Küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve dış ticaretteki zayıf görünüme rağmen ekonominin büyüme performansını sürdürdüğünü belirten Şimşek, enflasyonla mücadele ve mali disiplin konusundaki kararlılığın devam ettiğini vurguladı.

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilere göre ekonomi yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,5 büyürken, çeyreklik bazda ise yüzde 0,1 oranında genişleme kaydetti. Açıklanan rakamlar, ekonominin zorlu küresel koşullara rağmen büyüme eğilimini koruduğunu ortaya koydu.

İlk Çeyrek Büyüme Verilerindeki Görünüm

Bakan Şimşek, Türkiye ekonomisinin karşı karşıya kaldığı çoklu şoklara rağmen büyümesini sürdürdüğünü belirtti. Açıklanan verilere göre ekonomi üst üste 23 çeyrektir kesintisiz büyüme performansı gösterdi.

Şimşek, yıllıklandırılmış milli gelirin 1,6 trilyon doların üzerine çıktığını ifade ederek, ekonomik aktivitenin küresel risklere rağmen dayanıklılığını koruduğunu dile getirdi.

Ekonomideki büyümenin özellikle iç talep ve yatırımların katkısıyla sürdüğü belirtilirken, dış talepteki zayıflığın büyüme hızını sınırlayan unsurlar arasında yer aldığı kaydedildi.

Tarım Sektöründeki Toparlanma Sinyalleri

İlk çeyrek verilerinde dikkat çeken başlıklardan biri de tarım sektöründeki gelişmeler oldu. Geçtiğimiz yıl yaşanan don olayları ve kuraklık nedeniyle tarımsal üretimde önemli kayıplar yaşanmıştı.

Şimşek'ten Ekonomi Mesajı: 23 Çeyreklik Büyüme Serisi ve Enflasyonla Mücadelede Kararlılık Vurgusu
Şimşek'ten Ekonomi Mesajı: 23 Çeyreklik Büyüme Serisi ve Enflasyonla Mücadelede Kararlılık Vurgusu
İçeriği Görüntüle

2026 yılının ilk çeyreğinde ise tarım sektörünün katma değeri yıllık bazda yüzde 4,6 artış gösterdi. Bakan Şimşek, tarımdaki toparlanmanın yılın geri kalanında büyümeye olumlu katkı sunmasını beklediklerini ifade etti.

Tarımsal üretimdeki artışın hem ekonomik büyümeye hem de gıda arzına katkı sağlaması bekleniyor.

Sanayi Üretimindeki Küresel Etkiler

Sanayi sektöründe ise küresel ekonomik koşulların etkileri hissedilmeye devam etti. Şimşek, sanayi katma değerindeki daralmada uluslararası ekonomik görünüm ve takvim etkilerinin belirleyici olduğunu belirtti.

Özellikle ihracat pazarlarındaki yavaşlama ve ticaret ortaklarındaki zayıf büyüme görünümü, sanayi sektörünün performansı üzerinde baskı oluşturan faktörler arasında gösterildi.

Buna rağmen yatırımlardaki artış eğiliminin devam etmesi, üretim kapasitesinin korunması açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirildi.

Cari Açık ve Enerji Maliyetlerindeki Baskı

Ekonomik görünümde öne çıkan bir diğer başlık ise cari denge oldu. Açıklanan verilere göre yıllık cari açık 39,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Cari açığın milli gelire oranı ise yüzde 2,4 olarak kaydedildi. Küresel talep görünümündeki zayıflık ve enerji fiyatlarındaki yükselişin cari denge üzerinde etkili olduğu belirtildi.

Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyonla mücadele sürecinde geçici bir yavaşlamaya neden olabileceği değerlendirilirken, fiyat istikrarının temel hedef olmaya devam ettiği vurgulandı.

Enflasyonla Mücadelede Kararlı Duruş

Bakan Şimşek, enflasyonla mücadele programının kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Fiyat istikrarının sağlanmasının ekonomi politikalarının temel önceliği olduğunu ifade eden Şimşek, dezenflasyon sürecinin devam ettiğini kaydetti.

Ekonomi yönetiminin para ve maliye politikalarını koordineli şekilde uygulamayı sürdürdüğü belirtilirken, orta ve uzun vadede enflasyonda kalıcı düşüş hedefleniyor.

Yetkililer, ekonomik istikrarın güçlenmesiyle birlikte yatırım ortamının daha da iyileşmesini bekliyor.

Bütçe Disiplini ve Mali Denge

Şimşek'in açıklamalarında mali disiplin vurgusu da dikkat çekti. Yılın ilk dört ayında faiz dışı bütçe dengesinde önemli bir iyileşme yaşandığı belirtildi.

Verilere göre faiz dışı bütçe dengesi geçen yılın aynı dönemine göre 536 milyar TL iyileşerek 375 milyar TL fazla verdi. Bu gelişme, kamu maliyesindeki disiplinin sürdüğüne işaret eden önemli göstergelerden biri olarak değerlendirildi.

Ekonomi yönetimi, bütçe dengelerini korurken reel sektörü desteklemeye yönelik adımların da devam edeceğini ifade ediyor.

Türkiye'nin Üretim Üssü Hedefi

Küresel üretim ve ticaret zincirlerinde yaşanan dönüşümün Türkiye açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Şimşek, yeni düzenlemeler üzerinde çalışıldığını açıkladı.

Hazırlanan reformlarla Türkiye'nin uluslararası şirketler için bölgesel merkez haline getirilmesi ve üretim kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Özellikle yüksek katma değerli üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejisi ön plana çıkıyor.

Ekonomide açıklanan son veriler, küresel belirsizliklere rağmen büyüme eğiliminin sürdüğünü ortaya koyarken, ekonomi yönetimi enflasyonla mücadele, mali disiplin ve üretim odaklı kalkınma hedeflerinden taviz verilmeyeceği mesajını veriyor. Önümüzdeki dönemde uygulanacak politikaların, sürdürülebilir büyüme ve refah artışı açısından belirleyici olması bekleniyor.