İstanbul Üsküdar’da Kirazlıtepe merkezli bir grubun, kripto para yatırımı bahanesiyle kandırdıkları bir aileye karşı yürüttüğü sistematik dolandırıcılık, şantaj, tehdit ve itibarsızlaştırma kampanyası yargıya taşındı. Tamamen maddi kazanç odaklı olan bu süreçte, istedikleri parayı alamayınca saldırganlaşan şüpheliler hakkında mağdur aile tarafından suç duyurusunda bulunuldu.
İstanbul’un Üsküdar ilçesinde bir aile, sistematik bir şekilde yürütülen maddi içerikli şantaj, tehdit ve dolandırıcılık girişimleri nedeniyle zor günler geçiriyor. Organize bir dolandırıcılık ve yıpratma süreci başlatan grubun içinde; daha önce benzer suçlardan sabıka kaydı bulunan T.K. , Evli olan B.A. ve Ş.Ö.A.’nın yanı sıra, olayların arkasında yer alan ve sürece aktif destek verdiği belirtilen, soy ismi henüz tespit edilemeyen A. isimli bir şüphelinin daha bulunduğu iddia ediliyor.
"150 Bin Dolarla Başladı, Şantajla Devam Etti"
İddiaya göre olay, şüphelilerin mağdur aileye "kripto para yatırımı" üzerinden ulaşıp, yüksek tutarlı maddi taleplerde bulunmasıyla başladı. İlk aşamada 150 bin doların üzerinde maddi kazanç elde eden grup, taleplerinin ardı arkası kesilmeyince tehdit dozunu artırdı. İstediği maddi karşılığı alamayan şahıslar, mağdur aileyi sindirmek adına organize bir baskı mekanizması kurdu.
Ev ve İş Yeri Baskınlarından Dijital İftiraya Kadar Uzanan Taciz Zinciri
Mağdur ailenin savcılığa sunduğu şikayet dosyasında, şüphelilerin uyguladığı yöntemler şu şekilde sıralandı:
Nitelikli Dolandırıcılık Faaliyeti: Şüpheliler, daha önce de benzer suçlardan sabıkası olan
T.K. ve B.A liderliğinde hareket ederek, kripto para yatırım projeleri bahanesiyle mağdur aileyi ağlarına düşürdü. Güven ilişkisini suistimal eden şebeke, bu yöntemle aileden 150 bin doların üzerinde nakit çıkışı sağlayarak organize bir dolandırıcılık eylemine imza attı.
Adreslere Yönelik Sistematik Taciz ve Gözdağı: Şüpheliler, kendi adlarına hareket eden üçüncü şahısları mağdur ailenin iş ve ev adreslerine göndererek, kapıya kadar uzanan bir "korku ağı" kurdu. Sistematik hale getirilen bu müdahalelerle mağdurların özel yaşam alanı ve iş huzuru ihlal edilirken, fiziksel varlık gösterilerek aile üzerinde yoğun bir baskı ve panik ortamı oluşturulması hedeflendi.
Kişilik Haklarına Dijital Saldırı: Şantajın en ağır boyutlarından biri ise dijital alanda yaşandı. Şüpheliler, mağdurların özel sosyal medya profillerinden izinsiz şekilde temin ettikleri fotoğrafları, asılsız iddialar ve karalayıcı başlıklarla sosyal medya platformlarında servis ederek aileye karşı bir karalama kampanyası yürüttü.
"Tamamen Maddi Kazanç Odaklı Bir Tahakküm"
Hukuki süreçte yer alan bilgilere göre, şüphelilerin kurbanları üzerinde kurduğu baskının temel motivasyonu tamamen "daha fazla para sızdırmak" üzerine kurulu. Şüphelilerin, bu yöntemi bir gelir kapısı haline getirdiği ve aile fertlerini sürekli birer hedef tahtasına dönüştürerek sindirmeye çalıştığı öne sürülüyor.
Mağdur aile, kendilerine uygulanan bu psikolojik baskı ve maddi şantaj karşısında geri adım atmayarak durumu yargıya taşıdı. Delil olarak sunulan tehdit içerikli mesajlar ve sosyal medyada yayınlanan karalayıcı görsellerin ardından, şüpheliler hakkında başlatılan yasal sürecin titizlikle yürütülmesi bekleniyor.
Haberimiz, mağdur ailenin yaşadığı hak ihlallerini kamuoyuna duyurmak, dijital platformlardaki itibar suikastlarına karşı dikkat çekmek ve benzer maddi şantaj vakalarına karşı toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla kaleme alınmıştır.