Tuz sanıldığı gibi zararlı değil!
Türk Tabipler Birliği, Üniversite bölünmesine karşı çıkıyorsa, benim görüşüm bellidir. Marmaray, üçüncü köprü, üçüncü havaalanı ve Kanalistanbul'a karşı çıkan zekanın yanında olmak benim için kabul edilemez bir durumdur.

Bazı büyüklerim bana kızacak ama sözümü sakınmayacağım: Doktorlar hep çok güçlü oldular. Bu defa ve özellikle de bu yüzyılda... Çok ama çok oldular.

Konuyu başka bir yere getiriyorum:

Üç beyaz'dan biri olan "tuz" hakkında ne düşünüyorsunuz?

Benim aklıma, iki zararlının gıdanın yanına koyup, zararlı diye milleti uzak tutup, hastalanıp kendilerine koşmalarını bekleyen leş kargalarını getirir...

Neden mi?

Konuya doktorlardan başlayalım. Hiç bir doktor tuz ile ilgili deney yapmamıştır.

Durun bir dakika...

Fazlası olunca su bile zararlı.

2011 yılında son tuz deneyi yapılmış ve hiç bir zararı bulunmamıştır. Bilmiyorsunuz tabii...

Öncelikle, tuz zararlı değildir.

O zaman kamu yöneticileri niye tuza savaş açmış durumdalar?

Bunun cevabını açıklayacağım.

Ama önce biraz bilgi...

Hazım zorluğu olmasın.

Tarihte "beyaz altın" adıyla anılan tuzun, hala para birimi olarak kullanıldığı yerler var.

Tarihteki tuz savaşlarını saymakla bitiremezsiniz.

Gandhi, 1930 tuz isyanı ile İngilizleri dize getirmiştir.

Tuz en etkili gıda koruyucudur.

Soğuk havalarda ava çıkanlar, kan donmasını önlemek için yanlarında tuz taşır.

Çölde yanında tuz olmayan parasız kabul edilir ve Büyük Sahra'da tuz hala para birimidir. Sıcakta tuz eksikliği insanın beynini buharlaştırır.

Tuz eksikliği küçük çocuklarda konsantrasyon eksikliğine neden olmaktadır.

Tuz eksikliği direnç düşüklüğü demektir. Genetiği bozuk gıdalara dirençsizlik bundandır. (Bu konu ayrıca uzun... Fıstık, çilek, erik vb alerjisi hep bu mevzu...)

Bünyesini düşük tuz oranına alıştıran insanlar daha itaatkar olmaktadır.

İşte kamu yöneticileri bu nedenle gıdalarda tuz eksiltmeye gitmektedirler.

Tuz eksikliği olan insanlar daha kolay hipnotize olabilmekte, algı operasyonlarına daha kolay maruz kalmaktadırlar.

Bu notlar sadece özettir... Detay ve bilimsel veriler bu sayfalardan çok sıkıcı olabiliyor. Önemli olan doğruların duyurulmasıdır. Merak edene araştırması önerilir.

Tuz, Hazreti Peygamber'in oruç açtığı gıdalardandır. Buyurmuştur ki: "Yemeğe tuz ile başlamak 70 hastalığa şifadır." 70 rakamı genelde fitne söz konusu olduğu zamanlarda kullanılan rakamlardandır. Ve yine bilelim ki "Katıklarımızın en büyüğü tuzdur."

Mesela şuna inanıyorum.

Maymundan gelen bir tane bile insan yoktur ama insandan maymuna dönenlerin sayısı tahmin ettiğimizden çok fazladır. Alakasız mı? O zaman buyrun...

Neden mi böyle düşünüyorum... İşte gerekçe:

“Gıda güçtür! Biz bunu davranışları kontrol etmek için kullanırız.” Catherine Bertini (ABD eski Tarım Bakanı Yardımcısı, BM Gıda Programı eski yöneticisi)

Popüler bilgi hiç bir şeydir.

Kadim bilgi çok şeydir ve hayalgücü bilgiden çok değerlidir.

Eyvallah.

Selam ve dua ile kalın. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
tuzcu dayı 4 ay önce

ne denirse 5 sene geçmeden aksi söyleniyor. tuz zararlı zararlı dendi şimdi bak şurada yazılanlara. arkadaş kimseyi dinlemeyeceksin. eski yemek kültürünüz neyse onu koruyun. eskiler ihtiyaçlara ve doğal şartlara göre gelişti. şimdi birşeyler söyleyen sözde bilim adamları ise labarotuvar da adını bilmediğimiz içecekler, meyveler ve yemekler arasında yaptıkları deneylerden işlerine gelen şekilde çıkardıkları sonuçları bizlere itelediler. nasıl olsa bizi de bilimci! yaptılar ya...