Sivaslı bilim insanları Türkiye’de bir ilke imza attı

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Veteriner Fakültesi’ne görev yapan 3 öğretim üyesi, Türkiye’de bir ilke imza atarak, sürü yönetiminde dünyada en seçkin ırklar arasında yer alan kangal çoban köpekleri üzerinde sağırlık araştırması yaptı.

CÜ Veteriner Fakültesi’nde görev yapan Fizyoloji Anabilim Dalı Bölüm Başkanı Mustafa Koçkaya, Biyometrik ve Genetik Anabilim Dalı Bölüm Başkanı Yusuf Özşensoy ve Yrd. Doç. Dr. Hakan Murat Türkiye’de bir ilke imza atarak, kangal ırkının korunması adına 2015 yılında ilginç bir projeye girişti. Ekibin çalışmasına, John Streener’in 2011 yılında yayımlanan kitabında yer alan sağırlık tablosunda kangal köpeğine de yer verilmesi neden oldu. Çalışmanın bilimsel verilere dayanmadığını tespit eden ekip, bilimsel veriler elde etmek için 161 kangal köpeği üzerinde BAER testi uyguladı. Çalışma kapsamında iki kangal köpeğinin sağır olduğu tespit edildi. Bu çalışma ile John Steener’in kangal köpeklerinin sağır olduğu yönündeki tezi de çürütüldü. Şimdi ekip, yaptıkları çalışma ile sağır olan hayvanları sağlıklı hayvanlardan ayırıp, seçkin ırkı korumayı amaçlıyor.

Veteriner Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Bölüm Başkanı ve proje yürütücüsü Yrd. Doc. Dr. Mustafa Koçkaya, kangal köpeğinin dünyanın önemle takip ettiği yerli ırklardan biri olduğunu, dünyada bu kadar rağbet görmesinin nedenlerinden birinin de kendilerine verilen sürü koruma ve bekçilik görevini kusursuz bir şekilde yerine getirmesinden kaynakladığını ifade etti.

"Tek taraflı sağırlık olgusuna rastladık"

Bilinen özelliklerinin kangal çoban köpeklerinin çok iyi duyu organlarına sahip olduğunun bir göstergesi olduğunu savunan Koçkaya, "Bu duyu organlarından bir tanesi de işitme duyu organıdır. Biz bu düşünceyle yola çıkarak 2015 yılında proje ekibimiz tarafından çalışmanın ön kısmını oluşturduk ve 2016 yılında da resmi olarak çalışmalarımıza başladık. Kangal çoban köpeklerinde sağırlık var mı, yok mu? Bunu araştırmak istedik. Yaptığımız taramalarda 2011 yılında yayımlanan John Streener’e ait olan bir kitapta oluşturulan sağırlık tablosunda kangal çoban köpeğinin de yer aldığını gördük. Daha sonra Streener ile temasa geçtik. Bu çalışmaların bilimsel bir veriye mi dayandığını, sağırlık varlığının bilimsel olarak mı? Tespit edildiğini yoksa bilimsel bir tabanı olup olmadığını sorduk. Streener’de bize bunun yetiştirme kulüplerinden aldığı sözlü beyana dayalı olduğunu söyledi. Biz bundan sonra tamamen çalışmamıza yoğunlaşıp bilimsel veriler altında Kangal çoban köpeğinden sağırlık var mı, yok mu buna baktık. 161 kangal çoban köpeğinde BAER tekniğiyle yaptığımız çalışmada iki tane köpeğimiz de tek taraflı sağırlık olgusuna rastladık. Bu çalışma evcil hayvanlar arasında Türkiye’de sağırlık yönünden yapılan ilk çalışma özelliği taşımaktadır" dedi.

Projede görev yapan Biyometrik ve Genetik Anabilim Dalı Bölüm Başkanı Yusuf Özşensoy ise yapılan çalışmanın kangal köpeğinin saf ırkının korunması için çok önemli olduğunu belirterek, "Sağırlık hayvanlarda tek taraflı veya iki taraflı görülebilmektedir. Bunun yanında yapılan çalışmalarda kalıtsal olmayan veya kulağın tamamında görülmeyeceği bildirilmiştir. Yine araştırdığımız literatür taramalarına baktığımız zaman tek taraflı sağırlık olduğunu tespit ettik. İki taraflı sağırlık gözüken hayvanlarda bulunmaktadır. Bu sağırlığının hayvanlarda gözükmesi için farklı sebepler rol oynamaktadır. Bunların çoğunda çevresel faktörler rol oynamakla birlikte ya da kalıtsal ve sonradan kazanılmış olarak karşımıza çıkabilmektedir. Kalıtsal olarak sağırlık çalışmalarına baktığımız zaman köpeklerin 4 farklı kromozomu üzerinde bulunan iki farklı genden meydana geldiği bildirilmiş. Bu genlerden biri dominat olduğu zaman sağırlık olduğu diğer genin çekinik olduğu zaman sağırlığın gözlendiği bildirilmiştir. Özellikle çekinik genli olan bölgeden kaynaklı olan sağırlık durumunda hayvanlarda deri ve kıllarında beyaz renklilik ya da beyaz rengin seyreltilmiş hali gözlemleniyor. Bunun yanında gözlerinde mavi renklilik ya da renkliliğin olmadığı bildirilmiş.Ancak farklı çalışmalara baktığımız zaman her zaman bu renklilik durumunun olmadığı farklı deri renklerine sahip köpeklerde de sağırlık olduğu tespit edilmiş. Özellikle çekinik gene sahip olan hayvanların sağırlığı duyma testiyle tespit edilemiyor. Bundan dolayı da genetik çalışmalarının yapılması söz konusudur" şekilde konuştu.

"Sağır hayvanlar sürüden çıkarılmalı"

Köpekler üzerinde genetik çalışmaların da yapıldığının altını çizen Özşensoy, "Bu çalışmanın önemi özellikle çekinik gene sahip olan hayvanlar bir sonraki jenerasyon olan yavrusuna geçirme ihtimali var. Bundan dolayı bunlar tespit edilip sürüden özellik damızlık yetiştiriciliğinden çıkarılması gerekir. Sadece kangal köpeği için değil bütün ırklar için söz konusu sürünün sağlam bir ırk, seleksiyona tabi olmuş saf olarak, hastalıkları olmayan bir ırkın yetiştirilmesi için bu proje önemli bir adımdır" ifadelerini kullandı.

"Ekonomik yönden kazanç sağlayacak"

Projenin kangal köpeği yetiştiricilerine ekonomik yönden kazanç sağlayacağını ifade eden Yrd. Doc. Dr. Hakan Murat ise "Kangal köpeği daha çok çobanına yardım eden sürü yönetiminde görev alan bir hayvan olarak karşımıza çıkıyor. Bunun yanı sıra bekçilik görevi var. Bununla beraber son zamanlarda ticari işletmeler kangal köpeği ile alakalı bir ticari yaklaşımda bulunuyor. Çünkü talep çok fazla bir popülaritesi var. O yüzden de talep görüyor. Bu talep karşısında da ekonomik bir işletme kurulması kaçınılmaz hale geliyor. Kangala baktığımız zaman dünyada çoban köpeği vasfındaki en başarılı köpeklerden bir tanesidir. Kangal köpeği sürüyü idare eden, koordine eden ve uzaktaki tehlikeyi algılayan sürü yöneticisini uyaran gerektiğinde çobana arkadaşlık eden bir yapısı var. Bu tabi sürünün iyi koordine edilmesi ve yabancı tehlikelerden korunması ekonomik olarak önemli. Sürü içerisinde yaptığı göreve baktığımız zaman birçok insanın bir araya gelerek yapacağı birçok görevli kendisi gerçekleştiriyor. Dolayısıyla ekonomik olarak sürü yönetimini sağlıyor. Fayda maliyeti olarak baktığımı zaman çok yüksek bir hayvan. Biz projede bunu çok önemsedik. Hem coğrafi işareti olması hem de sürü yönetiminde bu kadar etkin bir hayvan olması nedeniyle bunun önemli özelliklerinden biri olan duymanın nasıl gerçekleştirdiğini sıkıntısının ne olduğunu ortaya koymak istedik. İyi verilere ulaştık. Artık işletme sahiplerine şunu söylüyoruz. Sürünüz de bu tür genetik olarak yavrulara aktarılabilecek rahatsızlıkları varsa bu tür hayvanlarını sürünüzden çıkarın. Çünkü ekonomik olarak yanlış bir yolda ilerliyorsunuz" dedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.