Giriş: Evlilik Birliğinin Sona Ermesi ve Hukuki Gerçekler
Toplumun en küçük yapı taşı olarak nitelendirilen aile, kanunlarımızda eşler arasında eşitliğe dayanan bir kurum olarak tanımlanmış ve devletin koruması altına alınmıştır. Ancak, modern yaşamın getirdiği baskılar ve değişen beklentiler, bu birliğin hukuki olarak sonlandırılması ihtiyacını, yani boşanma olgusunu kaçınılmaz bir gerçeklik haline getirebilmektedir. Türk Medeni Kanunu, evliliği bir ömür boyu sürecek bir birliktelik ideali üzerine kurmuş olsa da, "ortak hayatın çekilmez hale gelmesi" durumunda eşlere hukuki bir çıkış yolu sunar. Boşanma, yalnızca duygusal bir kopuş değil; tarafların kişisel durumlarını, mal varlıklarını, çocuklarla olan ilişkilerini ve gelecekteki ekonomik güvenliklerini değiştiren teknik bir hukuki süreçtir.
Bu yazı, boşanma kurumunu sadece kanun maddeleri üzerinden değil, Yargıtay'ın güncel uygulamaları ışığında; özellikle 2024 ve 2025 yıllarında ziynet eşyaları, ortak velayet ve dijital deliller konusunda yaşanan önemli değişiklikleri de kapsayacak şekilde ele almaktadır.
Bölüm I: Boşanma Davasında İki Ana Yol
Türk hukuk sisteminde boşanma süreci, tarafların uzlaşı durumu ve evlilik süresine bağlı olarak iki ana usul üzerinden yürümektedir: Anlaşmalı Boşanma ve Çekişmeli Boşanma.
1. Anlaşmalı Boşanma: Hızlı ve Uzlaşmacı Çözüm
Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanma ve sonuçları konusunda tam bir mutabakata vardığı, sürecin çok daha hızlı ilerlediği bir yöntemdir. Kanun koyucu, eşlerin her konuda anlaştığı bir evliliğin artık hukuken korunmaya değer bir yararı kalmadığını varsayar.
Anlaşmalı Boşanmanın Şartları
Bir boşanma davasının "anlaşmalı" olarak sonuçlanabilmesi için şu dört şartın birlikte gerçekleşmesi zorunludur:
1. 1 Yıl Şartı: Evlilik birliğinin resmi nikah tarihinden itibaren en az 1 yıl sürmüş olması gerekir. Bu süre dolmadan, taraflar her konuda anlaşsa bile anlaşmalı boşanma kararı verilemez.
2. Başvuru: Eşlerin mahkemeye birlikte başvurması veya bir eşin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi gerekir.
3. Hakim Huzurunda Beyan: Tarafların duruşmada bizzat hazır bulunarak boşanma iradelerini hakimin yüzüne karşı açıklamaları şarttır. Avukatın beyanı tek başına yeterli değildir.
4. Protokolün Onayı: Tarafların hazırladığı; velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımını içeren protokolün hakim tarafından uygun bulunması gerekir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Neleri İçermeli?
Protokol, boşanmanın yol haritasıdır. İleride hak kaybı yaşamamak için şu hususlar netleşmelidir:
● Velayet: Çocukların kimde kalacağı ve diğer ebeveynle görüşme günleri.
● Nafaka: Eş ve çocuklar için talep edilen nafaka miktarları ve yıllık artış oranları.
● Tazminat ve Mal Paylaşımı: Maddi-manevi tazminat talepleri, ev eşyaları ve taşınmazların paylaşımı.
● Ziynet Eşyaları: Düğün takılarının kime kalacağı.
2. Çekişmeli Boşanma: Hukuki Mücadele ve Kusur İspatı
Eşlerin boşanma kararında veya boşanmanın sonuçlarında (velayet, nafaka, tazminat) anlaşamadığı durumlarda süreç "çekişmeli boşanma" olarak yürür. Bu dava türü, hukuki niteliği itibarıyla bir "kusur davası"dır. Kimin daha kusurlu olduğu, tazminat ve nafaka kararlarını doğrudan etkiler.
Süreç Nasıl İşler?
Çekişmeli boşanma, anlaşmalı boşanmaya göre çok daha uzun ve aşamalı bir süreçtir:
1. Dilekçeler Aşaması: Taraflar karşılıklı olarak iddia ve savunmalarını içeren dilekçelerini sunarlar.
2. Ön İnceleme: Hakim uyuşmazlık konularını belirler ve tarafları sulhe teşvik eder.
3. Tahkikat (Araştırma): En uzun aşamadır. Tanıklar dinlenir, telefon kayıtları istenir, banka hesapları incelenir, bilirkişi raporları alınır.
4. Karar: Tüm deliller toplandıktan sonra hakim kararını verir.
Süre ve Maliyet Farkı
Çekişmeli boşanma davaları yerel mahkemede ortalama 1.5 ila 3 yıl sürebilirken, anlaşmalı boşanma genellikle tek celsede (1 ay içinde) sonuçlanır.
Bölüm II: Boşanma Sebepleri
Hakimin boşanma kararı verebilmesi için geçerli bir hukuki sebebin varlığı ve ispatı gerekir.
Özel Boşanma Sebepleri
Bu sebepler ispatlandığında, hakim ayrıca "evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığını" araştırmadan boşanmaya karar vermek zorundadır.
● Zina (Aldatma): Eşlerden birinin sadakatsizliği. (Affeden tarafın dava hakkı düşer).
● Hayata Kast ve Pek Kötü Davranış: Eşi öldürmeye teşebbüs, ağır fiziksel şiddet veya işkence.
● Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat: Uyuşturucu ticareti, hırsızlık gibi suçlar veya haysiyetsiz yaşam tarzı.
● Terk: Eşin haklı bir sebep olmaksızın evi terk etmesi ve en az 6 ay dönmemesi.
● Akıl Hastalığı: İyileşmesi imkansız akıl hastalığı.
Genel Boşanma Sebepleri
Uygulamada davaların büyük çoğunluğu bu sebebe dayanır:
● Şiddetli Geçimsizlik (Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması): Hakaret, şiddet, güven sarsıcı davranışlar, ilgisizlik, cinsel problemler gibi evliliği çekilmez kılan her türlü durum.
Bölüm III: Dijital Deliller (WhatsApp ve Sosyal Medya)
Günümüzde boşanma davalarında en çok tartışılan konulardan biri dijital delillerdir. Yargıtay, "hukuka aykırı elde edilen delilleri" kabul etmemektedir.
● Casus Yazılım ve Gizli Kayıt: Eşin telefonuna gizlice program yüklemek, ortam dinlemesi yapmak suçtur ve bu yolla elde edilen deliller mahkemede geçersizdir.
● Sosyal Medya: Facebook, Instagram gibi platformlarda "herkese açık" paylaşılan fotoğraflar ve yorumlar delil olarak kullanılabilir.
Bölüm IV: Çocukların Durumu: Velayet ve Nafaka
Boşanmanın en hassas konusu çocuklardır. Hakim karar verirken ebeveynlerin isteğinden ziyade "Çocuğun Üstün Yararı" ilkesini gözetir.
● Velayet: Küçük yaşta anne bakımına muhtaç çocukların velayeti genellikle anneye verilir. Ancak son yıllarda Yargıtay uygulamalarında, her iki ebeveynin de istekli ve uyumlu olması halinde "Ortak Velayet" kararları da verilebilmektedir.
● İştirak Nafakası: Velayeti almayan ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Bu nafaka çocuk 18 yaşına gelene kadar devam eder.
Bölüm V: Mali Sonuçlar: Nafaka ve Tazminat
Boşanma ile birlikte ekonomik dengeler değişir.
● Tedbir Nafakası: Dava süresince, geçimini sağlamakta zorlanan eşe ve çocuklara bağlanan geçici nafakadır. Kusur durumu incelenmez.
● Yoksulluk Nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan eşe bağlanır. Talep eden eşin, diğerinden daha ağır kusurlu olmaması gerekir.
● Maddi ve Manevi Tazminat: Boşanmadaki kusurlu davranışlar nedeniyle maddi zarara uğrayan veya kişilik hakları (onuru, gururu) zedelenen eş tazminat talep edebilir. Tazminat alabilmek için kusursuz veya daha az kusurlu olmak şarttır.
Bölüm VI: Mal Paylaşımı ve Düğün Takıları (Ziynet)
Evlilik içinde edinilen mallar kural olarak yarı yarıya paylaşılır. Ancak düğün takıları (ziynet eşyaları) konusunda 2024 yılında Yargıtay köklü bir içtihat değişikliğine gitmiştir.
● Eski Uygulama: Düğünde takılan her şey kadına ait sayılırdı.
● Yeni Kural (2024 Sonrası): Artık düğünde kime ne takıldıysa ona aittir. Yani geline takılanlar gelinin, damada takılanlar damadındır.
● İstisna: Sadece "kadına özgü" olan takılar (bilezik, küpe, gerdanlık) erkeğe takılmış olsa bile kadına ait sayılır. Ancak çeyrek altın, tam altın, para gibi cinsiyete özgü olmayan değerler kime takıldıysa onun mülkiyetindedir. Sandığa/torbaya atılanlar ise ortak kabul edilir.
Sonuç
Boşanma süreci, hukuki teknik detayların yoğun olduğu ve hatalı adımların ciddi hak kayıplarına yol açabileceği bir süreçtir. Anlaşmalı boşanma hızlı ve pratik bir çözüm sunarken, çekişmeli boşanma sabır ve strateji gerektirir. Özellikle yeni Yargıtay kararlarıyla değişen ziynet eşyası paylaşımı ve velayet konularında güncel bilgiye sahip olmak büyük önem taşımaktadır.




