Denizli’nin Çardak ilçesi Gölcük Mahallesinde bulunan eski cami, yıllar içinde oluşan yapısal hasarlar nedeniyle kullanılamaz hale geldi. Güvenlik riski oluşturduğu gerekçesiyle cami yıkıldı. Bu gelişme sonrası mahallede ibadet edilebilecek herhangi bir alan kalmadı.
Mahalleli Yeni Cami İçin Bir Araya Geldi
Yaşanan mağduriyetin ardından mahalle sakinleri, 2000 yılında dönemin muhtarı Osman Yüncü önderliğinde bir araya geldi. Yapılan görüşmeler sonucunda köyde yeni bir cami inşa edilmesine karar verildi. Bu süreçte 12 vatandaş, kendilerine ait hisseli arazilerini cami yapılması amacıyla bağışlama kararı aldı.
Bağışlanan Arsaya Cami İnşa Edildi
Bağışçılardan alınan sözlü onaylar doğrultusunda hisseli arazinin üzerine yeni cami inşa edildi. Mahallelinin destekleriyle tamamlanan cami, kısa sürede ibadete açıldı. Yaklaşık 25 yıl boyunca mahalle halkının tek ibadet alanı olarak kullanıldı ve sosyal yaşamın merkezlerinden biri haline geldi.
Bir Bağışçının Borcu İcraya Taşındı
Aradan geçen yılların ardından bağışçılardan birinin şahsi icra borcu bulunduğu ortaya çıktı. Bu borç nedeniyle hisseli arazinin bir bölümünün icra yoluyla satışa çıkarıldığı öğrenildi. Satışa konu olan alanın, caminin bulunduğu parsel sınırları içerisinde yer aldığı belirtildi.
Caminin Bahçesi Satış Listesine Girdi
Dönemin muhtarı Osman Yüncü, konuyla ilgili yaptığı açıklamada “12 hissedardan sözlü ‘olur’ aldık ve arsanın üzerine bu camiyi inşa ettik. Ancak hissedarlardan birinin icralık olması nedeniyle caminin bahçesi olarak kullanılan alan satışa çıkarıldı” ifadelerini kullandı.
İçme Suyu Kaynağı Risk Altına Girdi
Osman Yüncü, icralık arsa içerisinde sondaj içme suyu bulunduğunu da belirtti. Mahalle sakinlerinin büyük bölümünün şebeke suyu yerine bu sondajdan faydalandığını söyleyen Yüncü, arsanın satılması halinde mahallenin içme suyu ihtiyacının da tehlikeye gireceğini vurguladı.
Mahalleli Cami İçin Çözüm Bekliyor
Mahalle sakinleri, tek camilerinin satış yoluyla elden çıkmasını istemediklerini dile getirdi. Yetkililere çağrıda bulunan vatandaşlar, bağışla yapılan bir ibadethanenin icra yoluyla satılmasının vicdanları yaraladığını ifade etti.
Yaşanan olay, bağışlanan taşınmazların hukuki altyapısının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Mahalleli, hem caminin hem de içme suyu kaynağının korunması için yetkililerden çözüm beklerken, icra sürecinin nasıl sonuçlanacağı merak konusu olmaya devam ediyor.




