Karayolu ile gerçekleştirilen seyahat, Trakya’nın sınır şehirlerinden Kırklareli üzerinden Bulgaristan’a yöneldi. Dereköy Sınır Kapısı’na uzanan güzergahta orman ve dağ manzaraları dikkat çekti. Sınır geçildikten sonra coğrafyanın değişmediği gözlendi. Dağ siluetleri, bitki örtüsü ve doğanın kokusu aynı kaldı.
Istranca Ormanları İki Ülkeyi Aynı Doğada Buluşturdu
Türkiye ile Bulgaristan arasında uzanan Istranca Dağları ve Ormanları, yolculuk boyunca doğal bir koridor işlevi gördü. Tarih boyunca geçişlere sahne olan bu alan, bugün de iki ülke arasında coğrafi ve kültürel sürekliliğin simgesi olarak öne çıkıyor.
Burgaz’da Kısa Mola Verildi
Bulgaristan tarafında karşılaşılan ilk büyük şehir olan Burgaz, Karadeniz kıyısındaki konumuyla yolculuğun önemli duraklarından biri oldu. Şehirde verilen kısa mola, hem dinlenme hem de güzergâh planlaması açısından değerlendirildi. Burgaz, modern yapısı ve liman kenti kimliğiyle dikkat çekti.
Karinabat’ta Osmanlı İzleri Yerinde Görüldü
Ana rota dışında kalmasına rağmen ziyaret edilen Karinabat (Karnobat), Osmanlı dönemindeki adıyla Karinâbâdî olarak tanınan âlimleriyle biliniyor. Şehir merkezinde yan yana konumlanan tarihi cami, metruk hamam ve bakımlı saat kulesi, bölgedeki uzun soluklu Osmanlı geçmişini gözler önüne serdi.
Eski Fotoğraflardaki Cami Gerçekte de Heybetini Korudu
Yolculuğun çıkış noktasını oluşturan eski fotoğraflar ve kartpostallar, sahada yapılan gözlemlerle örtüştü. Özellikle Tombul Cami, geçmişteki görüntülerinde olduğu gibi bugün de mimari heybetini koruyan yapılar arasında yer aldı. Bu eser, Balkanlar’daki Osmanlı estetik anlayışını yansıtan önemli örneklerden biri olarak değerlendirildi.
Osmanlı Mirası Bulgaristan’da Yaşamaya Devam Ediyor
Ziyaret edilen şehirler ve yapılar, Bulgaristan’daki Osmanlı mirasının hâlâ ayakta olduğunu gösterdi. Cami, hamam ve saat kuleleri, sadece mimari yapılar değil, aynı zamanda tarihi sürekliliğin belgeleri olarak öne çıktı.
Bu yolculuk, Balkanlar’da bırakılan mirasın yalnızca geçmişe ait olmadığını, bugün de okunabilir ve hissedilebilir olduğunu ortaya koydu. Bulgaristan topraklarında atılan her adım, ortak tarihin sessiz tanığı olarak kayda geçti.