Okul saldırılarını inceleyen araştırmalar, faillerin büyük bölümünün genç erkeklerden oluştuğunu gösteriyor. Ancak farklı veri setlerinde kız faillerin de yer aldığı görülüyor. Uzmanların ve araştırma kuruluşlarının verileri, kızların bu tür saldırılarda hâlâ azınlıkta olduğunu ortaya koyarken, son yıllarda bazı kız öğrencilerin saldırı planlarıyla veya şiddet içerikli internet topluluklarıyla ilişkilendirilmesi dikkat çekiyor.
Başakşehir’deki Saldırı Kız Faili Yeniden Gündeme Getirdi
Başakşehir’deki olay, okul saldırılarında kadın ve kız faillerin konumuna ilişkin tartışmaları yeniden başlattı. 15 yaşındaki F.M. tarafından gerçekleştirildiği belirtilen saldırıda bir öğrenci yaşamını yitirirken, 7 kişi yaralandı.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de olayın ardından yaptığı açıklamada, saldırganın başka bir okulun öğrencisi olduğunu ve saldırının gerçekleştiği okulun formasını giyerek binaya girdiğini belirtti. Olayla ilgili soruşturma sürerken saldırının ayrıntıları da araştırılıyor.
Araştırmalar Faillerin Çoğunlukla Erkek Olduğunu Gösteriyor
Okul ve kitlesel saldırıları inceleyen araştırmalarda erkek failler açık ara öne çıkıyor. Örneğin, dört veya daha fazla kişinin öldürüldüğü kitlesel silahlı saldırıları inceleyen The Violence Project veri setine göre faillerin yaklaşık yüzde 98’i erkek.
Daha geniş kapsamlı okul saldırısı verilerinde ise kız faillerin oranı bir miktar yükseliyor. Reuters’ın K-12 School Shooting Database verileri üzerinden yaptığı hesaplamaya göre, 1966-2024 yılları arasında kaydedilen 2 bin 610 okul saldırısının 107’sinde fail kız çocuğuydu. Bu rakam, toplam vakaların yaklaşık yüzde 4’üne karşılık geliyor.
Veriler, kız öğrencilerin okul saldırılarında hâlâ oldukça nadir görülen bir fail profiline sahip olduğunu ortaya koyuyor. Bununla birlikte son yıllarda bazı vakalarda kız faillerin şiddet içerikli çevrimiçi topluluklarla bağlantılarının ortaya çıkması dikkat çekiyor.
Natalie Rupnow Vakası Farklı Bir Tablo Ortaya Koydu
Kız failler arasında en dikkat çekici örneklerden biri Natalie Rupnow oldu. 15 yaşındaki Rupnow, 16 Aralık 2024’te ABD’nin Wisconsin eyaletindeki Abundant Life Christian School’a saldırdı. Olayda bir öğretmen ve bir öğrenci hayatını kaybetti, 6 kişi yaralandı. Rupnow ise saldırının ardından intihar etti.
Rupnow vakasını dikkat çekici hale getiren yalnızca failin kız olması değildi. Saldırı sonrasında ortaya çıkan dijital izler, genç kızın internet üzerindeki bazı şiddet içerikli topluluklarla bağlantısını gündeme getirdi.
İftira ve Karalama ile Mücadele Birliği’nin ( ADL ) Aşırılıkçılık Merkezi, Rupnow’u True Crime Community (TCC) olarak bilinen çevrimiçi alt kültürle ilişkilendirdi. TCC, kitlesel saldırganlara ve şiddet görüntülerine yoğun ilgi gösteren bir internet topluluğu olarak tanımlanıyor.
TCC Şiddet İçerikli Bir İnternet Alt Kültürü Olarak Öne Çıkıyor
ABD merkezli araştırma kuruluşu CNA’nın Nisan 2026 tarihli değerlendirmesine göre TCC, özellikle okul ve kitlesel saldırı gerçekleştiren kişilere yoğun ilgi gösteren gevşek bir internet alt kültürü niteliği taşıyor. Topluluğun önemli bölümünü ergenler ve genç yetişkinler oluşturuyor.
ADL’nin değerlendirmelerinde TCC içerisinde saldırganların fotoğraflarından editler hazırlanması, kullanıcı adlarında saldırganlara atıf yapılması, faillerin birbirleriyle kıyaslanması ve saldırganların kullandığı bazı sembol ve kıyafetlerin taklit edilmesi gibi davranışlara dikkat çekiliyor.
Bu çevrelerin tamamının aynı ideolojik görüşü paylaşmadığı da belirtiliyor. Ancak bazı grupların incel çevreleri, beyaz üstünlükçü gruplar ve neo-Nazi yapılanmalarla kesişebildiği ifade ediliyor.
Rupnow Eskişehir Saldırısından Etkilendiğini Belirtti
Rupnow vakasını daha da dikkat çekici hale getiren unsurlardan biri, 2024’te Eskişehir’de gerçekleştirilen bıçaklı saldırıyla bağlantısı oldu. Eskişehir’de bir caminin bahçesinde gerçekleştirilen saldırıda beş kişi yaralanmıştı.
ADL’nin Haziran 2026 tarihli araştırmasına göre Rupnow, Eskişehir saldırısını gerçekleştiren kişinin açtığı Telegram grubuna katılmıştı. Söz konusu grupta saldırganın manifestosunun yanı sıra daha önceki saldırganlara ilişkin belgeler ve aşırı sağ içerikler de paylaşılmıştı.
Rupnow’un bu gruba katıldıktan sonra Eskişehir saldırganını öven yorumlarda bulunduğu belirtildi. Daha sonra gerçekleştirdiği saldırıya ilişkin yazdığı manifestoda da Eskişehir’deki saldırının kendisine ilham verdiğini ifade ettiği aktarıldı.
Başka Kız Öğrencilerin Saldırı Planları da Ortaya Çıktı
Kız öğrencilerin saldırılarla ilişkilendirildiği vakalar yalnızca Rupnow örneğiyle sınırlı kalmadı. Şubat 2025’te ABD’nin Teksas eyaletinde 15 ve 16 yaşlarındaki iki kız öğrenci , bir liseye yönelik kitlesel saldırı planladıkları iddiasıyla yakalandı.
2026 yılında ise Indiana’da 17 yaşındaki Alexis Pickett hakkında bir okula saldırı planladığı iddiasıyla dava açıldı. Pickett’in telefonunda Columbine saldırganlarına ait çok sayıda görüntü bulunduğu ve TCC ile yoğun şekilde ilgilendiği belirtildi.
Bu vakalar, kız öğrencilerin okul saldırılarındaki oranının erkeklere kıyasla oldukça düşük olmasına rağmen, bazı genç kızların da saldırgan kültürlerinin oluşturduğu çevrimiçi ağlarla temas kurabildiğini gösteriyor.
TCC İçinde Kızların da Yer Aldığı Görülüyor
Şiddet içerikli internet alt kültürlerinin yalnızca erkeklerden oluşmadığına ilişkin değerlendirmeler de bulunuyor. TCC, doğrudan belirli bir siyasi ideoloji olarak değil, kitlesel saldırganlara ve şiddete duyulan ilginin etrafında şekillenen bir internet alt kültürü olarak ele alınıyor.
Bu çevrelerde bazı genç kızların da saldırganlara yoğun ilgi gösterdiği biliniyor. Araştırmalarda Tumblr ve DeviantArt gibi platformlarda bazı genç kızların okul saldırganlarına yönelik romantik veya hayranlık içeren içerikler hazırladığı, fotoğraf editleri ve çizimler paylaştığı tespit edilmişti.
Kız Faillerin Oranının Arttığına Dair Kanıt Bulunmuyor
Mevcut veriler, kızların okul saldırılarındaki rolünün erkeklerle kıyaslandığında oldukça sınırlı olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda kız faillerin oranının son yıllarda belirgin biçimde arttığını ortaya koyan güçlü bir kanıt da bulunmuyor.
Ancak Başakşehir’deki saldırı gibi vakalar, okul saldırılarının yalnızca tek bir fail profili üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ortaya koyuyor. İnternet üzerindeki şiddet içerikleri, saldırganlara yönelik hayranlık ve radikalleşme süreçleri farklı yaş ve cinsiyet gruplarındaki gençleri etkileyebiliyor.
Başakşehir’de yaşanan saldırının ardından yürütülen soruşturma sürerken, olay okul güvenliği ve gençler arasında şiddet içerikli dijital kültürlerin yayılması konularını da yeniden gündeme taşıdı. Araştırmalar ise kız faillerin hâlâ istisnai olduğunu, ancak bazı vakalarda çevrimiçi şiddet ağlarının önemli bir rol oynayabildiğini gösteriyor.





