Hava koşulları normal olduğunda araçların kullandığı tünel, yağış ve nehir debisi kritik seviyelere ulaştığında ise dev bir su tahliye sistemine dönüşüyor. Böylece şehir merkezini tehdit eden sel sularının farklı bir güzergâha aktarılması hedefleniyor.

SMART Tüneli Trafik ve Sel Riskini Aynı Yapıda Birleştiriyor

SMART adı, İngilizce “Stormwater Management and Road Tunnel” ifadesinin baş harflerinden oluşuyor. Proje, Kuala Lumpur’da özellikle Klang ve Ampang nehirlerinden gelen yoğun su akışını şehir merkezinden uzaklaştırmak amacıyla tasarlandı.

Sistemin toplam ana tünel uzunluğu yaklaşık 9,7 kilometreye ulaşıyor. Ancak bu mesafenin tamamı otomobiller tarafından kullanılmıyor. Yaklaşık 3 kilometrelik bölümde iki katlı kara yolu bulunuyor. Geri kalan kısımlar ise esas olarak sel suyunun yönlendirilmesine hizmet ediyor.

Yaklaşık 13,2 metre çapındaki tünel, yalnız başına bir yol projesi olarak tasarlanmadı. Bekletme havuzları, rezervuarlar ve diğer bağlantılı yapılarla birlikte sistem, yaklaşık 3 milyon metreküp su tutma kapasitesine sahip bulunuyor.

Tünel Normal Havalarda Kara Yolu Olarak Kullanılıyor

Yağışın ve nehirlerdeki su akışının normal seviyelerde olduğu dönemde SMART Tüneli standart bir ulaşım güzergâhı gibi çalışıyor. Sel suyu sisteme yönlendirilmiyor ve araçlar tünelin kara yolu bölümünü kullanmaya devam ediyor.

Projenin önemli özelliği, yağmurun başlamasıyla birlikte yolun hemen trafiğe kapatılmaması. Sistem, yağışın ve su akışının şiddetine göre farklı çalışma modlarına geçiyor. Bu sayede küçük ve orta ölçekli yağışlarda ulaşımın gereksiz yere kesilmesinin önüne geçiliyor.

Tünelin bu esnek çalışma modeli, SMART’ın yalnızca bir sel savunma yapısı olmadığını gösteriyor. Sistem, günlük ulaşım ihtiyacı ile aşırı yağışlarda ortaya çıkan su tahliye ihtiyacını aynı altyapı üzerinde karşılamayı amaçlıyor.

Orta Şiddetteki Yağışta Araçlar Tüneli Kullanmayı Sürdürüyor

Nehirlerdeki akış belirli bir seviyeye ulaştığında SMART’ın farklı bir çalışma modu devreye giriyor. Saniyede 70 ila 150 metreküp arasındaki akışlarda sel suyu, otomobillerin kullandığı bölümlerin altındaki tahliye kanalına yönlendiriliyor.

Bu aşamada kara yolu tamamen kapatılmıyor. Araçlar üst bölümlerde ilerlemeye devam ederken su, daha aşağıdaki bölümden geçiriliyor. Böylece tünelin ulaşım işlevi korunurken aynı zamanda sel suyunun şehir merkezine ulaşması sınırlandırılıyor .

Su, SMART sistemine bağlı bekletme havuzlarına ve tahliye güzergâhına aktarılıyor. Böylece yağışın her seferinde en yüksek kapasitenin kullanılmasına gerek kalmıyor.

Bu çalışma biçimi, projenin en dikkat çekici özelliklerinden biri olarak öne çıkıyor. Yağışın büyüklüğüne göre kullanılabilir kapasite kademeli olarak artırılıyor.

Büyük Sel Tehlikesinde Trafik Tünelden Çıkarılıyor

Su akışının saniyede 150 metreküpü aşacağı öngörüldüğünde sistem daha yüksek seviyeli sel operasyonuna hazırlanıyor. Bu durumda öncelik kara yolu ulaşımından sel suyunun güvenli biçimde tahliye edilmesine veriliyor.

İlk aşamada tünel girişleri kapatılıyor. İçeride bulunan araçların dışarı çıkması bekleniyor. Ardından suyla temas edecek bölümlerde gerekli güvenlik kontrolleri yapılıyor.

Bir Üretim Hatası Servet Kazandırdı: 1 Sentlik Madeni Para 840 Bin Dolara Alıcı Buldu
Bir Üretim Hatası Servet Kazandırdı: 1 Sentlik Madeni Para 840 Bin Dolara Alıcı Buldu
İçeriği Görüntüle

Yağışın devam etmesi ve sel riskinin artması halinde su geçirmez kapılar açılıyor. Normal şartlarda otomobillerin kullandığı iki katlı kara yolu bölümü de su tahliye sisteminin parçası haline geliyor .

Böylece tünelin daha geniş kesiti kullanılabiliyor. Şehir merkezine yönelme ihtimali bulunan yüksek miktardaki su, kontrollü biçimde farklı bir güzergâha aktarılıyor.

Tünel Sel Sonrasında Temizlenerek Yeniden Trafiğe Açılıyor

Şiddetli yağış sona erdiğinde SMART Tüneli yeniden ulaşım amacıyla kullanılmadan önce bir dizi işlemden geçiriliyor. Sisteme alınan su rezervuarlara ve ilgili depolama alanlarına aktarılıyor.

Ardından kara yolu bölümü temizleniyor. Basınçlı suyla yapılan yıkama işlemlerinin ardından güvenlik kontrolleri gerçekleştiriliyor. Tünelin araç trafiğine uygun hale gelmesiyle yol yeniden kullanıma açılıyor.

Bu süreç, sistemin çift amaçlı kullanımının önemli bir parçasını oluşturuyor. Tünel yalnızca sel sırasında su taşımakla kalmıyor, operasyon sonrasında tekrar kara yolu olarak hizmet verebilecek şekilde hazırlanıyor.

SMART’ın İnşası 2003’te Başladı

SMART Tüneli’nin inşasına 2003 yılında başlandı. Projenin sel tahliye bölümü 2007’nin başında , otomobillere ayrılan kara yolu bölümü ise aynı yılın mayıs ayında hizmete girdi.

Projenin temel yaklaşımı, Kuala Lumpur’un iki önemli sorununa aynı altyapıyla yanıt vermekti. Bir tarafta kentteki yoğun trafik, diğer tarafta özellikle kısa sürede etkili olan şiddetli yağışların oluşturduğu ani sel riski bulunuyordu.

SMART, normal günlerde yol olarak kullanılırken aşırı yağış sırasında sel suyuna ayrılabilen yapısıyla bu iki ihtiyacı bir araya getiriyor.

Tünel Yağışın Şiddetine Göre Kapasitesini Değiştiriyor

SMART sisteminin çalışma mantığı, yağış başladığında bütün tünelin bir anda boşaltılmasına dayanmıyor. Bunun yerine su akışındaki artış izleniyor ve gerekli seviyeye göre farklı operasyon modları uygulanıyor .

Normal koşullarda araç trafiği devam ediyor. Orta seviyedeki su akışında sel suyu tünelin alt tahliye bölümünden geçiriliyor. Daha büyük bir sel ihtimalinde ise kara yolu boşaltılıyor ve tünelin daha geniş hacmi su tahliyesine ayrılıyor.

Bu yaklaşım, altyapının yıl boyunca kullanılabilmesini sağlıyor. Sistem yalnızca olağanüstü hava olaylarında devreye giren bir yapı olmaktan çıkarak günlük ulaşımın da parçası haline geliyor.

Kuala Lumpur’daki SMART Tüneli, bu yönüyle ulaşım altyapısı ile sel yönetiminin aynı projede buluşturulabileceğini gösteren dikkat çekici örneklerden biri olarak öne çıkıyor. Normal zamanda otomobillerin kullandığı tünel, ihtiyaç ortaya çıktığında milyonlarca metreküp suyu yönetmeye yönelik dev bir altyapıya dönüşüyor.

Yağış sona erdiğinde ise sistem temizlenip yeniden trafiğe hazırlanıyor. Böylece aynı yapı, bir yandan kentin ulaşım yükünü hafifletirken diğer yandan şiddetli yağışların şehir üzerindeki etkisini azaltmak için kullanılabiliyor.