Seçim öncesi Kısa Kısa

Abone Ol

14 Mayıs Seçimlerinin Ülkemiz, İslam alemi ve İnsanlık için hayırlara vesile olması niyazıyla başlayıp ayrı ayrı müstakil yazı başlıklarını kısa özetler olarak not düşmek gayesiyle...

Kürt Meselesi ve HÜDA-PAR 

Hüda-Par mutlaka mecliste grup kurması gerekir, Ak Parti listelerinden 20 vekil gösterilmedi ancak seçim sonrası stratejik isimlerle 20 sayısına ulaştırıp mutlaka gurup kurdurulmalıdır. Kürt meselesinin çözümü ve Terörün siyasal zeminden silinmesi ve etkisizleştirilmesi için en mühip adım olacaktır.

Başkanlık Sistemi...

Ak Parti seçim öncesi mevcut sistemin dezavantajlı ve gelecek için tehlikeli alanlarıyla ilgili revizyon çalışmasını mutlaka paylaşmalı ve en geç 1 yıl içinde gerekli düzenlemeleri yapacağını deklare etmeli.

Bu sistem bu haliyle gelecek için çok tehlikeli tuzaklarla dolu. Malesef düne göre ve dündeki gücüne göre tasarlanmış sistemin riskleri bugün daha net gözüküyor yarın için telafisi çok zor hasarlara sebep olacaktır.

Mağdurlar...

15 Temmuz sonrası açığa alınan ve atılanlardan mahkemesi neticelenmiş ve beraat almış olanları defaten vazifeleri tevdi edilip mağduriyetler giderilmeli. Mevcut mahkemelerin hızlanması yönünde irade beyan edilmeli.

Seçim öncesi müşahhas adımlar atılmalı.

Parti içi yozlaşma...

İkdidar partisinin İstanbul ve Ankara malubiyetini halen iyi okuyamadığı aşikar. Teşkilatın kâhir ekseriyetinde had safhaya gelmiş yozlaşma, kibir, şımarıklık ve menfaatperestliğin masaya yatırılıp radikal tedbirler alınıp toplum rahatlatılmalı.

Muhalefetin yanlış hamleleri...

Gelecek ve Deva partileri Millet ittifakı içine girmekle tarihi bir hata yaptılar. Üçüncü yol olarak iyi bir alternatif olma şanslarını şüpheli ve muvvakkat faydalara feda ettiler.

İyi parti, Gelecek, Deva, Yeniden Refah vb partilerle kurulacak bir ittifak hem bu partilere hemde ülkeye çok değerler katabilirdi.

Özellikle İyi parti gibi doğmuş çocuk ve diğer partiler doğmadan öldüler.

Erbakan...

Yeniden Refah mevcut şartlarda en iyi hamleyi yaptı önümüzdeki yıllarda ziyadesiyle gündemde ve üllke geleceğinde rol alacağa benziyor.

Muharrem İnce...

Memleket partisi gayet tutarlı ve kendince istikameti bir çizgide ilerliyor. Barajı geçip 30 ila 40 vekille temsil şansı yakalaması durumunda bütün kartlar yeniden dağıtılacak demektir.

Bazı gereksiz vurguları ve "ilke" dediği prensipler hariç güzel bir profil kazandı toplum nezdinde.

CHP...

Tek parti döneminde ki geçmişiyle yüzleşmeden, istiğfar etmeden o zulümlerle bağını koparmadan ne derse boş...

Bunları yapmadan verilecek her oy bütün o zulümlere ortaklık anlamına gelecektir.

Hiç bir şekilde buna fırsat verilmemeli. Aksi durumda telafisi çok zor bedelleri ödemek zorunda kalabiliriz.

Krizler....

Şuan derin bir şekilde yaşanan ekonomik krizin, oynanmış rakamlarla üzeri örtülmeye çalışılsa da vâka ordada ve toplumun fakirleşmiş %85' i bunu bizzat yaşayarak tecrübe ediyor.

Ancak muhtemel iktidar adaylarının galip gelmesi durumuda SİYASİ krizler çok daha tehlikeli ve sıkıntılı süreçleri tetikleyebilir.

Hususan güneyde ki terör koridoru tamamlanıp kukla bir terör devleti kurulması durumunda çok ama çok şey kaybederiz ve malesef iktidarı talep eden Milllet ittifakı bu korkutucu seneryoya göre rol almış gözüküyor, ona göre açıklama yapılıyor, kanaat deklare ediliyor.

İstanbul sözleşmesi gibi bir tahrip yoğunluklu dinamiti halen savunmakta bir beis görmüyorlar...

Ayasofya...

Ne acı bir tecrübe ki ülkemizde ki dindar vatandaşların çok büyük çoğunluğunun Ayasofya şuuru dumura uğramış. Aslında zalemeler maksatların da muvaffak olmuşlar. Toplumunun neredeyse tamamının iz'an ve idraki dejenere olmuş.

Şartlar her ne halde olursa olsun Ayasofya'nın zincirlerinin kırılması herşeyin üzerinde bir irade ve icraat olduğu için buna vesile olan ikdidarı ne pahasına olursa olsun muhafaza etmek şuuru kaybolmuş.

Malefef zihinlere vurulan prangalar öyle paslanıp kavi hale gelmiş ki Ayasofya'nın zincirlerinin açılmasının maddi-manevi ne büyük bir fütühat olduğunu dahi idrakten aciz bir duruma düştünü görmek ne acı..

 vâ hesafa vâ hasreta...

Ne olur-olmalı...

Parmağın feda edilip ehvenüşer olarak bir tercih yapılmalı.

El veya kolun belki tüm vücudun kaybının göze alınmaması gerekir...

Meclis ve hükümet aynı ittifakta olmak yerine paylaşılması durumunda uzlaşı ve denge mekanizması karşılıklı murakabe ile yeniden tesis edilebilir.

14 Mayıs'a kadar ve sonrasında teenni ve sağduyu ile hareket edip Milletin iradesi ne olursa olsun saygı dulup muhtemel tuzaklara yem olunmaması duasıyla...

Seçim sonrası her iki ittifak içinde neticesi hepimizi etkileyecek ve zarar verecek  bir iç  karmaşa tuzaklarına dikkat edelim inşallah...