Vahşet tarihine bir bakış
Dünya hayatı, iki kapılı bir han ve bu mekandan canlı çıkış yok. Çıkış biletinin kesildiği tarih hiç önemli değildir... Çünkü en son ölüm gelmekte ve bu geliş hep en erken görülmektedir.

6 Ağustos... Nagazaki ve Hiroşima'nın yıldönümü. Toplamda 120 bin insanın tek düğme hareketi ile katledildiği bir insanlık dramının yıldönümünü unutmak olmaz.

Ancak dünyada başka vahşetler de var ve onları da unutmamak gerekir. Kısa bir özet... 
...
Dünya tarihinin en büyük vahşeti, İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşanmıştır. En düşük ölüm rakamı hesaplaması 66 milyondur. Basitçe söylenebilen bir rakam olduğunun farkındayım. Ya geride kalanların dramı... Sadece Almanya, Polonya, Fransa ve Rusya'daki tahmin edilen tecavüz sayısı 10 milyonun kat kat üzerindedir.
...
Cengiz Han... Dünya tarihinin en vahşisidir. Zamanında toplu katliam silahlarının olmamış olmasını da beraberinde düşünmek gerekirse, 40 milyon insan öldürmek her vahşinin harcı değildir.

Bizans ve batı kaynaklarında yazar: "Kemikten meydana gelmiş dağlar yükseliyordu kentin meydanlarında... Şehrin sokaklardan nehir gibi kan akıyordu. Her yer kanla ıslanmış, sokaklar kaygan hale gelmişti. İnsanların eti sokaklarda paramparça ediliyordu."

Cengiz Han en küçük ihtimal ile sadece Pekin'de 750 bin insan öldürmüştü. Daha kıta Çin'i geride idi.

Tarihin gördüğü en kana doymaz istilacı olan Cengiz, bununla kalmadı.

Gerekçesinin ne olduğunun hiç önemi yok, Harzem şehrini haritadan sildi. Harzem Sultanını, gözlerine ve boğazından aşağıya eritilmiş gümüş dökerek öldürdü.

Buhara ve Semerkand'da bütün erkekler öldürüldü ve bütün kadınlara tecavüz edildi. Geride sadece kadın ve çocuklar bırakıldı. 2500 yıllık tarihiyle Türk ve İslam medeniyeti adına ne varsa talan edildi. Buhari ve Tirmizi'nin şehri hala kendine gelemedi.

İbrahim Ethem'in sultanlığını terkettiği nazlı Belh... Bütün erkeklerin kellesi kesilip kuleler oluşturuldu.

Ürgenç şehri direniyordu. Aral gölüne giden nehirlerden birinin yatağını şehre çevirdi. Her şey nehrin altında kaldı.

Herat direnmemişti. Tecavüz kaçınılmazsa... mantığı geçerli olur diye beklemişlerdi.
Bütün erkekler önce esir edildi, karılarına gözlerinin önünde tecavüz edilip sonra kelleleri kesildi. Direnmedikleri için buna layık görülmüşlerdi. Razi, Ali Şir Nevai ve Molla Cami yetiştiren topraklar kan kusuyordu.

Alimler kenti ve ilim merkezi Nişapur direndi. Bu direnişte Cengiz'in damadı öldü. Kızı çok üzülmüştü. Herkesin kazığa geçirilmesini istedi. Sonra, kellelerden kuleler yapıldı. Yetmedi, katliamı gören bütün köpekler de öldürüldü.Kediler, kuşlar ve şehirde canlı olarak her ne varsa öldürülmesi emri verildi.
İlim ve irfan merkezi Nişapur Medresesi, yetiştirdiği ulema ile kan gölünde öldü.

Biruni, İbni Sina ve Harezmi gibi binlerce alimin bütün izleri silindi.

Dahası ve devamı...

Cengiz soyundan gelenler, Bağdat'a geldi ve tarihin o zamana kadar gördüğü en büyük kütüphaneyi yaktı. En düşük tahminle, 2 milyondan fazla kitap yok edildi. Bir milyon erkek öldürüldü ve bir milyon kadına tecavüz edildi... Fırat nehri aylarca kan ve mürekkep aktı.

Mürekkep zamanla yerini göz yaşına bıraktı. Ama göz yaşı, kan ve mürekkebin yerini hiç dolduramadı.

Vahşet her çağ çağ, dağ dağ ve çağlar boyu... 
...

Dünyanın üçüncü büyük vahşetinin coğrafyası yine Çin. Kahramanı Mao Zedong. 1949-1976 yılları arasında 40 milyona yakın insanı yol ettiği tahmin ediliyor.
...

Sonra İngiliz Hindistanı... Toplamda 11 yıl boyunca süren kıtlık dönemlerinde hasatlarına el konulan 27 milyon insan açlıktan ölmüştür.
...

Stalin... En vahşiler sıralamasında asla unutulmamalıdır. İç infazlar ve Sibirya sürgünlerinde 17 milyon insan yok olmuştur.
...

Amerika yerlileri... 15 milyondan fazla insan sistematik bir şekilde soykırıma tabi tutulmuştur.

İlginçtir. Amerikan iç savaşını anlatan kitaplarda geçen şu ifade meşhurdur: "İç savaş sırasında ölen 725 bin insanın 100 bine yakını sivil ve 1 milyondan fazlası da kızılderili idi."
...

Vietnam... 1959 - 1975 yılları arasında 4 milyon 200 bin insan ölmüştür.
...

Haçlı Seferleri... 1095 - 1291 yılları arasında yine 4 milyona yakın insanın öldüğü tahmin edilmektedir.
...

Ve Roma... Fetihleri bir yana, m.ö. 264 yılından m.s. 435 yılına kadar sadece arenalarda 3 milyondan fazla gladyatör öldürülmüştür. 
...

Kore... 1950 - 1953 yılları.. 3 milyon insan.
Fransa - Batı Afrika... 3 milyon insan.
Rus - Afgan Savaşı... 1979 - 1992... 1 buçuk milyon.
İtalya - Habeş ve Libya Savaşı... 1935 - 1945... 1 milyon.
Irak - ABD işgali... 2003'ten bu yana. The Guardian rakamı... 1 milyon 200 bin.
İran - Irak Savaşı... 1980 - 1988... 700 bin.
Suriye... BBC ve BM rakamı 450 bin - 550 bin arası.
...

Her ölüm bir ayrı bir ibrettir. Burada yazılmayan unutulan nice toplu katliamlar vardır. Mesela Japonya'nın Çin işgalinde 300 bin kişiyi öldürmesi gibi. Ama en ilginci, insan en büyük kötülüğü hep kendinden olana yapmıştır. Bu Çinlilerden o kadar da farklı olmayan, Moğol Cengiz'den ve Çin tahtına oturan çocuklarından itibaren Çin tarihinde çok net görünür.

Belki de Çin o acıları hiç unutamadığı için bugün, 10 milyon kilometrekarelik bir kıta Avrupa'sı kadar geniş coğrafyada dünyanın en kalabalık ülkesi olarak tek devlet olarak duruyor.

Japonya, bizim Karadeniz bölgesi kadar bir coğrafya. Ama son 50 yıldır ekonomisi hep dünyanın 3. veya 4. sırasında.

İşte çoğu zaman yeryüzünde hüküm süren kuvvet, hayat umudu yerine, vahşi bir ölüm kuvveti olmuştur. Korku imparatorlukları kurulmuştur. Ancak oyun bitince şah da, piyon da, galip ve mağlup taşlar da hep aynı kutuya konmuştur.

Derler ki... İbret alınan tarih, tekerrür etmeye utanırmış. İbret alınmayan tarih de, ders öğrenilinceye kadar tekrar tekrar tekerrür edermiş...

Selam ve dua ile.