Esederesi Camisi’nin inşaatına 1880 yılında Kastamonu’nun Taşköprü ilçesine bağlı Paşaköy’de başlandı. Dönemin ustalarından biri tarafından başlatılan inşaat, ustanın cami tamamlanmadan hayatını kaybetmesiyle yarım kaldı. Yapıyı, ustanın oğlu devraldı ve 1899 yılında camiyi tamamladı. Böylece cami, iki kuşağın emeğiyle inşa edilmiş oldu.
Çivi Kullanılmadan Ahşapla İnşa Edildi
Caminin en dikkat çekici özelliği, çivi kullanılmadan inşa edilmiş olması. Yapıda, ahşap elemanlar köşelerde açılan çentikler ve kilit sistemi ile birbirine geçirilerek sabitlendi. Tamamen ahşaptan oluşan bu yöntem, Anadolu’nun geleneksel yapı kültürünü yansıtan nadir örnekler arasında yer alıyor.
Köyün Merkezinde Uzun Yıllar Hizmet Verdi
Paşaköy’ün yedi mahallesinin ortasında yer alan Esederesi Camisi, uzun yıllar boyunca köyün tek camisi olarak kullanıldı. Zamanla köyün diğer mahallelerinde de camiler inşa edilince, Esederesi Camisi’nin kullanım yoğunluğu azaldı.
Köy Halkı Camiyi Ayakta Tutmaya Çalışıyor
Tarihi caminin korunması için köy muhtarı ve köy sakinleri büyük çaba gösteriyor. Köy muhtarı Oğuzhan Şenel, caminin özel bir yapı olduğunu belirterek, “Camimiz ahşap ve çivisizdir. Köy halkı olarak bu camiyi yaşatmak için uğraşıyoruz” ifadelerini kullandı.
Çatısı Onarıldı Ancak Bakım İhtiyacı Sürüyor
Geçtiğimiz yıllarda caminin çatısı köylülerin kendi imkânlarıyla onarıldı. Ancak ahşap yapının uzun yıllar ayakta kalabilmesi için düzenli bakımın şart olduğu belirtiliyor. Yapı, iklim şartları ve zamanın etkisiyle yeniden bakıma ihtiyaç duyuyor.
Profesyonel Restorasyon Talep Ediliyor
Köy sakinleri, tarihi caminin korunması ve gelecek nesillere aktarılması için profesyonel restorasyon çalışması yapılmasını talep ediyor. Uzmanlar tarafından yürütülecek bir çalışmanın, yapının özgün mimarisini koruyarak uzun ömürlü olmasını sağlayacağı ifade ediliyor.
Yüzyılı aşkın süredir zamana meydan okuyan Esederesi Camisi, geleneksel ahşap mimarinin yaşayan örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Köy halkının özverili çabalarıyla ayakta kalan bu yapı, gerekli destek sağlandığı takdirde kültürel miras olarak geleceğe güvenle taşınabilecek önemli eserler arasında yer alıyor.




