Bitcoin’de yılın başında görülen sert geri çekilmenin ardından, benzer baskının şimdi de geleneksel piyasalarda hissedilmeye başlaması dikkat çekiyor. Kripto para piyasasında erken gelen satış dalgası, bu kez ABD hisse senetlerinde daha belirgin bir zayıflıkla kendini gösterirken, yatırımcıların odağı yeniden tahvil faizleri, savaş kaynaklı belirsizlik ve Fed’in faiz patikasına çevrildi.

Yılın ilk bölümünde yaklaşık 90 bin dolar seviyesinden 60 bin dolara kadar gerileyen Bitcoin, o dönemde riskli varlıklar arasında en zayıf halka gibi görünmüştü. Buna karşın Wall Street tarafında S&P 500 ve Nasdaq güçlü görünümünü bir süre daha korumuş, endeksler tarihi zirvelere yakın seyretmişti. Ancak son haftalarda oluşan tablo, bu ayrışmanın kalıcı olmayabileceğini düşündürüyor.

Özellikle 28 Şubat sonrası Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimin büyümesiyle birlikte enflasyon endişeleri yeniden öne çıktı. Bunun sonucu olarak ABD Merkez Bankası’nın beklenen faiz indirimlerine dair iyimserlik zayıflarken, tahvil piyasasında dikkat çekici bir yükseliş başladı. 10 yıllık ABD tahvil faizinin yüzde 4,41 seviyesine ulaşması ve 2 yıllık tahvil faizinin yüzde 3,94’e çıkması, piyasalarda finansman maliyetlerine ilişkin baskının güçlendiğine işaret etti.

Psikosomatik Nedir? Psikolojik Ağrılar Nasıl Geçer?
Psikosomatik Nedir? Psikolojik Ağrılar Nasıl Geçer?
İçeriği Görüntüle

Tahvil getirilerindeki yükseliş yalnızca sabit getirili piyasalarda değil, hisse senetleri üzerinde de doğrudan etkili oluyor. Çünkü borçlanma maliyetlerinin artması; şirketlerin yatırım iştahını, tüketicilerin harcama kapasitesini ve genel risk alma eğilimini sınırlıyor. Bu da özellikle teknoloji hisselerinde daha sert hissedilen bir baskı yaratıyor. Nitekim Nasdaq vadeli işlemlerinin son ayların en düşük bölgelerine çekilmesi, yatırımcıların büyüme odaklı varlıklarda daha temkinli hareket ettiğini gösteriyor.

Bu noktada Bitcoin’in yeniden öncü gösterge olarak öne çıktığı yorumları yapılıyor. Kripto para piyasasının hafta sonları da açık olması ve risk algısındaki değişimi daha hızlı fiyatlaması nedeniyle, birçok yatırımcı BTC hareketlerini geleneksel piyasalar için erken sinyal olarak izliyor. COINTURK’te yayımlanan ilgili haberde de vurgulandığı üzere, Bitcoin’de yılın başında yaşanan sert çözülmenin ardından benzer baskının daha sonra borsalara taşınması, bu görüşü destekleyen önemli örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.

Öte yandan Bitcoin cephesinde son dönemde daha dengeli bir görünüm öne çıkıyor. Fiyatın 65 bin ile 75 bin dolar bandında görece yatay hareket etmesi, ilk büyük satış dalgasının ardından piyasanın geçici bir denge arayışına girdiğini düşündürüyor. Buna rağmen opsiyon verileri, yatırımcıların aşağı yönlü riskleri tamamen geride bıraktığına işaret etmiyor. Özellikle düşüşe karşı koruma sağlayan put opsiyonlarına olan güçlü ilgi, temkinli duruşun sürdüğünü ortaya koyuyor.

Genel görünüm, Bitcoin’in yaşadığı erken sarsıntının yalnızca kripto para piyasasına özgü kalmayabileceğini gösteriyor. Tahvil faizlerindeki yükselişin devam etmesi, jeopolitik risklerin derinleşmesi ve Fed beklentilerinin daha da bozulması halinde, hisse senetlerinde baskının artması ve riskli varlıklarda daha geniş çaplı bir düzeltme yaşanması olasılığı masada kalmayı sürdürüyor.