Forumda 150’den fazla ülkenin katılımıyla geniş bir diplomasi trafiği yaşanırken, Fidan’ın açıklamaları küresel güvenlik tartışmalarının merkezine oturdu.
Antalya Diplomasi Forumu yoğun katılımla gerçekleştirildi
Belek’te düzenlenen forumda konuşan Fidan, organizasyonun bu yıl da yoğun bir uluslararası katılımla tamamlandığını belirtti. 6 binden fazla katılımcı , 23 devlet ve hükümet başkanı ile çok sayıda bakanın yer aldığı forumun, küresel diplomaside önemli bir merkez haline geldiğini söyledi.
Fidan, forumun yalnızca bir toplantı platformu olmadığını, aynı zamanda küresel krizlerin tartışıldığı stratejik bir zemin olduğunu vurguladı.
“Bölgesel ittifaklar yeni güvenlik dengeleri oluşturuyor”
Fidan, Doğu Akdeniz’de artan askeri işbirliklerine dikkat çekerek, İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan arasındaki yakınlaşmayı değerlendirdi. Bu yapıların bölgedeki güç dengelerini etkilediğini belirten Fidan, Türkiye’nin yaklaşımının ise barış ve istikrarı öncelemek olduğunu ifade etti.
Fidan’a göre bölgedeki bazı ittifaklar, özellikle Müslüman ülkeler açısından yeni güvenlik tartışmalarını beraberinde getiriyor.
Gazze ve Orta Doğu’da barış diplomasisi devam ediyor
Konuşmasında Gazze’deki duruma geniş yer ayıran Fidan, Türkiye’nin uluslararası aktörlerle birlikte Gazze Barış Planı üzerinde çalıştığını söyledi. Ateşkes ve insani yardım süreçlerinin öncelikli olduğunu belirten Fidan, bölgedeki krizin küresel güvenliği doğrudan etkilediğini ifade etti.
Türkiye’nin diplomatik çabalarının, kalıcı bir çözüm ve yeniden inşa sürecine odaklandığını vurguladı.
Kafkasya’da barış süreci ve Zengezur Koridoru vurgusu
Fidan, Azerbaycan ile Ermenistan arasında yürütülen barış görüşmelerinin önemli bir aşamaya geldiğini belirtti. Nihai anlaşmanın bölgeye ekonomik entegrasyon ve siyasi istikrar getireceğini ifade etti.
Özellikle Zengezur Koridoru üzerinden sağlanacak bağlantısallığın, bölgesel ticaret ve enerji akışında kritik rol oynayacağını söyledi.
Rusya-Ukrayna savaşında Türkiye arabuluculuk rolünü sürdürüyor
Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın küresel etkilerine değinen Fidan, Türkiye’nin her iki tarafla da temaslarını sürdürdüğünü açıkladı. Ankara’nın gerektiğinde yeniden müzakere sürecine ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu belirtti.
Fidan, savaşın enerji piyasaları ve küresel ekonomi üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu vurguladı.
Afrika’da güvenlik ve kalkınma odaklı diplomasi
Türkiye’nin Afrika politikalarına da değinen Fidan, Somali, Libya, Sudan ve Nijerya gibi ülkelerde yürütülen işbirliklerini anlattı. Türkiye’nin hedefinin yalnızca kriz yönetimi değil, aynı zamanda kalıcı kalkınma ve güvenlik altyapısı oluşturmak olduğunu söyledi.
Terörle mücadele ve arabuluculuk faaliyetlerinin Afrika politikasının temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.
Küresel sistemde yeni dönem: Orta güçlerin rolü artıyor
Fidan, uluslararası sistemde büyük dönüşüm yaşandığını belirterek, artık bölgesel krizlerin küresel etkiler doğurduğunu söyledi. Bu nedenle orta ölçekli ülkelerin işbirliğinin önem kazandığını ifade etti.
Küresel sistemde yeni bir denge arayışı olduğunu belirten Fidan, diplomasinin daha çok taraflı ve işbirlikçi bir yapıya evrilmesi gerektiğini vurguladı.
Diplomasi, çatışmanın alternatifi olarak öne çıkıyor
Antalya Diplomasi Forumu’nda yapılan açıklamalar, Türkiye’nin dış politikada aktif diplomasi, çok taraflı çözüm arayışı ve bölgesel sahiplenme yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu. Hakan Fidan’ın mesajları, hem bölgesel güvenlik tartışmalarına hem de küresel güç dengelerine yönelik önemli değerlendirmeler içerdi.
Genel tabloya bakıldığında, Türkiye’nin diplomasi vizyonu, çatışmaların yerini diyaloğa bırakması gerektiğini savunan bir çizgide şekilleniyor. Bu yaklaşım, uluslararası sistemde artan belirsizlikler içinde daha da kritik bir rol üstleniyor.




