Osmanlı saray mutfağından günümüze uzanan bu özel lezzeti tam kıvamında hazırlamak ise belirli kurallara bağlı. Saray aşçılarının uyguladığı yöntemler, güllacın pamuk gibi yumuşak olmasını sağlarken, lezzetin de kusursuz hale gelmesine yardımcı oluyor.

Güllaç Ramazan Sofralarının Vazgeçilmezi Oldu

İpeksi dokusu ve hafif yapısıyla bilinen güllaç, Ramazan ayının gelişiyle birlikte sofralarda daha sık yer buluyor. Sadece birkaç temel malzemeyle hazırlanan bu tatlı, doğru teknik uygulanmadığında istenilen sonucu vermeyebiliyor. Uzmanlara göre güllacın başarısı, malzeme kalitesi ve süt sıcaklığı ile doğrudan bağlantılı.

Kaliteli Malzeme Seçimi Lezzeti Belirledi

Mükemmel bir güllacın temeli, kullanılan malzemelerden geçiyor. Tarif için yaklaşık 1,5 litre tam yağlı süt, 2 su bardağı toz şeker, 1 paket vanilya veya 1 yemek kaşığı hakiki gül suyu ve 10-12 adet taze güllaç yaprağı kullanılıyor. Saray mutfağında özellikle tam yağlı ve taze süt tercih edilmesi, tatlının dokusunu belirleyen ana unsur olarak öne çıkıyor.

Sütün Doğru Isıya Getirilmesi Kritik Rol Oynadı

Hazırlık aşamasında süt ve şeker bir tencerede birleştiriliyor. Şeker tamamen eriyene kadar karıştırılan süt, kaynamadan hemen önce ocaktan alınıyor. En önemli nokta, sütün el yakmayacak ama soğuk da olmayacak bir sıcaklıkta kullanılması. Bu aşamada vanilya veya gül suyu eklenerek aroması tamamlanıyor.

Prof. Dr. Okan Tüysüz’den Marmara İçin Net Uyarı: “Deprem Kesinlikle Olacak”
Prof. Dr. Okan Tüysüz’den Marmara İçin Net Uyarı: “Deprem Kesinlikle Olacak”
İçeriği Görüntüle

Güllaç Yaprakları Kat Kat Dizildi

Geniş bir tepsi veya borcamın tabanına güllaç yaprağı, parlak yüzeyi üste gelecek şekilde yerleştiriliyor. Hazırlanan süt karışımı, yaprağın her yerine eşit şekilde dökülüyor. Bu işlem, yaprakların yarısı bitene kadar özenle tekrarlanıyor. Yaprakların sütün tamamını çekmesi, tatlının homojen yapısını oluşturuyor.

Orta Kat Malzemesi Dengeli Kullanıldı

Katmanların orta bölümüne gelindiğinde, ince çekilmiş ceviz, fındık veya Antep fıstığı ekleniyor. Uzmanlar, cevizlerin sütün rengini karartmaması için sadece orta kata konulması gerektiğini belirtiyor. Kalan yapraklar da aynı yöntemle dizildikten sonra, tencerede kalan süt karışımı yavaşça tüm tepsinin üzerine dökülüyor.

Püf Noktalar Başarıyı Belirledi

Güllacın pamuk gibi olması için ısı kontrolü ve sabır büyük önem taşıyor. Süt çok sıcak olursa yapraklar eriyor, soğuk olursa sert kalıyor. Hazırlanan güllaç, oda sıcaklığına geldikten sonra en az 2-3 saat buzdolabında dinlendiriliyor. Bu süre sonunda yapraklar sütü tamamen çekerek ideal kıvama ulaşıyor. Saray mutfağından günümüze taşınan güllaç geleneği, doğru tekniklerle uygulandığında ev mutfaklarında da aynı zarafeti sunuyor. Doğru süt sıcaklığı, kaliteli malzeme ve dikkatli katmanlama sayesinde Ramazan sofralarında hem hafif hem de göz alıcı bir tatlı hazırlamak mümkün oluyor.