Ürünlerin sağlık açısından doğrudan risk oluşturmadığı belirtilirken, asıl tartışma bu ürünlerin “doğal maden suyu” olarak tüketicilere sunulması üzerine yoğunlaştı. Fransa Senatosu tarafından hazırlanan raporda ise şirketin yaklaşık 3 milyar euro haksız kazanç elde etmiş olabileceği öne sürüldü.
Nestlé Waters Markalarında Mevzuat Tartışması Başladı
Fransa’da yapılan incelemeler, Nestlé Waters bünyesinde faaliyet gösteren bazı markaların üretim süreçlerini gündeme taşıdı. Perrier, Vittel, Contrex ve Hépar ürünleriyle ilgili tartışmanın temelinde, doğal maden suyu üretiminde kullanılabilecek yöntemlere ilişkin kurallar yer alıyor.
Fransız mevzuatına göre doğal maden sularının belirli özelliklerini değiştirebilecek bazı işlemlerin uygulanmasına izin verilmiyor. Özellikle suyun doğal niteliğini koruması amacıyla belirli seviyenin altında filtreleme ve dezenfeksiyon işlemleri konusunda sıkı kurallar bulunuyor.
Yasaklı Filtreleme Yöntemlerinin Kullanıldığı Belirlendi
Yapılan denetimlerde Nestlé Waters’a ait bazı tesislerde farklı arıtma yöntemlerinin kullanıldığı tespit edildi. İncelemelerde 0,2 mikrona kadar mikrofiltrasyon uygulamasının yanı sıra aktif karbon filtreleri ve ultraviyole ışınlarla çalışan dezenfeksiyon sistemlerinin kullanıldığı belirtildi.
Söz konusu yöntemlerin doğal maden suyu üretiminde mevzuat açısından tartışmalı olması, şirketin üretim süreçlerine yönelik eleştirilerin artmasına neden oldu. Yetkililer tarafından yapılan değerlendirmelerde ürünlerin sağlık açısından risk oluşturmadığı ifade edilirken, kullanılan yöntemlerin ürünlerin hangi kategori altında satışa sunulabileceği konusunda soru işaretleri yarattığı görüldü.
Şirketin Bakteriyel Kirlilik Nedeniyle İşlem Yaptığı Açıklandı
Şirketin bazı kuyularda tespit edilen sorunlar nedeniyle söz konusu yöntemlere başvurduğu aktarıldı. Üretim kaynaklarında bakteriyel ve virolojik kirlenme görüldüğü ve bunun üzerine farklı filtreleme ile dezenfeksiyon uygulamalarının devreye alındığı belirtildi.
Ancak doğal maden suyu üretiminde kullanılabilecek işlemlere ilişkin kurallar nedeniyle bu uygulamalar tartışmaların odağına yerleşti. Böylece konu yalnızca üretim güvenliği açısından değil, ürünlerin tüketiciye hangi nitelikle sunulduğu açısından da ele alınmaya başladı.
Senato Raporu 3 Milyar Euroluk Kazanç İddiasını Gündeme Getirdi
Fransa’daki incelemelerin ardından konu Senato tarafından hazırlanan rapora da taşındı. Mayıs 2025’te yayımlanan raporda , resmi makamların söz konusu uygulamalardan en geç 2022 yılında haberdar olduğu ancak gerekli müdahalenin geciktiği öne sürüldü.
Raporda yer alan en dikkat çekici iddialardan biri ise Nestlé Waters’ın yaklaşık 15 yıllık süreçte 3 milyar euro haksız kazanç elde etmiş olabileceği yönünde oldu. Bu hesaplama, şirketin ürünleri mevzuata aykırı işlemlerden geçirerek doğal maden suyu olarak piyasaya sunması iddiası üzerinden değerlendirildi.
Nestlé Waters ise Senato raporunda yer alan söz konusu hesaplamayı kabul etmedi. Şirketin itirazı, tartışmanın ekonomik boyutunun yanı sıra hukuki sürecin de önemini artırdı.
Nestlé Waters Hakkında Adli Soruşturma Başlatıldı
Yaşanan gelişmeler yalnızca idari incelemelerle sınırlı kalmadı. Şubat 2025’te Nestlé Waters hakkında adli soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında şirketin üretim faaliyetleri ve uyguladığı yöntemlere ilişkin incelemeler yürütüldü.
Ayrıca şirketin Fransa’nın Vergèze kentinde bulunan tesisinde arama gerçekleştirildi. Söz konusu adım, maden suyu markaları çevresindeki tartışmanın adli boyut kazandığını ortaya koydu.
Tüketici Dernekleri Ürünlerin Toplatılmasını İstedi
Üretim süreçleriyle ilgili iddiaların gündeme gelmesinin ardından tüketici dernekleri de harekete geçti. Dernekler, doğal maden suyu etiketiyle satışa sunulan ürünlerde mevzuata aykırı yöntemlerin kullanıldığı iddiasına dikkat çekti.
Tüketici kuruluşları, söz konusu ürünlerin mevzuata uygunluklarının yeniden değerlendirilmesini ve gerekli görülmesi halinde piyasadan toplatılmasını talep etti. Çağrılar, tüketicilerin ürünlerin içeriği kadar hangi standartlara göre üretildiğini de bilmesi gerektiği yönündeki tartışmayı güçlendirdi.
Tartışmanın Odağında Sağlık Değil Ürün Tanımı Yer Aldı
Fransa’daki tartışmanın dikkat çeken yönlerinden biri, ürünlerin doğrudan sağlık açısından tehlikeli olduğuna ilişkin bir değerlendirme bulunmaması oldu. Yetkililer tarafından aktarılan bilgilere göre temel sorun, uygulanan işlemlerin “doğal maden suyu” tanımıyla ne ölçüde uyumlu olduğu konusunda ortaya çıktı.
Doğal maden suyu ibaresi, tüketici açısından ürünün belirli doğal özelliklere sahip olduğu anlamına geliyor. Bu nedenle üretim sırasında uygulanan filtreleme ve dezenfeksiyon yöntemleri, ürünün mevzuattaki statüsü açısından önem taşıyor.
Bu durum, tartışmayı doğrudan tüketici sağlığından ziyade etiketleme, üretim standartları ve tüketicinin doğru bilgilendirilmesi başlıklarına taşıdı.
Fransa’daki Hukuki Süreç Yakından Takip Ediliyor
Nestlé Waters ve bağlı markalarla ilgili soruşturma süreci devam ederken, Fransa’daki yetkili kurumların vereceği kararlar merakla bekleniyor. Senato raporunda yer alan iddialar, şirketin üretim uygulamalarına ilişkin tartışmanın ekonomik boyutunu da gündeme taşıdı.
Özellikle 3 milyar euroluk haksız kazanç iddiası , olayın en çok dikkat çeken başlıklarından biri oldu. Nestlé Waters’ın bu hesaplamayı kabul etmemesi nedeniyle iddianın hukuki süreç içerisinde nasıl değerlendirileceği önem taşıyor.
Sonuç olarak Perrier, Vittel, Contrex ve Hépar markalarını ilgilendiren tartışma, doğal maden suyu üretiminde uygulanabilecek yöntemlerin sınırlarını yeniden gündeme getirdi. Ürünlerin sağlık açısından risk oluşturmadığı belirtilse de mevzuata uygunluk ve tüketiciye sunulan ürün tanımı konusundaki soru işaretleri devam ediyor. Fransa’da yürütülen adli soruşturma ve yetkili kurumların yeni kararları, tartışmanın geleceğini belirleyecek.




