Paludohadros proudlovii adı verilen otobur dinozorun keşfi, yalnızca 125 milyon yıl önceki yaşam hakkında yeni bilgiler sunmakla kalmadı, müze koleksiyonlarında henüz tanımlanmamış başka fosillerin de bulunabileceğini gösterdi. Araştırmacılar, geçmişte bilinen dinozor türlerine ait olduğu düşünülen örneklerin yeniden incelenmesinin önemli keşiflere kapı aralayabileceğini belirtiyor.
125 Milyon Yıl Önce Sulak Alanlarda Yaşayan Yeni Dinozor Tanımlandı
Yeni dinozor türü, yaklaşık 125 milyon yıl önce Erken Kretase döneminde bugünkü güney İngiltere'nin büyük bölümünü kaplayan çamurlu sulak alanlarda yaşadı. Dört ayak üzerinde hareket eden ve bitkilerle beslenen Paludohadros'un fosilleri, 2001 yılında Surrey bölgesindeki Ewhurst tuğla ve kiremit fabrikasında ortaya çıkarıldı.
Araştırmacıların değerlendirmelerine göre dinozor, yaklaşık 5 metre uzunluğundaydı ve 1,5 ila 2 metrik ton ağırlığındaydı. Bu ölçüler, onu günümüzdeki bir gergedanla benzer büyüklükte bir hayvan haline getiriyordu. Ancak fosildeki kemiklerin henüz tam gelişmemiş olması, bulunan bireyin yetişkin olmadığını ortaya koydu.
Bilim insanları, Paludohadros'un yetişkin bireylerinin bu örneğin yaklaşık iki katı büyüklüğe ulaşmış olabileceğini düşünüyor. Bu nedenle keşfedilen fosil, türün gelişim sürecini anlamak açısından da önem taşıyor.
Paludohadros, Dönemin Büyük Yırtıcısı Baryonyx ile Aynı Bölgede Yaşadı
Yeni tanımlanan otobur dinozor, Erken Kretase döneminde bölgede yaşayan büyük etobur Baryonyx walkeri ile aynı çevreyi paylaştı. Baryonyx'in fosilleri, 1983 yılında yine Surrey'deki aynı taş ocağında bulunmuştu. İki dinozorun kalıntıları arasında yaklaşık 100 metrelik mesafe bulunuyor.
Balık tüketmesiyle tanınan Baryonyx'in beslenme alışkanlıklarına ilişkin bulgular, bu yırtıcının yalnızca balıklarla beslenmediğini de gösteriyor. Araştırmacılar, Baryonyx'in fosilinde bulunan son yemek kalıntıları arasında genç bir iguanodontian dinozora ait olabilecek izler tespit edildiğini aktarıyor.
Londra Doğa Tarihi Müzesi ve Birmingham Üniversitesinden araştırmanın kıdemli yazarı Profesör Susannah Maidment, iki dinozorun fosillerinin birbirine yakın konumda bulunduğuna dikkat çekti. Maidment, Baryonyx'in son yemeğindeki genç dinozorun hangi türe ait olduğunun kesin olarak belirlenemediğini ifade etti.
Bununla birlikte araştırmacılar, Baryonyx'in genç Paludohadros bireylerinin kalıntılarıyla beslenmiş olabileceğini, hatta uygun koşullarda bu dinozorları avlamış olabileceğini değerlendiriyor. Bu ihtimal, dönemin besin zincirine ilişkin yeni soruları da beraberinde getiriyor.
Eski Fosillerin Yeniden İncelenmesi Yeni Dinozor Türlerini Ortaya Çıkardı
Paludohadros, karakteristik başparmak dikenleriyle bilinen iguanodontian adı verilen otçul dinozor grubuna dahil edildi. Uzun yıllar boyunca güney İngiltere'de bulunan bu gruba ait fosillerin büyük bölümü Iguanodon veya onun daha küçük akrabası Mantellisaurus cinsleri altında sınıflandırılıyordu.
Ancak bilimsel incelemelerde kullanılan yöntemlerin gelişmesi ve fosillerin anatomik özelliklerinin daha ayrıntılı değerlendirilmesi, bu sınıflandırmaların yeniden ele alınmasını sağladı. Doğa Tarihi Müzesi araştırmacılarının 2023 yılında yayımladığı Mantellisaurus incelemesi de bu süreçte önemli bir rol oynadı.
Araştırmada daha önce yeterince dikkate alınmayan anatomik farklılıklar ortaya çıkarıldı. Bu farklılıklar, paleontologların birbirinden ayrı dinozor cinslerini tanımasına yardımcı oldu. Brighstoneus, Comptonatus, Istiorachis ve Paludohadros , bu çalışmalar sonucunda tanımlanan iguanodontian örnekleri arasında yer aldı.
Yeni keşif, bilimsel sınıflandırmada yalnızca fosilin bulunduğu dönemin değil, kemik yapısı ve diğer anatomik ayrıntıların da ne kadar önemli olduğunu gösterdi.
1950'li Yıllarda Toplanan Fosillerin de Yeni Türe Ait Olduğu Anlaşıldı
Paludohadros'un tanımlanmasıyla birlikte müze koleksiyonlarında uzun süredir korunan bazı fosillerin kimliği de yeniden değerlendirildi. Araştırmacılar, 1950'li yıllarda toplanan bazı örneklerin de bu yeni dinozor türüne ait olduğunu belirledi.
Bu bulgu, fosillerin keşfedildikleri anda her zaman doğru biçimde sınıflandırılamayabileceğini ortaya koydu. Bir fosil, yıllarca müze raflarında başka bir türün parçası olarak saklanabiliyor. Daha sonra yapılan ayrıntılı karşılaştırmalar ise onun daha önce bilimsel olarak tanımlanmamış bir canlıya ait olduğunu gösterebiliyor.
Paludohadros örneğinde de benzer bir süreç yaşandı. İlk fosil 2001 yılında bulunmasına rağmen, bilim insanlarının bunun yalnızca yeni bir tür değil, aynı zamanda yeni bir cins olduğunu kabul etmesi uzun yıllar aldı.
Araştırmacılar, bu gelişmenin müze koleksiyonlarının bilimsel açıdan yeniden incelenmesi gerektiğini gösterdiğini vurguluyor.
Yeni Dinozorun Adı, Hayatını Kaybeden Taş Ocağı Çalışanını Onurlandırıyor
Paludohadros'un bilimsel adı, hem yaşadığı çevreyi hem de keşfin gerçekleştiği taş ocağında çalışan bir kişiyi temsil ediyor. Cins adı olan Paludohadros , Latince bataklık anlamına gelen palus kelimesinden esinlenerek oluşturuldu. Böylece dinozorun yaşadığı sulak alanlara gönderme yapıldı.
Tür adı proudlovii ise taş ocağında çalışan ve daha sonra işletme yöneticiliğine kadar yükselen Will Proudlove'un anısına verildi. Fosilin keşfinden kısa süre önce, henüz 35 yaşındayken hayatını kaybeden Proudlove, taş ocağında ortaya çıkan fosillere büyük ilgi duyuyordu.
Eşi Rachael Proudlove, Will'in kil tabakaları çıkarılırken yeni bir fosil bulunup bulunmayacağını merakla beklediğini anlattı. Dinozorun eşinin ölümünden yaklaşık bir yıl sonra keşfedildiğini belirten Rachael Proudlove, bu gelişmenin aileleri için yıllar boyunca özel bir anlam taşıdığını ifade etti.
Aile, 2001 yılında kazı çalışmalarını izlemek üzere davet edildi. Aradan geçen yılların ardından fosilin yeni bir tür olmasının yanı sıra yeni bir cins olarak da tanımlandığını öğrenmekten şaşkınlık duyduklarını belirten Rachael Proudlove, eşinin adının ve mirasının bu keşifle yaşatılmasından mutluluk duyduklarını söyledi.
Araştırmacılar Müze Koleksiyonlarında Yeni Türler Aramayı Sürdürecek
Araştırma, Londra Doğa Tarihi Müzesi ve Sao Paulo Üniversitesinde doktora öğrencisi olan Ricardo Sacamoto tarafından yürütüldü. Sacamoto, yeni türün belirlenmesinde müzenin kapsamlı iguanodontian fosil koleksiyonunu ayrıntılı biçimde inceledi.
Araştırmacı, fosiller arasındaki anatomik farklılıkları karşılaştırarak daha önce tanımlanmamış türlere ait olabilecek örnekleri belirlemeye çalışıyor. Doktora çalışması kapsamında bu koleksiyon üzerindeki incelemelerini sürdürmeyi planlayan Sacamoto, yeni keşiflerin ortaya çıkabileceğini düşünüyor.
Paludohadros'un bilimsel olarak tanımlanmasının kendisi için önemli bir deneyim olduğunu belirten Sacamoto, daha önce kimsenin tanımlamadığı bir türü tespit ettiğini fark ettiği anı unutamadığını söyledi. Araştırmacı, müzede korunan diğer fosillerin de benzer keşiflere kaynaklık edebileceğine işaret etti.
25 Yıllık Bekleyiş, Fosil Koleksiyonlarının Bilimsel Değerini Yeniden Gösterdi
Paludohadros proudlovii'nin tanımlanması, paleontoloji araştırmalarında eski buluntuların yeniden incelenmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Bir zamanlar bilinen türlerden birine ait olduğu düşünülen fosiller, yeni yöntemler ve ayrıntılı anatomik karşılaştırmalar sayesinde bilim dünyasına farklı canlıları kazandırabiliyor.
Yaklaşık 125 milyon yıl önce İngiltere'nin sulak alanlarında yaşayan bu otobur dinozor, hem dönemin ekosistemi hem de yırtıcılarla ilişkisi hakkında yeni araştırma başlıkları oluşturdu. Will Proudlove'un adını taşıması ise keşfe bilimsel değerinin yanında kişisel bir anlam da kattı.
Bilim insanları, müzelerde yıllardır korunan fosilleri incelemeyi sürdürerek henüz tanımlanmamış başka dinozor türlerini ortaya çıkarmayı hedefliyor. Paludohadros'un hikayesi, geçmişten kalan her fosilin bilim dünyası için hâlâ yeni bir bilgi barındırabileceğini gösteriyor.





