ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının Körfez’e yayılması, küresel ticaret yollarını ve enerji akışını tehdit ederken, iç piyasada para politikası cephesinde dikkat çeken bir adım atıldı. Merkez Bankası’nın fonlama maliyetini yüzde 40’a çıkarması , piyasada “örtülü faiz artışı” olarak yorumlandı. Bu gelişme, mevduat faizlerini yukarı taşırken faiz indirimi beklentilerini de zayıflattı.
Körfez’de Savaşın Yayılması Piyasaları Etkiledi
ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışmaların Körfez ülkelerine sıçraması, bölgeyi adeta bir ateş çemberine çevirdi. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan riskler ticari geçişleri zorlaştırdı. Hava yolu şirketleri uçuşlarını askıya aldı. Deniz ve hava taşımacılığındaki aksamalar küresel ticareti baskı altına aldı.
Türkiye, coğrafi ve ekonomik bağları nedeniyle gelişmelerden dolaylı etkilenen ülkeler arasında yer aldı. Piyasalarda belirsizlik artarken, ekonomi yönetimi denge arayışına girdi.
Dolar Küresel Güçlendi, TL Karşısında Sınırlı Kaldı
Savaşın etkisiyle dolar birçok para birimi karşısında değer kazandı. Ancak Türk Lirası karşısında belirgin bir sıçrama görülmedi. Bu durum, para politikasında atılan adımların etkisi olarak değerlendirildi.
Türk Lirası’nda sert değer kaybına izin verilmemesi , Merkez Bankası’nın öncelikli hedefleri arasında yer aldı. Piyasalarda döviz talebinin kontrol altında tutulması için yeni araçlar devreye alındı.
Merkez Bankası’ndan İki Kritik Önlem Açıklandı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası , geçtiğimiz Pazar günü iki önemli karar duyurdu.
İlk adım olarak 1 hafta vadeli repo ihalelerine ara verildi . İkinci adım ise Türk Lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerinin başlatılması oldu. Bu hamlelerle hem TL likiditesi kontrol altına alındı hem de döviz talebine alternatif kanal açıldı.
Uzmanlar, repo ihalelerine ara verilmesinin piyasadaki fonlama maliyetini yukarı çektiğine dikkat çekti.
Örtülü Faiz Artışı Yüzde 40’a Çıktı
Merkez Bankası’nın bankaları artık yüzde 37 yerine yüzde 40’tan fonlaması , piyasada örtülü faiz artışı olarak değerlendirildi. Gecelik borç verme faiz oranı da yüzde 40 olarak uygulanıyor.
Bu gelişme, mevduat faizlerini doğrudan etkiledi. Bir aylık mevduat faizleri yeniden yüzde 40 seviyesine yükseldi . Günlük mevduatlarda ise yıllık faiz oranı yüzde 44’e kadar çıktı .
Faizdeki bu yükseliş, tasarruf sahipleri için cazip bir tablo oluştururken kredi tarafında maliyetleri artırdı.
Döviz Talebine TL Uzlaşmalı Satım Mekanizması Getirildi
Merkez Bankası’nın devreye aldığı bir diğer araç olan TL uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemleri , şirketlerin döviz ihtiyacını doğrudan Merkez’den karşılamasını sağladı.
Bu sistemle firmalar, ihtiyaç duydukları dövizi serbest piyasadan almak yerine belirlenen vadede Merkez Bankası’ndan temin edebilecek. İlk gün işlemlerinde yaklaşık 8 milyar dolarlık satış gerçekleştiği belirtildi.
Bu adımın, piyasadaki ani döviz talebini sınırlamayı hedeflediği ifade edildi.
Faiz İndirimi Beklentisi Zayıfladı
Piyasada daha önce konuşulan faiz indirimi ihtimali , mevcut koşullarda rafa kalktı. Dezenflasyon sürecinin son evresinde küçük adımlarla indirim beklenirken, savaşın yarattığı belirsizlik bu beklentiyi ortadan kaldırdı.
Uzmanlar, yaz aylarına kadar politika faizinde belirgin bir değişiklik beklemediklerini dile getiriyor. Bu durum, kredi maliyetlerinin yüksek kalacağı anlamına geliyor.
Enflasyon Hedefinde Revizyon Beklentisi Artıyor
Yılın ilk iki ayında enflasyon yüzde 8’e ulaştı. Oysa Merkez Bankası’nın yıl sonu hedefi yüzde 16 olarak açıklanmıştı. İki ayda hedefin yarısına yaklaşılması, yeni bir yukarı yönlü revizyon beklentisini güçlendirdi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası , 2026 yıl sonu enflasyon tahmin aralığını yüzde 15-21 olarak duyurmuştu. 2027 için aralık yüzde 6-12 olarak açıklanmıştı. 14 Mayıs 2026’da yayımlanacak yeni Enflasyon Raporu’nda güncelleme ihtimali yakından izleniyor.
Savaşın gölgesinde alınan para politikası kararları, Türkiye’de faiz ve mevduat cephesinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Yüzde 40’lık fonlama maliyeti ve yüzde 44’e çıkan mevduat faizleri , tasarruf sahipleri için fırsat sunarken reel sektör için zorlu bir sürece işaret ediyor. Gözler hem Orta Doğu’daki gelişmelerde hem de Merkez Bankası’nın atacağı yeni adımlarda olacak.




