildi. 12-13 Ağustos tarihlerinde Cidde'de yürütülen koordinasyon toplantısına Türkiye de katıldı.</p>

<p>Ankara'nın bu kapsamda Suudi Arabistan makamlarıyla <strong>Körfez bölgesinde gerilimin azaltılması ve uluslararası ticaretin kesintisiz sürdürülmesi</strong> amacıyla çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.</p>

<h2>Sınır güvenliğinde binlerce geçiş girişimi engellendi</h2>

<p>MSB, Türkiye'nin sınır güvenliğine ilişkin güncel verileri de paylaştı. Son bir haftada yasa dışı yollarla sınırı geçmeye çalışan <strong>499 kişi yakalanırken, 716 kişi sınırı geçemeden engellendi</strong> . Yakalananlar arasında bir terör örgütü mensubunun da bulunduğu belirtildi.</p>

<p>1 Ocak'tan bu yana yakalananların sayısı <strong>7 bin 942</strong> , engellenenlerin sayısı ise <strong>45 bin 518</strong> olarak açıklandı. Ayrıca Van, Hakkari ve Hatay hudut hatlarında gerçekleştirilen arama-tarama faaliyetlerinde <strong>304 kilogram uyuşturucu madde</strong> ele geçirildi.</p>

<p>Bakanlık, hudut karakolları ve üs bölgelerinde birlik veya personel azaltılmasının söz konusu olmadığını, sınırların <strong>7 gün 24 saat esasına göre</strong> korunmaya devam ettiğini bildirdi.</p>

<h2>F-16 kazasında pilotun sağlık durumunun iyi olduğu açıklandı</h2>

<p>MSB Sözcüsü Aktürk, <strong>12 Ağustos'ta Yalova'da kırıma uğrayan F-16</strong> hakkında da bilgi verdi. Hava Harp Okulu Öğrenci Seçme Uçuşları kapsamında eğitim uçuşu gerçekleştiren uçağın kırıma uğradığı belirtildi.</p>

<p>Fırlatma koltuğunu kullanarak uçaktan ayrılan pilotun <strong>sağlık durumunun iyi olduğu</strong> açıklandı. Kazanın kesin nedeninin ise yapılacak detaylı incelemenin ardından ortaya çıkarılacağı bildirildi.</p>

<h2>Somali askerlerine yönelik eğitimler devam ediyor</h2>

<p>Türkiye'nin dost ve müttefik ülkelerle yürüttüğü askeri eğitim faaliyetleri kapsamında <strong>Somali Silahlı Kuvvetleri personeline komando temel eğitimi</strong> verildiği de açıklandı.</p>

<p>Manisa'da 11 Mayıs-7 Ağustos tarihleri arasında eğitim gören <strong>1521 Somali askeri personeli</strong> mezun oldu. Mezunların ülkelerine dönüş sürecinin 10 Ağustos'ta başladığı ve 4 Eylül'e kadar tamamlanmasının planlandığı bildirildi. Yeni eğitim grubunda ise <strong>1523 Somali Silahlı Kuvvetleri personeline</strong> 17 Ağustos-9 Kasım tarihleri arasında eğitim verilmesi planlanıyor.</p>

<h2>Yeni savunma sistemleri envantere alınıyor</h2>

<p>Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanterine yönelik çalışmaların da sürdüğü belirtildi. Kara Kuvvetleri Komutanlığınca çeşitli miktarlarda <strong>dikine iniş-kalkış yapabilen Kamikaze İnsansız Hava Aracı sistemlerinin</strong> muayene ve kabul faaliyetleri tamamlandı.</p>

<p>Ayrıca <strong>5,56 milimetre hafif makineli tüfeklerin</strong> de muayene ve kabul süreçlerinin tamamlandığı açıklandı. Bakanlık, yerli ve milli savunma sanayisinin kara, deniz, hava ve siber alanlarda geliştirdiği sistemlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin caydırıcılığının ve harekat kabiliyetinin güçlendirilmeye devam ettiğini bildirdi.</p>

<p>Türkiye'nin Pakistan ve Suudi Arabistan ile oluşturmayı hedeflediği yeni savunma mekanizması, ortak tatbikatlardan savunma sanayisine, kriz yönetiminden bölgesel güvenliğe kadar geniş bir alanı kapsıyor. <strong> Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın önümüzdeki dönemde nasıl kurumsallaşacağı ve somut askeri işbirliklerine nasıl dönüşeceği </strong> , üç ülkenin bölgesel güvenlik denklemindeki rolü açısından belirleyici olacak. Bakanlığın açıklamaları, Ankara'nın bir yandan NATO içindeki konumunu korurken diğer yandan bölgesel ortaklıklar üzerinden <strong>çok katmanlı bir güvenlik ve caydırıcılık ağı</strong> oluşturma yaklaşımını sürdürdüğüne işaret ediyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/turkiye-pakistan-suudi-arabistan-savunma-hatti-yeni-bir-doneme-giriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 17:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/08/mekke-anlasmasi-aa-2481510.jpg" type="image/jpeg" length="77543"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BİM Raflarında Mutfak Alışverişi Başlıyor: Tencere ve Ev Ürünleri Dikkat Çekiyor]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/bim-raflarinda-mutfak-alisverisi-basliyor-tencere-ve-ev-urunleri-dikkat-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/bim-raflarinda-mutfak-alisverisi-basliyor-tencere-ve-ev-urunleri-dikkat-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BİM 14 Ağustos 2026 Aktüel Kataloğu, mutfak ürünlerinden tekstile, düzenleyicilerden ev gereçlerine kadar geniş bir ürün seçkisini tüketicilerle buluşturuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftanın öne çıkan ürünleri arasında özellikle <strong>Bonera emaye tencereler, kızartma tenceresi, wok tava, cam ürünler ve saklama gereçleri</strong> yer alıyor. Ev ihtiyaçlarını uygun fiyatlarla tamamlamak isteyenler için katalogda farklı kategorilerden çok sayıda seçenek bulunuyor.</p>

<article>
<h2>BİM Kataloğunda Tencere Çeşitleri Öne Çıkıyor</h2>

<p>14 Ağustos Cuma günü satışa sunulacağı belirtilen ürünler arasında mutfak alışverişi yapmak isteyenlerin ilgisini çekebilecek seçenekler bulunuyor. <strong>Bonera Tek Fiyat Emaye Tencere Çeşitleri 899 TL</strong> fiyatla listelenirken, <strong>Emaye Kızartma Tenceresi 699 TL</strong> olarak öne çıkıyor. Mutfakta farklı pişirme yöntemlerini tercih edenler için <strong>Bonera Wok Tava 249 TL</strong> fiyatla katalogda yer alıyor.</p>

<p>Kek hazırlamayı seven tüketiciler için ise <strong>Kelepçeli Kek Kalıbı 229 TL</strong> fiyatla satışa sunuluyor. Bu ürünlerin yanı sıra farklı mutfak ihtiyaçlarına yönelik çok sayıda yardımcı ürün de katalogda bulunuyor.</p>

<h2>Cam ve Porselen Ürünler Sofraları Tamamlıyor</h2>

<p>Katalogda sofra düzenine yönelik ürünler de geniş yer kaplıyor. <strong>Paşabahçe Elysia Kase Seti 329 TL</strong> fiyatla listelenirken, <strong>Paşabahçe Tokio Kase Seti 89 TL</strong> olarak satışa çıkıyor. <strong>English Home renkli porselen kahve fincan takımları 239 TL</strong> fiyatıyla dikkat çekiyor. Daha uygun fiyatlı alternatif arayanlar için <strong>Keramika Stackable desenli fincan 65 TL</strong> olarak sunuluyor.</p>

<p>Çay ve kahve sunumlarını tamamlayacak ürünler arasında <strong>LAV gravürlü kulplu çay bardağı 125 TL</strong> ve <strong>12 Parça Çay Seti 299 TL</strong> bulunuyor. Ayrıca <strong>kapaklı cam sürahiler 99 TL ve 149 TL</strong> seçenekleriyle katalogda yer alıyor.</p>

<h2>Saklama Ürünleri Mutfak Düzenine Katkı Sağlıyor</h2>

<p>Mutfakta düzen oluşturmak isteyen tüketiciler için saklama ürünleri de katalogda önemli bir yer tutuyor. <strong>Dikdörtgen Saklama Kabı Seti 99 TL</strong>, <strong>Hobby Life çift renkli saklama kabı çeşitleri 49 TL</strong> ve <strong>Hobby Life tek fiyat mutfak gereçleri 119 TL</strong> fiyatla satışa sunuluyor.</p>

<p>Cam ürünler arasında <strong>Gravürlü Cam Saklama Kabı 39 TL</strong> fiyatıyla öne çıkıyor. Ayrıca <strong>Yiyecek Saklama/Taşıma Kabı 159 TL</strong> olarak listeleniyor. Farklı kullanım alanlarına yönelik <strong>Plastik Ürün Çeşitleri ise 29 TL</strong> fiyatla tüketicilere sunuluyor.</p>

<h2>Ev Düzenleme Ürünleri Katalogda Yer Alıyor</h2>

<p>BİM'in 14 Ağustos kataloğunda yalnızca mutfak ürünleri bulunmuyor. Ev düzenini kolaylaştırmaya yönelik çeşitli ürünler de raflarda yerini alıyor. <strong>Plastik Raf Ünitesi 299 TL</strong>, <strong>Duvar Organizeri 119 TL</strong> ve <strong>15 Bölmeli Organizer 89 TL</strong> fiyatla satışa çıkıyor. Kıyafet ve eşyaların düzenlenmesine yardımcı olacak <strong>Askı Seti 65 TL</strong> olarak listelenirken, seyahatlerde kullanılabilecek <strong>Valiz Organizer Seti 135 TL</strong> fiyatla sunuluyor.</p>

<p>Mutfakta kullanım amacıyla tasarlanan <strong>Desenli Plastik Tepsi Çeşitleri 89 TL</strong> ve <strong>Ekmek/Meyve Sepeti 69 TL</strong> seçenekleri de katalogda bulunuyor. <strong>Çok Amaçlı Sepetler 75 TL ve 89 TL</strong> fiyat seçenekleriyle farklı ihtiyaçlara hitap ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Tekstil ve Ev Gereçleri de Raflara Geliyor</h2>

<p>Aktüel ürünler arasında giyim ve tekstil ürünleri de bulunuyor. <strong>Dagi Kadın Şortlu Takım 499 TL</strong>, <strong>Dagi Erkek Bisiklet Yaka Tişört 399 TL</strong> ve <strong>Keten Efektli Erkek Pantolon 299 TL</strong> fiyatlarla listeleniyor. Yaz aylarında kullanılabilecek <strong>Flamlı Keten Erkek Şort 239 TL</strong> ve <strong>Dokuma Viskon Erkek Kapri 279 TL</strong> de katalogda yer alıyor.</p>

<p>Ev tekstili tarafında ise <strong>Molinella çift kişilik sıvı geçirmez lastikli alez 349 TL</strong>, tek kişilik model <strong>249 TL</strong> ve sıvı geçirmez yastık alezi <strong>89 TL</strong> olarak belirtiliyor. <strong>Banyo Paspas Seti 329 TL</strong>, <strong>Tüylü Halı 469 TL</strong> ve <strong>PVC Masa Örtüsü 169 TL</strong> seçenekleri de ev ihtiyaçlarını tamamlıyor.</p>

<h2>Ütü ve Kurutmalık Ürünleri Ev İşlerini Kolaylaştırıyor</h2>

<p>Katalogda çamaşır ve ütü işlemlerine yönelik ürünler de dikkat çekiyor. <strong>Teflon Ütü Altlığı 95 TL</strong> ve <strong>Desenli Ütü Masası Kılıfı 99 TL</strong> fiyatla satışa sunuluyor. Daha büyük ev gereçleri arasında <strong>Casilda Home Kelebek Kurutmalık 749 TL</strong> ve <strong>Casilda Home Ütü Masası 949 TL</strong> bulunuyor.</p>

<p>Dikiş ve küçük tamirat ihtiyaçları için de çeşitli ürünler listeleniyor. <strong>Dikiş İpliği 55 TL</strong>, <strong>Yassı Lastik 59 TL</strong>, <strong>Lastik 155 TL</strong>, <strong>Üçbaşak Dikiş İpi 139 TL</strong> ve <strong>Altın Başak 10'lu Dikiş Seti 169 TL</strong> olarak belirtiliyor.</p>

<h2>Küçük Mutfak Gereçleri Uygun Fiyatlarla Sunuluyor</h2>

<p>Mutfakta günlük kullanıma yönelik yardımcı ürünler arasında <strong>Okyanus Home hazneli rende 229 TL</strong>, <strong>Limon Sıkacaklı Süzgeç Seti 179 TL</strong> ve <strong>Chef's tek fiyat bıçak çeşitleri 129 TL</strong> bulunuyor. <strong>Borosilikat cam pipet ve fırça seti 49 TL</strong> fiyatıyla daha küçük bütçeli alışveriş seçeneklerinden biri olurken, <strong>Fanus Sunumluk 199 TL</strong> ve <strong>Borosilikat Cam Yoğurt Süzme Aparatı 299 TL</strong> de katalogda yer alıyor.</p>

<p><strong>BİM'in 14 Ağustos 2026 Aktüel Kataloğu</strong>, özellikle mutfak ve ev ihtiyaçlarını yenilemek isteyen tüketiciler için geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. <strong>Tencere, tava, cam ürünler, saklama kapları, tekstil ürünleri ve ev düzenleyicileri</strong> haftanın öne çıkan kategorileri arasında bulunuyor. Katalogda yer alan ürünlerin fiyat ve satış durumlarının mağazaya veya stoklara göre değişebileceği göz önünde bulundurulurken, ihtiyaç listesi hazırlayan tüketicilerin ilgilendikleri ürünleri erkenden kontrol etmesi önem taşıyor. Böylece <strong>14 Ağustos Cuma günü BİM raflarında satışa sunulması beklenen ürünler</strong> arasından ihtiyaçlara uygun seçenekler daha kolay değerlendirilebiliyor.</p>
</article></p>]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/bim-raflarinda-mutfak-alisverisi-basliyor-tencere-ve-ev-urunleri-dikkat-cekiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/08/s-27dfaa7f2e1d06f96f7b94ac3869ccaff81c4e68.jpg" type="image/jpeg" length="93208"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeşillikleri Haftalarca Diri Tutmanın Etkili Yolları]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/yesillikleri-haftalarca-diri-tutmanin-etkili-yollari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/yesillikleri-haftalarca-diri-tutmanin-etkili-yollari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Buzdolabına kaldırılan yeşilliklerin birkaç gün içinde solması ve yumuşaması, mutfakta sık karşılaşılan sorunların başında geliyor. Ancak doğru kurutma, uygun saklama kabı ve dengeli nem uygulandığında marul, roka, maydanoz ve benzeri yeşilliklerin kullanım ömrü belirgin şekilde uzatılabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Doğru saklama yöntemleri, özellikle fazla suyun kontrol altında tutulmasına ve yaprakların ezilmeden muhafaza edilmesine dayanıyor.</p>

<h2>Fazla Suyu Uzaklaştırarak Tazeliği Koruyun</h2>

<p>Yeşillikleri yıkadıktan sonra doğrudan buzdolabına yerleştirmek, kısa sürede bozulmalarına neden olabilir. Yaprakların üzerinde kalan su, kapalı ortamda nemin yükselmesine ve <strong>yumuşama ile çürüme sürecinin hızlanmasına</strong> yol açabilir.</p>

<p>Bu nedenle yıkama işleminin ardından yeşilliklerin mümkün olduğunca iyi kurutulması gerekiyor. Salata kurutucusu, yapraklardaki fazla suyu uzaklaştırmak için pratik bir seçenek olarak öne çıkıyor. Böyle bir ekipman bulunmuyorsa temiz bir mutfak havlusu veya kâğıt havlu ile yapraklar nazikçe kurulanabiliyor. Özellikle hassas yapıya sahip marul, roka ve ıspanak gibi ürünlerde kurutma aşaması büyük önem taşıyor.</p>

<h2>Kâğıt Havlu ile Nem Fazlasını Kontrol Edin</h2>

<p>Yeşilliklerin tamamen kurutulması kadar, saklama sırasında oluşan nemin kontrol edilmesi de önem taşıyor. Bu noktada <strong>kâğıt havlu</strong> , yaprakların bıraktığı fazla nemi emerek saklama koşullarının dengelenmesine yardımcı oluyor.</p>

<p>Saklama kabının tabanına bir kat kâğıt havlu yerleştirildikten sonra yeşillikler üzerine konulabiliyor. Fazla miktarda ürün bulunuyorsa katların arasına da kâğıt havlu eklenebiliyor. Havlu nemlendiğinde yenisiyle değiştirilmesi gerekiyor. Böylece kap içerisinde su birikmesi ve yaprakların kısa sürede yumuşaması önlenebiliyor.</p>

<h2>Yeşillikleri Geniş Kapta Ezmeden Saklayın</h2>

<p>Saklama kabının seçimi de yeşilliklerin dayanıklılığını doğrudan etkileyen unsurlar arasında bulunuyor. Yaprakları küçük bir kaba sıkıştırmak, özellikle marul ve roka gibi hassas ürünlerde ezilmeye neden olabiliyor. Ezilen bölümler ise daha hızlı bozulabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle <strong>geniş ve temiz bir saklama kabı</strong> kullanılması öneriliyor. Kabın içerisinde yaprakların rahatça durabileceği kadar boşluk bırakılması gerekiyor. Özel sebze saklama kapları da hava dolaşımını düzenlemeleri nedeniyle tercih edilebiliyor. Saklama sırasında kabın içinde yoğun su damlacıkları görülmesi halinde nemin azaltılması önem taşıyor.</p>

<h2>Bozulmuş Yaprakları Ayırarak Süreyi Uzatın</h2>

<p>Yeşillikleri saklamadan önce sararmış, ezilmiş veya çürümeye başlamış yaprakların ayrılması gerekiyor. Bozulmuş bir yaprağın diğer yapraklarla temas etmesi, saklanan ürünün genel kalitesinin daha hızlı düşmesine neden olabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle hazırlık sırasında ürünlerin tek tek kontrol edilmesi fayda sağlıyor. Saklama kabı birkaç günde bir açılarak durum değerlendirmesi yapılabiliyor. <strong>Sararan veya bozulan yaprakların zamanında ayrılması</strong> , sağlam yaprakların daha uzun süre kullanılabilmesine yardımcı oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Yeşillikleri Sebzelikte Uygun Koşullarda Muhafaza Edin</h2>

<p>Hazırlanan yeşilliklerin buzdolabında <strong>sebzelik bölümünde</strong> tutulması, uygun sıcaklık ve nem koşullarından yararlanmak açısından genellikle doğru bir tercih oluyor. Ürünlerin doğrudan buzdolabının çok soğuk bölgelerine yerleştirilmesi yerine sebzelikte muhafaza edilmesi, yaprakların yapısının korunmasına yardımcı olabiliyor.</p>

<p>Saklama sırasında yeşilliklerin bazı meyvelerden uzak tutulması da önem taşıyor. Elma, muz ve armut gibi bazı meyveler <strong>etilen gazı</strong> üretebildiğinden, hassas sebze ve yeşilliklerin yaşlanma sürecini hızlandırabiliyor. Bu nedenle yeşilliklerin bu tür meyvelerle uzun süre aynı kapalı ortamda tutulmaması tercih ediliyor.</p>

<h2>Nemlenen Kâğıt Havluları Düzenli Olarak Değiştirin</h2>

<p>Saklama işlemi tek seferlik bir uygulama olarak görülmemeli. Buzdolabındaki koşullara bağlı olarak kap içerisinde zamanla nem oluşabiliyor. Bu nedenle belirli aralıklarla saklama kabının kontrol edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Özellikle <strong>ıslanan kâğıt havluların değiştirilmesi</strong> , yaprakların sürekli nemli bir ortamda kalmasını önleyebiliyor. Kontrol sırasında yumuşayan veya sararmaya başlayan yaprakların da ayrılması gerekiyor. Böylece sağlam kalan ürünlerin kullanım süresi mümkün olduğunca uzatılabiliyor.</p>

<h2>Yeşillikleri Kullanım Öncesinde Hazırlayarak Kolaylık Sağlayın</h2>

<p>Yeşillikleri saklama öncesinde yıkayıp doğru şekilde kurutmak, günlük kullanım sırasında da kolaylık sağlayabiliyor. Marul, roka veya maydanoz ihtiyaç duyulduğunda hazır durumda olduğundan yemek ve salata hazırlama süreci hızlanıyor.</p>

<p>Ancak önceden yıkama yöntemi uygulanacaksa <strong>kurutma aşamasının ihmal edilmemesi</strong> gerekiyor. Yaprakların üzerinde veya kabın içerisinde fazla su bırakılması, sağlanan avantajın kısa sürede ortadan kalkmasına neden olabiliyor. Bu nedenle hazırlık sırasında temizlik kadar nem kontrolüne de dikkat edilmesi önem taşıyor.</p>

<h2>Doğru Saklama Adımlarını Birlikte Uygulayın</h2>

<p>Yeşilliklerin uzun süre diri kalması tek bir yönteme değil, birkaç doğru uygulamanın birlikte yapılmasına bağlı. Öncelikle yapraklar yıkanmalı, ardından fazla su mümkün olduğunca uzaklaştırılmalı. Daha sonra kâğıt havlu ile nem kontrolü sağlanmalı ve ürünler ezilmeden geniş bir kapta saklanmalı.</p>

<p><strong>Sebzelik bölümünde muhafaza etmek, nemlenen havluları değiştirmek ve bozulmuş yaprakları ayırmak</strong> da sürecin önemli parçalarını oluşturuyor. Bu adımlar düzenli şekilde uygulandığında yeşilliklerin tazeliğini daha uzun süre korumak mümkün hale geliyor.</p>

<p>Birkaç basit saklama alışkanlığı mutfakta hem gıda israfını azaltabiliyor hem de yeşilliklerin daha uzun süre kullanılmasını sağlayabiliyor. Özellikle <strong>fazla nemi kontrol etmek ve yaprakları ezmeden saklamak</strong> , tazeliğin korunmasında belirleyici rol oynuyor. Doğru hazırlanan ve düzenli kontrol edilen yeşillikler, buzdolabında daha uzun süre canlı ve tüketilebilir durumda kalabiliyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/yesillikleri-haftalarca-diri-tutmanin-etkili-yollari</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/08/dyt-yq-ve-i-n-wf2-z5h-j.jpg" type="image/jpeg" length="90003"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uçurumun Kenarında Bal Mesaisi: Kaya Balı İçin 600 Metre Aşağı İniyor]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/ucurumun-kenarinda-bal-mesaisi-kaya-bali-icin-600-metre-asagi-iniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/ucurumun-kenarinda-bal-mesaisi-kaya-bali-icin-600-metre-asagi-iniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman’ın Gercüş ilçesinde, sarp kayalıklarıyla dikkat çeken Aydınlı köyünde kaya balı hasadı başladı. Bölgedeki arı yuvalarına ulaşmak için kayalıklardan halatlarla inen beden eğitimi öğretmeni Yalçın Yıldız, bu yıl 600 metreyi bulan uçurumlarda zorlu bir çalışma yürütüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dağcılık eğitimi bulunan Yıldız, yüksek ve ulaşılması güç noktalardaki doğal kaya balını geleneksel yöntemlerle çıkarmaya çalışıyor.</p>

<p>Kayalıkların yüksek kesimlerinde bulunan arı yuvalarına ulaşmak için özel güvenlik düzenekleri kuran Yıldız, hasat sırasında büyük dikkat gösteriyor. Geçmiş yıllarda yaklaşık <strong>300 metreye kadar olan kayalıklara</strong> inen Yıldız, bu sezon daha yüksek ve zorlu bölgelerde çalışıyor. Görüntülenen hasat çalışması, kayalık arazide bal çıkarmanın ne kadar güç ve riskli olduğunu da gözler önüne seriyor.</p>

<h2>Yalçın Yıldız Kayalıklara Halatlarla İnerek Bal Arıyor</h2>

<p>Beden eğitimi öğretmenliği yapan Yalçın Yıldız, kaya balı hasadını mesleğinin dışında <strong>hobi olarak</strong> sürdürüyor. Yaz döneminde farklı noktalara giderek arıların kayalıkların içine yaptığı yuvalara ulaşan Yıldız, uygun gördüğü yuvalardan bal çıkarıyor.</p>

<p>Hasat sırasında kayalığın yapısı, arı yuvasının bulunduğu nokta ve yükseklik çalışma süresini doğrudan etkiliyor. Bazı bölgelerde yalnızca <strong>20-30 metre</strong> kadar iniş yapılırken, arı yuvasının daha yüksek bir noktada bulunması halinde çok daha uzun mesafeler kat ediliyor.</p>

<p>Yıldız, bu yıl bazı kayalıklarda yüksekliğin <strong>600 metreye ulaştığını</strong> belirtiyor. Bu nedenle her hasat noktasında aynı yöntem uygulanmıyor. Kayalığın durumuna göre farklı istasyonlar hazırlanarak güvenli iniş ve çıkış için gerekli düzenekler kuruluyor.</p>

<h2>Hasat Çalışması Bu Yıl 600 Metreye Kadar Ulaştı</h2>

<p>Aydınlı köyünün sarp coğrafyası, kaya balı hasadını sıradan bir arıcılık faaliyetinden farklı hale getiriyor. Arıların kayalık alanlarda oluşturduğu yuvalara ulaşmak için dik yamaçlardan aşağı inmek gerekiyor. Bu durum, hasadı gerçekleştiren kişinin hem fiziksel olarak hazırlıklı olmasını hem de teknik bilgiye sahip olmasını zorunlu kılıyor.</p>

<p>Yıldız, önceki yıllarda en fazla <strong>300 metrelik kayalıklara</strong> indiğini, bu sezon ise yaklaşık 600 metreye ulaşan bölgelerde çalışma yaptığını ifade ediyor. Ancak her kaya balı yuvasının aynı yükseklikte bulunmadığını belirten Yıldız, bazı yuvalara daha kısa inişlerle ulaşabildiklerini söylüyor.</p>

<p>Hasat miktarı da yuvanın büyüklüğüne göre değişiyor. Yıldız, uygun şartlarda günde <strong>iki veya üç arı yuvasını</strong> açmaya çalıştığını belirtiyor. Balın fazla olduğu dönemlerde ise hasadın ekip halinde gerçekleştirilerek satışa sunulduğu aktarılıyor.</p>

<h2>Dağcılık Eğitimi Zorlu İnişlerde Güvenlik Sağlıyor</h2>

<p>Kayalıklarda yapılan bal hasadının en önemli unsurlarından biri güvenlik olarak öne çıkıyor. Yıldız, gerçekleştirdiği inişlerde <strong>4-5 farklı istasyon</strong> kurduğunu ve bu sistem sayesinde kayalıklarda kontrollü şekilde hareket ettiğini belirtiyor.</p>

<p>Dağcılık eğitimi alan Yıldız, yüksekte çalışma konusunda edindiği deneyimin bu faaliyet sırasında kendisine yardımcı olduğunu ifade ediyor. Buna rağmen kaya balı hasadının ciddi riskler taşıdığını da vurguluyor.</p>

<p>Özellikle yüksekliği yüzlerce metreyi bulan kayalıklarda yapılacak yanlış bir hareketin ciddi sonuçlara yol açabileceği belirtiliyor. Bu nedenle teknik eğitim ve güvenlik ekipmanları olmadan bu tür çalışmalara girişilmemesi gerektiği konusunda uyarıda bulunuluyor.</p>

<h2>Kaya Balı Hasadı Yaz Boyunca Devam Ediyor</h2>

<p>Yıldız, kaya balı hasadını yalnızca belirli bir noktada gerçekleştirmiyor. Yaz boyunca Gercüş çevresindeki farklı kayalık alanlara giderek arı yuvalarını kontrol ediyor. Uygun şartların oluştuğu bölgelerde hasat yapılıyor.</p>

<p>Bölgenin el değmemiş ve sarp coğrafyası, doğal kaya balının ortaya çıkmasında önemli bir rol oynuyor. Kayalıkların yüksek kesimlerinde bulunan arı yuvalarına ulaşmak ise balın elde edilmesini oldukça zahmetli hale getiriyor.</p>

<p>Hasat sırasında arıların davranışları da dikkate alınıyor. Yuvanın bulunduğu konuma ve arıların durumuna göre çalışma yöntemi değiştiriliyor. Bu nedenle her yuva için aynı sürede ve aynı koşullarda hasat yapılması mümkün olmuyor.</p>

<h2>Zorlu Hasat Doğaseverlerin De İlgisini Çekiyor</h2>

<p>Gercüş’ün doğal yapısı içerisinde gerçekleştirilen kaya balı hasadı, yalnızca yerel halkın değil, <strong>doğaseverlerin de ilgisini çekiyor</strong> . Metrelerce yükseklikte halatlarla kayalıklara inen Yıldız’ın çalışması, bölgedeki geleneksel üretim yöntemlerinin zorluğunu ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yıldız, bu işi ekonomik bir faaliyetten çok sevdiği bir hobi olarak sürdürdüğünü belirtiyor. Ancak hasat edilen bal miktarının fazla olduğu dönemlerde ekip halinde çalışarak ürünleri satışa sunduklarını ifade ediyor.</p>

<p><strong>Kaya balı hasadı</strong> , Aydınlı köyünün sarp coğrafyasında doğayla mücadele ve geleneksel üretimin birleştiği zorlu bir çalışma olarak öne çıkıyor. 600 metreye varan kayalıklarda gerçekleştirilen inişler, ürünün sofraya ulaşmasının ardındaki emeği gözler önüne sererken, uzmanlık ve güvenlik tedbirlerinin bu çalışmada vazgeçilmez olduğunu da gösteriyor. Yıldız’ın özellikle <strong>dağcılık eğitimi olmayanların bu tür riskli inişleri denememesi gerektiği</strong> yönündeki uyarısı ise hasadın en önemli mesajlarından biri olarak dikkat çekiyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/ucurumun-kenarinda-bal-mesaisi-kaya-bali-icin-600-metre-asagi-iniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/08/aw765718-11-vwbb.webp" type="image/jpeg" length="18789"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avukat Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/avukat-secerken-nelere-dikkat-edilmelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/avukat-secerken-nelere-dikkat-edilmelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1></h1>

<p>Hukuki bir sorunla karşı karşıya kalındığında doğru kişiden destek almak, sürecin en önemli aşamalarından biridir. Dava açılması, mevcut bir davanın takip edilmesi, resmi işlemlerin yürütülmesi ya da hak kaybı yaşanmaması gereken bir konuda profesyonel görüş alınması, kişinin önündeki seçenekleri daha net görmesini sağlar. Özellikle boşanma, ceza, icra ve tazminat gibi sonuçları günlük hayatı doğrudan etkileyebilen davalarda avukat seçimi daha dikkatli yapılmalıdır.</p>

<p>Bir <strong><a href="https://www.avukatdeniz.com/" rel="dofollow">avukat</a></strong> seçerken yalnızca ofisin bulunduğu konuma veya ilk görüşmede verilen izlenime bakmak yeterli değildir. Hukuk alanındaki deneyim, iletişim biçimi, dosyaya yaklaşım, sürecin açık şekilde anlatılması ve müvekkilin hakları konusunda ne kadar bilgilendirildiği birlikte değerlendirilmelidir. İzmir’de hukuki destek arayan kişiler için Avukat Deniz Kekik, farklı hukuk alanlarında profesyonel danışmanlık ve dava takibi hizmetleri sunmayı hedefleyen isimlerden biridir.</p>

<h2>Hukuk Alanındaki Deneyim Neden Önemlidir?</h2>

<p>Hukuk oldukça geniş bir alandır. Boşanma davasında gündeme gelen konular ile ceza davasında ele alınan meseleler aynı değildir. İcra takibi, tazminat talepleri, aile hukuku uyuşmazlıkları ve ceza yargılamaları farklı mevzuat hükümlerinin ve farklı usul kurallarının değerlendirilmesini gerektirebilir.</p>

<p>Bu nedenle avukat araştırırken karşılaşılan hukuki problemin hangi alana girdiğini belirlemek önemlidir. Daha sonra seçilecek hukukçunun söz konusu alandaki çalışma deneyimi, dava türlerine hâkimiyeti ve süreci nasıl yönettiği hakkında bilgi edinilebilir. İlk görüşmede dosyanın genel çerçevesinin konuşulması da doğru tercih yapmayı kolaylaştırır.</p>

<p>İyi bir hukuk hizmetinde yalnızca hukuki bilgi değil, olayın ayrıntılarını doğru okuyabilme becerisi de önem taşır. Her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, hazır kalıplarla hareket etmek yerine olayın bütün yönlerinin değerlendirilmesi gerekir.</p>

<h2>İzmir’de Avukat Ararken Nelere Bakılmalı?</h2>

<p>İzmir gibi nüfusu ve hukuki işlem yoğunluğu yüksek bir şehirde avukat araştırırken seçeneklerin fazla olması ilk bakışta avantaj gibi görünse de karar vermeyi zorlaştırabilir. İnternet üzerinde yapılan kısa bir arama sonucunda çok sayıda hukuk bürosu ve avukatla karşılaşmak mümkündür.</p>

<p><strong><a href="https://www.avukatdeniz.com/" rel="dofollow">İzmir avukat</a></strong> araması yapan kişilerin öncelikle kendi hukuki ihtiyaçlarını netleştirmesi faydalı olur. Boşanma, ceza, icra veya tazminat gibi farklı bir alanda destek aranıyorsa, görüşme yapılacak kişinin ilgili dosya türü konusunda deneyimi ve çalışma biçimi araştırılabilir.</p>

<p>Avukatın iletişim bilgileri, ofis bilgileri, hizmet alanları ve mesleki yaklaşımı hakkında ulaşılabilen bilgiler de değerlendirme sürecinde dikkate alınabilir. Bunun yanında yalnızca internet üzerindeki yorumlara göre karar vermek yerine doğrudan görüşme yapmak daha sağlıklı bir değerlendirme imkânı sunar.</p>

<h2>İlk Görüşmede Hangi Sorular Sorulabilir?</h2>

<p>Avukatla yapılacak ilk görüşme, tarafların birbirini tanıması açısından önemlidir. Müvekkil yaşadığı olayı mümkün olduğunca açık biçimde anlatmalı, elindeki belgeleri paylaşmalı ve kafasındaki soruları çekinmeden sormalıdır.</p>

<p>Örneğin davanın hangi aşamalardan geçebileceği, hangi belgelerin gerekli olabileceği, yaklaşık olarak ne kadar sürebileceği ve süreç içerisinde müvekkilden neler beklendiği hakkında bilgi istenebilir. Elbette dava süresinin veya sonucunun önceden kesin biçimde bilinmesi her zaman mümkün değildir. Mahkemenin iş yoğunluğu, dosyanın kapsamı, karşı tarafın tutumu ve yargılama sürecindeki gelişmeler süreyi etkileyebilir.</p>

<p>İlk görüşmede kullanılan dil de önemli bir ayrıntıdır. Hukuki terimler gerektiğinde kullanılabilir; ancak müvekkilin konuyu anlayabilmesi için önemli noktaların sade biçimde açıklanması gerekir. Kendisini rahatça ifade edebilen ve sorularına açık yanıtlar alabilen kişi, hukuki sürecin ilerleyen aşamalarında daha bilinçli hareket edebilir.</p>

<h2>Boşanma Davalarında Avukat Seçimi Neden Önemlidir?</h2>

<p>Boşanma davaları yalnızca evliliğin sona erdirilmesinden ibaret değildir. Tarafların çocukları bulunuyorsa velayet ve kişisel ilişki düzenlemeleri, ekonomik konular bakımından nafaka, mal paylaşımı ve bazı durumlarda tazminat talepleri de gündeme gelebilir.</p>

<p>Bu nedenle <strong><a href="https://www.avukatdeniz.com/" rel="dofollow">İzmir boşanma avukatı</a></strong> arayan kişilerin yalnızca dava açma işlemini gerçekleştirecek bir hukukçu aramakla yetinmemesi gerekir. Dosyanın içinde yer alan ailevi ve ekonomik meselelerin birlikte değerlendirilmesi, sürecin daha sağlıklı yürütülmesine katkı sağlayabilir.</p>

<p>Boşanma sürecinde tarafların duygusal olarak zorlandığı dönemler yaşanabilir. Hukuki kararların ise mümkün olduğunca somut bilgi ve mevzuat çerçevesinde verilmesi gerekir. Velayet, nafaka, mal paylaşımı veya tazminat gibi başlıklarda kişiye özel hukuki değerlendirme yapılması, hangi taleplerin ileri sürülebileceğinin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avukat Deniz Kekik, İzmir’de boşanma davaları kapsamında velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi konularda hukuki destek sunmaktadır. Boşanma sürecinin her dosyada farklı ilerleyebileceği dikkate alınarak, kişinin kendi şartları üzerinden değerlendirme yapılması önemlidir.</p>

<h2>Şeffaf İletişim Güven Oluşturur</h2>

<p>Avukat ile müvekkil arasındaki ilişkinin temelinde güven bulunur. Müvekkilin kendi dosyası hakkında doğru ve anlaşılır bilgiye ulaşabilmesi, süreci daha rahat takip etmesini sağlar.</p>

<p>Şeffaf bir iletişimde yalnızca olumlu ihtimaller anlatılmaz. Dosyanın güçlü ve zayıf yönlerinin birlikte değerlendirilmesi, karşılaşılabilecek risklerin açıklanması ve kesin olmayan konularda gerçekçi bilgi verilmesi önemlidir. Hiçbir dava için sonucu önceden kesin olarak garanti etmek mümkün olmadığından, hukuki sürecin olası sonuçları üzerinden değerlendirme yapılması daha sağlıklı olacaktır.</p>

<p>Ücretlendirme konusunda da görüşme sırasında açık bilgi alınması faydalıdır. Hizmet kapsamı, yapılacak işlemler ve ortaya çıkabilecek masraflar hakkında önceden konuşulması ileride yaşanabilecek yanlış anlaşılmaların önüne geçebilir.</p>

<h2>Dosyaya Özel Çalışma Yapılması Neden Gereklidir?</h2>

<p>Hukuki uyuşmazlıklarda aynı başlık altında yer alan dosyalar bile birbirinden oldukça farklı olabilir. Örneğin iki boşanma davasında tarafların talepleri, çocukların durumu, ekonomik koşullar ve olayların geçmişi aynı olmayabilir. Benzer şekilde iki tazminat dosyasında ortaya çıkan zarar veya kusur durumu birbirinden farklı olabilir.</p>

<p>Bu nedenle avukatın dosyayı ayrıntılı biçimde dinlemesi ve belgeleri incelemesi önemlidir. Müvekkilden alınan bilgilerin doğru şekilde değerlendirilmesi, hukuki sürecin planlanmasına yardımcı olur.</p>

<p>Avukat Deniz Kekik tarafından sunulan hukuki hizmetlerde de farklı uyuşmazlık alanlarına yönelik profesyonel danışmanlık anlayışı öne çıkarılmaktadır. İzmir’de hukuki sorun yaşayan kişilerin kendi dosyalarının özelliklerini doğrudan görüşerek değerlendirmesi, ihtiyaç duyulan hizmetin kapsamının daha net anlaşılmasını sağlayabilir.</p>

<h2>Avukat Seçiminde Güven Ve Ulaşılabilirlik</h2>

<p>Bir avukatın hukuki bilgiye sahip olması kadar müvekkiliyle sağlıklı iletişim kurabilmesi de önemlidir. Dava süreci başladıktan sonra yeni belgeler ortaya çıkabilir, duruşma tarihleri belirlenebilir veya dosyada farklı gelişmeler yaşanabilir. Bu nedenle iletişimin tamamen kopuk olduğu bir çalışma süreci müvekkil açısından zorlayıcı olabilir.</p>

<p>Ulaşılabilirlik, her an telefonda olmak anlamına gelmez. Önemli olan dosyayla ilgili gelişmelerin makul süre içerisinde paylaşılması ve gerekli durumlarda müvekkilin bilgi alabileceği bir iletişim düzeninin bulunmasıdır.</p>

<p>Özellikle aile hukuku gibi kişisel yönü ağır basan davalarda karşılıklı güven daha da önem kazanır. Kişinin özel hayatına ilişkin bilgileri rahatça paylaşabilmesi, hukuki değerlendirmenin eksiksiz yapılabilmesine katkı sağlar.</p>

<h2>Sonuç Odaklı Hukuki Danışmanlık Nasıl Olmalıdır?</h2>

<p>Hukuki hizmet alırken “sonuç odaklı” bir çalışma anlayışı, yalnızca davanın kazanılacağı yönünde söz verilmesi anlamına gelmemelidir. Asıl önemli olan, dosyanın hukuki çerçevesinin doğru belirlenmesi, gerekli işlemlerin zamanında yapılması, hakların korunması ve mevcut seçeneklerin açık biçimde ortaya konulmasıdır.</p>

<p>Avukat Deniz Kekik, İzmir’de boşanma, ceza, icra ve tazminat alanlarında hukuki destek sunarak kişilerin karşılaştıkları sorunların çözümünde profesyonel danışmanlık sağlamayı amaçlamaktadır. Şeffaf, güvenilir ve sonuç odaklı çalışma anlayışı, hukuki yardım arayan kişilerin karar verme sürecinde önem taşıyan unsurlar arasında yer almaktadır.</p>

<p>İzmir’de hukuki destek arayan kişiler, Avukat Deniz Kekik hakkında daha ayrıntılı bilgi almak ve sunulan hizmetleri incelemek için Avukat Deniz Kekik web sitesini ziyaret edebilir. Her hukuki uyuşmazlığın kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğinden, somut olay hakkında profesyonel görüş alınması en doğru yol olacaktır.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/avukat-secerken-nelere-dikkat-edilmelidir</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/08/images-5.jpeg" type="image/jpeg" length="60091"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğru Nakliye Şirketi Seçimi Neden Önemli?]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/dogru-nakliye-sirketi-secimi-neden-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/dogru-nakliye-sirketi-secimi-neden-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1></h1>

<p><strong><a href="https://www.ayernakliyat.com.tr/" rel="dofollow">Nakliye şirketi</a></strong> seçerken firmanın sektördeki tecrübesi ve sunduğu hizmetlerin kapsamı mutlaka incelenmelidir. Taşınma sırasında yaşanabilecek gecikmeler, iletişim sorunları veya eşya hasarları sürecin beklenenden daha yorucu hale gelmesine neden olabilir.</p>

<p>Ayer Nakliyat, müşteri memnuniyetini çalışmalarının önemli bir parçası olarak görmektedir. Taşınma öncesinde ihtiyaçların anlaşılması, uygun araç ve personelin planlanması, eşyaların dikkatli şekilde taşınması hizmet kalitesini doğrudan etkiler. Profesyonel bir ekipten destek almak, taşınma sürecinde kişilerin üzerindeki yükün azalmasına yardımcı olur.</p>

<h2>Ev Taşımacılığında Deneyimli Hizmet</h2>

<p><strong><a href="https://www.ayernakliyat.com.tr/" rel="dofollow">Evden eve nakliyat</a></strong>, taşınma sürecinin en fazla özen isteyen hizmetlerinden biridir. Bir evde farklı boyutlarda mobilyalar, elektronik cihazlar, mutfak eşyaları ve kişisel ürünler bulunur. Her eşyanın taşıma biçimi aynı olmadığı için planlama aşamasında detaylı hareket etmek önemlidir.</p>

<p>Ayer Nakliyat, eşyaların mevcut durumunu ve taşınılacak adresin koşullarını dikkate ederek çalışmalarını organize eder. Taşıma sırasında eşyaların uygun şekilde hazırlanması, araç içerisine düzenli yerleştirilmesi ve yeni adrese kontrollü biçimde çıkarılması sürecin daha rahat ilerlemesine yardımcı olur. Deneyimli personel sayesinde özellikle ağır ve hassas eşyaların taşınmasında daha dikkatli bir çalışma gerçekleştirilebilir.</p>

<h2>İstanbul’da Taşınmanın Pratik Çözümü</h2>

<p>İstanbul, geniş yüzölçümü ve yoğun trafik yapısı nedeniyle taşımacılık açısından kendine özgü zorluklara sahip bir şehirdir. İlçeler arasındaki mesafeler, bina girişleri, otopark imkânları ve trafik yoğunluğu taşınma planını doğrudan etkileyebilir.</p>

<p><strong><a href="https://www.ayernakliyat.com.tr/" rel="dofollow">İstanbul evden eve nakliyat</a></strong> hizmeti arayanların firma seçerken yalnızca fiyat üzerinden karar vermemesi gerekir. Firmanın deneyimi, kullandığı taşıma araçları, personel yapısı ve müşteri iletişimi de değerlendirilmelidir. Ayer Nakliyat, İstanbul içindeki taşınma ihtiyaçlarında deneyimini kullanarak sürecin daha düzenli ilerlemesine yardımcı olur. Adres ve eşya özelliklerine göre yapılan planlama, taşınma gününde zaman kaybının azaltılmasına katkı sağlar.</p>

<h2>Taşınırken Güven Ve Memnuniyet Önceliği</h2>

<p>Taşınma günü geldiğinde insanların en büyük beklentisi eşyalarının sorunsuz şekilde yeni adreslerine ulaşmasıdır. Bunun yanında zamanında hareket edilmesi, çalışanların özenli davranması ve süreç hakkında doğru bilgilendirme yapılması da önemlidir. Ayer Nakliyat, sektörde edindiği deneyimi müşteri beklentileriyle birleştirerek güvenilir taşımacılık hizmeti sunmayı hedeflemektedir.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/dogru-nakliye-sirketi-secimi-neden-onemli</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/08/ayer-arac.webp" type="image/jpeg" length="89005"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Eşya Depolama Hizmetlerinde Güvenli ve Profesyonel Çözümler]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/istanbul-esya-depolama-hizmetlerinde-guvenli-ve-profesyonel-cozumler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/istanbul-esya-depolama-hizmetlerinde-guvenli-ve-profesyonel-cozumler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 dir="ltr"></h1>

<p>İstanbul gibi büyük ve hareketli bir şehirde yaşam alanlarının zamanla yetersiz kalması, taşınma süreçleri, ev tadilatları veya geçici şehir değişiklikleri gibi durumlar eşya depolama hizmetlerine olan ihtiyacı artırmaktadır. Kullanılmayan ancak ileride tekrar ihtiyaç duyulabilecek eşyaları güvenli bir ortamda muhafaza etmek, hem yaşam alanlarında yer açmak hem de eşyaların korunmasını sağlamak açısından önemli bir çözümdür. Bu noktada profesyonel <strong><a href="https://maviesyadepolama.com.tr/" rel="dofollow">eşya depolama</a></strong> hizmetleri pratik ve güvenilir seçenekler sunar.</p>

<h2>Eşya Depolama Nedir?</h2>

<p>Eşya depolama, kişisel veya kurumsal eşyaların belirli bir süre boyunca profesyonel depolama alanlarında muhafaza edilmesi hizmetidir. Ev mobilyalarından beyaz eşyalara, kolilerden ofis malzemelerine kadar farklı büyüklükteki eşyalar, ihtiyaca uygun depo alanlarında saklanabilir. Özellikle İstanbul gibi alan kullanımının önemli olduğu şehirlerde depolama hizmetleri, kullanıcıların yaşam ve çalışma alanlarını daha verimli değerlendirmelerine yardımcı olur.</p>

<p>Profesyonel depolama hizmetinde yalnızca eşyaların bir alana bırakılması yeterli değildir. Depoların temizliği, güvenliği, düzeni ve eşyaların uygun koşullarda muhafaza edilmesi büyük önem taşır. Bu nedenle depolama firması seçerken hizmet kapsamının ayrıntılı şekilde incelenmesi gerekir.</p>

<h2>İstanbul Eşya Depolama Hizmeti Neden Tercih Ediliyor?</h2>

<p>İstanbul'da taşınma, ev yenileme, tadilat, ofis değişikliği veya geçici süreli şehir dışına çıkma gibi birçok farklı nedenle depolama ihtiyacı ortaya çıkabilir. Bu durumlarda eşyaların geçici olarak güvenli bir yerde tutulması büyük kolaylık sağlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><a href="https://maviesyadepolama.com.tr/" rel="dofollow">İstanbul eşya depolama</a></strong> hizmetleri sayesinde ihtiyaç duyulmayan eşyalar yaşam alanından çıkarılarak düzenli depolama alanlarında muhafaza edilebilir. Böylece ev veya ofis içerisinde daha geniş ve kullanışlı alanlar oluşturulabilir.</p>

<p>Özellikle taşınma sürecinde yeni adres hazır olmadan eski evin boşaltılması gerektiğinde depolama hizmetleri önemli bir avantaj sağlar. Eşyalar güvenli bir depoda tutulurken yeni yaşam alanının hazırlıkları tamamlanabilir.</p>

<h2>Ev Eşyaları Güvenli Şekilde Nasıl Depolanır?</h2>

<p>Depolama sürecinde eşyaların zarar görmemesi için doğru paketleme ve yerleştirme oldukça önemlidir. Mobilyalar, elektronik ürünler, beyaz eşyalar ve kırılabilecek ürünler özelliklerine uygun şekilde korunmalıdır. Paketleme sonrasında eşyaların depo içerisinde düzenli biçimde yerleştirilmesi, hem güvenlik hem de ihtiyaç halinde eşyalara kolay ulaşabilmek açısından avantaj sağlar.</p>

<p>Profesyonel depolama hizmetlerinde depo güvenliği de önemli bir kriterdir. Güvenlik kameraları, alarm sistemleri, kontrollü giriş ve düzenli bakım gibi uygulamalar eşyaların korunmasına katkıda bulunur. Depoların temiz ve nemden uzak olması da özellikle mobilya, tekstil ve elektronik ürünlerin uzun süreli muhafazasında dikkat edilmesi gereken konular arasındadır.</p>

<h2>İhtiyaca Uygun Depolama Alanları</h2>

<p>Her müşterinin depolamak istediği eşya miktarı aynı değildir. Kimi müşteriler yalnızca birkaç koli veya küçük miktarda eşya depolamak isterken kimi müşterilerin bütün ev eşyalarını muhafaza etmesi gerekebilir. Bu nedenle farklı büyüklüklerde depo seçeneklerinin bulunması kullanıcıların yalnızca ihtiyaç duyduğu alan için hizmet almasına yardımcı olur.</p>

<p>Kısa süreli depolamanın yanı sıra uzun süreli ihtiyaçlar için de profesyonel çözümler değerlendirilebilir. Depolama süresi belirlenirken eşya miktarı, depo alanının özellikleri ve hizmet kapsamı dikkate alınmalıdır.</p>

<h2>Güvenilir Eşya Depolama Firması Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?</h2>

<p>Eşya depolama firması seçerken öncelikle depo koşulları araştırılmalıdır. Güvenlik sistemi, temizlik, nem kontrolü, paketleme, taşıma ve sözleşme şartları gibi detaylar hizmet kalitesini doğrudan etkiler. Ayrıca firmanın sunduğu hizmetlerin ihtiyaçlara uygun olup olmadığı ve fiyatlandırmanın hangi kriterlere göre yapıldığı öğrenilmelidir.</p>

<p>İstanbul'da profesyonel bir depolama hizmetinden yararlanmak isteyen kişiler, ihtiyaçlarına uygun depo büyüklüğünü belirleyerek güvenli, düzenli ve ulaşılabilir çözümleri değerlendirebilir. Doğru planlanan eşya depolama hizmeti sayesinde kullanılmayan eşyalar güvenli koşullarda muhafaza edilirken yaşam alanlarında da önemli ölçüde yer kazanılabilir.</p>

<p></p></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/istanbul-esya-depolama-hizmetlerinde-guvenli-ve-profesyonel-cozumler</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 21:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/08/depolama.png" type="image/jpeg" length="36650"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Metrelik Viyadükte Mahsur Kalan Keçi Ekiplerce Kurtarıldı]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/15-metrelik-viyadukte-mahsur-kalan-keci-ekiplerce-kurtarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/15-metrelik-viyadukte-mahsur-kalan-keci-ekiplerce-kurtarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da görenleri şaşkına çeviren olayda, yaklaşık 15 metre yükseklikteki viyadük ayağında mahsur kalan bir keçi , itfaiye ekiplerinin titiz çalışması sonucu kurtarıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kuzey Marmara Otoyolu’nun Eyüpsultan ilçesindeki bölümünde yaşanan olayda ekipler, güvenlik önlemlerini aldıktan sonra halat yardımıyla viyadük ayağına indi. Keçinin nasıl olup da bu noktaya ulaştığı ise belirlenemedi.</p>

<h2>Mahsur Kalan Keçi Vatandaşlar Tarafından Fark Edildi</h2>

<p>Olay, <strong>Kuzey Marmara Otoyolu’nun Eyüpsultan ilçesinden geçen bölümünde</strong> meydana geldi. Yaklaşık 15 metre yüksekliğindeki viyadük ayağında bir keçinin mahsur kaldığını fark eden vatandaşlar, durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye ekipler sevk edildi.</p>

<p>Viyadük ayağının yüksekliği ve olay yerinin otoyol güzergâhında bulunması nedeniyle ekipler, kurtarma çalışmasına başlamadan önce çevrede gerekli güvenlik tedbirlerini aldı. Keçinin bulunduğu noktaya ulaşmak için özel ekipman ve halatlar kullanıldı.</p>

<h2>İtfaiye Ekipleri Halatla Viyadük Ayağına İndi</h2>

<p>İhbarın ardından olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, <strong>yaklaşık 15 metre yükseklikteki viyadük ayağına halat yardımıyla indi</strong> . Kurtarma operasyonunda ekiplerin güvenliği de ön planda tutuldu.</p>

<p>İtfaiye personeli, kontrollü şekilde aşağıya inerek keçinin bulunduğu noktaya ulaştı. Zorlu konumda gerçekleştirilen çalışma sırasında keçinin zarar görmemesi için dikkatli hareket edildi. Ekiplerin müdahalesiyle hayvanın güvenli şekilde kontrol altına alınması sağlandı.</p>

<h2>Keçi İple Bağlanarak Güvenli Şekilde Yukarı Çekildi</h2>

<p>Viyadük ayağında keçiye ulaşan ekipler, hayvanı <strong>iple bağlayarak kurtarma işlemine hazırladı</strong> . Ardından keçi, ekiplerin kontrolünde yukarı doğru çekildi.</p>

<p>Kurtarma sırasında hem hayvanın hem de itfaiye personelinin güvenliği için kontrollü bir çalışma yürütüldü. Keçi, başarılı operasyonun ardından mahsur kaldığı viyadük ayağından çıkarıldı. Böylece yüksek ve ulaşılması güç noktadaki kurtarma çalışması tamamlandı.</p>

<h2>Kurtarma Anları İtfaiye Kamerasına Yansıdı</h2>

<p>Keçinin kurtarılması sırasında yaşananlar, <strong>itfaiye ekiplerinin kamerası tarafından kaydedildi</strong> . Görüntülerde itfaiye personelinin halat yardımıyla viyadük ayağına indiği görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kayıtlarda ekiplerin keçiye ulaştıktan sonra hayvanı iple bağladığı ve kontrollü biçimde yukarı çektiği anlar da yer aldı. Operasyonun tamamlanmasının ardından keçinin güvenli bölgeye çıkarılması görüntülere yansıdı.</p>

<h2>“Oraya Nasıl İndin?” Başlığıyla Paylaşıldı</h2>

<p>İtfaiye ekipleri tarafından kaydedilen görüntüler, kurumun sosyal medya hesabından <strong>“Oraya nasıl indin?”</strong> başlığıyla paylaşıldı. Paylaşımda, keçinin viyadük ayağında mahsur kalması ve ekiplerin gerçekleştirdiği kurtarma operasyonuna ilişkin görüntülere yer verildi.</p>

<p>Söz konusu başlık, keçinin yaklaşık 15 metre yükseklikteki viyadük ayağına nasıl ulaştığı sorusunu da gündeme getirdi. Ancak yapılan kurtarma çalışmasının ardından hayvanın bu noktaya nasıl çıktığı konusunda herhangi bir tespit yapılamadı.</p>

<h2>Keçinin Sahibine Teslim Edildiği Öğrenildi</h2>

<p>Kurtarma operasyonunun tamamlanmasının ardından keçinin <strong>sahibine teslim edildiği öğrenildi</strong> . Böylece yüksek viyadük ayağında mahsur kalan hayvan, ekiplerin müdahalesiyle güvenli şekilde bulunduğu yerden çıkarılmış oldu.</p>

<p>Olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığı belirtildi. Keçinin viyadük ayağına nasıl ulaştığı ise bilinmezliğini korudu.</p>

<h2>Zorlu Operasyon Başarıyla Tamamlandı</h2>

<p>Kuzey Marmara Otoyolu’nda yaşanan olay, itfaiye ekiplerinin yalnızca insanlara yönelik değil, <strong>hayvanların kurtarılmasına yönelik çalışmalarını</strong> da bir kez daha ortaya koydu. Yaklaşık 15 metrelik yükseklikte gerçekleştirilen operasyon, ekiplerin güvenlik önlemleri ve koordineli çalışmasıyla tamamlandı.</p>

<p>Viyadük ayağında mahsur kalan keçinin kurtarılmasıyla sonuçlanan olayda en dikkat çeken ayrıntı ise hayvanın söz konusu noktaya nasıl ulaştığının belirlenememesi oldu. Keçi sahibine teslim edilirken, kurtarma anları da itfaiyenin kamerasından kayda geçmiş oldu. Böylece tehlikeli bir noktada mahsur kalan keçinin macerası, ekiplerin müdahalesiyle <strong>güvenli bir şekilde sona erdi</strong> .</p></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/15-metrelik-viyadukte-mahsur-kalan-keci-ekiplerce-kurtarildi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/08/kopru-1280x800-446425.webp" type="image/jpeg" length="63387"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 Perseid Meteor Yağmuru Bu Gece Zirve Yapıyor: Türkiye’de En İyi Gözlem Noktaları]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/2026-perseid-meteor-yagmuru-bu-gece-zirve-yapiyor-turkiyede-en-iyi-gozlem-noktalari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/2026-perseid-meteor-yagmuru-bu-gece-zirve-yapiyor-turkiyede-en-iyi-gozlem-noktalari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos gecelerinin en dikkat çekici gökyüzü olaylarından Perseid Meteor Yağmuru , 2026 yılında gözlemciler için oldukça elverişli koşullar sunuyor. 12 Ağustos’u 13 Ağustos’a bağlayan gece zirveye ulaşması beklenen meteor yağmuruna bu yıl yeni ay eşlik ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ay ışığının gökyüzünü aydınlatmaması, özellikle şehir ışıklarından uzak bölgelerde sönük meteorların görülme şansını artırıyor.</p>

<p>Türkiye genelinde gözlem yapmak için teleskop ya da özel bir ekipman gerekmiyor. Asıl belirleyici unsur <strong>ışık kirliliğinin düşük olması</strong> . Açık bir gökyüzü, geniş ufuk ve güvenli bir konum bulunduğunda Perseidler çıplak gözle takip edilebiliyor.</p>

<h2>Perseidlerin 12-13 Ağustos Gecesinde Zirve Yapması Bekleniyor</h2>

<p>2026 Perseidleri için en önemli tarih <strong>12 Ağustos gecesi</strong> olacak. Meteor yağmuru, Kuzey Yarım Küre’den gözlem için uygun konumda bulunurken, karanlık gökyüzü bu yılki gösterinin öne çıkan avantajlarından biri olacak. Karanlık kırsal bölgelerde maksimum döneminde saatte onlarca meteor görmek mümkün. Ancak gerçek gözlem sayısı konuma, hava koşullarına ve gökyüzünün ne kadar karanlık olduğuna bağlı olarak değişiyor.</p>

<p>Meteorlar yalnızca Perseus takımyıldızının bulunduğu noktada görülmeyecek. Gökyüzünün farklı bölgelerinde iz bırakabilecekleri için <strong>geniş bir görüş alanı</strong> seçmek, tek bir noktaya teleskopla odaklanmaktan daha önemli.</p>

<h2>Erciyes’te 2 Bin 650 Metrede Perseid Gözlemi Yapılacak</h2>

<p>Kayseri, 2026 Perseid gecesinin en dikkat çekici adreslerinden biri olacak. <strong>Erciyes Kayak Merkezi Hacılar Kapı</strong> , 2 bin 650 metre rakımı ve şehir ışıklarından uzak konumuyla meteor gözlemi için öne çıkıyor.</p>

<p>Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Erciyes A.Ş. ve Kayseri Bilim Merkezi iş birliğiyle düzenlenen geleneksel <strong>Perseid Meteor Yağmuru Görsel Şölen Etkinliği</strong> , 12 Ağustos’ta Hacılar Kapı’da gerçekleştirilecek. Etkinlikte gökyüzü meraklıları Perseid Meteor Yağmuru’nu yüksek rakımda izleme fırsatı bulacak.</p>

<p>Erciyes’i avantajlı kılan yalnızca etkinlik düzenlenmesi değil. Yüksek rakım ve kent merkezinden uzaklık, <strong>ışık kirliliğinin azaltılması</strong> açısından da önemli bir avantaj sağlıyor. Kayseri ve çevresinde bulunan gökyüzü meraklıları için Erciyes, bu gece değerlendirilebilecek güçlü seçeneklerden biri.</p>

<h2>Afyonkarahisar Emre Gölü’nde Gökyüzü Etkinliği Düzenlenecek</h2>

<p>Perseid dönemine denk gelen en kapsamlı organizasyonlardan biri <strong>Afyonkarahisar Emre Gölü</strong> ’nde gerçekleştiriliyor. TÜBİTAK’ın 28. Gökyüzü Gözlem Etkinliği, <strong>12-15 Ağustos 2026</strong> tarihleri arasında düzenleniyor.</p>

<p>Emre Gölü’nün şehir ışıklarından uzak olması, geniş ufuk çizgisi ve karanlık gökyüzü koşulları etkinlik için bölgenin tercih edilmesinde etkili oluyor. Etkinlik kapsamında gece saatlerinde profesyonel teleskoplarla gözlemler yapılırken, katılımcılar uzmanlar eşliğinde <strong>Perseid meteorlarını, gezegenleri, yıldız kümelerini ve uzak gök cisimlerini</strong> inceleme fırsatı bulacak.</p>

<h2>Ankara’da Kreiken Rasathanesi İki Gece Gözlem Yapacak</h2>

<p>Ankara’da profesyonel gözlem ortamını tercih edenler için <strong>Ankara Üniversitesi Kreiken Rasathanesi</strong> öne çıkıyor. Rasathanenin 2026 etkinlik takviminde Perseid Meteor Yağmuru için iki ayrı özel etkinlik bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Takvimde <strong>12 Ağustos’ta “Perseid Meteor Yağmuru - I”</strong> , 13 Ağustos’ta ise <strong>“Perseid Meteor Yağmuru - II”</strong> etkinlikleri yer alıyor. Böylece Ankara’da meteor yağmurunu uzmanlar ve gözlem ekipmanları eşliğinde takip etmek isteyenler için iki ayrı fırsat sunuluyor.</p>

<p>Ankara merkezinden bireysel gözlem yapmak isteyenlerin ise kent ışıklarından uzaklaşması gerekiyor. <strong>Kızılcahamam ve çevresindeki daha karanlık açık alanlar</strong> , uygun hava koşullarında değerlendirilebilecek alternatifler arasında bulunuyor. Ancak seçilecek alanın güvenli ve erişime açık olması önem taşıyor.</p>

<h2>İzmir’de Karaburun ve Kozak Yaylası Öne Çıkıyor</h2>

<p>İzmir’de Perseid gözlemi için şehir merkezinden uzaklaşmak gerekiyor. <strong>Karaburun, Kozak Yaylası ve Spil Dağı çevresi</strong> , ışık kirliliğinin daha düşük olduğu bölgeler arasında öne çıkıyor.</p>

<p>İzmir’de sahil kenarında bulunmak tek başına iyi bir gözlem anlamına gelmiyor. Yakındaki yerleşimlerin, tesislerin veya yoğun araç trafiğinin oluşturduğu ışıklar görüşü olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle <strong>şehir ışıklarının doğrudan görüş alanından çıktığı açık bir nokta</strong> tercih edilmeli.</p>

<h2>İstanbul’da Şile ve Ağva Daha Uygun Seçenek Sunuyor</h2>

<p>İstanbul, yoğun ışık kirliliği nedeniyle Perseid gözlemi açısından Türkiye’nin en avantajlı kentlerinden biri değil. Buna rağmen şehirden fazla uzaklaşmadan gözlem yapmak isteyenler için <strong>Şile ve Ağva çevresindeki daha tenha alanlar</strong> değerlendirilebilir.</p>

<p>Belgrad Ormanı gibi geniş yeşil alanlar doğa açısından cazip olsa da meteor gözleminde belirleyici kriter ormanlık alan değil, <strong>gökyüzünün karanlık olması</strong> . Bu nedenle İstanbul’da gözlem yapmak isteyenlerin mümkün olduğunca kent ışıklarından uzak, açık ve güvenli bir bölge seçmesi gerekiyor.</p>

<h2>Uludağ’da Perseid Gözlemi 15 Ağustos’ta Yapılacak</h2>

<p>Bursa’da <strong>Uludağ</strong> , yüksek rakımı sayesinde gökyüzü gözlemi için öne çıkan adreslerden biri. GUHEM ve Swissôtel Uludağ iş birliğiyle düzenlenen özel Perseid programı ise <strong>15 Ağustos 2026</strong> tarihinde gerçekleştirilecek.</p>

<p>Programda astronomi sunumlarının ardından <strong>23.00-02.00 saatleri arasında Perseid Meteor Yağmuru gözlemi</strong> yapılacak. Profesyonel teleskoplarla gökyüzü tanıtımı da programın parçaları arasında yer alacak.</p>

<p>Bu nedenle Uludağ, zirve gecesini kaçıran ancak Perseidlerin aktif olduğu dönemde gözlem yapmak isteyenler için alternatif bir tarih sunuyor.</p>

<h2>Keltepe’de Meteor Yağmuru Festival Programına Dahil Edilecek</h2>

<p>Karabük’te <strong>Keltepe Gözlem Şenliği ve Uzay Girişimciliği Festivali</strong> , <strong>14-16 Ağustos 2026</strong> tarihlerinde gerçekleştirilecek. Festivalin gece programında teleskoplarla gökyüzü gözlemleri ve <strong>Perseid Meteor Yağmuru</strong> bulunuyor.</p>

<p>Keltepe’nin düşük ışık kirliliğine sahip gökyüzü, etkinliğin önemli avantajlarından biri olarak öne çıkıyor. Gündüz saatlerinde bilim söyleşileri, astrofotoğrafçılık eğitimleri, girişimcilik panelleri ve çocuk atölyeleri düzenlenirken geceleri teleskoplarla gökyüzü gözlemleri yapılacak.</p>

<h2>Meteorları Görmek İçin Teleskop Kullanmak Gerekmiyor</h2>

<p>Perseidleri izlemek için <strong>teleskop şart değil</strong> . Meteorların gökyüzünün farklı bölgelerinde ortaya çıkması nedeniyle çıplak gözle geniş bir alanı takip etmek çoğu zaman daha kullanışlı.</p>

<p>Gözlem sırasında telefon ekranından mümkün olduğunca uzak durmak gerekiyor. Gözlerin karanlığa alışması için bir süre boyunca güçlü ışıklardan kaçınmak görüşü iyileştirebilir. <strong>Kamp sandalyesi, mat veya battaniye</strong> kullanmak da uzun süre gökyüzüne bakmayı kolaylaştırır.</p>

<p>Özellikle beyaz ışıklı fenerler yerine düşük parlaklıklı veya kırmızı ışık tercih edilmesi, gözlerin karanlığa adaptasyonunu korumaya yardımcı olur.</p>

<h2>Karanlık Gökyüzü Meteor Sayısını Doğrudan Etkiliyor</h2>

<p>Perseid gözleminde en önemli kriter <strong>ışık kirliliği</strong> . Şehir merkezinden birkaç kilometre uzaklaşmak her zaman yeterli olmayabilir. Güçlü sokak lambaları, tesis aydınlatmaları, araç farları ve yoğun yerleşim alanları sönük meteorların görülmesini zorlaştırabilir.</p>

<p>Bu nedenle mümkün olduğunca <strong>karanlık, açık ve güvenli bir alan</strong> seçilmeli. Ağaçların, binaların ve dağların ufku tamamen kapatmadığı bölgeler tercih edilmeli. Hava durumunun da gözlemden önce kontrol edilmesi gerekiyor. Bulutlu bir gökyüzünde ideal Ay koşullarının avantajından yararlanmak mümkün olmayacaktır.</p>

<h2>2026’da Yeni Ay Perseid Gözlemine Büyük Avantaj Sağlıyor</h2>

<p>Bu yılki meteor yağmurunu özel hale getiren unsurlardan biri <strong>12 Ağustos’taki yeni ay</strong> . Ay’ın gökyüzünü aydınlatmaması, özellikle kırsal ve yüksek rakımlı bölgelerde daha sönük meteorların seçilmesini kolaylaştıracak.</p>

<p>Bu nedenle <strong>Erciyes, Emre Gölü, Keltepe, Uludağ</strong> ve şehir ışıklarından uzak diğer açık alanlar 2026 Perseidleri için öne çıkıyor.</p>

<p>2026 Perseid Meteor Yağmuru’nu izlemek isteyenler için en önemli kural değişmiyor: <strong>karanlık bir gökyüzü bulun, geniş bir görüş alanı seçin ve sabırlı olun.</strong> Bu gece özellikle Erciyes ve Emre Gölü gibi düzenli etkinliklerin gerçekleştirildiği noktalar dikkat çekerken, Ankara, İzmir, İstanbul, Bursa ve Karabük’te de farklı seçenekler bulunuyor.</p>

<p>Teleskop olmadan da izlenebilen Perseidler için en büyük avantaj ise bu yıl gökyüzünü güçlü biçimde aydınlatacak bir Ay’ın bulunmaması. Şehir ışıklarından uzaklaşan, güvenli ve açık bir nokta seçen gökyüzü meraklıları için <strong>12-13 Ağustos gecesi 2026’nın en etkileyici astronomi deneyimlerinden birine</strong> dönüşebilir.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/2026-perseid-meteor-yagmuru-bu-gece-zirve-yapiyor-turkiyede-en-iyi-gozlem-noktalari</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/08/s-e947750456c8ade63b5da1ec93ace76e05c2681d.jpg" type="image/jpeg" length="15742"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[64 Yıllık Asya Tur El Değiştirdi: Yeni Ortaklarla Yola Devam Edecek]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/64-yillik-asya-tur-el-degistirdi-yeni-ortaklarla-yola-devam-edecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/64-yillik-asya-tur-el-degistirdi-yeni-ortaklarla-yola-devam-edecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin şehirler arası yolcu taşımacılığı sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren köklü markalardan Asya Tur , yeni bir döneme giriyor. 64 yıllık geçmişe sahip firma , gerçekleştirilen hisse devriyle birlikte yeni yatırımcıların kontrolüne geçti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Satış sürecinin tamamlanmasıyla şirketin mülkiyet ve yönetim hakları da yeni ortaklara devredildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>2020 yılından bu yana Genç Tur bünyesinde faaliyet gösteren Asya Tur’un</strong> el değiştirmesi, karayolu yolcu taşımacılığı sektöründe dikkat çeken gelişmelerden biri oldu. Firmanın yeni dönemde mevcut operasyonlarını sürdürmesi ve şehirler arası ulaşım pazarındaki konumunu güçlendirmesi bekleniyor.</p>

<h2>Asya Tur Yeni Yatırımcıların Yönetimine Geçti</h2>

<p>Edinilen bilgilere göre Asya Tur’un satış süreci, <strong>Gölcüklü iş insanı Cemil Uzuner ile Turindex Turizm’in sahibi İsa Yılgın’ın ortak hamlesi</strong> sonucunda tamamlandı. Firmanın önceki dönemindeki hisselerin devrine ilişkin görüşmeler bir süredir devam ediyordu.</p>

<p>İş insanları <strong>Ali Genç, Niyazi Genç ve Kadir Genç’in yönetimindeki hisselerin devri</strong> konusunda yürütülen görüşmeler, yaklaşık 10 gün önce anlaşmayla sonuçlandı. Böylece satış işleminin tamamlanmasıyla birlikte Asya Tur’un mülkiyeti ve yönetim hakları yeni ortaklara geçti.</p>

<h2>Satış Görüşmeleri Yaklaşık 10 Gün Önce Sonuçlandı</h2>

<p>Asya Tur’un el değiştirmesine ilişkin görüşmelerin son aşaması yaklaşık 10 gün önce tamamlandı. Taraflar arasında yürütülen müzakerelerin ardından satış konusunda anlaşmaya varıldı.</p>

<p>Devir işlemiyle birlikte şirketin geleceğine ilişkin karar alma yetkisi de yeni yatırımcılara geçti. <strong>Cemil Uzuner ve İsa Yılgın ortaklığı</strong> , bundan sonraki dönemde firmanın yönetiminde belirleyici olacak.</p>

<h2>Firmanın Temelleri 1962 Yılında Atıldı</h2>

<p>Asya Tur’un geçmişi, Türkiye’de şehirler arası otobüs taşımacılığının gelişmeye başladığı yıllara kadar uzanıyor. <strong>Firmanın temelleri 1962 yılında Ahmet Tevfik Bezci tarafından atıldı.</strong></p>

<p>Uzun yıllar boyunca Haldun Bezci ve İbrahim Bezci’nin yönetiminde faaliyet gösteren şirket, zaman içerisinde Türkiye’nin tanınan şehirler arası otobüs firmaları arasında yer aldı. 64 yıllık geçmişiyle Asya Tur, sektörde uzun süre varlığını koruyan markalardan biri olarak öne çıktı.</p>

<p>Firmanın geçirdiği farklı yönetim dönemleri ve sahiplik değişikliklerine rağmen marka, şehirler arası yolcu taşımacılığındaki faaliyetlerini sürdürdü.</p>

<h2>Asya Tur 2020’den Bu Yana Genç Tur Bünyesinde Faaliyet Gösterdi</h2>

<p>Şirketin yakın dönemindeki önemli değişimlerden biri ise <strong>2020 yılında Genç Tur bünyesine katılması</strong> oldu. Asya Tur, bu tarihten itibaren Genç Tur çatısı altında faaliyetlerini sürdürdü.</p>

<p>Son hisse devriyle birlikte şirketin yönetim yapısında bir kez daha değişiklik gerçekleşti. Ancak bu değişimin firmanın mevcut seferlerine ara vermesine yol açmadığı belirtildi.</p>

<h2>Asya Tur’un Filosunda 50 Araç Bulunuyor</h2>

<p>Satış işlemi kapsamında firmanın mevcut araç parkı da dikkat çekiyor. <strong>Asya Tur’un toplam 50 araçlık filosu bulunuyor.</strong> Bu araçların 40’ı firmanın özmal araçlarından oluşuyor.</p>

<p>Toplam 50 araçlık filo, şirketin şehirler arası yolcu taşımacılığındaki operasyonlarını sürdürebilmesi açısından önemli bir kapasite oluşturuyor. Yeni yönetimin, mevcut filo ve operasyon yapısı üzerinden firmanın pazardaki varlığını daha da güçlendirmeyi hedeflediği ifade ediliyor.</p>

<h2>Şirket Seferlerine Ara Vermeden Devam Ediyor</h2>

<p>Hisse devrinin tamamlanmasının ardından Asya Tur’un şehirler arası seferlerinde kesinti yaşanmadı. Firma, <strong>mevcut operasyonlarına yeni yönetim yapısıyla devam ediyor.</strong></p>

<p>Yeni sahiplik döneminde şirketin sektördeki konumunu koruması ve yolcu taşımacılığı pazarındaki faaliyetlerini geliştirmesi hedefleniyor. Bu kapsamda mevcut araç filosunun ve sefer ağının yeni dönemin temel unsurları arasında yer alması bekleniyor.</p>

<h2>64 Yıllık Marka İçin Yeni Dönem Başladı</h2>

<p>Asya Tur’un yeni yatırımcılara geçmesi, yalnızca bir hisse devri olarak değil, aynı zamanda markanın <strong>64 yıllık tarihinde yeni bir sayfa</strong> olarak değerlendiriliyor. 1962 yılında başlayan yolculuk, farklı yönetim dönemlerinin ardından yeni ortakların kontrolünde devam edecek.</p>

<p>Şirketin sahiplik yapısındaki değişiklik tamamlanırken <strong> Asya Tur’un faaliyetlerini sürdürmesi ve şehirler arası yolcu taşımacılığı sektöründeki varlığını koruması </strong> bekleniyor. 50 araçlık filosuyla yollarda kalmaya devam edecek marka, yeni yönetimin hedefleri doğrultusunda önümüzdeki dönemde nasıl bir büyüme stratejisi izleyeceğiyle de sektörün takip ettiği firmalar arasında bulunuyor.</p>

<p><strong>Türkiye karayolu taşımacılığının köklü isimlerinden Asya Tur yeni sahipleriyle yoluna devam ediyor.</strong> 64 yıllık marka geçmişi, 50 araçlık filosu ve devam eden şehirler arası seferleriyle şirket için yeni dönem resmen başlamış oldu.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/64-yillik-asya-tur-el-degistirdi-yeni-ortaklarla-yola-devam-edecek</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/08/asdasdasdpng-a-yy-m-f3640y-u-pm9-t-r9mdm-a.webp" type="image/jpeg" length="69698"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çaya Lezzet Katıyor: Demliğe Atılan İki Küp Şekerin Etkisi Ortaya Çıktı]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/caya-lezzet-katiyor-demlige-atilan-iki-kup-sekerin-etkisi-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/caya-lezzet-katiyor-demlige-atilan-iki-kup-sekerin-etkisi-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk sofralarının en çok tüketilen içeceklerinden biri olan çay, yalnızca kullanılan ürünün kalitesiyle değil, demleme yöntemiyle de farklı bir lezzete kavuşabiliyor .]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çay tiryakilerinin yıllardır uyguladığı bazı geleneksel yöntemler ise zaman zaman yeniden gündeme geliyor. Bunlardan biri de demleme sırasında demliğe <strong>1-2 adet küp şeker eklemek</strong> . Peki bu yöntem çayın rengini gerçekten koyulaştırıyor mu, tadını nasıl etkiliyor?</p>

<h2>Demliğe İki Küp Şeker Ekleniyor</h2>

<p>Çayın tadını daha yumuşak hale getirmek isteyenlerin uyguladığı yöntem oldukça basit. Kuru çayın üzerine ya da demleme suyuyla birlikte demliğe <strong>iki adet küp şeker</strong> bırakılıyor. Sıcak suyun etkisiyle çözünen şeker, demlik içerisindeki çaya karışıyor.</p>

<p>Bu uygulama özellikle çayı hafif tatlı içmeyi sevenler tarafından tercih ediliyor. Şekerin çayın doğal burukluğunu bir miktar bastırması, içimin daha yumuşak algılanmasına katkı sağlayabiliyor.</p>

<h2>Şeker Çayın Rengini Doğrudan Koyulaştırmıyor</h2>

<p>Demliğe küp şeker atılmasının çayın rengini kimyasal olarak değiştiren özel bir yöntem olduğu düşünülse de durum bundan farklı. <strong>Şeker, çayın rengini doğrudan koyulaştıran bir madde değil.</strong></p>

<p>Ancak şekerin verdiği hafif tatlılık, çayın buruk ve keskin tadını maskeleyebiliyor. Bu nedenle içen kişide çayın daha dengeli, dolgun ve lezzetli olduğu izlenimi oluşabiliyor. Renk konusunda ise asıl belirleyici unsurlar farklılık gösteriyor.</p>

<h2>Çayın Rengini Demleme Süresi Belirliyor</h2>

<p>Koyu, berrak ve aroması dengeli bir çay hazırlamak için <strong>çayın miktarı, suyun sıcaklığı ve demleme süresi</strong> büyük önem taşıyor. Kullanılan çayın kalitesi kadar bu aşamalara dikkat edilmesi de sonucun başarılı olmasını sağlıyor.</p>

<p>Demliğe yeterli miktarda kuru çay konulduktan sonra üzerine sıcak su eklenmesi ve çayın yaklaşık <strong>15-20 dakika boyunca kısık ısıda demlenmesi</strong> öneriliyor. Böylece çayın aromasının suya daha dengeli şekilde geçmesi sağlanabiliyor.</p>

<h2>Çayın Uzun Süre Kaynatılması Acılığı Artırıyor</h2>

<p>Çay hazırlarken yapılan yaygın hatalardan biri, demliği uzun süre yüksek sıcaklıkta tutmak oluyor. Çayın uzun süre kaynatılması, yapraklardan daha fazla bileşenin suya geçmesine neden olarak <strong>sert ve acı bir tat</strong> ortaya çıkarabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle çayın kaynatılması yerine kontrollü biçimde demlenmesi önem taşıyor. Kısık ısıda ve uygun sürede hazırlanan çay, daha dengeli bir içime sahip olabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Demliğe Eklenen Şeker Tüm Çayı Etkiliyor</h2>

<p>Demleme sırasında küp şeker kullanmanın dikkat edilmesi gereken bir başka yönü de bulunuyor. Şeker doğrudan demliğe atıldığı için <strong>hazırlanan çayın tamamı tatlanıyor</strong> .</p>

<p>Bu nedenle aynı sofrada çayını şekersiz içen kişiler bulunuyorsa yöntemin uygulanması uygun olmayabilir. Böyle durumlarda şekerin bardakta, kişisel tercihe göre eklenmesi daha pratik bir seçenek olarak öne çıkıyor.</p>

<h2>Kaliteli Su Çayın Lezzetini Değiştiriyor</h2>

<p>Çayın lezzetinde yalnızca çayın kendisi ve şeker miktarı etkili olmuyor. Kullanılan suyun kalitesi de sonucun üzerinde önemli bir rol oynuyor. <strong>Temiz ve içme kalitesi yüksek su</strong> , çayın aromasının daha belirgin şekilde ortaya çıkmasına yardımcı olabiliyor.</p>

<p>Aşırı mineralli veya tadı belirgin olan sular ise çayın doğal aromasını etkileyebiliyor. Bu nedenle çay hazırlarken su seçiminin de göz ardı edilmemesi gerekiyor.</p>

<h2>Şekersiz Çay Sevenler İçin Bardakta Tatlandırma Öne Çıkıyor</h2>

<p>Çayı şekersiz tüketenler açısından demliğe şeker eklemek uygun bir yöntem olarak görülmüyor. Çünkü şeker bir kez demlikte çözüldüğünde sonradan ayrıştırılması mümkün olmuyor.</p>

<p>Özellikle kalabalık sofralarda farklı damak zevklerine hitap etmek isteyenlerin <strong>şekeri bardakta eklemesi</strong> daha doğru bir seçenek olarak öne çıkıyor. Böylece çayını sade içmek isteyenler de kendi tercihlerine göre tüketim yapabiliyor.</p>

<h2>Dengeli Çay İçin Demleme Kurallarına Dikkat Ediliyor</h2>

<p>Çayın rengini ve tadını iyileştirmek isteyenlerin yalnızca küp şeker yöntemine odaklanmaması gerekiyor. <strong> Doğru miktarda çay kullanmak, uygun sıcaklıkta su tercih etmek, demleme süresini kontrol etmek ve çayı kaynatmamak </strong> daha belirleyici faktörler arasında bulunuyor.</p>

<p>Küp şeker ise bu temel kuralların yerine geçen bir yöntem değil. Daha çok çayın burukluğunu azaltarak tadını farklılaştıran kişisel bir tercih olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Demliğe <strong>iki küp şeker eklemek çayın rengini mucizevi biçimde koyulaştırmıyor</strong> , ancak hafif tatlılık sağlayarak burukluğu bastırabiliyor ve bazı kişilere daha yumuşak bir içim sunabiliyor. Çayın gerçek lezzetini belirleyen temel unsurlar ise kaliteli çay, iyi su ve doğru demleme tekniği olmaya devam ediyor. <strong>İyi çayın sırrı, yalnızca ne eklendiğinde değil, nasıl demlendiğinde de saklı.</strong></p></p>]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/caya-lezzet-katiyor-demlige-atilan-iki-kup-sekerin-etkisi-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/08/5879.jpg" type="image/jpeg" length="35387"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayçiçeğinde Maliyet Baskısı Üreticiyi Kanolaya Yöneltiyor]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/ayciceginde-maliyet-baskisi-ureticiyi-kanolaya-yoneltiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/ayciceginde-maliyet-baskisi-ureticiyi-kanolaya-yoneltiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de ayçiçeği üretimi, artan maliyetler ve iklim koşullarının etkisiyle geriliyor. 2025/26 sezonunda ekim alanları genişlemesine rağmen üretimin yüzde 12 azalması, çiftçinin yaşadığı ekonomik baskıyı ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ayçiçeğinin önemli üretim merkezlerinden Trakya’da ise üreticiler, kâr edemeyen çiftçilerin tarlalarında <strong>kanola gibi daha yüksek gelir getiren ürünlere yöneldiğini</strong> belirtiyor.</p>

<h2>Trakya’da Ayçiçeği Üretimi Gerilemeye Başladı</h2>

<p>Türkiye, dünya ayçiçeği üretimi ve ihracatında üst sıralarda yer alırken, ülke genelinde üretimde yaşanan düşüş dikkat çekiyor. <strong>Trakya bölgesi, Türkiye’deki ayçiçeği üretiminin yaklaşık yüzde 31’ini karşılıyor.</strong> Bölgede faaliyet gösteren üreticiler, yüksek maliyetler nedeniyle ayçiçeği ekiminde yaklaşık yüzde 15’lik bir daralma yaşandığını tahmin ediyor.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre 2025/26 sezonunda ayçiçeği ekim alanı bir önceki sezona kıyasla <strong>yüzde 6,4 arttı.</strong> Buna karşın toplam üretimin yüzde 12 gerilemesi, verim kaybının boyutunu gösterdi. Üreticiler, bu tablonun oluşmasında artan gübre, mazot ve makine giderlerinin yanı sıra <strong>kuraklık ve değişen iklim koşullarının</strong> da etkili olduğunu ifade ediyor.</p>

<h2>Artan Maliyetler Çiftçinin Kazancını Eritiyor</h2>

<p>Kırklareli Ziraat Odası Başkanı Ekrem Saylan, üç ay önce yapılan hesaplamada ayçiçeğinin kilogram maliyetinin <strong>29,54 TL</strong> olarak belirlendiğini söyledi. Ancak enerji fiyatlarındaki artışın ardından maliyetlerin yükseldiğini belirten Saylan, kilogram başına maliyetin yaklaşık <strong>34-35 TL’ye çıkmasını</strong> beklediklerini aktardı.</p>

<p>Saylan’a göre üreticinin kâr edebilmesi için ürününü en az <strong>40-45 TL bandında</strong> satması gerekiyor. Ancak üreticilerin beklentisi, açıklanacak alım fiyatının bu seviyenin altında kalacağı yönünde. Bu durumun ayçiçeği üretiminden daha fazla çiftçinin çekilmesine neden olabileceği belirtiliyor.</p>

<h2>Üreticiler Alım Fiyatının 45-50 TL Olmasını İstiyor</h2>

<p>Kırklareli’de açıklama yapan SOL Parti örgütü ise ayçiçeği alım fiyatının <strong>en az 45-50 TL</strong> seviyesinde olması gerektiğini savundu. Üreticilerin taleplerinin temelinde yalnızca mevcut maliyetlerin karşılanması değil, gelecek sezon üretimin sürdürülebilmesi de bulunuyor.</p>

<p>Üreticiler, alım fiyatının maliyetlerin gerisinde kalması halinde tarlada üretim yapmanın ekonomik açıdan anlamını yitirdiğine dikkat çekiyor. Özellikle mazot fiyatındaki artışın tarımsal faaliyetlerin tamamına doğrudan yansıdığı belirtiliyor.</p>

<h2>Kuraklık Verimi Düşürürken Maliyetler Artıyor</h2>

<p>Kırklareli’nin Koyunbaba köyünde geniş bir alanda tarım yapan Fırat Günay, geçen yıl Trakya’da yaşanan kuraklığın üreticiyi ciddi biçimde zorladığını söyledi. Makine ve ekipmanların üreticiye ait olmasına rağmen maliyetlerin karşılanamadığını belirten Günay, <strong>biçim ve ekim gibi hizmet bedellerinin de çiftçinin yükünü artırdığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Günay, bu yıl geçen sezona göre daha iyi verim beklediklerini ancak bunun tek başına yeterli olmadığını dile getirdi. Mazot fiyatındaki yükselişin biçim maliyetlerine doğrudan yansıdığını belirten üretici, gelirdeki artışın kısa sürede eridiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üreticinin karşı karşıya olduğu tabloyu, “gelir artıyor gibi görünse de maliyetler daha hızlı yükseliyor” şeklinde özetlemek mümkün. Bu nedenle verimin yüksek olması dahi çiftçinin <strong>net kazanç elde edeceği anlamına gelmiyor.</strong></p>

<h2>Kanola Daha Yüksek Gelir Nedeniyle Tercih Ediliyor</h2>

<p>Ayçiçeğinden beklediği geliri elde edemeyen bazı üreticiler ise alternatif ürünlere yöneliyor. Kırklareli’nin Kayalı köyünde <strong>kanola ekiminin yaygınlaşmaya başladığı</strong> belirtiliyor.</p>

<p>Fırat Günay, kanolanın gübre maliyetinin ayçiçeğine kıyasla daha yüksek olduğunu ancak ürünün satışından elde edilen gelirin de daha fazla olduğunu söyledi. Kuru tarım yapılan bölgelerde kanolanın üretim açısından daha kolay bir seçenek olarak görüldüğünü belirten Günay, çiftçilerin artık <strong>daha fazla kazandıran ürünleri tercih ettiğini</strong> ifade etti.</p>

<p>Bu değişim, çiftçinin yalnızca maliyetlerini değil, tarlasından elde edeceği geliri de yeniden hesapladığını gösteriyor. Ayçiçeği fiyatlarının üretim maliyetlerini karşılamaması halinde, bölgede ürün deseninin daha da değişebileceği değerlendiriliyor.</p>

<h2>Üreticiler Tarımsal Desteklerin Yetersiz Kaldığını Söylüyor</h2>

<p>Kayalı köyü üreticilerinden Birol Çakıryörük ise devlet tarafından verilen desteklerin yetersiz olduğunu savundu. Çakıryörük, üreticilerin özellikle ürünlerini teslim ederken yaşadığı sorunların kendilerini ekonomik açıdan zor durumda bıraktığını anlattı.</p>

<p>Arpa hasadı döneminde yaşadığı bir olayı aktaran Çakıryörük, Toprak Mahsulleri Ofisi’ne ürün teslim etmek için Muğla’ya gittiklerini, ancak bir makinenin arızalanması nedeniyle bazı üreticilerin geri çevrildiğini söyledi. Üreticilerin bu nedenle ürünlerini daha düşük fiyattan satmak zorunda kaldığını belirten Çakıryörük, <strong>üreticilerin kendilerini uzun süredir yalnız hissettiğini</strong> dile getirdi.</p>

<h2>Gençler Köylerden Uzaklaşırken Üretim Riski Büyüyor</h2>

<p>Üreticilerin yaşadığı ekonomik sorunların yalnızca tarımsal gelirle sınırlı olmadığına dikkat çekiliyor. Yüksek maliyetler, belirsiz alım fiyatları ve iklim kaynaklı riskler, tarımdan elde edilen kazancı azaltırken genç nüfusun köylerde kalmasını da zorlaştırıyor.</p>

<p>Ayçiçeği üreticisinin talebi ise temel olarak net: <strong> maliyeti karşılayan, üreticiye kâr bırakacak ve gelecek sezon üretimi sürdürebilecek bir alım fiyatı. </strong> Aksi durumda daha fazla üreticinin ayçiçeğinden uzaklaşarak kanola ve benzeri alternatif ürünlere yönelmesi bekleniyor.</p>

<p>Türkiye’nin önemli tarım ürünlerinden ayçiçeğinde yaşanan üretim kaybı, yalnızca çiftçinin gelir sorununu değil, ülkenin tarımsal üretim dengelerini de gündeme getiriyor. <strong>Maliyetler yükselirken ürün fiyatlarının geride kalması</strong> , üreticiyi üretimden uzaklaştırıyor. Trakya’daki tablo, ayçiçeğinde sürdürülebilir üretim için maliyetleri dikkate alan fiyat politikalarının ve etkili tarımsal desteklerin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.</p></p>]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/ayciceginde-maliyet-baskisi-ureticiyi-kanolaya-yoneltiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/uploads/2026/08/aycicegi-zarara-dondu.jpg" type="image/jpeg" length="29545"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bozcaada yine ‘En büyülü adalar’ arasında]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/bozcaada-yine-en-buyulu-adalar-arasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/bozcaada-yine-en-buyulu-adalar-arasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/bozcaada-yine-en-buyulu-adalar-arasinda</guid>
      <pubDate>Wed, 13 Jul 2022 11:18:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/images/album/bozcaada-manzarasi1.jpg" type="image/jpeg" length="94225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'tan Said Nursi sempozyumu konuşması]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/video/diyanet-isleri-baskani-erbastan-said-nursi-sempozyumu-konusmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/video/diyanet-isleri-baskani-erbastan-said-nursi-sempozyumu-konusmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş'ın “Fert ve Toplum Hayatında İman” konulu 12. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’na katılarak konuşma yaptı. Katıldığı Bediüzzaman Said Nursi sempozyumunda&nbsp;yaptığı açış konuşması (3 Ekim 2021).</p></p>]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/video/diyanet-isleri-baskani-erbastan-said-nursi-sempozyumu-konusmasi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Oct 2021 12:22:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/images/video/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-bediuzzaman-sempozyumu.jpg" type="image/jpeg" length="53466"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Reklamlardaki Yiyecekleri Daha İyi Göstermek İçin Yapılan Hileler]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/reklamlardaki-yiyecekleri-daha-iyi-gostermek-icin-yapilan-hileler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/reklamlardaki-yiyecekleri-daha-iyi-gostermek-icin-yapilan-hileler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/reklamlardaki-yiyecekleri-daha-iyi-gostermek-icin-yapilan-hileler</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Aug 2019 10:27:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/images/album/JKvciW_pancake-motor-yagi.jpg" type="image/jpeg" length="97271"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[THY Türk Yıldızları ile uçuşunu klibe dönüştürdü]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/video/thy-turk-yildizlari-ile-ucusunu-klibe-donusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/video/thy-turk-yildizlari-ile-ucusunu-klibe-donusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>&nbsp;THY ve Tük Hava Kuvvetleri Türk Yıldızları ile uçuşunu klibe dönüştürdü. Uçuş Teknofest kapsamında yapılmıştı.</p>
</p>]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/video/thy-turk-yildizlari-ile-ucusunu-klibe-donusturdu</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Oct 2018 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/images/video/ads_3977.jpg" type="image/jpeg" length="17751"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kaz ABD askerlerine saldırdı]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/video/kaz-abd-askerlerine-saldirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/video/kaz-abd-askerlerine-saldirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>&#160;Kaz gören ve kazın üzerlerine gelmesinden ürken ABD askerleri kaçacak delik aradı.</p>]]></turbo:content>
      <category>Mizah</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/video/kaz-abd-askerlerine-saldirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Apr 2018 19:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/images/video/abd-askerleri-kaz-korkusu.jpg" type="image/jpeg" length="34817"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YPG Afrin'de araçları yakıyor]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/video/ypg-afrinde-araclari-yakiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/video/ypg-afrinde-araclari-yakiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[&#160;Terör örgütü YPG küresel güçlerin tüm desteğine rağmen Afrin'de TSK'nın karşısında tutunamayınca araç yakarak kaçmaya çalışıyor.</p>]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/video/ypg-afrinde-araclari-yakiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Mar 2018 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/images/video/ypg-afrin-de-araclari-yakiyor_db612.jpg" type="image/jpeg" length="44762"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diriliş Ertuğrul izleyen küçük bebek]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/video/dirilis-ertugrul-izleyen-kucuk-bebek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/video/dirilis-ertugrul-izleyen-kucuk-bebek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[&#160;Diriliş Ertuğrul izleyen küçük bebek, diziye olan dikkati, ilgisi ve tatlı hareketleri ile dikkat çekiyor.</p>]]></turbo:content>
      <category>Mizah</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/video/dirilis-ertugrul-izleyen-kucuk-bebek</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Mar 2018 22:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/images/video/dirilis-ertugrul-izleyen-kucuk-bebek_c4ffd.jpg" type="image/jpeg" length="72202"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kamu Spotu: Biz Öküz Değiliz]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/video/kamu-spotu-biz-okuz-degiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/video/kamu-spotu-biz-okuz-degiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>&#160;Kamu spotu formatında hazırlanan "Kamu Spotu: Biz öküz değiliz" kadınlara göndermelerde bulunurken, sosyal medyada da büyük ilgi gördü.</p>]]></turbo:content>
      <category>Mizah</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/video/kamu-spotu-biz-okuz-degiliz</guid>
      <pubDate>Sat, 10 Mar 2018 18:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/images/video/kamu-spotu-biz-okuz-degiliz_d98ee.jpg" type="image/jpeg" length="29369"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kronolojik sıra ile Bediüzzaman Said Nursi'nin hayatı kısa belgeseli]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/video/kronolojik-sira-ile-bediuzzaman-said-nursinin-hayati-kisa-belgeseli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/video/kronolojik-sira-ile-bediuzzaman-said-nursinin-hayati-kisa-belgeseli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[&#160;Risale-i Nur Enstitüsü 2018 yılı açılışında izletilen "İstasyonda 82 sene" isimli Bediüzzaman Said Nursi'nin hayatı kronolojik sıraya uygun olarak anlatıldı.</p>]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/video/kronolojik-sira-ile-bediuzzaman-said-nursinin-hayati-kisa-belgeseli</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Mar 2018 17:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/images/video/kronolojik-sira-ile-bediuzzaman-said-nursi-nin-hayati-kisa-belgeseli_f643e.jpg" type="image/jpeg" length="35922"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zeytin Dalı Harekatı Nedir? (Afrin Operasyonu)]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/zeytin-dali-harekati-nedir-afrin-operasyonu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/zeytin-dali-harekati-nedir-afrin-operasyonu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/zeytin-dali-harekati-nedir-afrin-operasyonu</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jan 2018 21:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/images/album/cumhurbaskanligi-zeytin-dali.jpg" type="image/jpeg" length="37844"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terör besicisi ABD'nin YPG'ye verdiği silahlar imha edildi]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/video/teror-besicisi-abdnin-ypgye-verdigi-silahlar-imha-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/video/teror-besicisi-abdnin-ypgye-verdigi-silahlar-imha-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>&#160;Terör besicisi ABD'nin YPG'ye verdiği silahlar imha edildi</p>]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/video/teror-besicisi-abdnin-ypgye-verdigi-silahlar-imha-edildi</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jan 2018 20:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/images/video/teror-besicisi-abd-nin-ypg-ye-verdigi-silahlar-imha-edildi_03c08.jpg" type="image/jpeg" length="97018"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kar altında Jandarma'dan operasyon]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/video/kar-altinda-jandarmadan-operasyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/video/kar-altinda-jandarmadan-operasyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>&#160;Jandarma tarafından karda çekilmiş gururlandıran anlamlı bir fedakarlık videosu, herkesi duygulandıracak.</p>]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/video/kar-altinda-jandarmadan-operasyon</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jan 2018 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/images/video/kar-altinda-jandarma-dan-operasyon_07e11.jpg" type="image/jpeg" length="86851"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[39. İstanbul maratonu]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/39-istanbul-maratonu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/39-istanbul-maratonu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/39-istanbul-maratonu</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Nov 2017 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/images/album/2242456.jpg" type="image/jpeg" length="14340"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Instagram'da en çok fotoğrafı paylaşılan yerler]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/instagram-da-en-cok-fotografi-paylasilan-yerler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/instagram-da-en-cok-fotografi-paylasilan-yerler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/instagram-da-en-cok-fotografi-paylasilan-yerler</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Nov 2017 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/images/album/encokpaylasYlanfotograflar518625155.jpg" type="image/jpeg" length="99014"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzurum karla beyaza büründü]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/erzurum-karla-beyaza-burundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/erzurum-karla-beyaza-burundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/erzurum-karla-beyaza-burundu</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Oct 2017 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/images/album/erzurum-karla-beyaza-burundu1.jpg" type="image/jpeg" length="52088"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan Kuran Dersine Girdi]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/cumhurbaskani-erdogan-kuran-dersine-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/cumhurbaskani-erdogan-kuran-dersine-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/cumhurbaskani-erdogan-kuran-dersine-girdi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Sep 2017 21:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/images/album/cumhurbaskani-okudugu-imam-hatipte-kuran-dersinde4.jpg" type="image/jpeg" length="31777"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Küp Yıldız ve Kalp Şeklinde Meyveler]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/kup-yildiz-ve-kalp-seklinde-meyveler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/kup-yildiz-ve-kalp-seklinde-meyveler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/kup-yildiz-ve-kalp-seklinde-meyveler</guid>
      <pubDate>Sun, 24 Sep 2017 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/images/album/kup-yildiz-kalp-seklinde-meyveler12.jpg" type="image/jpeg" length="63890"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan ünlülerle iftarda buluştu]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/cumhurbaskani-erdogan-unlulerle-iftarda-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/cumhurbaskani-erdogan-unlulerle-iftarda-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/cumhurbaskani-erdogan-unlulerle-iftarda-bulustu</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Jun 2017 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/images/album/cumhurbaskani_erdogan_unlulerle_bulustu_fotografi46.jpg" type="image/jpeg" length="92853"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Turkuaz İstanbul Boğazı manzarası]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/turkuaz-istanbul-bogazi-manzarasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/turkuaz-istanbul-bogazi-manzarasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/foto-galeri/turkuaz-istanbul-bogazi-manzarasi</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Jun 2017 18:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/images/album/turkuaz-istanbul-bogazi-manzarasi9.jpg" type="image/jpeg" length="89442"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransız Profesör 'Erdoğan öldürülmeli' dedi]]></title>
      <link>https://www.beyazgundem.com/video/fransiz-profesor-erdogan-oldurulmeli-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.beyazgundem.com/video/fransiz-profesor-erdogan-oldurulmeli-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[&#160;Fransız TV kanallarında yayınlanan bir programda, ünlü ve aptal bir Fransız Profesör, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öldürülmesi gerektiğini söyledi.</p>]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.beyazgundem.com/video/fransiz-profesor-erdogan-oldurulmeli-dedi</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Apr 2017 06:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://beyazgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/beyazgundem-com/images/video/fransiz-profesor-erdogan-oldurulmeli-dedi_fbec1.jpg" type="image/jpeg" length="19442"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
