Üç gündür LGBT reklamı yapacağımız yerde Kadın Üniversitesi fikrinin heyecanını konuşsaydık, bizi asıl bu heyecanlandırsaydı asıl bu konu hakkında diyecek bir şeylerimiz olsaydı işler çok acayip yerlere gelebilirdi.

Metin Uca ne demiş üzerine yüz tane şey söylemek yerine Müslümanlar olarak, "zipf kanunu" hakkında söyleyecek yüz değil tek bir şeyimiz olsaydı işler çok değişirdi.

Bakın bir ay sonra da bir hocanın bir fetvasını verecekler ağzımıza "aman efendim biz Müslümanlar sapık değiliz vallaha bak!" tarzı açıklamalar ile oyalanacağız.

Bu döngü hep böyle devam ediyor.

Yıllardır böyle, Oda TV çıkışlı bir gündem belirleniyor ve biz bu gündem üzerinden birbirimize giriyoruz.

Kendi gündemlerimizi kendimiz belirlemediğimiz müddetçe de bu döngü böyle devam edecek.

Ben başka bir sosyal yapıda yaşamak istiyorum, hele son günlerde bu istek ben de küskünlüğe yol açmaya da başladı. Gazetelerin Hilal Cebeci yerine güncel makaleleri manşetten duyurduğu, Enes Batur yerine arkeologlarla röportaj yapılan, bilim insanlarının pop şarkıcıları gibi hayranları olduğu, konser alanlarında 50 bin kişinin transgenik tür görmek için tezahürat yaptığı, anlamaya adanmış bir ülkede yaşamak istiyorum.

Niye beni üzüyorsunuz. ????

***

İlk çıktığı zaman da çok izlemek istemiş ama bir türlü oturup izleyememiştim. Filmin 3 saat olması da bunda etkendi sanırım. Benim 3 saat bir filmin başında oturacak kadar ne zamanım ne de sabrım vardır. Çabuk sıkılırım. İnterstellar / Yıldızlar arası film yorumu da filmin üzerinden yıllar geçtikten sonra geldi haliyle.

Nuri Bilge Ceylan filmlerini de çok sevmeme rağmen yine sabırsız hallerim yüzünden çok sonraları izleyebiliyorum. Genelde çok sevdiğim merakla beklediğim filmlerin ilk baktığım şeyi de süreleri oluyor bu yüzden. Film çok uzun hatta bayaaa bayaaa uzun arkadaşlar. Yaklaşık 3 saatinizi ayırmanız gerekiyor.

İnterstellar / Yıldızlar Arası Filminin Konusu

Dünya çevre tahribatı yüzünden herşeyini tüketmiş ve toprakta artık sadece Mısır üretilebiliyor diye düşünün. Film o zaman diliminde geçiyor. İnsanlar maskelerle dolaşıyor ve en prestijli meslek artık çiftçilik. Bir kaç çok Amerikalı ve çok NASA görevlisi ve çok iyi insan oldukları sıkça vurgulanan arkadaş “başka bir gezegene gidebilir miyiz?” diye araştırmaya başlıyorlar. Araştırmalara göre de uzayda adına “solucan” denilen bir geçit buluyorlar. Dünyaya benzeyen içinde yaşam belirtileri olan bir kaç gezegen keşfediyorlar ve o gezegenleri kendilerini feda edip ziyaret etmeye karar veriyorlar. Buralarda başka ayrıntılar da var hepsini anlatmayın isterseniz. ????

Olaylar bundan sonra başlıyorlar zaten. Filmin ilk yarısı sıkıcı bu yüzden.

İhanetler, Amerikanın hep kahraman olması ve dünyayı kurtarması alt temalarını ve klişelerini bir tarafa bırakırsak beni en çok etkileyen şey insanın yaşama güdüsünün ona neler yaptıracağını görmek oldu. İnsanoğlunun sonsuzluk özlemi öyle güzel anlatılmış ki filmde, çaresiz kalan insanların yine de son umut yaşamak için uğraşmaları beni çok etkiledi.

Film Ailece İzlenir Mi?

Filmde çıplaklık ve küfür yok.

Ancak bolca Amerika hayranlığı “insanlığın son umudu Amerika, hepinizi biz kurtaracağız biz olmasanız bittiniz olm” subliminal mesajı var.

Onun dışında kesinlikle çocuklar ile izlenmesi gereken bir film.

İnterstellar filminin çocuklar ile mutlaka izlenmesi gerektiğini düşünmemin sebebi, bir defa umutsuzluk fikrinin insanın olduğu yerde olmaması gerektiğini çok güzel işlemiş. Sonra fizik kuralları üzerine çok güzel akıl yürütmeler var ki bu da insanın hayal gücünü geliştiriyor. İnsan sık sık fizikçilere hayran olmaktan kendini alamıyor.

İnterstellar filminin İmdb puanı 8.6 İzleyenlerin %96’sı beğenmiş ki bence bu çok güzel bir rakam.

Tavsiye edilir.