POLİTİKA

Selim İmamoğlu İBB davasında savunma yaptı: “Soyadım İmamoğlu olmasaydı burada olmayacaktım”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında tutuksuz sanıkların savunmaları alınmaya devam ederken, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu da mahkeme karşısında savunma yaptı.

Abone Ol

Selim İmamoğlu, davaya dahil edilmesinin nedeninin soyadı olduğunu savunarak, “Benim soyadım İmamoğlu olmasaydı bugün burada olmayacaktım” dedi. Babası üzerinde baskı kurulmak istendiğine inandığını belirten İmamoğlu, beraatini, hesaplarındaki tedbirin ve yurt dışı yasağının kaldırılmasını talep etti.

İBB davasında 76’ncı duruşma görüldü

Yaklaşık bir buçuk yıldır tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu ile birlikte 51’i tutuklu toplam 414 kişinin yargılandığı davanın 76’ncı duruşması gerçekleştirildi. Duruşma, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesine inşa edilen yeni duruşma salonunda yapıldı.

Duruşmada tutuksuz sanıkların savunmalarına geçilirken, Mehmet Selim İmamoğlu da mahkeme heyetine yönelik açıklamalarda bulundu. Selim İmamoğlu, ailesinin davanın ana hedeflerinden biri haline getirildiğini öne sürdü.

Selim İmamoğlu soyadı nedeniyle davaya dahil edildiğini söyledi

Siyasetle herhangi bir ilgisinin bulunmadığını belirten Selim İmamoğlu, buna rağmen davaya dahil edildiğini söyledi. İmamoğlu, “Benim siyasetle hiçbir alakam olmamasına rağmen bu davaya dahil edildim” ifadelerini kullandı.

Dava kapsamında burada bulunmasının asıl nedeninin babası olduğunu düşündüğünü dile getiren Selim İmamoğlu, Ekrem İmamoğlu üzerinde baskı kurulmaya çalışıldığına inandığını söyledi.

Selim İmamoğlu, ailesiyle birlikte yaşanan sürece de değinerek mahkeme salonunda babasının arkasında bulunmasının kendisi açısından son derece ağır bir tablo olduğunu belirtti. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde unutulmayacak bir sürecin yaşandığını ifade etti.

Hırvatistan’daki projeye ortak olmak istediğini anlattı

İddianamede kendisine yöneltilen suçlamalardan birine ilişkin açıklamalarda bulunan Selim İmamoğlu, üniversite eğitiminin son dönemlerinde aile şirketinde resmi olarak yarı zamanlı çalışmaya başladığını söyledi.

İnşaat sektöründe faaliyet gösteren ailenin üçüncü nesli olduğunu belirten İmamoğlu, şirketin faaliyetlerini yurt dışına taşıma fikri üzerinde düşündüğünü aktardı. Bu kapsamda yaptığı araştırmalar sonucunda Hırvatistan’da bir proje tespit ettiğini ve projeye ortak olmak istediğini babasına ilettiğini söyledi.

Ancak Ekrem İmamoğlu’nun söz konusu girişime siyaseten tartışmalara neden olabileceği gerekçesiyle sıcak bakmadığını aktaran Selim İmamoğlu, bunun üzerine projeyi aile şirketinden bağımsız, kendisine ait bir şirket üzerinden yürütmeye karar verdiğini belirtti.

Proje için 390 bin avro transfer edildi

Selim İmamoğlu, yurt dışındaki girişiminin finansmanına ilişkin de bilgi verdi. Ailesinden aldığı maddi destekle girişimde bulunmasının hukuken sorun teşkil etmediğini düşündüğünü belirten İmamoğlu, projenin gelişim maliyetlerinin bir bölümünü karşılamak ve azınlık hissesi almak amacıyla proje şirketiyle anlaşma yaptığını söyledi.

Bu kapsamda Hırvatistan’daki bir bankaya 390 bin avro transfer edildiğini açıklayan Selim İmamoğlu, söz konusu işlemin kendi girişimi kapsamında gerçekleştirildiğini savundu.

İmamoğlu, yurt dışındaki projeye ilişkin yaptığı işlemlerin ve finansal hareketlerin açıklanabilir olduğunu ifade ederek, suçlamalara konu edilen işlemler konusunda herhangi bir gizli durum bulunmadığını dile getirdi.

Yelkenli tekne alımının detaylarını açıkladı

Selim İmamoğlu savunmasında yelken sporuyla ilgili faaliyetlerine de değindi. Türkiye Yelken Federasyonu’ndan sporcu lisansı aldığını ve yarışlara katıldığını belirten İmamoğlu, belirli bir tecrübe kazandıktan sonra yarışlara kendisine ait bir yelkenliyle katılmak istediğini söyledi.

Bu amaçla 2009 model ikinci el sportif bir yelkenliyi 2024 yılında 772 bin liraya satın aldığını belirten İmamoğlu, teknenin parasını babasından borç olarak banka havalesi yoluyla aldığını ifade etti.

Söz konusu yelkenlinin halen bir yelken kulübünde eğitim amacıyla da kullanıldığını belirten Selim İmamoğlu, hem yurt dışındaki yatırım hem de tekne alımı konusunda hesabını veremeyeceği herhangi bir durum bulunmadığını savundu.

“Hesabını veremeyeceğim bir durum yok”

Savunmasının önemli bölümünü hakkındaki mali iddialara ayıran Selim İmamoğlu, gerçekleştirdiği işlemlerin kayıtlı olduğunu ve açıklanabilir nitelikte bulunduğunu söyledi.

İmamoğlu, “Günün sonunda da bu iki konuda hesabını veremeyeceğim bir durum asla yoktur” diyerek hakkındaki suçlamalara itiraz etti.

Yaşanan sürecin yalnızca kendisini ve ailesini değil, Türkiye’deki daha geniş bir kesimi de etkilediğini savunan İmamoğlu, mevcut durumun uzun vadede toplumsal açıdan başka sorunlara yol açabileceğini ifade etti.

Selim İmamoğlu beraat ve tahliye talebinde bulundu

Konuşmasının sonunda davanın sonuçlarının Türkiye açısından önemli olduğunu belirten Selim İmamoğlu, yaşananların kısa vadede bazı kişileri rahatlatabileceğini ancak sürecin devam etmesi halinde toplumun tamamının zan altında kalabileceğini söyledi.

Türkiye’nin mahkeme salonlarında yaşanan tartışmalar yerine farklı bir geleceğe odaklanması gerektiğini ifade eden İmamoğlu, “Türkiye’nin bu mahkeme salonlarını değil, başka bir geleceği, başka bir hayali hak ettiğini düşünüyorum” dedi.

Selim İmamoğlu, mahkeme heyetinden beraatini , banka hesapları üzerindeki tedbirin kaldırılmasını ve yurt dışı yasağının kaldırılmasını talep etti.

Savunmasının son bölümünde babası Ekrem İmamoğlu ve davada yargılanan diğer kişilere ilişkin de talepte bulunan Selim İmamoğlu, “En önemlisi sevgili babam Ekrem İmamoğlu ve tüm yol arkadaşlarımın tahliyesini talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

Duruşmada sanıkların savunmaları ve tarafların talepleri alınmaya devam ederken, davanın ilerleyen duruşmalarında mahkemenin değerlendirmeleri ve vereceği kararlar takip edilecek.