Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Mehmet Kaya, geçmişte 6 bin 900 kişinin çalıştığı üretim kadrosunun bugün yaklaşık 1.900 kişiye gerilediğini açıkladı. Bu süreçte yaklaşık 5 bin çalışanla yollar ayrıldı. Şirketin üretim stratejisinde değişikliğe gideceği ve bundan sonraki dönemde kumaş üretimine daha fazla ağırlık vereceği belirtildi.
TYH Tekstil'de yaşanan küçülme, yalnızca bir şirketin karşı karşıya kaldığı sorunları değil, Türkiye genelinde tekstil sektörünün içinde bulunduğu tabloyu da gözler önüne serdi. Fabrika kapanışları, azalan istihdam ve artan maliyetler sektörün geleceğine ilişkin endişeleri artırırken, sektör temsilcileri tekstilin stratejik bir alan olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
TYH Tekstil 13 Fabrikasından 6'sıyla Üretime Devam Ediyor
TYH Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Mehmet Kaya , şirketin yaşadığı daralmanın boyutlarını açıkladı. Kaya'nın verdiği bilgilere göre şirket, daha önce 13 fabrikada sürdürdüğü üretim faaliyetlerini 6 fabrikaya indirdi. Böylece şirket bünyesindeki fabrika sayısı önemli ölçüde azaldı.
Fabrika sayısındaki düşüş, istihdam rakamlarına da doğrudan yansıdı. Şirketin üretim kadrosunda geçmişte 6 bin 900 kişi görev yaparken bu sayı bugün yaklaşık 1.900'e geriledi. Verilere göre yaklaşık 5 bin çalışan şirketten ayrılmak zorunda kaldı.
Kaya, yaşanan kayıpları değerlendirirken, “5 bin personelimizle vedalaşmak zorunda kaldık” ifadelerini kullandı. Ayrılan çalışanların nitelikli personel olduğuna dikkat çeken Kaya, küçülmenin şirket açısından önemli sonuçlar doğurduğunu ortaya koydu.
Yüksek Enflasyon ve Ekonomik Koşullar Tekstili Zorluyor
Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Kaya, tekstil sektöründeki daralmanın arkasında ekonomik koşulların ve yüksek enflasyonun bulunduğunu belirtti. Sektörün maliyet baskısı altında kaldığını ifade eden Kaya, şirketlerinin de bu süreçten ağır etkilendiğini dile getirdi.
Kaya, “En yoğun etkilenenler arasına maalesef biz de girdik” sözleriyle yaşanan sıkıntıların boyutuna işaret etti. Özellikle hazır giyim alanında küçülmenin daha sert hissedildiğini vurgulayan Kaya'nın açıklamaları, üretim faaliyetlerini sürdürmenin şirketler açısından giderek zorlaştığını gösterdi.
Ekonomik koşulların üretim ve istihdam üzerindeki etkisi, tekstil sektöründeki işletmelerin gelecek planlarını da değiştirmeye başladı. TYH Tekstil'in fabrika sayısını azaltması ve çalışan kadrosunu küçültmesi, sektördeki dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri oldu.
Şirket Kumaş Üretimine Yoğunlaşmayı Planlıyor
TYH Tekstil, küçülme sürecinin ardından üretim faaliyetlerinde yeni bir yol izlemeyi hedefliyor. Şirketin bundan sonraki dönemde kumaş üretimine yoğunlaşacağı belirtildi. Yönetimin ayrıca teknik tekstil alanındaki fırsatları da değerlendirdiği aktarıldı.
Teknik tekstil, geleneksel giyim ürünlerinin dışında farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik özel özelliklere sahip ürünleri kapsıyor. Şirketin bu alana yönelme seçeneğini değerlendirmesi, üretim stratejisinde farklılaşma arayışına işaret ediyor. Ancak teknik tekstil alanında nasıl bir yatırım yapılacağına veya üretimin ne zaman başlayacağına ilişkin ayrıntılar paylaşılmadı.
Fabrika sayısının ve çalışan sayısının azaltılmasının ardından şirketin üretim kapasitesini hangi ölçüde koruyabileceği de merak konusu oldu. Kumaş üretimine ağırlık verilmesi ve teknik tekstil seçeneklerinin değerlendirilmesi, TYH Tekstil'in yeni dönemdeki faaliyetlerinin temel başlıkları arasında yer alıyor.
Mahkeme TYH Tekstil ve İki Şirkete Geçici Konkordato Mühleti Verdi
TYH Tekstil'in yaşadığı gelişmelerin bir diğer önemli boyutunu konkordato süreci oluşturuyor. Mahkeme, 20 Temmuz 2026'da TYH Tekstil'in de aralarında bulunduğu üç şirkete üç aylık geçici mühlet verilmesine karar verdi.
Karar, Selçuk Mehmet Kaya'nın yöneticisi olduğu FORE Uluslararası Pazarlama ve Ticaret A.Ş., Perge Tekstil İşletmeleri A.Ş. ve TYH Uluslararası Tekstil Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. için alındı. Süreç kapsamında geçici konkordato komiserleri olarak Prof. Dr. Hakan Taştan, Doç. Dr. Murat Oruç ve Prof. Dr. Şeyma Çalışkan Çavdar görevlendirildi.
Geçici mühlet kararı, şirketlerin mali durumlarının değerlendirilmesi ve konkordato sürecinin yürütülmesi bakımından önem taşıyor. Bununla birlikte geçici mühlet verilmesi, tek başına şirketlerin iflas ettiği anlamına gelmiyor. Şirketlerin mali durumlarına ve yargı sürecinin ilerleyişine ilişkin gelişmelerin mahkeme kararları doğrultusunda takip edilmesi gerekiyor.
Dünya Markalarına Üretim Yapan FORE'nin İhracat Geçmişi Dikkat Çekti
Geçici konkordato mühleti verilen şirketlerden FORE Uluslararası Pazarlama ve Ticaret A.Ş. de ihracat faaliyetleriyle öne çıkıyor. Şirketin Armani gibi dünya markalarına üretim yaptığı belirtiliyor.
Aktarılan bilgilere göre FORE, 2025 Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) İlk 1000 İhracatçı listesinde 353'üncü sırada yer aldı. Şirketin 2024 yılında gerçekleştirdiği ihracatın ise 107 milyon dolar olduğu bildirildi.
İhracat rakamları, Türkiye tekstil sektörünün uluslararası pazarlardaki varlığını ortaya koyarken, konkordato sürecindeki şirketlerin durumu sektörün mali yapısına ilişkin tartışmaları da gündeme taşıyor. İhracat yapan işletmelerin üretim ve istihdam kapasitelerinde yaşanan değişimler, sektörün geleceği açısından yakından izleniyor.
Orta Anadolu da Fabrikasını Kapatarak Üretimi Durdurdu
Tekstil sektöründeki küçülme yalnızca TYH Tekstil ile sınırlı kalmadı. Kayseri'de 73 yıl önce kurulan Orta Anadolu'nun da yaklaşık 1.500 kişinin çalıştığı fabrikasını geçtiğimiz haftalarda kapattığı bildirildi.
Diesel, Replay, Guess, Mustang ve Levi's gibi uluslararası markalara denim üretimi yaptığı belirtilen şirketin fabrika kapanışı, sektördeki istihdam kayıplarının boyutunu ortaya koyan gelişmelerden biri oldu. Uzun yıllardır üretim faaliyetlerini sürdüren bir işletmenin fabrikasını kapatması, tekstil ve hazır giyim alanındaki ekonomik baskıların farklı şirketleri de etkilediğini gösterdi.
TYH Tekstil'in fabrika sayısını azaltması ve Orta Anadolu'nun üretim tesisini kapatması, sektörün üretim kapasitesini korumakta zorlandığına ilişkin değerlendirmeleri güçlendirdi. Fabrikaların kapanması, yalnızca şirketleri değil, çalışanları ve üretim faaliyetlerinin sürdürüldüğü bölgelerdeki ekonomik hareketliliği de etkiliyor.
Tekstilde İki Yılda Yüz Binlerce Kişilik İstihdam Kaybı Yaşandı
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay'ın paylaştığı veriler, sektördeki daralmanın ülke genelindeki boyutunu ortaya koydu. Narbay'a göre Aralık 2022'den bu yana tekstil ve hazır giyim sektöründe kayıtlı istihdam 362 bin 879 kişi azaldı. Aynı dönemde sektördeki iş yeri sayısının da 10 bin 624 gerilediği belirtildi.
Paylaşılan verilere göre sektörde kaybedilen kayıtlı istihdam, imalat sanayisindeki toplam kayıtlı istihdam kaybının yüzde 64'üne karşılık geliyor. Bu oran, tekstil ve hazır giyim alanındaki istihdam gerilemesinin imalat sanayisi genelindeki kayıplar içinde önemli bir paya sahip olduğunu gösteriyor.
Narbay, sektörün ekonomik büyüklüğüne ve ihracat katkısına da dikkat çekti. Tekstil ve hazır giyim sektörünün toplam yatırımının 78,2 milyar dolar olduğunu, 2025 yılında ise 15,8 milyar dolar net dış ticaret fazlası verdiğini hatırlattı.
Sektör Temsilcileri Tekstilin Stratejik Alan İlan Edilmesini İstiyor
TGSD Başkanı Toygar Narbay, sektörün ekonomik katkısını hatırlatarak tekstilin stratejik alan ilan edilmesi gerektiğini savundu. Yüksek istihdam kapasitesi, ihracat gelirleri ve üretim birikimiyle öne çıkan sektörün desteklenmesi gerektiğine ilişkin çağrılar, fabrika kapanışları ve iş kayıplarının gündeme geldiği dönemde yeniden önem kazandı.
TYH Tekstil'de yaklaşık 5 bin kişinin işini kaybetmesi, Orta Anadolu'nun fabrikasını kapatması ve sektör genelinde yüz binlerce kişilik istihdam kaybı yaşanması, tekstildeki sorunların kapsamını ortaya koyuyor. Şirketlerin üretim modellerini değiştirmesi ve faaliyetlerini daraltması, çalışanların yanı sıra Türkiye'nin ihracat kapasitesi açısından da yakından izlenmesi gereken gelişmeler arasında bulunuyor.
Tekstil sektöründe yaşanan daralma, yalnızca fabrika sayılarındaki azalmayla sınırlı kalmıyor; istihdamı, üretimi ve ihracat faaliyetlerini de etkiliyor. Önümüzdeki dönemde şirketlerin mali durumları, uygulanacak ekonomik politikalar ve sektöre yönelik desteklerin kapsamı belirleyici olacak. TYH Tekstil'in yeni üretim planı ve konkordato sürecindeki gelişmeler de sektörün geleceğine ilişkin önemli göstergeler arasında yer alacak.





