Ekonomi yönetimi, “kıymetli madenlerde kayıt ve takip sistemi” adı verilen yeni bir düzenleme üzerinde çalışıyor. Bu sistemle birlikte altının üretimden nihai kullanıcıya kadar tüm aşamalarının kayıt altına alınması hedefleniyor. Amaç, piyasadaki kayıt dışı işlemleri azaltmak ve altın ticaretinde şeffaflığı artırmak olarak ifade ediliyor.
Yastık Altındaki Altınların Ekonomiye Girişi Zorlaşıyor
Uzmanlara göre, düzenleme sonrasında evde tutulan ve herhangi bir belgesi bulunmayan altınların ekonomiye dahil edilmesi her zamankinden daha güç hale gelebilir. Vatandaşların altınlarını bankaya yatırmak istemesi ya da yüksek tutarlı alışverişlerde kullanması durumunda, altının kaynağını gösteren belge talep edilmesi gündeme gelebilir.
Banka ve Kuyumcu İşlemlerinde Belge Talebi Artıyor
Yeni sistemle birlikte özellikle bankalar ve yetkili kuyumcular üzerinden yapılacak işlemlerde denetimlerin artması bekleniyor. Sektör temsilcileri, kaynağı belirsiz altınların bankalar tarafından kabul edilmemesi ihtimalinin güçlendiğini belirtiyor.
Belgesiz Altınlara Kesinti İddiaları Gündemde
Piyasa kulislerinde en çok konuşulan başlıklardan biri ise belgesiz altınlara uygulanacağı iddia edilen kesintiler. İddialara göre, kaynağı belgelendirilemeyen altınlar için yüzde 12 ila 18 arasında değişen oranlarda kesinti yapılabileceği öne sürülüyor. Henüz resmi bir açıklama yapılmış değil.
Düzenlemenin Amaçları Netleşiyor
Yetkililer, söz konusu çalışmanın temel hedefinin altın piyasasında kayıt dışılığı azaltmak, vergi kaybını önlemek ve finansal sistemi güçlendirmek olduğunu vurguluyor. Aynı zamanda altının yasa dışı faaliyetlerde kullanılmasının önüne geçilmesi de amaçlanıyor.
Vatandaşlar Yeni Süreci Yakından İzliyor
Yeni düzenleme hazırlıkları, yastık altında altın bulunduran milyonlarca kişi tarafından yakından takip ediliyor. Uzmanlar, ileride sorun yaşanmaması için altın alım-satım işlemlerinin belgeli ve kayıtlı şekilde yapılmasının önemine dikkat çekiyor.
Ekonomi yönetiminin atacağı nihai adımlar henüz netleşmese de, altın piyasasında yeni bir dönemin kapıda olduğu değerlendirmesi öne çıkıyor. Bu sürecin hem piyasa dengelerini hem de bireysel tasarruf alışkanlıklarını önemli ölçüde etkilemesi bekleniyor.




