Realizm ve cover-up alanına yönelmenizde ne etkili oldu?
Realizme yönelmem bilinçli bir tercihten çok doğal bir evrimdi derinlik, doku ve ışık oyunlarını canlı bir tende üretmek benim için her zaman farklı bir çekim gücü taşıdı. Cover-up ise zorlu vakalar üstlendikçe kendiliğinden geldi. Var olanı yok saymak yerine dönüştürmek, yeniden anlam yüklemek bu fikir beni hâlâ en çok heyecanlandıran şey.
Cover-up'ta en büyük zorluk nedir?
Eski dövmeyi kapatmak aslında daha kolay kısımasıl zorluk onu yeni kompozisyona organik biçimde entegre etmek. Var olan pigmenti ve yapıyı okuyup yeni tasarımın lehine kullanmak, her seferinde farklı bir problem çözme sürecine dönüşüyor. Bu belirsizlik aynı zamanda işin en ilgi çekici tarafı.
Uluslararası müşterilerle çalışmak sanat anlayışınızı nasıl etkiledi?
Antalya gibi turizm odaklı bir şehirde çalışmak, çok farklı kültürel beklentilerle aynı anda var olmayı öğretti. Her müşteri farklı bir estetik anlayışla geliyor; bu çeşitlilik bazen zorlu olsa da referans çerçevemi genişletti ve daha esnek bir tasarım bakışı geliştirmemi sağladı.
Müşteri fikrini iyi bir dövmeye dönüştürürken nelere dikkat ediyorsunuz?
Önce müşterinin ne istediğini değil, neden istediğini anlamaya çalışıyorum. Arkasındaki hikaye veya duygu netleşince tasarım süreci çok daha sağlıklı ilerliyor. Bunun yanı sıra anatomiye uyum ve yıllar içindeki görsel dayanıklılık her zaman göz önünde tuttuğum teknik kriterler.
Kültürel hikayeleri tasarıma aktarma süreciniz nasıl işliyor?
Sembolün ne anlama geldiğini öğrenmeden tasarıma başlamıyorum — bu bazen kısa bir araştırma, bazen müşteriyle uzun bir konuşma gerektiriyor. Kültürel özü korurken görsel olarak işlevli bir kompozisyon kurmak, bu sürecin en dikkat gerektiren kısmı. Her tasarım o insanın hikayesinin özeti gibi olmalı.
Sosyal medya sanatçıları ve müşteri beklentilerini nasıl değiştirdi?
Müşteriler artık çok daha bilinçli geliyor, referans gösteriyorlar, soru soruyorlar — bu genel olarak olumlu bir değişim. Öte yandan "şu dövmeyi bana yap" talebi de arttı, ki bu yaratıcı süreç açısından bazen kısıtlayıcı olabiliyor. Sosyal medyayı iyi okuyan sanatçı hem trendi takip ediyor hem de kendi sesini kaybetmiyor — bu denge önemli.
Cleopatra Ink gibi yoğun bir stüdyoda çalışmak size ne kattı?
Yüksek tempolu ve uluslararası bir stüdyo ortamı, hem teknik disiplin hem de profesyonel tutum açısından çok şey öğretti. Farklı beklentilerle gelen müşterilerle aynı günde çalışmak, hem iletişim becerilerimi hem de baskı altında kalite üretme kapasitemi geliştirdi. Cleopatra Ink bu anlamda gerçek anlamda bir okul oldu benim için.
Sanatınızı hangi yönde geliştirmek istiyorsunuz?
Hedefim realism ve cover-up alanında dünya genelinde tanınan bir sanatçı olmak. Teknik olarak her çalışmada bir öncekinin sınırını zorluyorum ve bu hiç durmayacak. İşlerimin kalitesi konuşsun istiyorum gerisi kendiliğinden geliyor.
Dövme sanatına nasıl başladınız ve sizi bu yola yönelten ne oldu?
Sanata olan ilgim çok erken yaşlarda başladı ama dövmeyle tanışmak farklı bir şeydi kalıcı bir şey üretmek, insanın teninde iz bırakmak bambaşka bir sorumluluk hissi taşıyor. Profesyonel olarak bu alana girdiğimde realizmin teknik derinliğiyle yüzleştim ve kendimi sürekli geliştirme ihtiyacı hissettim. Bugün hâlâ aynı hisle çalışıyorum her oturum önceki oturumdan daha iyi olmak için bir fırsat.
Kariyerinizde sizi en çok zorlayan an neydi?
Teknik olarak değil duygusal olarak zorlandığım anlar daha akılda kalıcı. Bazen bir müşteri çok kişisel bir hikayeyle geliyor kayıp, dönüşüm, iyileşme gibi ve o hikayeyi layığıyla taşıyacak bir tasarım üretmek büyük bir sorumluluk. O anlarda sadece bir sanatçı değil, biraz da o hikayenin koruyucusu oluyorsunuz.



